Emine Temiz Yılmaz

Ramazan Gelirken

Emine Temiz Yılmaz

Yine o ay.
Takvim yaprakları usulca yaklaşıyor Ramazan’a.

Bir telaş başlıyor evlerde. Hurma alınmış mı, pide saat kaçta çıkacak, ilk iftara kim davetli… Ama mesele sofradan büyük aslında. Çok daha büyük.

Ramazan biraz yavaşlamak demek.
Durmak demek.
Kendi içine bakmak demek.

Gün boyu susuzluk. Açlık. Ama en çok da sabır. İnsan sabrı öğreniyor bu ayda. Beklemeyi. Şükretmeyi. Elindekinin kıymetini bilmeyi. Bir bardak suyun bile.

İftar vakti yaklaştığında başka olur sokaklar. Fırın önlerinde kuyruklar. Evlerde tencere kokusu. Çocukların heyecanı. Ezan sesiyle birlikte aynı anda açılan milyonlarca sofra… Aynı duaya kalkan eller. Güzel bir birlik hali.

Ramazan paylaşmaktır biraz da. Komşunun kapısını çalmak. İhtiyacı olanı hatırlamak. Bir tabak yemeği bölüşmek. Veren elin gizli kalması. Alanın onurunun korunması.

Bu ayda insan kalbini temizlemek ister. Kırgınlıkları azaltmak. Küslükleri bitirmek. “Boş ver” demek bazı şeylere. Çünkü hayat kısa. Çünkü gönül almak zor değil aslında.

Ramazan yaklaşırken insanın içinde hafif bir umut beliriyor. Yeni bir başlangıç gibi. Eksikleri tamamlama fırsatı gibi.

Belki de en çok buna ihtiyacımız var.
Biraz durmaya.
Biraz düşünmeye.
Biraz iyiliğe.

Ramazan geliyor.
Kapıyı çalıyor usulca.

Hazır mıyız?

Yazarın Diğer Yazıları