Samsunspor Ruhunu mu Kaybediyor?
Nuri Oğuzhan Şeker
Samsunspor...
Kuzeyin Kralı, Avrupa'nın fırtına gibi esen Kırmızı-Beyazlı mücadeleci takımı...
Ama artık ne seyir zevki yüksek maçlar, ne mutluluk veren sonuçlar ne de tribünlerin coşkulu desteği artık eskisi gibi değil.
Artık tribünler, sahadaki düşüşle birlikte her maçta eriyor...
Taraftar ne istiyor, çok net: Galibiyet, Başarı... Ama en önemlisi dişe dokunur, kulübü yukarıya taşıyacak transferler...
Bu serzenişlerin yönetim tarafındaki karşılığı dikkat çekiyor...
Heyecan yaratacak, “Heh! Samsunspor bundan böyle artık toparlanır” dedirtecek bir hamle henüz yok. Yapılan transferlerin büyük bölümü sahada tam anlamıyla isteneni veremedi. Sonuçları hep birlikte gördük...
Üstelik takımın önemli isimlerinden Musaba, Fenerbahçe’nin yolunu tuttu. Bu gidiş sadece kadroyu değil, bence takım içinde ki motivasyonu da bir nebze zayıflattı.
Bugün Samsunspor’un en büyük sorunu sadece puan tablosu değil. Asıl problem duygusal kopuş. Şehirle takım arasındaki bağ zayıflıyor. Taraftarın ilgisi düşüyor, tribünler boşalıyor. Samsun gibi futbolla yaşayan bir şehir için bu, sessiz bir alarmdır.
Teknik direktör cephesine bakalım…
Thomas Reis Çarşamba’ya geliyor, Çarşamba pidesi yiyor, Atakum’u keşfediyor. Şehri tanıyor, vakit geçiriyor; güzel.
Ama sahadaki görüntüyle karşılaşınca soru işaretleri büyüyor. Sözleşmesi bitmek üzere olan bir hocanın sahadaki isteksiz görüntüsü ister istemez “kafasında bitirdi mi?” sorusunu gündeme getiriyor. Samsunspor’un şu an maalesef yarım konsantrasyonla ve yarım motivasyonla. Ve taraftarın buna kesinlikle tahammülü yok.
Bugün Samsunspor’da eksik olan şey taktikten çok İDDİA.
Eksik olan şey transferden çok VİZYON.
Eksik olan şey sadece gol değil, UMUT.
Aslında yönetimin 'Makyajlı Samsunsporlular', 'Gelmezse gelmesinler' cümleleride kabul edilemez...
Taraftar artık sabır değil, işaret istiyor. Bir hamle, bir açıklama, bir duygu istiyor...
Aksi halde bu düşüş sadece lig tablosunda değil, şehirde de derinleşir.
Samsunspor kaybederse, sadece maç kaybetmez, şehir kaybeder.
Ve bu şehir kaybetmeyi hiç sevmez.
Sağlıcakla kalın...