Samsun - Şanlıurfa hattı misafirperver ama siyaset bela kokuyor!

Erol ŞEKER

Geçtiğimiz hafta Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü Şanlıurfa yollarındaydık.

Bazen insanların kan bağı ile bağı olmasa da öyle kardeşleri vardır ki; Onun için ölüme bile gözü kapalı gider. Biz de çoğunun korktuğu yola kardeşimiz için düşünmeden çıktık...

Çarşamba Şoförler Odası Başkanlık seçimlerini kazanan Başkan Musa Bala'ya o gün İlçede ki 9 Oda Başkanı, SESOB Başkanı Eyüp Güler başkan dahil herkes söz vermişti. "Hep beraber Harran'a gidip Başkana kız isteyip nişan töreni düzenleyecektik."

Ülke siyaseti o kadar hızlı ilerliyor ki! Ülke siyaseti gibi tabanı kaygan zeminde söz verenlerin çoğu Şanlıurfa'da ki nişanımıza gelmedi, gelemedi. Bizimle o yolculuğa çıkıp nişanımızı şenlendiren tüm dostlara can feda....

Dostlar böyle günlerde ortaya çıkar. Cenaze törenlerine, nişan, düğünlere gidip caka satan siyasetçi, oda başkanları ve bilumum zerzevatların zorda kalınca nasıl kıvırttıklarını da böylece perçinledik. Biz biliyorduk çünkü. Neden derseniz Haber Expres Gazetesi mühürlendiğinde ortada görünmeyen STK ve siyasetçiler çıkar olduğunda leş bekleyenler gibi ortada ki ölüye uçuşuyorlar. Bu net göründü.

Ancak, Şanlıurfa'ya aileleri ve özel araçları ile giden 5 araçlık dostlar yolculuğu da aynı şekilde şen şakrak ve mükemmel şekilde başladığı gibi şükür kazasız belasız sona erdi. İlçeye döndük.

Şanlıurfa yolculuğu öncesi başlayan ülkede ki pkk terör örgütü hain saldırılarından korkan bazıları(!) o yollara çıkmaya korktu. Bir kısmı o nedenle olsa gerek diğer bir kısım ise SİYASİ VESAYET ve ŞEN ORTAKLARIN  GAZABINDAN KORKTUKLARI için yan çizdiler.

Şen Ortaklar kendi fikriyatına uymayanları tehdit, şantajla yollarına akılları sıra emin adımlarla ilerliyorlar. Ama Ortaklıkta bir gün sona erince bakalım size kim kucak açacak. Sanmayın o koltuklar, makamlar ve göstermelik baskı ile kurduğunuz imparatorluk size kalacak. Öyle bir yuvarlanacaksınız ki o koltuklardan, o gün dost bulamayacak, kaldırmak için uzanacak bir el bile bulamayacaksınız. Çünkü kimseye el uzatmayana kimse yarın el uzatmaz aksine bir tekme de bu halk vuracaktır. Başkalarının gücü ile kuvvet bulanların yarın hiç gücü olmadığı, fos ve tırsık olduğu net görülecektir. Tıpkı eski çizgi filmde ki "Güüüç bende artık" sloganı ile bir zamanlar çocukları ekranlara kilitleyen o Heman'in Titrek aslanı gibi cesur göründüğünüz günler gidecek. Güç sizin değil, sadece bulunduğunuz koltuğa halkın saygısı ve sizin pisliklerinizden çekinen insanların suskunluğundan güçlü görünüyorsunuz. Ama asla güçlü değilsiniz. Çıkar bitince koltukta dostlukta, güçte gidecektir. Unutmayın sakın. Ve o gün siz de titreyeceksiniz ki o günleriniz çok yakın. Bence şimdiden hazırlığınızı iyi yapın derim...

Bu benim fikrimdir. Nişanını yaptığımız sevgili Kardeşim ve aynı zaman da Şoförler Odası Başkanı Bala'nın fikri kendisini ilgilendirir...

Ama bizde "SÖZ AĞIZDAN ÇIKAR VE YERİNE GETİRİLENE KADAR O MİNVALDE MÜCADELE EDİLİR"

Demek ki günü birlik dostluklar zor göründüğünde çarkla, kıvırtmayla geri dönüyormuş. Mesele değil. Zaten gerçek dostluklar da böyle günlerde yani dost dedikleriniz sıkıntıda olduğu günlerde yanında duruşunuzla, yanında yer almanızla ortaya çıkar.

Çarşamba Şoförler Odası Başkanı Musa Bala, yaşı belki küçük olabilir çoğuna göre ama  yüreği büyük insan olduğunu bir kere daha gösterdi. Her neyse konuya dönelim.

Şanlıurfa' da bizi Şanlıurfa Kurubeyli Aşireti ve gelinimizin babası Sabri (baba) Anlı ailesi mükemmel karşıladı ve 3 gün boyunca ağırladı. Tüm ekip adına Sabri baba'ya sonsuz sevgi ve saygımızı sunuyorum. Böylesi misafirperverlik kolay kolay son dönemlerde göremiyoruz.

Ve Nişan öncesi kız istemeyi yapan, yüzükleri takan SESOB Başkanı Eyüp Güler Başkan ve Şanlıurfa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Osman Karageçili, Şanlıurfa Eyyübi Belediye Başkanının kardeşine ve diğer katılımcılara Başkan Bala adına teşekkür ediyorum.

Başkan Güler, Şanlıurfa'ya verdiği sözü yerine getirdi ve geldi. Büyüklük ve dostluk böyle olur.

*** 

Bu yaşananlar sonrasında diyorum ki Ülke siyaseti karma karışık oldu ve halk tedirgin. Ülke siyasetinin yüzünden son günlerde kimse kusura bakmasın ama analar yeniden ağlamaya başladı. Şehit haberleri sonrasında gözyaşları Türkçe, Kürtçe ağıtlarla gündeme geliyor.

Peki sorarım. Ülkemin siyasetçileri akşam yastığa başınızı koyduğunuzda huzurlu ve rahat mısınız?

Bu oyun siyasetçilerin ve yabancı mihrakların tezgahı ile taçlanıyor. Bunu halk net görüyor. Bence olası büyük bir hevesle istenen ERKEN SEÇİM tüm Siyasi partilerin hezimeti ile son bulacaktır. Halk koalisyonu işaret etti. Yıllardır birbirine hakaret eden siyasetçiler bu gün birbirine muhtaç ama hala inada inat  biri birini istiyor, diğer isteyeni istemiyor. Olansa TÜRK HALKINA oluyor.

Beyler oturun düşünün. Şanlıurfa'dan Samsun' a gelin geliyor, Samsun' dan Urfa'ya damat gidebiliyorsa,

Sizin istediğiniz, oynadığınız oyun ne?

Bırakın gözyaşlarının akmasını sağlamayı da halk birbiri ile kenetlenmişken, kendi oyunlarınıza Polis, Mehmetçikleri alet etmeyin.

Yapamıyorsanız çekilin, yapan gelsin yapsın ve ülke huzur bulsun.

Mesele memleket vatan meselesi sizin kör döğüşünüzün alet edileceği harman yeri değil.

Bu milletin ağıtları Kürtçe, Türkçe dökülüyorsa gözyaşları ile...

Sizin dürüstlüğünüz, Dini inançlarınız sahte derim. Milletin duyguları ile oynamayı bırakın ülkenin geleceğini selametle erdirin.

Çünkü ülkemin Samsun- Şanlıurfa hattı misafirperver, barışçıl ama Siyaset bela, kavga, şiddet ve kan  kokuyor!  Çekin kirli elleri halkın üzerinden...

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın...

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.