Tarihin en büyük bilim insanlarından biri: Isaac Newton
25 Aralık 1642 tarihinde İngiltere'nin Grantham kenti yakınlarındaki Woolsthorpe'ta dünyaya gelen Isaac Newton, erken doğumu ve zayıf yapısı nedeniyle yaşama şansı az görülen bir bebekti. Babasını doğumundan üç ay önce kaybeden Newton, annesinin ikinci evliliğinin ardından anneannesiyle birlikte büyüdü. Bu durumun onun karakteri üzerinde derin izler bıraktığı düşünülmektedir.
12 yaşında Grantham’daki King’s School’da eğitimine başlayan Newton, annesinin isteğiyle bir süre okulu bırakıp çiftçilik yapmak zorunda kaldı. Ancak onun ilgisi toprağa değil, gökyüzüneydi. Annesi onun çiftçilikle uğraştığını sanarken, Newton gökyüzünü gözlemliyor, kitaplar okuyor ve notlar alıyordu. Eski okul müdürünün çabaları sayesinde eğitimine geri dönen Newton, 1661 yılında Cambridge Trinity College’a kabul edildi. Burada dönemin önemli matematikçilerinden Isaac Barrow’un öğrencisi oldu. Yeteneği kısa sürede fark edilen Newton, henüz 26 yaşındayken Lucasian Matematik Kürsüsü’ne seçildi. Kürsünün ilk sahibi olan Barrow, görevini Newton’a bırakmak için istifa etti.
Veba Yılları ve Bilimsel Devrim
1665 yılında başlayan ve iki yıl süren büyük veba salgını, Newton’un hayatında bir dönüm noktası oldu. Cambridge Üniversitesi kapanınca Woolsthorpe’taki aile çiftliğine dönen Newton, tarihe geçecek çalışmalarını burada gerçekleştirdi. Evrensel kütleçekim yasasını formüle etti, ışığın doğasını açıkladı ve klasik mekaniğin temellerini attı.
1687 yılında yayımlanan Philosophiae Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri), bilim tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Newton bu eserinde hareket yasalarını ve evrensel çekim yasasını matematiksel temellere oturttu. 1704 yılında yayımladığı Opticks (Optik) adlı eserinde ise beyaz ışığın farklı renklerin birleşiminden oluştuğunu kanıtladı ve gökkuşağını bilimsel olarak açıkladı.
Elma Efsanesi ve Kütleçekim Yasası
Newton denildiğinde akla ilk gelen keşif, kuşkusuz evrensel kütleçekim yasasıdır. Rivayete göre dalından düşen bir elmayı gözlemlemesi, onu bu yasaya götüren düşünce sürecini başlatmıştır. Her ne kadar elmanın başına düştüğüne dair kesin bir kanıt bulunmasa da bu olay, bilim tarihinin en bilinen sembollerinden biri haline gelmiştir.
Newton’dan önce Kepler gezegenlerin eliptik yörüngelerini matematiksel olarak açıklamıştı; ancak gezegenleri yörüngede tutan kuvvetin ne olduğu bilinmiyordu. Newton, Güneş ile gezegenler arasında bir çekim kuvveti olduğunu ortaya koyarak bu soruya yanıt verdi ve kütleçekimin matematiksel ifadesini geliştirdi.
Işığın Doğası ve Aynalı Teleskop
Newton, çiftlik evinde bir odayı karanlık odaya dönüştürerek ışık üzerine deneyler yaptı. Prizmalar kullanarak beyaz ışığı tayfına ayırdı ve ışığın farklı renklerden oluştuğunu kanıtladı. Bu çalışma, gökkuşağının bilimsel açıklamasını da mümkün kıldı.
Ayrıca mercekli teleskopların görüntü kusurları oluşturduğunu fark ederek yansıtmalı (aynalı) teleskobu geliştirdi. Bu icat, astronomi çalışmalarında büyük bir ilerleme sağladı.
Newton’un Hareket Yasaları
Newton’un bilime en büyük katkılarından biri de hareket yasalarıdır. Bu üç temel yasa şunlardır:
Eylemsizlik Yasası: Bir cisim üzerine bir kuvvet etki etmedikçe durağanlığını veya düzgün doğrusal hareketini sürdürür.
Dinamiğin Temel Yasası: Bir cismin ivmesi, üzerine etki eden kuvvetle doğru, kütlesiyle ters orantılıdır (F = m·a).
Etki-Tepki Yasası: Her etkiye karşılık eşit ve zıt yönlü bir tepki vardır.
Bu yasalar yalnızca fiziği değil, evrenin düzenli ve deterministik bir yapıya sahip olduğu düşüncesini de güçlendirerek felsefeyi etkilemiştir.
Bilimin Kuramsallaşmasında Bir Dönüm Noktası
Newton’un en büyük başarısı, birbirinden bağımsız görünen doğa olaylarını tek bir kuramsal çerçevede birleştirmesidir. Elmanın yere düşmesi ile Ay’ın Dünya etrafında dönmesini aynı yasayla açıklaması, bilim tarihinde çığır açmıştır.
Bilimkurgu yazarı Isaac Asimov’un onu “tarihin en büyük bilim insanı” olarak nitelendirmesi tesadüf değildir. Newton, yalnızca kendi çağını değil, sonraki yüzyılları da şekillendiren bir bilim mirası bırakmıştır. 1727 yılında hayatını kaybeden Newton, arkasında modern bilimin temellerini bırakarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
Bakmadan Geçme