Yıldırım neden bazen insana çarpar?
Yıldırım, bulut ile yer arasındaki büyük elektrik yükünün en kısa ve en düşük dirençli yolu seçerek boşalmasıdır. Bu süreçte insan, belirli koşullarda 'uygun bir yol' haline gelebilir.
Yıldırım, bulut ile yer arasındaki elektrik yükünün boşalması sırasında en kısa ve en düşük dirençli yolu tercih ediyor. Bu nedenle açık arazide bulunan bir insan, çevresine göre daha uygun bir “iletken yol” haline gelebiliyor.
İnsan vücudu iletken özellik taşıyor
İnsan vücudunun büyük oranda su ve mineral içermesi, elektrik akımını iletebilmesini sağlıyor. Bu da yıldırımın, çevredeki diğer nesnelere kıyasla insanı hedef alabilmesine neden olabiliyor.
Yükseklik ve sivrilik etkisi
Açık alanlarda duran bir kişi, bulunduğu ortamda en yüksek veya en sivri noktalardan biri haline geliyor. Yıldırımın da genellikle bu tür noktalara yönelme eğilimi, riski artırıyor.
Görünmeyen akım yukarı doğru ilerliyor
Fırtına sırasında bulutların altındaki negatif yükler, yerde pozitif yük birikmesine yol açıyor. İnsan vücudu ya da elde taşınan metal cisimler, bu pozitif yüklerin yoğunlaştığı noktalar haline gelerek gökyüzüne doğru bir akım oluşturabiliyor. Bu akım ile yıldırımın birleşmesi çarpma anını oluşturuyor.
Yıldırım her zaman doğrudan çarpmıyor
Yıldırımın insana zarar vermesi için doğrudan üzerine düşmesi gerekmiyor.
Doğrudan çarpma en tehlikeli durum olarak öne çıkıyor.
Yanal sıçrama ile yıldırım, ağaç ya da direk gibi bir noktadan insana atlayabiliyor.
Toprak akımı (adım gerilimi) ise yıldırımın yere düşmesi sonrası akımın yüzeyden yayılmasıyla oluşuyor.
Çarpma riski düşük ama dikkat şart
Yıldırım çarpma ihtimali oldukça düşük olsa da özellikle açık alanlarda, yüksek noktalarda ve metal nesnelerle bulunmak riski artırıyor. Öte yandan yıldırım çarpan bir kişiye dokunmanın tehlikeli olmadığı, vücudun elektrik depolamadığı belirtiliyor.