KALIBININ ADAMI OLMAK (2)

İBRAHİM FETHİ SEL

Dünkü yazımızda Futbolda bir kalıbımızın olmadığından günübirlik başarılara odaklandığımızdan bahsetmiş ve futboldaki gelişemiyor oluşumuzu eleştirmiştik.

Bir futbolcu kaç yaşında nasıl şekillenir bunun sana bana göresi olmaz.

Kural bellidir, nasıl çalışırsan hangi özelliklerin gelişir bellidir.

İyi top kontrol için zaman nedir. İsabetli pas, iyi yükselme vs vs

Kondisyon nasıl yüklenilir, dayanıklılık nedir vs vs

Şimdi bunlar ülkeden ülkeye değişir şeylermidir……

Çarşamba’da adada öğrettiğimiz çocukla ,Fenerbehçe alt yapısındaki çocuk farklı idman mı yapar.

Ya Real Madrid Bayern Münich altyapısındaki çocuklar zıt istikametemi koşu yapar.

Yada Almanlar akıllı ,Türkler anlayışsızımdır.

Niye Gökhan Gönül Milli Takım seviyesinde hala duracağı yeri bilmediğini itiraf eder, niye x topçumuz son vuruş noktasında yetersizdir.

Bu ve buna benzeri açmazları kim sorgulayacak, bu milyonları kim eğitecek, kim yön verecek sorulması gereken ve çözüm bulunması gereken asıl sorun bu değilmidir.

Her hafta iki hakemin başına yık olayları, gelecek hafta hocayı değiştir, uzun vadede başkan gitsin oh ne ala…..

Milyonluk beşiklerde sallanıp duralım.

Hocalarımızın yeterli olup olmadığını sorgulayacağız çünkü bilmeyen öğretemez.

Kısacası kalıba sokacağız ve kalıptan sonra adam yetiştirmelerini bekleyeceğiz, olmayan kalıbın ürünü de olmaz vesselam.

Kalıbı olmayanlarında bir kalıpta olduklarına inanmaları ayrı bir garabet olur çünkü. Sporun sana bana ona göre kalıbı olmaz sadece sunumu farklı olabilir.

Naim Süleymanoğlu geldi ve Türk halteri bir kalıba girdi ve başarılı oldu,niye ondan önce başarılı olmadı sorgulamak gerekmez mi ?

Devam edeceğiz Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.