Tahliyeden 104 Gün Sonra İşlenen Cinayete 14 Yıl Hapis
Samsun'da cezaevinden çıktıktan kısa bir süre sonra sokak ortasında dehşet saçan sabıkalı zanlı, hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada cezalandırıldı.
Mahkeme heyeti, sanığı önce müebbet hapis cezasına çarptırdı, ardından olayda haksız tahrik unsurlarının bulunduğuna hükmederek cezayı 14 yıla indirdi.
Kan donduran olay, 14 Ocak 2026 akşamı Samsun'un Tekkeköy ilçesi Sanayi Mahallesi'nde yaşandı. Kasten yaralama ve uyuşturucu gibi farklı suçlardan tam 28 sabıka kaydı bulunan 2 çocuk babası Dursun Can (40), 4 yıl önce resmi olarak boşandığı ancak birlikte yaşamaya devam ettiği eski eşi Canan G.'yi rahatsız ettiği öne sürülen Mesut İnan (50) ile sokakta karşı karşıya geldi. Aralarında kadın meselesi yüzünden önceden husumet bulunan ikili arasındaki sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek tekme tokatlı kavgaya dönüştü. Kavga esnasında cebindeki bıçağı çıkaran Dursun Can, Mesut İnan'ı göğsünden tek hamleyle bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan ve ağır yaralı olarak özel bir hastaneye kaldırılan İnan, sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Cezaevi Kapısından Cinayet Mahalline: 104 Günlük Özgürlük
Cinayetin ardından Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınan Dursun Can’ın geçmişiyle ilgili çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Zanlının, işlediği başka suçlar nedeniyle yattığı cezaevinden 2 Ekim 2025 tarihinde tahliye edildiği, özgürlüğünün henüz 104. gününde bu cinayeti işlediği belirlendi. Emniyetteki sorgusunun ardından 15 Ocak 2026'da adliyeye sevk edilen ve tutuklanarak yeniden demir parmaklıklar ardına gönderilen Can hakkında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
"Silah Çekecekti, Öldürmek İstesem Bıçak mı Kullanırdım?"
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ilk celsesinde savunma yapan tutuklu sanık Dursun Can, amacının öldürmek olmadığını öne sürdü. Can mahkemedeki ifadesinde, "Olay günü kızımı görmek amacıyla eski eşimin evine doğru yürüyordum. Birden karşıma çıktı. Bana silah çekmeye yeltendi, ben de kendimi korumak için bıçağı çıkardım. Hayatımın yaklaşık 20 yılını zaten cezaevlerinde tükettim. Ömrüm boyunca hiç silah kullanmadım. Eğer onu gerçekten öldürmek isteseydim yanımda bıçak mı taşırdım? Herkes doğruları anlatsın" diyerek beraatını ya da ceza indirimi uygulanmasını talep etti.
Eski Eşten "Uzaklaştırma Kararı" ve "Mesaj" İtirafı
Duruşmada tanık sandalyesine oturan sanığın eski eşi Canan G. ise olayın arka planında ısrarlı bir takip ve taciz sürecinin olduğunu iddia etti. Canan G., "Maktul Mesut İnan uzun süredir benimle zorla birlikte olmak istiyordu. Bu baskılar yüzünden kendisi hakkında resmi olarak uzaklaştırma ve koruma kararı aldırmıştım. Eski eşim Dursun, telefonumda bu şahıstan gelen mesajları görünce aralarındaki husumet büyüdü. Biz Dursun ile resmen boşanmış olsak da fiilen aynı evde karı-koca gibi yaşamaya devam ediyorduk" dedi.
Karşı Taraftan "Para İsteme ve Gönül İlişkisi" İddiası
Hayatını kaybeden Mesut İnan'ın eşi ve çocukları ise mahkeme salonunda sanık ve tanık beyanlarına sert tepki gösterdi. Müşteki aile, olayın anlatıldığı gibi bir taciz vakası olmadığını, aksine Canan G.'nin cinayetten kısa süre önce kendi evlerine gelerek kendilerinden 10 bin lira para talep ettiğini iddia etti. Ölen yakınları ile Canan G. arasında bir gönül ilişkisi bulunduğunu öne süren aile, cinayetin planlı olduğunu savunarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Tanık ve müşteki beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Dursun Can'ı önce "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından, cinayetin maktulden kaynaklanan haksız eylemler neticesinde işlendiğine kanaat getirerek "haksız tahrik" indirimi uyguladı ve cezayı 14 yıl hapse düşürdü. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.