SİYASETİN DİK ÇOCUKLARI...

Erol ŞEKER

 Evet, siyasetin "DİK ÇOCUĞU" derken yanlış tabir kullanmıyorum. Türk Siyasetinin iniş ve çıkışları, darbeleri çok. Bu iniş- çıkışlarda ülke ve ülkede ki insanların geleceği önemli idi.  Darbeleri savunmuyorum. Asla da savunmayacağım ancak, darbe ile Türkiye Cumhuriyetinin bekası adına Cumhuriyet döneminde sanırım MHP kadar "DİK" duran başka bir siyasi kimliği görmek zor ihtimaller arasında...

Yarım asra damga vurmaya hazırlanan yaşımla gördüklerim, unuttuklarımı yazmaya kalksak kitap olur. Okunur mu bilmem ama, siyasette ki kıvırtkan ve yalancılık had safhaya gittiğini gördükçe de üzülmüyor değilim. Şimdi Cumhuriyet döneminde Türk Siyasetinin neden "DİK ÇOCUĞU" dediğimi ve kimi kastettiğimi açıklayayım...

Siyasetin DİK ÇOCUĞU (MHP) Milliyetçi Hareket Partisi...

9 Şubat 1969 tarihinde Türk-İslam ülküsü ve Türk milliyetçiliğini savunan bir Türk siyasî partisi. Kurucusu Rahmetli Alparslan Türkeş. Partinin, günümüzdeki Genel Başkanı Devlet Bahçeli... Rahmetli Alparslan Türkeş'i yazmaya, anlatmaya gerek bile duymuyorum. O tartışılmaz Lider... Türkeş'in ani vefatından hemen sonra Partinin Liderliğine geçmeden önce neler yapmış görelim.

Ve Rahmetli Başbuğ Türkeş'in ani vefatı sonrası 6 Temmuz 1997 tarihinde gerçekleştirilen MHP 5. Olağanüstü Kongresinde MHP Genel Başkanlığına seçildi.

İşin gerçeği o günlerde yine rahmetli olan ağabeyim Rahmetli Efdal Şeker, Başbuğ'dan sonra MHP' de Lider seçimi için Ankara'ya gidilmesi gerektiğinde hiç unutmam: ""Abicim kimi destekleyecek, kimi Lider seçeceksiniz? şeklinde soru sorunca: Hiç duraksamadan "Devlet Bahçeli" demişti...

Nedenlerini tartışmayacağım ama gitmiş ve Liderlerini seçmiş gururlu, vakur bir MHP'li olarak geri dönmüştü.

Sonrasında MHP'liler iktidar yürüyüşü için birlik oldular, Kızıl Elma, 9 Işık Doktrini hülyalarını birbirlerine ve ülkeye öylesine dikte ettiler ki!: Çok sürmedi MHP, 1999 Türkiye genel seçimlerinde % 17.98 oy alarak DSP’nin ardından en çok oy alan ikinci parti oldu ve 129 milletvekili çıkardı. Rahşan Ecevit'le sorun yaşayan MHP'yi bilmeyen yok. Benim bu noktadan sonra gelinen süreci işaret etmek istiyorum.

Bu süreçler içinde çok darbelere, baskılara, sokak kavgalarına, ülkenin birlik ve beraberliğinin, minarelerden ezan, evlerden Kur-an seslerinin yok olması için mücadele ederek Türkiye Cumhuriyetini köle ülke yapmaya kalkan tüm dış mihraklara "DİMDİK DURMASINI BİLEN" yegane parti oldu. Bu vasfı ile partili partisiz vatanını seven herkes MHP'ye yöneldi. İşte o nedenledir ki; 99 seçimlerinde halk olmadığı kadar destek verdi, oy verdi. Unutmayın ki O Lider Devlet Bahçeli idi...

Ve o korku, endişe, parti ile partilileri içten içe kemiren Koalisyon MHP'nin ve Bahçeli'nin belki de en büyük hatası olarak gösterildi. Çünkü önüne gelen Bahçeli Ülkeyi idare etmekten korktu kaçtı dedi. MHP'liler bile Rahşan Ecevit'in MHP'lilere söylediği o laflarına rağmen onun eteği altına girdi söylem ve serzenişleri ile Devlet Bahçeli'ye kin duymaya başladı. Ben bile kızmıştım.

O yıllarda Askeriyede idim. Kızıyordum ama bir gün gerçekleri öğrenince bende hata yaptım diyecektim ki gelinen son...

Benim gibi düşünenler Milliyetçi görüşten gelenlerin ayaklanması, adeta iç savaşı gibi gündeme gelmeye, Lideri ulu orta sokaklarda, televizyonlarda, siyasi arenalarda eleştirmeye yerden yere vurmaya başlamışlardı.

Aslında unutulan tek şey. Türkiye Cumhuriyetinin bekası idi. Devlet Bahçeli ülkenin bekası için kendisi ateşten gömleği giymiş ve kimseyi dinlemeden "VATAN İÇİN ATEŞE ATMIŞTI KENDİNİ."

Hiç bir zaman açıklamadı. Çünkü Ülkede bazı siyasilerin dış mihraklarla anlaşarak yok etmek için çırpındığını, bunu da siyasi bazı parti sözde Genel Başkanlarının yaptıklarını nasıl ve kime söyleyebilirdi ki?

Sonuç Devlet Bahçeli doğru yapmıştı ama onun kadrosunda bulunan Genel Merkezde ki yol arkadaşları bunu zamanla alttan alta kurcalamaya, Bahçeli'yi ötekileştirme, Ülkücülüğünü, Liderliğini kendi elleri ile  Liderlerine İHANET noktasına gelecek halde kadrolaşmaya götürerek had safhaya getirdiler.

Ülkücüleri sokaklardan çekip alan Bahçeli artık Liderliği sorgulanan ve yetersiz görünen bir isim haline getirildi. Bahçeli duruşundan, Milliyetçi siyaset ve devlet erkliğinden küçücük bir paye dahi vermemişti ve vermiyor...

Gelinen sonuç...

Ülküleri olan 9 Işık Doktrini, Kızıl Elma hülyası, Ülkeyi Milliyetçi Kimlikle yönetmeyi unutanlara bakıyorum da Devlet yönetmeye, Lider olmaya o kadar heveslenmişler ki...  Atasını, büyüğünü, Liderini yerden yere ulu orta vuranların unuttuğu, Atatürk'ün Yunanlılara dediği gibi: "Geldikleri gibi giderler" sözü misali geldikleri gibi gelemeden gidecekleri...

Velhasılı kelam Ankara'dan başlatılan oyun sahneleniyor. MHP öylesine karıştırılıyor ki; Çoğu partiler çöplüğüne gönderilmiş partilerden gelen 'ÇAKMA' sözde Lider adayları ile yola gitme heyecanını yangın haline getiren bazı tipler,

Hafta sonu Ankara'da bir tiyatro gerçekleştirdi. Mahkemeler karar vermiş saygımız var ama Lider sorgulanmaz... Lider insanların, toplumun, ülkelerin gözü önünde hırpalanmaz... Liderlik "Kol kırılır yen içinde kalır" sözünde ki gibi içerde mücadele ile yapılması gerekirdi. Bunlar Lider değil olsa olsa palyaço kılıklı tipler ki, bunlardan AVM, lunaparklar, açılışlarda onlarca, yüzlercesi var.

Samsun' a baktığımda MHP'liliğini tartışmayacağım bazı isimler. Yazık kendilerini ucuza satmışlar bir ceylan derisi koltuk, 18 bin liralık maaş ve büyük güç için Milliyetçiliklerini unutmuşlar. Ne hazindir ki; Kimliklerinin hala milliyetçi olduğunu söylemeleridir.  Sizin gibi Milliyetçileri bu halk çok gördü. Dahası çok ama Milliyetçiler siyasetin Dik çocukları... Dün Lidere sadakatiniz büyüktü, eğilmezdiniz ama dik dururken bile Vatan, Millet, Bayrak, ülküsünden vazgeçmezdiniz...

Ne o bilmediğimiz ne?. Yoksa sizlerde mi devşirme, şişirme çakma Milliyetçiler oldunuz. Nefes alın, soluklanın ve kendinize gelin. Bahçeli gitmeli evet ama bu yolla asla değil. Siyasetin "DİK ÇOCUKLARI" atasına saygıda kusur etmezdi. Ne oldu size... Bakın Başbuğu yattığı yerden kafasını kaldırsa, ne derdi size biliyor musunuz?  "İçimizde ki Bizans'lıları silin" Bahçeli de Bizanslıları silip kongreye gidecek ve görün ilk seçimde bu ülke Milliyetçi İktidarla tanışacaktır.

Bekleyin görün...

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.