EYT'yi Kaçıranlara Müjde: Yeniden Değerlendirme Fırsatı
Eksik prim gün sayıları veya resmi kayıtlara eksik bildirilen çalışma süreleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının sunduğu hakları teğet geçen binlerce çalışan için emsal niteliğinde bir hukuk zaferine imza atıldı.
Haberin Özeti
- • Eksik prim gün sayıları veya resmi kayıtlara eksik bildirilen çalışma süreleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının sunduğu hakları teğet geçen binlerce çalışan için emsal niteliğinde bir hukuk zaferine imza atıldı.
Eksik prim gün sayıları veya resmi kayıtlara eksik bildirilen çalışma süreleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının sunduğu hakları teğet geçen binlerce çalışan için emsal niteliğinde bir hukuk zaferine imza atıldı. Bir üretim tesisinde yıllarca çalıştığı halde sigorta primlerinin kesintili yatırıldığını fark eden bir işçinin açtığı hizmet tespiti davasında Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma sürelerinin sadece SGK dökümleriyle sınırlandırılamayacağına hükmetti. Kararda, akrabalık bağının tek başına tanık beyanını geçersiz kılmayacağı vurgulanarak fiili çalışmalarını ispatlayan çalışanların EYT hakkına kavuşmasının önü açıldı.
Eksik Prim Nedeniyle Açılan Hizmet Tesbit Davasında Yargı Süreci
Çalışma hayatında 1994 yılında işbaşı yapan M.D. isimli vatandaş, 2017 yılının Temmuz ayında tedavi amaçlı gittiği hastanede sigortasının düzenli yatırılmadığını öğrenerek büyük bir mağduriyet yaşadı. Yaşanan bu gelişmenin ardından iş akdini haklı sebeple feshederek yargı yoluna başvuran işçi; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücretleri ve ödenmeyen prim alacaklarının tahsili için dava açtı. Davalı işveren tarafı ise çalışanın sezonluk olarak görev yaptığını ve SGK kayıtlarındaki sürelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etti.
İlk derece İş Mahkemesi, sunulan tanık ifadelerini ve dosya kapsamını inceleyerek işçinin 1995-2017 yılları arasında kesintisiz olarak 23 yıl 2 ay boyunca çalıştığına ve işleşmesini haklı nedenle feshettiğine karar vererek davayı kabul etti. Ancak karara itiraz eden işveren avukatı dosyayı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, tanıklardan birinin davacının kardeşi olmasını ve SGK kayıtlarındaki 13 yıl 2 ay 25 günlük süreyi esas alarak yerel mahkemenin kararını kaldırdı ve hizmet süresini düşürdü.
Resmi SGK dökümlerinin fiili çalışmanın önüne geçirilmesi üzerine mağdur işçi dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Üst mahkemenin incelemesiyle birlikte, eksik prim günleri yüzünden emeklilik hakkını kazanamayan milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren hukuki süreç en üst aşamaya taşınmış oldu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Akraba Tanıklığı Kararı
Dosyayı detaylıca inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği kararı bozarak çalışma hayatı açısından çığır açan bir hükme imza attı. Yargıtay, davacının kardeşi olan tanığın aynı işyerinde uzun yıllar çalıştığını ve ilk işe giriş tarihini doğrulamadaki beyanlarının somut olgularla örtüştüğünü belirtti. Tanığın davacı ile akraba olmasının tek başına beyanın geçersiz sayılmasına gerekçe oluşturamayacağı açıkça vurgulandı.
Hizmet süresinin yalnızca SGK verileri üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğuna dikkat çeken yüksek mahkeme, fiili çalışma olgusunun gerçekleştiği ilk dönemlerin kesintisiz kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Aleyhte verilen kararı oy birliğiyle bozan Yargıtay, akrabalık bağı bulunsa dahi aynı işyerinde fiilen çalışan kişilerin tanıklığının resmi kayıtlardan daha koruyucu olabileceğine dikkat çekti.
Bu tarihi karar, sigorta başlangıcı EYT tarihi öncesine dayanan ancak primleri eksik bildirildiği için yasadan yararlanamayan vatandaşlar için adeta bir umut ışığı oldu. Yargıtay'ın bu yaklaşımı, geçmişe dönük hak kayıplarının telafi edilmesinde emsal bir içtihat oluşturdu.
Çalışma Süresinin İspatında Dikkate Alınacak Resmi Kayıtlar ve Deliller
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal kararının detaylarında hizmet süresinin ve fiili çalışmaların tespitinde mahkemelerce nelerin delil olarak kabul edileceğini de tek tek sıraladı. Hizmet tespiti davalarında sadece kurum kayıtlarına bağlı kalınmaması gerektiği belgelendi.
Yüksek mahkemenin yayınladığı kritere göre çalışma sürelerinin belirlenmesinde şu kayıt ve deliller hukuki dayanak oluşturabilecek:
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) resmi dökümleri ve tescil evrakları
İşveren tarafından tutulan özlük dosyaları ve işyeri kayıtları
İşyerine giriş ve çıkışları gösteren puantaj veya kart basım belgeleri
Kurum içi yazışmalar, e-postalar ve görevlendirme yazıları
Aynı işyerinde mesai yapan mesai arkadaşlarının tanık beyanları
Komşu işyerlerinde çalışan kişilerin fiili durumu doğrulayan tanıklıkları
Dosya kapsamına sunulabilecek diğer somut yazılı ve görsel deliller
Mahkemelerin bu delilleri bütüncül şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirten Yargıtay, hak kaybına uğrayan işçilerin EYT ve emeklilik haklarına ulaşmasında kapıyı sonuna kadar aralamış oldu.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım