13 şirkete kayyum Samsun'da üreticiyi tedirgin etti
Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı iddiaları kapsamında 13 büyük şirkete denetim kayyumu atanmasının ardından Samsun'da kanatlı et üreticileri yaşanan gelişmelerin sektöre etkilerinden endişe duyuyor.
Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı iddiaları kapsamında 13 büyük şirkete denetim kayyumu atanmasının ardından Samsun’da kanatlı et üreticileri yaşanan gelişmelerin sektöre etkilerinden endişe duyuyor.
Samsun Kanatlı Et Üreticileri Birliği Başkanı Dilaver Altun beyaz et sektöründe 13 şirkete denetim kayyumu atanan operasyonun daha önce KÖY-TÜR’de yaşanan kayyum deneyiminden ötürü üreticiler arasında büyük tedirginliğe yol açtığını belirtti. Kanatlı et üreticilerinin Samsun’da milyonlarca liralık yatırımlarının bulunduğunu ve çevre illerle birlikte 6 milyonluk bir kapasite olduğunu söyleyen Dilaver Altun, burada entegre firmaları için sözleşmeli üretim yaptıklarını ifade etti.
“Yönetim değil denetim kayyumu”
Altun, daha önce bölgede KÖY-TÜR adlı bir firmanın bulunduğunu ve bu firmaya iflasıyla birlikte kayyum atanmasının ardından büyük sıkıntılar çektiklerini söyledi. Altun, KÖYTÜR tecrübesinden ötürü son operasyonda 13 şirkete kayyum atanmasının büyük tedirginliğe yol açtığını belirterek, “Bölgemizde 2015 ile 2022 yılları arasında KÖYTÜR diye bir firma vardı. Kayyum ve icra masası olarak 10 yıl biz burada hep icralık olduk. Ürettiğimizi alamadık ve yüzlerce insanımız mağduriyet yaşadı. Milyonlarca kapasite buradan uçtu gitti. Aileler yıkıldı perişan olduk. Bu son olaydan sonra da bu bölgenin birlik başkanı olduğum için telefonlarımız susmadı. KÖYTÜR tecrübesinde biz kayyumu gördüğümüz için kayyum deyince insanlarla büyük bir telefon trafiği yaşadık. Biz insanlara ‘siz yanlış anladınız bu yönetim değil denetim kayyumu’ deyince insanlar biraz rahatladılar” diye konuştu.
“Devlet nedeniyle zam yapamıyoruz derlerse halimiz ne olur”
Üreticilerdeki endişenin yine de sürdüğünü ve entegre firmalara yapılan operasyonun kendilerine olabilecek yansımalarından tedirginlik duyduklarını belirten Dilaver Altun, “Üreticiler olarak aklımızda bazı soru işaretleri var. Bu memlekette her şeye yüzde 40, yüzde 50 zam gelirken asgari ücrete yüzde 27 zam yapılırken, biz yüzde 12 zam aldık. Entegre firmalar ilerleyen süreçte ‘Devlet nedeniyle zam yapamıyoruz’ diyerek bize gerekli fiyat artışlarını yansıtmayabilir. Maliyetler sürekli artarken üreticinin mağdur olup olmayacağını düşünüyoruz. Bir diğer endişemiz ise yatırımların geleceği. Bölgemizde faaliyet gösteren firmalar yıllardır yatırım yapıyor. Ancak bu süreçten olumsuz etkilenip yatırımlarını durdururlarsa binlerce fason üretici bundan zarar görebilir. Burada fason üretici ne olur acaba? Sonunu düşünemiyorum. İnsanlar kredi çekerek, imkanlarını zorlayarak işletmelerini büyütüyor. Bu nedenle sürecin sektöre nasıl yansıyacağını yakından takip ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Domatesteki süreç tavukta da böyle”
Altun, beyaz et fiyatlarındaki artışın sorumlusunun üreticiler ve entegre tesisler olmadığını savunarak, asıl sorunun ürünün üreticiden çıkıp tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte ortaya çıktığını ifade etti. Tarım Bakanlığı’nın üretim ve çıkış fiyatlarını düzenli olarak takip ettiğini belirten Altun, tavukların aracılar tarafından satın alınıp parçalanarak çok daha yüksek fiyatlarla satışa sunulduğunu öne sürerek, “Geçenlerde bir program izledim. Bir gazeteci 1 kilo domatesin Antalya’dan İstanbul'a geliş serüvenini takip etmiş. Tarlada 2 TL’den alınan domates daha Antalya'dan çıkmadan 40 TL oluyor. İstanbul'a geldiğinde ise 200 TL. Canım devletim, sen bunu incele bunu takip et. 2 TL’ye köylüden alınan bir ürünün İstanbul'a gelişine kadar ne oluyor? Bu tavukta da böyle. 1-2 sene önce devlet bazı yerlere parçalama belgesi verdi. Bizim ürettiğimiz, tavuğun maliyeti, çıkış fiyatı belli. Zaten bu çıkış fiyatları Tarım Bakanlığı'na devamlı gidiyor. Aracılar bütün tavuğu 150 TL’ye alarak parçalayıp bunun butunu 500 TL’ye satıyorsa, benim üreticimin ve entegremin ne suçu var?” ifadelerini kullandı.
"Maliyetler katlandı"
Tavuk üretiminin zorlu ve çok maliyetli bir iş olduğunu dile getiren Başkan Altun devletin sektöre daha çok destek olması gerektiğini ve entegreler kadar üreticilerin de sesini dinlemesi gerektiğini belirtti. Üreticilerin enerji, yakıt ve ekipman maliyetleri altında ezildiğini vurgulayan Altun, "Bir üretim döneminde elektrik faturaları 200 bin lirayı buluyor. Bir ton talaşın fiyatı 10 bin 500 liraya çıktı. Kömürün tonu 200 doların üzerinde. Elektrik, işçilik, vergi ve bakım giderleriyle birlikte üretim maliyetleri sürekli artıyor. Buna rağmen üreticinin kazancı aynı oranda artmıyor" şeklinde konuştu.