Yapay zeka kullanımı artarken temiz su kaynakları alarm veriyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ardalı, yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasının temiz su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ardalı, yapay zekanın sanılandan çok daha fazla doğal kaynak tükettiğini, bu kaynakların başında ise suyun geldiğini vurguladı.
Yapay zekanın son on yılda arama motorlarından sağlık sistemlerine, savunma sanayisinden üniversitelere kadar pek çok alanda yaygın biçimde kullanılmaya başlandığını belirten Prof. Dr. Ardalı, bu dijital dönüşümün arka planında ciddi bir doğal kaynak tüketimi bulunduğunu söyledi.
Ardalı, “Yapay zeka, son on yılda insanlığın karşılaştığı en dönüştürücü teknolojilerden biri haline gelmiştir. Ancak bu dijital devrimin arka planında çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek vardır: Yapay zeka, sanılandan çok daha büyük miktarda doğal kaynak tüketmektedir ve bu kaynakların başında su gelmektedir.” dedi.
Küresel su krizi derinleşiyor
Dünya genelinde su krizinin zaten kritik bir noktada olduğunu hatırlatan Ardalı, yaklaşık 2,2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişemediğini, küresel nüfusun yüzde 40’ının ise yılın en az bir döneminde su stresi yaşadığını ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre kişi başına düşen içilebilir tatlı su miktarının son on yılda yaklaşık yüzde 7 azaldığını da sözlerine ekledi.
“Yapay zeka su içmez ama altyapısı yoğun su kullanır”
Yapay zekanın doğrudan su tüketmediğini, ancak çalıştığı altyapının ciddi miktarda su kullandığını belirten Prof. Dr. Ardalı, büyük yapay zeka modellerinin binlerce sunucudan oluşan veri merkezlerinde çalıştığını söyledi. Bu merkezlerde sunucuların soğutulması için yoğun şekilde su kullanıldığını, ayrıca elektrik üretiminin de dolaylı su tüketimine yol açtığını dile getirdi.
Ardalı, kullanılan suyun önemli bir bölümünün buharlaşarak aynı havzaya geri dönmediğini ve fiilen kaybolduğunu vurguladı.
Yapay zeka modellerinin su ayak izi dikkat çekiyor
Yapay zeka modellerinin eğitimi sırasında ciddi miktarda temiz su tüketildiğine işaret eden Ardalı, ABD’de yapılan akademik çalışmalardan örnekler verdi. Massachusetts Amherst Üniversitesi’nin araştırmalarına göre tek bir büyük ölçekli yapay zeka modelinin eğitimi sırasında 200 bin ile 700 bin litre arasında temiz su tüketilebildiğini belirtti.
UC Riverside Üniversitesi’nin modellemelerine göre ise ChatGPT benzeri büyük dil modellerinde her 40-50 kullanıcı sorgusunun, veri merkezi ve enerji santrali soğutmaları dahil olmak üzere yaklaşık 1 litre su tüketimine karşılık geldiğini aktardı.
Veri merkezlerinde su tüketimi hızla artacak
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve sektör analizlerine göre yapay zeka ve veri merkezlerine bağlı su tüketiminin önümüzdeki yıllarda çok hızlı artacağını belirten Ardalı, 2025-2027 döneminde bu tesislerin yıllık 300 ila 800 milyar litre arasında tatlı su tüketebileceğini söyledi.
Morgan Stanley’in 2024 analizine göre ise yapay zeka odaklı veri merkezlerinin su tüketiminin 2028’e kadar yaklaşık 11 kat artarak 1 trilyon litre seviyesine ulaşabileceği öngörülüyor. Google, Microsoft ve Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin de son yıllarda su tüketimlerinde ciddi artışlar yaşandığını açıkladığını hatırlattı.
Türkiye de risk grubunda
Sorunun en kritik boyutlarından birinin su tüketiminin gerçekleştiği bölgeler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ardalı, veri merkezlerinin çoğu zaman su stresi yaşayan bölgelerde kurulduğunu söyledi. Türkiye’nin de kişi başına yaklaşık 1300 metreküp kullanılabilir su miktarıyla “su stresi yaşayan ülkeler” arasında yer aldığını belirtti.
Ardalı, “Türkiye dijitalleşme ve veri merkezi yatırımlarını hızla artırmayı hedeflemektedir. Eğer bu yatırımlar su verimliliği temelinde planlanmazsa, dijital dönüşüm su güvenliği açısından ciddi bir risk haline gelebilir.” dedi.
Çözüm yolları mevcut
Bu gidişatın kaçınılmaz olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yüksel Ardalı, alınabilecek önlemleri şu başlıklar altında sıraladı:
veri merkezlerinde ileri soğutma teknolojileri ve kapalı devre sistemlerin kullanılması
daha verimli ve küçük yapay zeka modellerinin geliştirilmesi
veri merkezlerinin su kaynakları açısından uygun bölgelere yönlendirilmesi
gri su ve arıtılmış deniz suyu gibi alternatif su kaynaklarının kullanılması
teknoloji şirketlerinin su-pozitif taahhütlerini şeffaf ve denetlenebilir hale getirmesi
yapay zekanın su yönetimi ve kuraklıkla mücadelede aktif biçimde kullanılması
güçlü politika ve regülasyonlarla su verimliliği standartlarının zorunlu kılınması
Ardalı, teknoloji şirketlerinin attığı olumlu adımlara rağmen, şeffaflık ve bağımsız denetimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, aksi halde bu çabaların “yeşil aklama” riskini barındırabileceğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme