DEVEYE SORMUŞLAR; NEREM DOĞRU

ERTAN SAĞLAM

Geçenlerde billboardda bir yazı gördüm. Vatandaş, yapılan hizmetleri görmezden gelirmiş gibi, manevi bir yazının billboarddan reklamı yapılmış. Bir de ‘Çarşamba güzel oluyor’ sloganı ışıklı reklam panosundan bu insanlara gösteriliyor. Siz de gece çıkın, cami minaresinden Çarşamba’nın resmini çekin. Ne güzel görünüyor görürsünüz. Hani bir sözü vardır atalarımızın; ‘’İçi seni, dışı beni yakar.’’ Gece gerçekten de Çarşamba’nın tüm ışıkları yandığında çekilen fotoğraflar da gerçekten güzel görünüyor.

Peki gelelim ana konumuza. Doğalgazsız hani mahalle kalmayacaktı. Sağ olsunlar, çoğu bölgelerde yok. Büyük şehre geçeli yollarımız köstebek yuvasına döndü. Herkes suçu birbirine atıyor. Zararı vatandaş görüyor. Bu yasaya göre ana arterler, büyükşehir ara sokakları ve caddeler ilçe belediyesinin ama hani nerde mahalle aralarına girilmez oldu. Sanki Cizre sanki Suruç yolları… Çukur, kuytuk… Rezillik diz boyu…

Bir meclis üyesi kardeşime anlattım. Bana dediği şuydu; "Büyükşehir yasasında değişiklikler olacak. ondan kaynaklanan sıkıntılar var". Demek ki kanun 6 ay sonra değişecekse vay insanımızın haline… İlçe toplantısında da bu konunun gündeme geldiğini söyledi. Bahane yukarıdaki konularla aynı. Siz ne dersiniz? Bugün Çarşamba’da insan nüfusuna yakın araç var. Bu araçların maddi hasarlarını hesaplarsanız trilyonları bulmaktadır. Peki bu milli sermayeye zarar değil midir? Her aracın her çukura düşmesinde neler söylenir bilirsiniz. Bizim inancımızda bir Müslüman ayağına diken, taş batsa taşı ve dikeni oradan kaldırmak sadakaya geçer, sevaba geçer. Peki bu mantığı da bırakalım. Medeniyet yoldan geçer denir. Ama bizim buralara daha varamadığını görmekteyiz. Yeni alınan araçlar hayırlı olsun. Ama biz karda şehir içinde rehin kaldık. Kardan sonra araç alındı gösterileri. Bu millete ne anlama gelir bilemem. Bizi bilen bilir. Biz eleştirilerimizi ve idare edenlerin noksanlıklarını hep söyledik. Yine de söyleyeceğiz. Çünkü bizim gördüklerimizi onlar göremiyorlardır.

Şimdi bir gidin. O billboarda bir bakın ve benim yazımı aklınıza getirin. Bana hak vereceksiniz. Ben mahalle mahalle saymayacağım. Herkes kendi mahallesinin yollarına bir baksın. Sonra bana hak vereceklerdir. Şu Çarşamba’nın en işlek 2 caddesi Terme caddesi ve karşıda Yunus Emre caddesi. Bir şehrin merkezi, caddesinin yolları böyle olmamalıdır. Çarşamba günleri, Muhsin Yazıcıoğlu caddesi rezillik gösterisi oluşturuyor. Bunu ben görüyorum da yetkililer görmüyor mu? Ama billboardlarda Çarşamba güzel oluyor yazıyor. Ben bu pankartı görünce gülüyorum. Köyleri sık sık gezen kardeşinizim. Köy yollarında ilçe belediyemizin tabelalarını görüyorum, ne yazıyor biliyor musunuz? Çarşamba güzel oluyor. Ayıptır ya!.

Şehrin merkezini yaptınız, mamur ettiniz de köyler mi kaldı diyor insan. Bu sadece insanları aldatmaktır. Şu konuyu gündeme taşımak istiyorum. Şehir merkezinde ki Mahalle Muhtarları ne iş yapar? Mahallelerin duyarlı insanları ne yapar? Kardeşim diğer birimleri harekete geçir. Şikayet et. BİMER’e mi yazarsın. En yüksek mercilere konuyu bildirirsin. Ne yaparsan yap, olay öyle değil midir? Yoksa ben mi yanlışım. İnsanları reklam panolarıyla kandırmanın anlamı da yoktur.

Kısaca yollar rezil, bozuk… mahalle araları berbat… ana arterler rezil haldeler… Çarşamba’da alt yapı yetersiz… çöpler yol ortalarında… trafik keşmekeş… uzun lafın kısası Çarşamba güzel olamıyor. Bizler büyük şehir yasasının değişmesini beklersek daha çook güzelleşiriz diyorum.

İnsanlarımızı duyarlı olmaya, yetkilileri de görevlerini yapmaya davet ederiz diyelim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.