DARAĞACINDA BİR YÜREK

Hasan TOPUZ

Dostlar;
Yıllardır tanımadığımız veya unuttuğumuz değerleri birlikte inceleyerek yeniden tanımaya çalışıyoruz çarşambamızın taşını, toprağını,tarihini ve her türlü kültürel değerlerini gözden geçiriyoruz. Arayıp bulduğum ne varsa onları sizinle paylaşmaya çalışıyorum fakat geçmişi yazayım derken günümüz çarşambasını hepten gözden kaçıtırıyorum. Bu gün sizlere, tek suçu Çarşamba’da yaşamak olan bir şairimizden bahis edeceğim. Öğretmen şair Ümit BIYIKOĞLU; Şiirlerini DARAĞACIDA BİR YÜREK adlı kitapta topladı. İkinci baskısını yaptı. Canım şiir okumak istediği zaman hemen kitaplığımdaki darağacında bir yüreği bulurum, kitaptaki şiirlerin hepsini bitirinceye kadar bırakmam çünki, Ümitin şiirlerinde kendimi bulurum. Şiirlerdeki olayları ben yaşıyormuşum gibi duygu seline kapılırım. Ümit ile tanrı dağlarından Hira dağına at koşturduğumuz  yılları yeniden yaşarım. Darağacında bir yüreğin ikinci baskısı elime geçmedi. Biliyorum ki Ümit kardeşim çektiği acıları, sevinçleri çağlayanlar gibi dizelere dökmüştür. O bizim gibi karalamaya çalışan değil hakiki bir şairdir, değeri bilinmeyen bir sanatçıdır. İnsanı, insanın düşünce derinliklerini şiirlerinde gergef gibi işlemiştir.
ÇARŞAMBADAN DÜNYA’YA SESLENEN TEK ADAM
Darağacındaki bir yürek, kendisi ile ve kendi nesli ile mücadele eden bir insanın macerasıdır.  Biraz sonra kitaptan bölümler aktarınca göreceksiniz; bazen insanın derinliklerine dolar gider. Bazen yanık bir türkü tutturur. Bazen kendimi çok ağır şekilde tenkil eder. Gah, haram yiyenlere hırsızlara haykırır. Gah acılarını, hayal kırıklıklarını dizelere döker. Şairin dizeleri zaten kendisini yansıtır. Yürek yaresi, coşku, gerçekleşmeyen ülküler, yalnız bırakılmalar. Acılar,acılar kitabı alın okuyun sizde dizelerde benim gibi kendinizi bulacaksınız. İşte size DAR AĞACINDA BİR YÜREKTEN seçtiklerim:

Namaz kılar, sözde oruç tutarız!
Helal haram, ne bulursak yutarız.
Hatır için memur,müdür atarız,
İş ehlinden olduk, kurtar bizi yarabbi!

Günümüz Türkiye’sini, bu dizeden daha iyi nasıl anlatabiliiriz.
           
YEMİN
Kırk yıl zincire vursalar, suçlu diye gönlümü!
O gönülki benimse, vaz geçmez sevdasından.
Yaklaşsam adım, adım susuzluktan ölüme
İnan aşk şarabını içmez yaban taşından!
Büyük dava adamlığı daha nasıl anlatılır? Ben yakından tanığıyım gibi; aynen kendisini anlatıyor.

Ruh adam şiirinden bir dörtlük
Düşünürsen biraz derin!
Hesabı zor, yokla varın.
İster bugün, ister yarın,
Seni, bende arasınlar!

Ben bu dörtlükteki derinliği ancak Sezai KARAKOÇ gibi şairlerde görüyorum. Bu topraklardan bir tane daha, DARAĞACINDA BİR YÜREK çıkarmı  bilmiyorum. Kadir, kıymet bilmediğimizi de çok iyi biliyorum!

Gün gelirde apansız göçersem sonsuzluğa,
Ağlamasın hiç kimse, yasa ihtiyacım yok!
İstemem, çalı bile dikmeyi,baş ucuma!
Mezarımı belirleyen taşa ihtiyacım yok!

Ümit kardeşim bu dörtlüğünde kendini çok güzel ifade etmiş. Hakikaten aynen o dörtlükteki gibi adam o…
Küçücük kızı öldüğü zaman nasıl kahroluyor o dizeleri okuyanlar benim gibi göz yaşlarına boğuluyolar. Helede kızının adını aldığı Ruh Adam romanını yakması varya doğrusu benide yaktı…
Yeni doğan oğlu için yazdığı dizeleri defalarca okudum, kendi oğlumun doğduğu günleri yeniden yaşadım.
Milliyetçiliğin aşk derecesine varan derinliği daha güzel nasıl anlatılır nasıl anlatılır?

Kalk yokluğunda İSLAM, döndü şaşkına kalk!
Kalk, ümmeti olduğun MUHAMMET aşkına kalk!

Hepimizin yüreğinin parça, parça olduğu CEVHER DUDAEV’in şehadeti işte böyle anlatılır.!
Zamanın gerçeğine inat!

Ağlamayacağım bu akşam!
Göz yaşlarım
Sonunda, nokta olmayacak dizelerimin!

Sevgili Dostlar,
Yukarda bölümlerini aktardığım DARAĞACINDAKİ BİR YÜREK teki şiirler gerçekten inanmış bir idealistin haykırışlarıdır. Bu şiirler Çarşamba’da yazılmıştır. Bu dizelerin sahibi otuz beş yıldan fazla kendini Çarşamba eğitim ve öğretimine vermiş bir öğretmen. Üstelik doğru dürüst kitabı olan tek ÇARŞAMBALI ŞAİR. Kimsenin bundan haberi bile yok. Darağacındaki yüreğin şairlerini alıp okumak her çarşambalı için bir borçtur. Şimdi gelelim kendimize, biraz kendimize bakalım.
ÇARŞAMBANIN HALİ, PÜR MELALİ
Kentimizin nüfusu 70 bini buldu. Çevresi ile birlikte 20 bini buluyor. İlçemizin ekonomik durumu iyi sayılır. Halkımızın büyük kısmının gelir düzeyi yüksek. Berde madalyonun öbür yanına bakalım:
Kentimizde bir tek gazete bizim gazetemiz HABER EXPRES çıkıyor, o da hangi şartlarda çıkıyor ben çok iyi biliyorum. İlçenin kütüphanesi bom boş kimse gelmiyor. Şehirde hiçbir kültürel etkinlik yapılmıyor.
Bir ilçe milli eğitim müdürlüğümüz var ki, evlere şenlik. Müdür beyin sosyal faaliyetmiş kültürel çalışmalarmış o taraklarda hiç bezi yok. Halk eğitim müdürlüğü şiir ve öykü yarışması düzenleyemezmi? Ümit Hoca gibi kaç tane var, ondan yararlanılmazmı? Kültürel çalışmaların değerini bilen kaymakamlar, belediye başkanları, milli eğitim müdürleri, halk eğitim müdürleri o ilçeyi ayağa kaldırırlar. Biz hakikaten kültürel çalışmalar bakımından talihsiz bir ilçeyiz, sahip çıkan yok. Onun içinde DARAĞACINDAKİ YÜREKLER az çıkıyor, onların kıymetini bilmiyoruz.
Tasa etme be ümit kardas;”bizi sevdamızdan hiç kimse vaz geçiremez” sen yazmaya devam et ne yapalım “baht utansın”.  Hasan TOPUZ

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.