Avukat İbrahim Kaya'dan nafaka değerlendirmesi
Nafaka düzenlemesinde yeni dönem için hazırlıklar sürerken, gözler yoksulluk nafakasına getirilecek süre sınırına çevrildi. Samsun Barosu avukatlarından İbrahim Kaya, nafakada gündeme gelen yeni düzenlemeyi değerlendirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler ile nafaka davalarına ilişkin yeni düzenlemelerin önümüzdeki ekim ayında hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi. Bakan Gürlek’in açıklamasının ardından kendilerini nafaka mağdurları olarak adlandıran boşanmış eşler yeni düzenlemeyi dört gözle beklerken Samsun Barosu avukatlarından İbrahim Kaya nafakanın tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası olmak üzere dört başlıkta ele alındığını belirterek özellikle yoksulluk nafakasının gündemde olduğunu söyledi.
“Tam anlamıyla süresiz nafaka yok”
Mevcut sistemde yoksulluk nafakasının kanunda süresiz olarak düzenlendiğine değinen Kaya, “Bir kişinin ekonomik durumu değiştiyse, yeniden evlendiyse veya kanunda belirtilen diğer şartlar oluştuysa nafakanın kaldırılması istenebilir. Dolayısıyla tam anlamıyla süresiz bir nafaka uygulaması var demek doğru değil” dedi.
Yeni düzenlemede süre hesabı
Gündemdeki modellerden birinin evlilik süresi üzerinden hesaplama olduğunu belirten Kaya, “5 yılın altında süren evliliklerde en az 5 yıl nafaka ödenmesi, 5 yılın üzerindeki evliliklerde ise evlilik süresinin yarısı kadar nafaka ödenmesi gibi bir model konuşuluyor” diye belirtti.
“Mevcut nafaka alanların durumu önemli”
Yeni düzenlemenin en önemli tartışma başlıklarından birinin mevcut nafaka alan kişiler olduğunu söyleyen Kaya, “20 yıldır nafaka ödeyen bir kişiye yeni düzenleme nasıl uygulanacak? Ya da nafaka kararını yeni almış bir kişi hangi hükme tabi olacak? Burada mutlaka bir geçiş hükmü olması gerekiyor. Kesinleşmiş bir mahkeme kararını sadece Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortadan kaldıramayız. Yeni kanunla geçmişte verilmiş kararların nasıl etkileneceğinin açıkça düzenlenmesi gerekiyor” diye kaydetti.
Gözler 13. Yargı Paketi’nde
Yeni düzenlemenin 13. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelmesinin beklendiğini belirten Kaya, “Meclis’ten gelen bilgiler doğrultusunda bazı modeller konuşuluyor. Bunun 13. Yargı Paketi kapsamında düzenlenmesi ve yasama çalışmalarının devam etmesi bekleniyor” diye konuştu.
“Ataerkil yapı da dikkate alınmalı”
Düzenleme yapılırken Türkiye’nin toplumsal yapısının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Kaya, “Biz ataerkil bir toplumdan geliyoruz. Özellikle kırsal kesimlerde bu yapı hâlâ devam ediyor. Kadın evde bütün emeğiyle evi geçindiriyor, çocuklarla ilgileniyor. Bunu yaparken çalışma hayatından, eğitiminden fedakârlık edebiliyor” dedi.
Avrupa’da farklı sistem var
Avrupa’daki bazı uygulamaların Türkiye’yle doğrudan karşılaştırılamayacağını ifade eden Kaya, “Avrupa’da boşandıktan sonra herkesin kendi ayakları üzerinde durması üzerine kurulu sistemler var. Ama bizim toplumumuzda bunu aynı şekilde uygulamak kolay değil. Dolayısıyla burada kadının korunmasını da göz ardı etmemek gerekiyor” diye konuştu.
Çocuk nafakası düzenlemeden ayrı
İştirak nafakasının yoksulluk nafakasından farklı olduğunu vurgulayan Kaya, “Yeni düzenleme çocuk için ödenen iştirak nafakasıyla ilgili değil. İştirak nafakası tamamen çocukla ilgili. Burada konu eş değil, çocuk. Çocuğun eğitim, sağlık ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması söz konusu. Dolayısıyla yoksulluk nafakasıyla iştirak nafakasını birbirinden ayırmak gerekiyor” dedi.
“Asıl mesele boşanmaların nedenleri”
Nafaka tartışmasının yalnızca süre üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, “Biz nafakayı konuşurken büyük resmi de görmemiz lazım. Boşanmalar neden bu kadar arttı? Asıl mesele biraz da bunun kaynağına gitmek” şeklinde konuştu.