MECMA’UL ADAB

Hasan TOPUZ

Seyyit Hacı Hasan Hulusi Efendi

Sevgili dostlar;

Mecma’ul Adab adlı bu eseri arayıp bulduktan sonra büyük bir heyecanla okudum. Kitabı anlayabildiğim kadarı ile size de tanıtacağım.

Öncelikle eser Osmanlıca kelimelerden müteşekkil olduğu için Mecma’ul Adab adını anlamaya çalışalım. Mecma: toplanılacak yer, kavuşulan yer, nokta anlamına gelir. Adab(Edep): edepler ve ahlak kaideleri anlamına gelir. Adab-ı Muaşeret: görgü kaideleri, birlikte yaşama ve iyi geçinme usulleri

 

Mecma ve Adab kelimelerini manasını öğrendikten sonra kitabın adından, muhtevasını anlayabiliriz. Adabların toplandığı kitap anlamına geliyor. Kısaca ibadetlerin adabları ile birlikte öğrenilmesi demektir. Adablar kitabı da diyebiliriz.

 

KİTAP’IN TARİHCESİ

Kitap ilk defa Osmanlı Devleti’nin maarif nezaretini 3 Ekim 1889 ve 305 sayılı ruhsatı ile basılmış ve dağıtılmıştır. Hoca Efendi eseri yayınlandığı zaman Çarşamba müftülüğü görevinden emekliye ayrılmıştı. 1809 doğumlu olan Hoca Efendi 80 yaşını aşmıştı. Kitabın ilk baskısında yazdığı ön sözde şöyle diyordu << Ben sermayesiz fakir bir Çarşamba eski müftüsüyüm.>> inceliğe, zerafete , tevazzuya bakar mısınız. Koskoca Osmanlı coğrafyasında binlerce İslam alimi varken, İstanbul’da, Bağdat’ta, Kahire’de ünlü medreseler varken ne alim müderrisler varken ne anlı, şanlı müftüler, dururken <

 

Mecma’ul Adab adlı eserin değerini anlayabilmek için önce onu içine sindire sindire okuyacaksın sonra ise aradan yüz yıl geçmesine rağmen kaç defa basıldığına bakacaksın.

 

Eser, sayabildiğim kadar onlarca defa yeniden basılmış ve yayınlanmıştır. Türkiye’nin yetiştirdiği en saygın alimler tarafından günümüz Türkçesine çevrilmiştir.

Cumhuriyet devrinde ilk defa 1958 yılında günümüz Türkçesine çevrilerek yayınlanmıştır. Eseri bize yeniden kazandıran tanınmış vaiz ve hatip MUZAFFER ÖZAK’tır. Muzaffer hoca meşhur CERRAHİYE tarikatının postişinidir. Aynı zamanda ünlü bir edebiyatçıdır.

 

İkinci olarak günümüz Türkçesine çeviren meşhur İsmail Ağa Cemati Şeyhi Mahmut Şevket USTAOSMANOĞLU’dur. Demek oluyor ki kitap en büyük cemaatlerde bile ders kitabı olarak okutuluyor. Ben şahsen bir çok tarikatta okutulduğunu biliyorum.

 

Üçüncü olarak Naim ERDOĞAN tarafından günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Naim Erdoğan Elezher mezunu bir şahsiyettir. İlçemizde Mecma’ul Adab adlı bu eseri kimse bilmiyor. Çok eskiden okuyan bile kitabın yazarının Çarşamba’nın eski müftüsü olduğunu bilmiyor. İleri gelen cemaat ve tarikat önderleri bile Hasan Hulusi Efendi’nin Çarşambalı olduğundan bihaber.

 

Adı geçen eserin Latin harflerle yapılan ikinci baskısının önsözü şu satırlarla başlıyor.
Cenabı Hak’ın lütuf ve inayeti , peygamberi-zişan, Aleyhi ve Alihi salavatulla-ül Mennen efendimiz hazretlerinin immet ve Ruhaniyeti Beraketi ile Mecma’ul Adab adlı bu eseri Muzaffer Özak hoca efendi bize yaniden kazandırmıştır. Yıl 1958’den daha sonraki yıllarda ondan fazla baskı yapan eser her Müslüman’ın başucu kitabı olmaya devam ediyor. Acı veren hakikat ise, böyle meşhur bir kitabın yazarının Çarşamba’nın öz evladı olduğunu ilçemizde yirmi yıl müderrislik yaptığını on yıl ise Çarşamba müftülüğü yaptığı bilinmiyor. Daha da acı veren durum ise mezarının yerinin bilinmemesidir. Bütün aramamıza rağmen mezarın yerini bulamadık. 

Hasan Hulusi Hoca Efendi kitabı yazarken şu kaynak eserlerden yararlanmıştır.

  • Buhar-i Şerif
  • Cam-üs Sagin
  • Mesarik-i Şerif
  • Mesabih-i Şerif
  • Sir’a Serhi
  • Mefatih’ül’cinan
  • Avarif-ül Maarif
  • Ruh-ul Beyan Tefsiri
  • İhya-ı Ulumiddin
  • Bostan-ül Arifin
  • Halisat-ül Hakayık
  • Şerh-ül Minye
  • Duru Muhtan
  • Mülteka
  • Vikaye
  • Günyet-ül-Fetva
  • Şerh-ül Mecma

 

Bu zengin Bibliyografya kaynaklarında anlaşılıyor ki; MECMA’UL Adab adlı eser uzun ve yorucu çalışmaların mahsul olduğu kadar, temas ettiği her konuda şahsi ve indi hükümlere yer vermeyen, bilakis ele aldığı konuları, İslam aleminin inanılır ve güvenilir eserlerinde istinat ettiren müstesna bir Adab Mecmuasıdır.

 

İşte bu sebeplerdir ki, 123 yıl önce basılan aslını ellerinde bulundurmak bahtiyarlığına nail olanlarla on yıl önce yeniden basılan nüshaları elinde bulunduranlara yeniden bastırılarak bütün Müslümanların hizmetine vakfedilmiştir.

 

Hazırlanan yeni baskılarda ele alınan her konu Ayet-i Celilelerin ve Hadis-i şeriflerin meallerinin daha açık bir şekilde yazılarak desteklenmesidir. Kitapta geçen Ayet-i Celile, Hadisi Şerif ve dualar anlaşılır bir şekilde açıklanarak günümüz gençliğinin hizmetine sunulmuştur.

 

Müellifin aziz ruhuna Fatiha ile ithaf edecek Müslüman okuyucularımıza bu mühim eserin 10. baskısını tekrr sunabilmekten kıvanç ve mutluluklar dileriz. Salih Bilici Kitapevi. (devamı yarın)

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.