Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde flaş gelişme
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen adli süreçte sıcak bir gelişme yaşandı.
Soruşturmayı sürdüren yargı makamları, otopsiye ait görüntüler ışığında hazırlanan yeni adli tıp uzmanı raporu doğrultusunda hareket geçti. Raporda vefatın doğal yollarla gerçekleşmediği, "şüpheli" unsurlar barındırdığı yönündeki tespitlerin ardından Alihan Kuriş ile diğer şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla inceleme başlatıldı.
Sahte Rapor Veren Hekimlere ve Yetkililere Yasal İşlem
Yürütülen adli inceleme yalnızca ölüm sebebini kapsamakla sınırlı kalmadı. Denizolgun’un hayatını kaybettiği dönemde düzenlenerek dosyaya giren ve olayı "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" şeklinde kayıtlara geçiren ölüm belgesindeki imzacı hekimler mercek altına alındı. Bu kapsamda ilgili doktorlar hakkında "resmi belgede sahtecilik" gerekçesiyle işlem yürütülüyor. Öte yandan, ilk etapta otopsi kayıtlarının bulunmadığını bildiren fakat daha sonraki süreçte ilgili görüntüleri adli mercilere ulaştıran kurum yöneticisi hakkında da aynı suçlama doğrultusunda yasal süreç başlatıldı.
Görüntüler Ve Belgeler Teker Teker İncendi
Olayın adli tıp bilimi çerçevesinde baştan ele alınması amacıyla geniş kapsamlı bir bilirkişi çalışması yürütüldü. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi uzman heyeti tarafından kaleme alınan raporda; ilk otopsi sürecine ait 145 adet fotoğraf ile görüntüler, olay yeri inceleme verileri, ifadeler, mezar açma (fethi kabir) tutanakları ve tüm tıbbi belgeler tek tek incelenerek değerlendirmeye tabi tutuldu.
Göğüsteki Morluklar Boğulma İhtimalini Güçlendiriyor
Adli tıp raporunun detaylarında, merhumun bedeninde tespit edilen darp izlerine dikkat çekildi. Otopsi görsellerinde göğüs bölgesinde farklı ebatlarda morluklar ve bu alanların alt dokularında kanamalar belirlendi. Bu lezyonların hayatını kaybetmeden hemen önce meydana geldiği vurgulanırken, bir şahsın göğüs kısmına baskı uygulayarak solunum yollarını kapatması sonucu ölümün gerçekleşmiş olabileceği ihtimali raporda yer aldı. Mevcut çürüme ve bulgular ışığında, cinayet seçeneğinin bilimsel açıdan yok sayılamayacağı kayıtlara geçildi.
İlk Rapor Haklı Bir Dayanağa Sahip Değil
2016 yılında düzenlenen ilk rapordaki "beyin kanaması" teşhisinin de ele alındığı yeni raporda, söz konusu tanıyı doğrulayacak somut bir verinin bulunmadığı aktarıldı. İlk incelemede ciddi adli tıbbi eksikliklerin bulunduğu vurgulanarak, olayın üzerindeki sis perdesinin tamamen aralanabilmesi adına adli tahkikatın genişletilerek devam etmesi gerektiği ifade edildi.