• Haberler
  • Güncel
  • Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor

Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor

Emekliliğinin ardından hobi olarak başladığı ebru sanatını geleneksel defter dikimiyle birleştiren 49 yaşındaki Hanife Cansever, suyun üzerindeki renkleri birbirinden farklı eserlere dönüştürüyor.

Özel sektörde uzun yıllar mali işler müdürü olarak yoğun tempoda çalışan iktisatçı Hanife Cansever, emekliliğinin ardından hayatına ebru sanatıyla yeni bir yön verdi. İş hayatının stresinden uzaklaşmak amacıyla 5 yıl önce hobi olarak başladığı ebru, zaman içerisinde Cansever için bir zanaata dönüştü. Aldığı eğitimlerle kendisini geliştiren Cansever, su ve renklerin oluşturduğu eşsiz desenleri bu kez geleneksel yöntemlerle hazırladığı defterlere taşımaya başladı.

Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor

Ebru ile defter sanatını bir araya getirdi

Ebru sanatına duyduğu ilgiyi zaman içerisinde farklı bir alana taşımak isteyen Cansever, ebruyla hazırlanmış bir defter görmesinin ardından bu yöntemi kendisi de uygulamaya başladı. İlk olarak yaptığı ebruları değerlendirmek ve yakınlarına hediye etmek amacıyla defter diken Cansever, çalışmalarının beğeni görmesi üzerine sipariş almaya başladı.

Doğum günü ve anı defteri gibi farklı amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanan eserlerin tamamının kişiye özel olduğunu belirten Cansever, ebrunun doğası gereği aynı çalışmanın ikinci kez birebir ortaya çıkarılamadığını ifade etti.

“Ebru zaten ‘biricik’ diye tabir ettiğimiz tek bir sanat. Yaptığımız bir çalışmanın aynısını yapamıyorsunuz. Bu nedenle hazırladığımız defterlerin her biri birbirinden farklı oluyor. Genellikle sipariş üzerine çalışıyorum, ancak elimde hazır bulunan eserleri de isteyenlerle paylaşabiliyorum.” dedi.

Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor

Bir defterin hazırlanması iki günü buluyor

Geleneksel yöntemlerle defter dikiminin sabır ve titizlik gerektirdiğini anlatan Cansever, defterlerin hazırlanmasının birkaç aşamadan oluştuğunu söyledi. Kâğıtların bir araya getirilerek forma haline getirildiğini, ardından dikim işleminin gerçekleştirildiğini belirten Cansever, kapakların da ebru ile kaplandığını ifade etti.

Kapakların belirli bir süre baskı altında bekletildiğini aktaran Cansever, tüm işlemlerin tamamlanmasının ardından iç defter ile kapağın bir araya getirildiğini ve bir eserin yaklaşık iki günde tamamlandığını dile getirdi.

Gençlere ebru ve defter dikimi öğretiyor

Yaklaşık 2 yıldır KYK yurtlarında gençlerle bir araya gelen Cansever, burada ebru ve klasik usulde defter dikimi atölyeleri düzenliyor. Pazar günleri kendi özel mekânında da öğrencileri ağırlayan Cansever, özellikle tıp, hukuk ve mühendislik eğitimi alan gençlerin yoğun ders temposundan uzaklaşarak sanatla ilgilenmesine katkı sağlamaya çalışıyor.

Öğrencilerin kendi yaptıkları ebruları defterlere dönüştürmek istemesinin çalışmalara ayrı bir anlam kattığını belirten Cansever, böylece gençlerin hem sanatla ilgilendiğini hem de kendi emekleriyle ortaya çıkardıkları kişisel bir esere sahip olduğunu söyledi.

Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor

“Sanat beni sakinleştirdi”

Yoğun çalışma hayatının ardından ebru sanatına yönelmesinin kendisi için önemli bir değişim olduğunu ifade eden Cansever, sanatla uğraşmanın kendisine zaman ayırmasını sağladığını belirtti.

Cansever, “Mali işler müdürüydüm, çok yoğun bir tempom vardı. Bu tempoda kendimle baş başa kalamıyordum. Emekli olduktan sonra bu işe başladığımda beni gerçekten çok dinlendirip sakinleştirdi. İnsanın içsel yolculuğa gitmesine faydası oluyor. Suyun ve renklerin bunda çok etkisi var. Sanatın iyileştirici yönünü ben üzerimde çok fazla hissettim.” diye konuştu.

Öğrencilerin dikkatini toplamalarına katkı sağlıyor

Atölyelerine gelen öğrencilerin çoğunlukla yoğun eğitim programlarına sahip bölümlerde öğrenim gördüğünü anlatan Cansever, ebru çalışmalarının ders aralarında farklı bir uğraş sunduğunu belirtti.

Öğrencilerin yaptıkları ebruları defter haline getirmek istemelerinin de süreci daha anlamlı hale getirdiğini söyleyen Cansever, “Gelen öğrencilerimiz genellikle tıp, hukuk, mühendislik okuyorlar. Dinlenme aralarında ebru ile meşgul olmaları ve akabinde ebruyu yapan defteri de yapmak istiyorlar. Yapmış oldukları ebruyu defterde değerlendirmek istiyorlar. Bu sayede birbirine entegre bir eser ortaya çıkıyor. Onların üzerinde çok güzel bir etkisi oluyor.” ifadelerini kullandı.

Cansever, geleneksel sanatların dikkat dağınıklığı ve odaklanma konusunda da olumlu katkılar sunduğunu gözlemlediğini sözlerine ekledi.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!