Bakan Işıkhan'dan 15 Temmuz'da sendikaların rolüne vurgu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'nde yaptığı konuşmada, darbe girişimi sırasında sendikaların ve emekçilerin ortaya koyduğu duruşun demokrasi tarihi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
İŞKUR Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen programa işçi ve memur konfederasyonlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Panelde, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında emekçilerin gösterdiği dayanışma ve sendikaların milli iradeye verdiği destek ele alındı.
Darbelerin en büyük kaybedeni Türkiye oldu
Konuşmasında Türkiye'nin demokrasi tarihinde birçok darbe ve darbe girişimi yaşadığına dikkat çeken Bakan Işıkhan, bu süreçlerin yalnızca siyaset kurumunu değil, ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal barışı ve toplumsal huzuru da olumsuz etkilediğini ifade etti. Her darbenin ardından en büyük zararı milletin gördüğünü belirten Işıkhan, demokrasinin ve üretimin de bu süreçlerden olumsuz etkilendiğini dile getirdi.
Geçmişte bazı sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin darbe süreçlerine destek verdiğini hatırlatan Işıkhan, 15 Temmuz'da ise farklı bir tablo ortaya çıktığını söyledi. Siyasi görüşü ya da sendikal tercihi ne olursa olsun emek dünyasının büyük bölümünün ortak bir duruş sergileyerek demokrasi ve milli iradenin yanında yer aldığını belirten Bakan Işıkhan, bunun Türkiye'nin demokrasi kültürü açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
Sendikaların duruşuna dikkat çekti
15 Temmuz gecesinde işçilerin, memurların, madencilerin, itfaiyecilerin ve kamu çalışanlarının hem görevlerini yerine getirdiğini hem de milli iradeye sahip çıktığını ifade eden Işıkhan, işçi ve memur konfederasyonları ile işveren kuruluşları ve çok sayıda sivil toplum örgütünün darbe girişiminin ilk anlarından itibaren açık ve net bir tavır ortaya koyduğunu söyledi.
Sendikaların büyük çoğunluğunun milletin ve demokrasinin yanında durduğunu belirten Işıkhan, bu ortak duruşun demokratik olgunluğun önemli bir göstergesi olduğunu kaydetti.
Demokrasi ve çalışma hayatı birbirini tamamlıyor
Çalışma hayatı ile demokrasinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini dile getiren Işıkhan, hukukun üstünlüğü, milli irade ve demokratik düzenin olmadığı bir ortamda yatırım, üretim ve çalışma barışının da sağlanamayacağını ifade etti.
Bakanlık olarak sosyal diyalogu, sendikal hakları, çalışma barışını ve sosyal adaleti güçlendirmeyi temel öncelikler arasında gördüklerini belirten Işıkhan, bunların güçlü demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu söyledi.
Genç nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı
15 Temmuz'un doğru anlaşılması ve gelecek nesillere doğru aktarılması gerektiğini belirten Bakan Işıkhan, demokrasinin her kuşağın sahip çıkması gereken ortak bir değer olduğunu ifade etti.
Emekçilerin verdiği mücadelenin ve sendikaların ortaya koyduğu dayanışmanın unutulmaması gerektiğini dile getiren Işıkhan, bu tür programların demokrasi bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu söyledi.
Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından program, "15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi" başlıklı panel oturumuyla basına kapalı olarak devam etti.