PKK Uyuşturucu Parasını Türkiye Üzerinden Aklıyor!

Berat GONCA

Kurban Bayramı'nda Almanya'daydım.

Almanya'ya yaptığım kısa süreli gezi çerçevesinde gördüm ki; Türkiye gibi Almanya sokakları da, torbacı tabir edilen uyuşturucu satıcılarına teslim edilmiş...

Ülkemizde sokaklarda polisin yetersiz olduğu eleştirileri sık sık dile getirilirken, Alman polisinin bu konuda çok daha yetersiz kaldığı ortada.

Almanya uyuşturucu sektöründe esrar aşırı rağbet görüyor. Almanya'da 5 gram esrar 50 Euro'ya satılıyor. Türkiye üzerinden getirilen esrarın 5 gramının ise 100 Euoro'ya kadar çıktığı söyleniyor. Almanya uyuşturucu konusunda pazar konumunda bir ülke. Dünyanın değişik ülkelerinden bu ülkeye uyuşturucu sokulduğu gözden kaçmıyor. 50 Euro'dan sokakta satılan esrar maddesine çakmak gazı gibi yabancı maddelerle işlem yapıldığı, fakat Türkiye'den sokulan esrar maddesinin kalitesi nedeniyle katkı maddesiz direk satışa sunulduğu öğreniliyor. Bu nedenle Türkiye, özellikle Samsun denince Almanya'da uyuşturucu içicilerinin gözlerinin parladığı dile getiriliyor!

Geçtiğimiz aylarda Samsun'un Havza İlçesi'nde gerçekleştirilen operasyon çerçevesinde ele geçirilen bir milyon 500 bin kök dişi hint keneviri fidesinin bu çerçevede incelenmesi gerekmektedir.

Almanya'da uyuşturucu dağıtım ağının, PKK terör örgütünün güdümünde olduğu kaydediliyor.

Havaalanından Almanya'ya giriş yapılırken, ülkemizin doğu kökenli vatandaşlarının Almanya'ya girişinde, Alman polislerinin güvenliği sıkı tuttuğu gözden kaçmazken, diğer bölgelerden Almanya'ya giriş yapan Türk vatandaşlarının, Almanya'ya girişlerinin çok daha kolay olduğu görülmekte...

PKK sempatizanı olan doğu kökenli vatandaşlarımızın Almanya'da lokanta, cafe, bar ve disko tipi işletmeler açtıkları gözden kaçmıyor...

Uyuşturucuyu bu tür mekanlar ve çevresinde müşterilerine pazarladıkları öğreniliyor...

Alman polisi, torbacı ve içicilerle mücadele ederek uyuşturucuyla mücadele edilemeyeceğine anlamışa benziyor ve uyuşturucu yapılanmasının üst kademelerine karşı çalışma içerisinde olduğu, bu yüzden sokak torbacıları ve içicilerinin rahatlıkla hareket ettiği gözlemleniyor.

Tıpkı Türkiye'de olduğu gibi Almanya'da da vatandaş polise uyuşturucu konusunda güvenmiyor ve ihbar etmeleri durumunda polisin, ihbar eden kişinin adını uyuşturucu satıcılarına vereceğinden korkuyor. Her iki ülke polisinin de, bu konuda vatandaşla daha fazla diyalog halinde olması gerektiği gözlemleniyor.

Alman polisi kayıtdışı paranın peşine düşerek uyuşturucu ile mücadele etmeye çalışırken, dünyanın değişik ülkelerinden Almanya'ya sokulan uyuşturucudan elde edilen kara paranın Türkiye üzerinden aklandığı ve bu yüzden Alman narkotik polisinin elinin kolunun bağlandığı ileri sürülüyor.

Değişik ülkelerden Almanya'ya sokulan uyuşturucu, PKK dağıtım ağı aracılığı ile sokaklarda dağıtılmakta olduğuna yukarıda vurgu yapmıştık.

 

PKK'lılar tarafından satılan uyuşturucudan elde edilen karapara 15 Nisan 2015 tarihi öncesi, Türkiye'ye özel kredi kuruluşları aracılığı ile kredi verilmiş gibi gösterilerek aklanmakta ve Almanya'ya geri sokulmaktaymış.

Türkiye'de, İran ile para transferlerinin 17 Aralık 2014 tarihinde Rıza Sarraf tarafından yürütüldüğü ortaya çıkmıştı! 15 Nisan 2015 tarihinden itibaren gümrüklerden beyansız nakit para transferlerine izin verilmesi üzerine, bu boşluktan PKK terör örgütünün de yararlandığı kaydediliyor.

Alman polisi mali açıdan uyuşturucu baronlarını çökertme yöntemi uygularken, Almanya'da uyuşturucu satışına hakim PKK terör örgütü, Türkiye'ye sorunsuz soktukları uyuşturucu parasını, banka aracılığı ile tekrar Almanya'ya nakledip bu ülkede cafe, restaurant, nargile salonları, disko, bar gibi lüks mekanlar açıp uyuşturucu ağlarını büyüttükleri ifade ediliyor.Bu yöntem sayesinde, PKK'nın kurmuş olduğu uyuşturucu dağıtım ağını her geçen gün büyüttüğü belirtiliyor.

Karadeniz uyuşturucu yapılanmasını yöneten uyuşturucu boranlarının da, PKK terör örgütüne hizmet ettiği öğreniliyor ve buna örnek olarak, 2012 yılından İstanbul'da yapılan uyuşturucu operasyonu gösteriliyor.

2012 yılından İran'dan İstanbul'a getirilen uyuşturucu, Ordu'dan yola çıkan fındık yüklü TIR'a İstanbul'da yerleştirilip Almanya'ya sevk edilirken, İstanbul polisi tarafından yapılan başarılı operasyon ile ele geçirilmişti. TIR şoförünün PKK elemanı olduğu kayıtlarda yer alırken, fındığı taşıyan TIR'ın sahibinin Karadeniz uyuşturucu yapılanmasının önemli aktörlerinden birinin akrabası olduğu bilinmekte!

Türkiye terörle mücadele noktasın da, PKK terör örgütünün finans kaynağına da darbe vurmalıdır. Aksi halde örgüt sempatizanları dağa çıkarmakta ve silah almakta zorlanmayacaktır, zira parayı veren düdüğü çalar.

Türkiye uyuşturucu ile ne derece mücadele ederse, PKK terör örgütü karşısında o derece başarılı olacaktır.

PKK konusunda en hassas bölgemiz olan Karadeniz Bölgesi'nin, uyuşturucu üzerinden PKK'yı en fazla finanse ettiği bölge olması, Türkiye'nin PKK/Uyuşturucu gerçeğini tam olarak kavrayamadığını göstermekte.

Bakalım Türkiye ne zaman uyuşturucu gerçeği ile yüzleşecek ve Karadeniz uyuşturucu yapılanmasının, PKK terör örgütüne hizmet ettiğini çözerek, Karadeniz uyuşturucu yapılanmasına karşı önlemlerini daha da fazla artıracak?..

Türkiye'de yaşanan 17 ve 24 Aralık olaylarının ardından polis ve jandarmanın dinleme izinlerinin neredeyse tamamen sınırlandırıldığı ve bu yüzden uyuşturucu ile mücadele noktasında güvenlik güçlerinin hizmet edememe noktasına geldiği öğrenildi.

Bir sonraki yazımda buluşmak umuduyla...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.