Uçum'dan siyasi gündemi hareketlendirecek seçim mesajı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, erken seçim tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Uçum, mevcut koşullarda erken seçimin gerçekçi olmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için anayasa değişikliğine ihtiyaç bulunmadığını savundu.
Kaleme aldığı değerlendirme yazısında son dönemde yeniden gündeme gelen erken seçim tartışmalarını ele alan Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde anayasal olarak "erken seçim" kavramının bulunmadığını, bunun yerine "seçimlerin yenilenmesi" mekanizmasının yer aldığını ifade etti.
Başkanlık sistemine geçildikten sonra her fırsatta erken seçim tartışmalarının gündeme getirildiğini ancak bunların hiçbirinin sonuç vermediğini belirten Uçum, mevcut siyasi ve toplumsal şartlarda seçimlerin yenilenmesini gerektirecek olağanüstü bir durumun bulunmadığını söyledi.
Türkiye'nin bölgesel gelişmeler, savaş koşulları ve "Terörsüz Türkiye" süreci gibi önemli gündemlerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Uçum, bu dönemde ülkeyi erken seçim tartışmalarıyla meşgul etmenin ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Uçum, Cumhurbaşkanı'nın seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde ikinci döneminde yeniden aday olamayacağını, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi durumunda mevcut anayasa kapsamında istisnai adaylık hakkının doğacağını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı için yeni bir anayasa veya anayasa değişikliğine gerek olmadığını savunan Uçum, Meclis'in 2027'nin son çeyreğinde ya da 2028'in başında seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde Erdoğan'ın son kez aday olabileceğini belirtti.
Yazısında olası seçim takvimine de değinen Uçum, TBMM'nin gerekli kararı 2028 yılı şubat ayının ikinci haftasında alması halinde genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılabileceğini ifade etti.
16 Nisan tarihinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin halkoylamasıyla kabul edildiği gün olması nedeniyle sembolik bir anlam taşıdığını belirten Uçum, bunun yalnızca bir öneri olduğunu, nihai karar yetkisinin ise TBMM'de bulunduğunu kaydetti.