KİŞİLİK

MUSTAFA ALTIKATOĞLU

Kişiliği olan yani şahsiyet sahibi insanlar, toplumda saygın kimselerdir. Çünkü bu insanların nerede sevineceğini, nerede üzüleceğini, ne zaman öfkeleneceğini, ne zaman nasıl bağıracağını, kısaca ne zaman nasıl davranacağını kendisi kadar çevresindekilerde bilir. Kişilik sahibi kimseler çevresindekileri şaşırtmaz. Tepki göstereceği bir konuda sessiz kalmaz. Beğeneceği bir konuyu gerçekten beğenir ve bunu belli eder. Kişilik sahibi insanın zıddı kişiliksizidir. Böyle kimselerin ne zaman nerde ne yapacağını kimse bilmez. Dolayısıyla bu insanlara kimse güvenmez. İtibar etmez, değer vermez… Yol haritalarından biride karakterdir. Karakter bir insanın adı gibidir. Onun bedenine yansımış kartvizitidir.  Toplum normlarına göre ideal insan aynı zamanda karakter sahibi insandır. Karakter sahibi insan, toplumda örnek gösterilen, itibar edilen, yetki verilen, güvenilen insandır. Toplumda başarılı olan insanlarda elbette karakter sahibi insanlardır. Dolayısıyla çocukluktan itibaren insana verilen tüm eğitimlerin amacı insanın kişiliğinin ve karakterinin gelişmesi olgunlaşması için olmalıdır. Evde ailenin verdiği eğitim, kültür, ahlak ve inanç bilgisi, okulda verilmek istenen eğitim, görsel ve edebiyat dünyasında verilmek istenen eğitimlerin esas amacı da bu olmalıdır. Bizde bu vesileyle herkese geçmişten günümüze, yaşanmış, yaşanabilen menkıbe olarak kuşaktan kuşağa aktarılmış hatıra, hikâye ve menkıbeleri bulup okumalarını böyle kitapları edinmelerini, böyle bilgilerden beslenmelerini öneriyoruz. İnsanın bir özelliği de, kendi başından geçmese bile, yaşanmış olanlardan ibret alabilmesi değil midir? Yüzyıllar boyunca binlerce örneği bulunan nice vezire, krala, beye, paşaya, günümüzde iş dünyasının duayenlerine, siyasetçisine, akademisyenlerine vb. anlatılmış ve anlatılması mümkün olan “öğüt”, “ibret”, “motivasyon” ihtiva eden bu tür çalışmaların insanlığın ortaklaşa kabul ettiği ideal insan oluşturmada bir nebzede olsa fayda sağlayabileceğine inanıyoruz.  SEVMEK NEDİR? Sevgi miydi karmaşık olan, yoksa insanlar mı ? hayat değildi aslında zor olan, insanlardır zorlayan. Sevmek basitti belki de, bize gösterilen değer görmezden gelmektense karşılık vermek yeterliydi aslında. Bazen hayat hakkında, duygular hakkında,  sevmek hakkında  çok düşünmek gerekir bazen yanımıza hiçbir şey almadan çıkıp gitmek, yeni bir sabaha yeni bir şehirde  başlamak,yeni bir hayata başlamak gerekir. Hayatın zorlukları altında ezilmektense bırakıp gitmek gerekir, her şeyden uzağa. Bazen sevmek yerine umursamamak gerekir. Bazen bir şeyler gerekir, bunarlı yapacak cesaret gerekir. Bazen de ne gerektiğini bilmeyiz, en kötüsü de budur. Beklide sevmek nedir diye sormak yerine,”hayat nedir” diye sormalıyız önce…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.