Ünlü Yazar Mete Yarar, Şeker atışması dikkat çekti

Ünlü Yazar Mete Yarar, Şeker atışması dikkat çekti

Çarşamba'da bu yıl 6'ıncısı düzenlenen Çarşamba Kitap Fuarına katılan Güvenlik Politikaları Uzmanı ve Yazar Mete Yarar, Kitap Fuarında okuyucuları ile bir araya gelerek gerçekleştirdiği Terör sohbeti büyük ilgi görürken, Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Erol Şeker'le karşılıklı sohbeti ortamı daha da dikkat çeken hale getirdi.

Çarşamba İlçesinde ki Kitap Fuarına katılan Güvenlik Politikaları Uzmanı ve Yazar Mete Yarar, imza etkinliği öncesi fuar içinde bulunan çadırda okuyucularına terör konusunda verdiği konferans türü söyleşisi dikkat çekti. TSK ile Türkiye Cumhuriyetinin geçmiş yıllara göre hızla ve yukarıya doğru büyük bir ivme kazanarak yükselişe ve devlet olarak ekonomik ve sanayi alanında hızla geliştiğini belirttiği söyleşisine Yeşilırmak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Haber Expres Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Erol Şeker' de katıldı.

Söyleşisinde 1980 ve 90 yılları anlatırken Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetlerinin dışa bağımlı ve dış güçlerin isteklerine göre hareket etmek zorunda bırakıldığını ve bu nedenle ülkemizin hem ekonomik ve hem silah sanayinin yanı sıra yıllardır terörle yaşamak zorunda bırakıldığına değinerek bu sıkıntılardan kaynaklı ülkemizin gelişmediğini dile getiren Yarar, "1980 ve 90'lı yıllarda yurt dışından silah alabilmek için arkadaşlarımız ceplerine par koyup gider silah almaya çalışırdı. Türkiye' de Özal Cumhurbaşkanı oldu ve gittikten sonra dedik ki rahmetli iyiydi ama hakkını helal etsin bir şey yapamadık denildi" diyerek şöyle devam etti.

Mesela bakın 1991'li yıllarda Turgut Özal, o dönem ABD ile beraber Irak'a gitme kararı almıştı. O dönem Genel Kurmay Başkanı ile Dışişleri Bakanı istifa etmişti hatırlıyor musunuz? Genel Kurmay Başkanının İtirazı neydi biliyor musunuz Özal'a, 'bu operasyonu sürdürebilecek olan imkan ve kabiliyete sahip değiliz demişti'. Hangi anlamda? Donanım tesisat ve malzeme anlamında. Bu operasyon için" diyerek sözü kardak krizine getirdi.

Kardak krizinde adaya çıkan botların benzinlerini Emekli Albay Ali Türkşen'in (İYİ Parti Milletvekili aday adayı) yazdığı kitaba atıfta bulunan Mete Yarar, "Sağ olsun kendisini çokta severim şimdi siyasete atıldı. O dönemde onların komutanı. Hatıralarını okuduğunuzda ne yazar biliyor musunuz? Biz Kardak'a giderken botların benzin parasını ceplerimizden kattık. Bunu Türkşen hatıralarında yazıyor" sözleri üzerine Yazı İşleri Müdürü ve Yeşilırmak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erol Şeker "Siz inanıyor musunuz?" sorusu ile söyleşi  bir anda daha da renklendi.

Mete Yarar'ın söyleşisi esnasında konuşmasına katılan Şeker, "Botların benzinini ceplerinden verildiği söylemine katılmıyorum siz de inanıyor musunuz?. TSK'nın bu kadar rencide edilmesine karşıyım. Kalan her söylediğinize inanıyor ve sizi destekliyorum" sözleri üzerine Yarar, Ali Türkşen'i tanıyor musunuz? O öyle yazmış." şeklinde cevap vererek söyleşi o dakikadan itibaren daha bir heyecanlı hale gelmeye başladı.

Şeker, "Ben diyorum ki komutanım. 15 Temmuz ve öncesinde TSK'yı yıpratmak için ellerinden geleni birileri yaptı zaten. Bu nedenle Ali Türkşen'in yaptığı da doğru olabilir ama eğer bunu yapmış ve yazmışsa bu da bana göre yanlıştır. TSK'yı bu kadar yıpratmaya gerek yok. Yıllardır şehir efsaneleri nedeni ile  bu millet oyalandı. Bu arada 15 Temmuz sonrası bu halk içimizde ki hainlere en büyük darbeyi vurdu zaten. Biz sizinle komutanım aynı çizgideyiz ama şunu belirtmeliyiz. Türkiye de siyasetçiler ilk başlarda memleket için güzel hizmetler yapıyor ama sonrasında o çizgiyi bırakıp kendilerine çalışıyorlar. Buda memlekete zarar veriyor. Bu dönemde ki siyaset biraz daha farklıdır doğru. Bu dönemde ki siyaset dünyaya baş kaldırmıştır, dik durmuştur. Bunu kimse inkar edemez inkar eden Türklüğünü inkar etmiş olur. " şeklinde konuşurken Yarar şöyle devam etti.

Yarar, "Ben bu memleketin yukarı doğru gittiğini söylüyorum. Bunu söylerken 2003 ten sonra yukarı gittik demiyorum. Bu ülke yavaş yavaş yukarı doğru gidiyor. Ne dedim başta bu ülkeye kim güzel hizmet vermişse partisi ve adı olmadan Allah razı olsun diyorum. Ve şimdi sana bir soru. Askermişsin aynı dönemde görev yapmışız. O zaman söyle o günlerde askeri araçların kaçta kaçı çalışıyordu?" şeklinde sorduğu soruya Şeker şöyle cevap verdi.

Çok güzel bir soru harika. O dönemde ki araçlarımızın %100 ABD menşeliydi ve % 70'i çalışmıyordu. Ama benzinleri takır takır geliyordu. Anlatmak istediğim de buydu komutanım" ifadeleri ile cevap deren Şeker'e Yarar, senin o %70 i çalışmıyor dediğin araçlar için o Genel Kurmay başkanı dönüyor Turgut Özal' a çokta dürüst ve namuslu bir şekilde diyor ki; Bizim araçlarımız çok eskiden alındığı için bu araçlarla olmaz diyor. Bak ne güzel diyorsun. % 70 i çalışmıyordu. O zaman burada bir sıkıntı var demektir. Güneydoğuda görev yaptın o zaman tüm silahla ve ekipmanları Türk yapımıydı? sorusu üzerine Şeker daha net cevap verdi.

Şeker, "Eğer Türkiye'nin silah konusuna gireceksek Menderes ve öncesine girmemiz lazım. Bize sözde o askeri hibe yardımı ile araç ve mühimmatları Wilson yardımı, sonra yapılan anlaşmalar nedeni ile HEK'e ayırmama zorunluluğunun verilmesinden kaynaklı Türkiye'yi bir yerde esaret altına almış adeta boyunduruk altına alındığını da söylememiz lazım. Bunları hep Türk siyasetçisinin ben bilirim edasıyla yönetmesi a, b partisi değil siyasetçisi, bu günkü siyasetçisi ile de karıştırmıyorum. Ama TSK 1995'ten sonra bir ivme kazanmıştır. Modernizasyona başlamıştır telsizde, silahta ve araçta. Bu konular dışında sizinle aynı yerdeyiz diyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.

O noktaya gelme, gelme!. Neden gelme biliyor musun diyerek Rusya ziyaretini ve burada Napolyon'un geldiği yere dikilen heykel ve nedenlerini devlet olma gerçeğini, vatan sevdasını, birlik ve millet olma olgu ve düşüncesini anlatarak Türkiye'nin birlik ve kendisi olduğunda başaramayacağı yoktur diyerek  sözlerini sürüden Güvenlik Politikaları Uzmanı ve Yazar Mete Yarar, konuşmasının sonunda ise kendisine İncirlik üssünün neden kapatılmıyor sorusunu yönelten bir bayan dinleyicisi ile Erol Şeker' e dönerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı.

Yarar, "Konuştuğumuz her konuda bir gerçeklik vardır. O bayanın bildiği bir gerçek vardır veya sizin bildiğiniz bir gerçek vardır ben bilmiyorumdur. Yada benim bildiğim bir gerçek vardır siz bilmiyorsunuzdur" siyerek söyleşiyi neşelendirmek ve biraz gülümsetmek için "Bildiğim bir gerçek burada konuşmacı ben olduğum için  biraz daha sesim fazla çıkıyor" diyerek söyleşiyi bir süre daha ülkede ki terör konularına değinerek tamamladıktan sonra uzun kuyruk oluşturan sevenlerinin kitaplarına attığı imza ile etkinlik sona erdirildi.

HABER- FOTO: Nurhan GÜZEL- Nuri ŞEKER  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Çarşamba Haber Haberleri