CANIM TÜRKİYE’M GEÇMİŞ OLSUN

MUSTAFA ALTIKATOĞLU

Türkiye aynı gün içerisinde iki büyük depremi yaşadı. 6 Şubat 2023 tarihinde kısa aralıklarla meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 10 ili, onlarca ilçeyi çok sayıda köyü içine alan 13 milyon insanın yaşadığı büyük bir sahada meydana geldi. Sadece bizdeki değil, dünyanın muhtelif yerlerinde uzmanlar da hadisenin tarihte çok az görülecek çapta olduğunu açıklamaktalar. Darbe büyük oldu. Yara derin oldu. Kayıplar çok oldu, yıkımlar fazla oldu…

Bu şartlarda zararı asgari seviyede tutmak, yaraları acilen sarmak, şartları acilen düzeltmek gerekirdi. Bu maksatla ilk andan itibaren Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı, bütün bakanlar sahaya indiler. Afad, Kızılay, ilgili askeri birlikler ve emniyet gücü, devletin konuyla alakalı her Teşkilat devreye girdiler. Hastaneler faaliyetteydi. Cankurtaran uçaklar çalışıyordu. Yardımlar aralıksız yapılıyor ve arama kurtarma ekipleri Çanakkale kahramanlarını hatırlatan bir fedakârlıkla destanlar yazıyorlardı. Fakat bunlar göz önündeyken bazıları aksine konuşuyordu. Bazı manşet ve kemlerde kin, kan ve nefret damlıyordu. Bazıları cahilliğinden bazıları kasıtlarından devlete, hükümete, devleti yönetenlere yalan yanlış sözler söylediler. “Artık Gidin” diyenler vardı.

Seçimlerin eşiğindeyken bunu söylemenin izah edilir bir etrafı olabilir mi? Bu cumhurbaşkanını ve bu iktidarı vatandaş seçti ve öyle takdir ederse yine o gönderir. Kimse ne zorla işbaşına gelebilir ve ne de halka rağmen orada durabilir. Gitmesini istedikleri, milletin doğrudan kendi oyuyla seçtiği, yüzde 52 oy almış bir Cumhurbaşkanı ve yüzde 40’tan fazla oyla işbaşında olan bu iktidardır. Bu rakamların her biri, muhalefetin toplam oyundan fazladır. Böylesi keskin çıkışlar, 30 milyon civarında vatandaşın tercihi ve takdirini yok saymaktır.

Bazı politikacılar, gittikleri afet bölgelerinde sorumsuzca konuştular. Olanlar inkâr edildi, kaçınılmaz bazı hatalar abartıldı, “Millet devleti kurtarıyor” gibi kara mizah cümleleri kurdular. Halkı kışkırtmaya çalıştılar. Kendinden habersiz bazı muhabirler hayal âlemlerin de gezindiler. İhtiraslarına esir olmuş bazı kişiler, bunarlı yaparken devlet hükümet, diyanet, Mehmetçik, polis, jandarma kurtarma ekipleri, hava yolları, hastaneler ve daha ne varsa her biri her saniye işbaşındaydı. Kurtarılanlar veya onarlın yakınları, Cumhurbaşkanına sarılıyor, hayır dua ediyorlardı. Evi yıkılmış yakını ölmüş fakat buna rağmen devletine ve devletini yönetenlere en ufak kırıcı bir cümle sarf etmeyen, aksine onlara destek çıkan vatandaşlarda gözlerimizi yaşartmaya devam ediyorlardı.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.