Sivillerin Yaptığı Bir Anayasa’ya Kavuşacak mıyız?

Hasan TOPUZ

Değerli Dostlarım;

Türkiye’mizin gelecek yüzyıl için en büyük meselesi yeni bir Anayasa yapmaktır. Son günlerde yeni anayasa ile ilgili çalışmalara hız verildi. Gazetelerde, televizyonlarda yorumcular çok detaylı yorumlar yapıyorlar. Siz okurlarıma, yeni anayasa ile ilgili yazılan makaleleri ve diğer çalışmaları iyi incelemelerini gerektiğini tavsiye ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinden hazırlanarak kabul edilip halkoyuna sunularak yürürlüğe girecek bir anayasa TÜRKİYE’MİZİN kazandığı en büyük demokrasi zaferi olacaktır. Peki, ama yeni bir anayasa yapmak öyle sandığı kadar kolay bir iş değildir. Ben kişisel olarak iyimser bir insanım ama, yeni bir sivil anayasa yapılacağından pek umutlu değilim. Toplumumuzun çok büyük bir kesimini içine alan bir mutabakat metni olan anayasa yapabilmek bana hayal gibi geliyor. En büyük çoğunluğum razı olduğu bir- anayasa yapabilsek gelecek yüz yıla çok olumlu bir başlangıç yapmış oluruz. İnsan hakları temeline dayanan adil ve demokratik değerleri üstün tutan bir Anayasa’yı yapan meclis gerçekten Büyük Meclis olacaktır. Böyle bir siyasi mutabakatı sağlayan partililer ve onların liderleri Türk demokrasi tarihine altın harflerle yazılacaktır. Ben şahsen bunun başarılmasını canı gönülden isterim. Canım kadar sevdiğim TÜRKİYE’M için duyabileceğim en mutlu haber yeni anayasa olur ama bu nasıl olacak? Özür dilerim ama hiç umudum yok…

ANAYASA MACERAMIZ

İlk Anayasa’mız 1876 yılında kabul edilen teşkilat-ı Esasiye kanunudur. Daha sonra 1921 yılında İstiklal Savaşı sırasında Gazi Meclisimiz taraftardan bir Anayasa yapıldı. Cumhuriyet’ten sonra 1924 Anayasa’sını kabul ettik. Bence en mükemmel Anayasa da 1924 Anayasa’sı idi. Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde kazandığımız İstiklal Savaşı sonunda yine onun önderliğinde Gazi Meclis tarafından 1924 Anayasa’sı kabul edildi. İşte biz bu mükemmele yakın olan bu anayasa’yı ortadan kaldırdık, hem de nasıl? Atatürkçülük kirvesine sığınarak atanın eseri olan anayasa’yı yok ettik. Darbeler yaptık her darbe bir Anayasa yaptı. Altmış yıldır hep darbe Anayasa’ları ile idare ediliyoruz.

         27 Mayıs 1960 darbesi ile Altmış bir Anayasasının silah zoru ile kabul ettik. 1971 12 Mart Muhtırası ile yine silah zoru ile o Anayasada çok büyük değişikliklere uğrattık. O da olmadı 12 Eylül 1980 kanlı darbesi oldu, 82 Anayasa’sını zorla kabul ettik. Kısacası 1960 yılından bu yana hep askeri Anayasalarla idare ediliyoruz.

         Şimdi doksan yıldır başaramadığımız sivil Anayasa yapmayı başarmaya çalışacağız. İnşallah amacımıza ulaşacağız…

         NASIL BİR ANAYASA?

         Mükemmel ve Modern bir Anayasa; toplumun kahir ekseriyetinin mutabakatına dayanan ve her kesim gönüllü olarak uymayı kabul ettiği yazılı metindir. Bu yazılı metin mecliste ne kadar çok oy alırsa alsın sonunda halkoyuna sunulmalıdır. Halk tarafından ne kadar yüksek oranda oy alırsa o derecede güçlü bir anayasa olur. Cumhuriyet’imizin kuruluşundan beri olmazsa olmaz saydığımız ilk üç Madde yine aynen kalmalıdır. Türkiye Cumhuriyet’le idare edilen bir devlettir. Türkiye Cumhuriyet’i laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu saydığımız temel vasıflar hiçbir zaman değişemez.

         İKİ TEMEL MESELE 

         Sevgili Dostlar, Yeni Anayasa yapılırken karşılaşacağımız iki temel meseleden biri LAİKLİK, ikincisi ÜNİTER yapımızdır.

          Laiklik konusunda toplum katmanları arasında çok derin ayrılıklar vardır. Laiklik konusu yeni Anayasada detaylı bir şekilde izah edilmelidir. Bu ise gerginlikleri ve kaosu meydana getirir. Doğrusu bu konuda işimiz çok zor. Laiklik konusunun ne kadar zor olduğunu bir örnekle açıklayalım; Toplumumuzdaki kadınların %70’i başörtülü, fakat bu kadınların seçilme hürriyetleri yok. Yeni Anayasa’da bu meseleyi nasıl halledeceğiz. Doğrusu ise, ileri demokrasi ile yönetilen Avrupa Ülkeleri’ni örnek almamızdır.

         İkinci büyük problem ise Türkiye’nin üniter bütünüdür. Yeni Anayasa’nın yapılışındaki en büyük zorluk asıl buradadır. Güney Doğu meselemiz kanayan bir yaradır. Türkler varsa kurtlar da var diyorlar. Türkiye iki federe… Devletten oluşmalıdır diyen kitleler var. Bu nasıl kabul edilir? Bu nasıl hazım edilir? Doğrusu bunu düşünmek bile içime sıkıntı veriyor. Peki, ama bu Anayasa’da nasıl uzlaşacağız?

         Seçimlere üç aydan az bir zaman kaldı. Her parti yeni bir Anayasa olmalıdır diyor ama hiç kimse kendi Anayasa taslağını hazırlayıp ortaya çıkaramıyor. Hele de, İktidar partisi yeni Anayasa konusunda çok iddialı fakat kendi taslağı meydanda yok. Daha doğrusu meydana çıkarmaktan korkuyor. Diğer partilerde de durum aynı; kendi düşündüklerini söylemekten korkuyorlar.

         İşte bütün bu saydığım sebeplerden dolayı yeni bir Anayasa yapmak çok zor diyorum.

            12 HAZİRAN SEÇİMLERİ

         Önümüzdeki seçimlerin en önemli konusu Anayasa yapılması olacağı anlaşılıyor. AKP tek başına Anayasa yapabilme çoğunluğunu elde etmeye çalışıyor. Diğer partiler ise iktidara bu çoğunluğu aldırmamak için sonuna kadar mücadele edecekler. Sonuç ne olur bilmiyorum. Bütün bu sebeplerden dolayı çok sancılı bir seçim geçireceğimizi tahmin ediyorum.

         Sonunda bir parti 367 çoğunluğunu kazanacak bir sonuç alsa da yeni Anayasa yapılması kolay olmayacaktır. %30’un, %40’ın istemediği bir Anayasa mükemmel bir anayasa sayılmaz. Tekrar söylüyorum, Anayasalar ne kadar çok geniş kitleler tarafından kabul görüyorsa o kadar ideal
anayasa olurlar. Toplumun mutabık olması o Anayasa’yı daha çok meşru kılar. Tabii olarak 61 ve 82 Anayasa’larındaki referansları örnek olamayız. Çünkü onlar silah zoru ile kabul ettirilmiş anayasalardır.

 

         Sevgili Dostlar.

         Ben şahsen vatanını ve milletini çok sevdiğini sanan bir insan olarak, sivil, modern ve geniş mutabakata dayanan bir ANAYASAYA kavuşmayı çok isterim. Eğer yeni Anayasa yapmayı başarabilirsek büyük ve marka devlet olmayı o zaman başaracağız.

         Önümüzdeki seçimlerde seçmene çok büyük iş düşüyor. Biz seçmenler küçük hesapları bırakarak bizi gelecek yüzyıllara taşıyacak yeni ANAYASA’NIN temellerini atacak adaylara oy vermeliyiz…

Selam ve dualarımla

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.