SAİT KUZU

Adrese teslim ihaleler

SAİT KUZU

Ülkenin en büyük derdi ne terör, ne enflasyon, ne de döviz.
Bu milletin kanını emen illet; yolsuzluk, rüşvet ve kayırmacılıktır.
Artık herkes biliyor.
Devletin kurumları, belediyeleri, vakıfları, dernekleri...
Hepsi aynı çarkta dönüyor: Adrese teslim ihaleler.
İşin ehline değil, adamına veriliyor.
Kriter liyakat değil, tanıdıklık.
“Senin ihalen, benim komisyonum, onun payı...”
Bir avuç çıkarcı, ülkenin alın terini masa başında bölüşüyor.
Aracılar, komisyoncular, “danışman” kılıklı parazitler sıraya diziliyor.
Hepsi “devlet işi” kisvesi altında yetimin hakkını mideye indiriyor.
Oysa şeffaflık bu işin namusudur.
Ama bizde “namus” artık ihalenin şartnamesine değil,
kasadaki pay oranına göre ölçülüyor.
Bir proje yapılacaksa,
önce kim kazanacak ona karar veriliyor.
Sonra o kişiye uygun dosya hazırlanıyor.
Yani ihale açılmadan kazanan belli.
Geri kalan her şey tiyatro.
Ve bu tiyatronun biletini hepimiz ödüyoruz.
Vergilerimizle, emeğimizle, umudumuzla.
Rakamlar büyük, pastalar kocaman.
O yüzden akbabalar dört bir yandan üşüşüyor.
Bir yol bulunuyor, bir imza atılıyor, bir onay çıkıyor.
Sonra?
Bir mahalleye yapılacak çocuk parkı üç katına mal oluyor.
Bir köy yolu altın kaplama fiyatına dökülüyor.
Bir bina bitmeden çöküyor ama faturası tam kesiliyor.
Sonra çıkıp utanmadan diyorlar ki:
“Her şey mevzuata uygun.”
Hayır efendiler, mevzuat vicdanın yerini tutmaz.
Yolsuzluk kanunla değil, ahlakla engellenir.
Ama sizde ahlak kalmadıysa,
mevzuatın yapacağı tek şey suçu örtmektir.
Bir ülkede “adamı olanın” kazandığı bir düzen varsa,
orada adalet, orada hak, orada bereket olmaz.
Sadece çürüme olur.
Ve o çürüme artık burnumuzu değil,
geleceğimizi sarmış durumda.
Kapalı kapılar ardında çevrilen her dolap,
bir çocuğun sütünden, bir işçinin maaşından,
bir öğrencinin bursundan çalınmış demektir.
Yaz bunu bir kenara:
Adrese teslim ihalenin kazananı, milletin kaybedenidir.
Gün gelir, o dosyalar açılır.
O imzalar tek tek sorgulanır.
Ve o gün geldiğinde “ben bilmiyordum” demek kimseyi kurtarmaz.
Çünkü vebali sizin, günahı sizin,
ama hesabı bu milletin alnı ak evlatları soracak.

Yazarın Diğer Yazıları