Teşkilat mı, Örgüt mü açıklayın...

Erol ŞEKER

Gündem o kadar karışık ki. Kimse neyi nerede, nasıl konuşacağını, iş yapacağını kestiremez hale geldi.

Devletin birimlerini oluşturan bazı kesimleri görünce de  içim sızım sızım sızlıyor.

*** 

Siyasette eskiden İl ve İlçe Örgütleri olurdu hatırlar mısınız?. Hala Örgüt diye anılanlarda var, varda...

AK Parti İlçe Teşkilatları ile anılırdı biliyorsunuz. Gelin görün ki teşkilatçılık bitmiş örgüte dönülmüş haberi yok kimsenin. AK Parti de iddia ya bir çatırtıdır almış başını gidiyor.

AK Parti Samsun İl Yönetimi, onları geçtim, İlçe örgütü keyfine işlerle yürümeye çalışıyor. AK Parti İl, İlçe Teşkilatı kalmamış. Artık bunların ki AKP ÖRGÜTÜ haline getirilmiş...

Adamlar öylesine içlerine kapanık ki? Hep birlikte hareket ediyor dışarıya ser verip sır vermiyorlar. Bu örgüt kurucuların, eski teşkilat yöneticilerinin çoğunu sevmez istemezler. İlçe teşkilatının yanında, içinde, görmeye tahammülleri yok. Onlar teşkilattı, bunlar örgüt ya!.

Ondan olsa gerek. Dışarı ile paylaşmak istedikleri de sıkıntıları da yok. 

Örgütün zengin yönetim kadrosu her sorunu, sıkıntıyı çözüyor. Teşkilat olsalardı düşünün alim Allah neler olurdu değil mi? İl ve İlçe Örgütlerinin neyi veya neleri gizleme ihtiyaçları varsa artık...

Örgütlenmişler işte. Bunlar artık AK Parti Teşkilatı asla değil;  AKP İL- İLÇE ÖRGÜTÜ.

Bu örgüte AK Parti Milletvekillerini halka saydırın dese birisi, çoğu saydıramaz. Oysa ki; Eskiden teşkilatken halkta, kendilerin de ezbere sayardı.

Örgütün derdi sırça köşklerinden bakmak. Başka işleri yok. Bu örgüt adeta zenginler kulübü, parti teşkilatı değil. Olsaydılar uzun süredir partiden bir açıklama basın aracılığı ile halka yansıtılırdı, hizmetler anlatılırdı? Teşkilatların yaptığı gibi.

Örgütün işleri Milletvekillerini tanımak, parti çalışmalarını göstermek, insanlara yardımcı olmak mı? Dertleri bunlar olamaz. Olmadığı da ortada. Yani AK Partinin teşkilatları yok oldu görmüyor kimse.

***

10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü nedeni ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Çiğdem Karaaslan'ı çok merak ettiğimi ve görüşmek istediğimi ilettim. Tanımıyorum tanısam, ona göre hareket edeceğiz. Tanımadığımız, yüzünü bile göremediğimiz bir vekili nasıl eleştirir, güzel hizmetlerini işleyebilirsiniz ki!? Belki eleştireceğiz değil mi?

Belki kendisine; Sayın Genel Başkan Yardımcısı, vekil Samsun' da Paralel mücadelesi için ne yaptınız?. İlçe ve il yönetimlerinde ki bu konuşulan rezaletleri, sıkıntıları, temizlikleri nasıl, ne zaman sonlandırmayı düşünüyorsunuz?. Ne zaman halka ineceksiniz? diye soracağız.

Lakin, tanımadığımız bir Milletvekilini (seçildi)  nasıl eleştirebiliriz ki?!  Ortamı görünce söylenen dedikoduları sormak gerek.

Mesela; Samsun' dan çıkıp AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olacaksınız, vekil olacaksınız. İlçe ve İl Teşkilatlarına laf geçiremeyeceksiniz!? Dedikodu bile olsa, sormak lazım değil mi?

Vekiller, Genel Başkan Yardımcıları bile Teşkilatlarına (örgütlerine) laf dinletemiyorlar mı. Titretiyorlar ama örgüt güçlü ne yapsınlar ki.

Özellikle İlçe(ler) Örgütlenecek, İl'in ne yaptığı belli olmayacak. Halktan kopacak, ayrımcılık yapacaklar. Bazı İlçelerde isyan, pis işler dedikoduları ayyuka çıkacak! Hiç kimse Genel Başkan Yardımcısını tınlamıyor muhabbetlerine inanmak istenilmiyor.

Bir yerlerde pis koku tavan yapmış beyler.  İl ve ilçe teşkilatlarınız, AK Parti Genel Merkezinden mi, yoksa başka iş adamları, güçlü isimlerden mi kim kimden emir alıyor merak ediyor eskiler.

Sözünüz geçiyorsa açıklayın; İl yönetiminden 3 kişi neden alındı? Başkası alınacak mı? Salıpazarı İlçe lekelendi mi, durum ne?

Velhasıl-ı kelam olay şu: "AK Parti'li Milletvekilleri Samsun'u unuttu. En iyi ihtimalle örgütler bizden uzak olsunlar, halk önemli değil düşüncesi ile herkesi ve her şeyi unutturmaya, onları da uzak mı tutmaya çalışıyorlar."

Ama en acısı İktidarın Milletvekillerini gazeteci bile hala tanımıyor. İlçe Örgüt(leri) kimseye onları göstermedi ki hiç? Onlar da ilçelerde basını merak etmemişler olsa gerek. Nedenleri güçlü canım. Nasıl olsa Cumhurbaşkanı Erdoğan adı yetiyor mu dediler. Ne zamana kadar sürecek bu kör cesaret!?

Kısacası; Yaşananlar AKP Örgüt'ün mü, AK PARTİ Teşkilatlarının mı yoksa gönül sevdalılarının suçu mu birisi açıklasın.  Teşkilat olmayınca, meydanı boş bulan Örgütte susuyor. Tanıyan, iş yapanda yok. Meydan kime kalıyor, siz düşünün, siz söyleyin beyler...

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.