ANALİZ - YORUM
Siyasette bazı övgüler vardır; Güç verir.
Bazıları ise parlatırken yakar.
Son günlerde hatta aylarda Samsun siyasetinde Sayın Mehmet Muş adına yükselen alkışların, methiyelerin ve abartılı övgülerin tam olarak hangi kategoriye girdiğini ciddi ciddi düşünmek gerekiyor. Çünkü görünen tablo ile arka planda oynandığı iddia edilenler birbirini tutmuyor.
***
Önce şu gerçeği teslim edelim:
Mehmet Muş, Samsun milletvekili olmadan çok önce AK Parti Genel Merkezi’nin, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ve elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden biri iddiaları.
Aksi olsaydı “millet bekliyor” denilerek Samsun gibi siyasi dengeleri hassas bir şehre gönderilmezdi.
Bu, bir lütuf değil; bir görevdi.
***
Samsun’da Yusuf Ziya Yılmaz gibi 20 yıla damga vurmuş bir isim, Çiğdem Karaaslan gibi genel başkan yardımcılığı yapmış güçlü bir figür varken,
Mehmet Muş’un bu şehre gönderilmesi zaten sıradan bir tercih değildi.
Bu, Ankara’nın Samsun’a verdiği önemin de göstergesiydi.
***
2023 seçim sürecine gelindiğinde ise tablo daha netleşti.
***
Sayın Muş, eski bakanlığı, 2023 genel seçimlerinden sonra ki Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı ve Ankara’daki ağırlığıyla sahaya öyle bir girdi ki Samsun’da adeta bir “Muş rüzgârı” esti.
Seçim kazanıldı, evet; fakat herkesin görmezden geldiği bir gerçek vardı: Teşkilatların ters hamleleri, yanlış aday tercihleri ve tabanın sesine kulak tıkayan dayatmalar.
Seçim süreci ve ardındanoluşan tablo “kim kazandı?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Sandıkta bazı isimler kazandı belki ama siyaseten asıl kazanan kimdi, hâlâ tartışılıyor.
***
Seçim bittiğinde beklenti şuydu:
Kim Samsun’a daha hızlı hizmet getirecek?
Kim halkla daha güçlü bağ kuracak?
Bu yarışta Mehmet Muş, kendi partisinden seçilmiş diğer milletvekillerini geride bırakarak açık ara ön plana çıkmayı başardı.
Bu, bir gerçek.
Fakat tam da bu noktada iddia ve fısıltı gazetelerine göre, AK Parti Samsun teşkilatlarında rahatsızlıklar başladı. Bazı eski il başkanları, eski vekillik yapmış ama halkla bağı zayıf isimler, yeniden pozisyon kapma telaşına girdi.
***
Olayın neti: İlçe ve il teşkilatlarında yapılan hatalar, yanlış yapılanmalar ve halktan kopuk aday belirlemeler ve tüm hamleler AK Parti’yi Samsun’da soğuttu.
Taban uzaklaştı, seçmen küstü.
***
Tüm bunlar yaşanırken Mehmet Muş, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı olarak Samsun’u ayakta tutmaya çalıştı; Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hamleler yaptı. Ancak şu da açık: Teşkilat bir türlü ayağa kalkmadı, kaldırılamadı, kaldırılamıyor!!?
***
Ve şimdi asıl meseleye gelelim.
Samsun’da öyle bir kesim var ki;
Mehmet Muş’u göklere çıkararak, abartılı övgülerle, yapay alkışlarla kendilerine alan açmaya çalışıyor.
Görünürde Muş’u seviyorlar, destekliyorlar.
Ama aslında yaptıkları şey, onu hedef tahtasına daha görünür bir şekilde yerleştirmek.
Çünkü siyasette aşırı övgü,
Çoğu zaman koruma değil; yalnızlaştırma aracıdır
***
Bugün Samsun AK Parti kulislerinde iddialar ve konuşulan şu:
Eğer önümüzdeki dönemde Mehmet Muş olmazsa, milletvekili kadrolarından teşkilatlara, belediyeden parti yönetimine kadar sil baştan bir değişim kaçınılmaz.
Aksi halde AK Parti’nin Samsun’da birinci parti değil,
İkinci parti olmasının bile zor olacağı açıkça dillendiriliyor.
***
İşte bu yüzden soruyorum:
Mehmet Muş’u bu kadar hararetle övenler gerçekten ona iyilik mi yapıyor,
Yoksa arka planda ellerini ovuşturarak başka hesaplar mı kuruyor?
***
Bazen bir siyasetçiye atılan en büyük çelme, açık saldırı değil,
Kontrolsüz ve amaçlı alkıştır.
***
Umarım Sayın Muş, kimin samimi destekçi,
Kimin sessiz bir tezgâhın parçası olduğunu zamanında görür.
Çünkü bu şehir, yapay övgülerle değil; sahici siyasetle kazanılır.
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın.