- Haberler
- Sağlık
- Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir: 'Düzenli tüketimde yüzde 15'e kadar azalma mümkün'
Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir: 'Düzenli tüketimde yüzde 15'e kadar azalma mümkün'
Samsun'da kardiyoloji uzmanı, çözünebilir lif içeren besinlerin düzenli tüketilmesinin kan kolesterolünü düşürmede etkili olabileceğini söyledi. Uzmanlar, özellikle liften zengin beslenme alışkanlığının kalp-damar hastalıkları riskini azaltmada önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.
Samsun'da özel bir hastanede çalışan Kardiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, beslenme düzeninin kalp hastalıklarının oluşumunda belirleyici faktörlerden biri olduğunu ifade etti.
Amasyalı, tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebze gibi liften zengin gıdaların düzenli tüketilmesinin önemine dikkat çekerek, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yaklaşık yüzde 15 oranında düşürebildiğini belirtti.
“Kolesterolün büyük bölümü karaciğerde üretiliyor”
Kolesterolün büyük kısmının vücut tarafından üretildiğini hatırlatan Amasyalı, beslenme alışkanlıklarının bu dengeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Uzman, fazla kolesterolün damar duvarında birikerek “plak” oluşumuna yol açtığını ve bunun zamanla damar tıkanıklığı riskini artırdığını ifade etti.
Yağ türü kritik faktör
Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75'i karaciğerde, yüzde 25'i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde 'plak' adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu.
Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30'unu yağlardan almak ve 'kötü' yağları 'iyi' yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi 'kötü kolesterol' olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10'unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7'nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür 'kötü' yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken 'iyi kolesterol' olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu 'iyi' yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30'u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu.
Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi:
"Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."