28 ŞUBAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİM

ERTAN SAĞLAM

Post-Modern Darbe olarak tarihine geçen 28 Şubat tarihi Türk Siyaset tarihine ‘kara leke’ olarak geçmiştir.
28 Şubat; bu ülkede dinin en çok zarar gördüğü zamanlardandır.
28 Şubat; Müslümanların ezildiği, horlandığı, dışlandığı bir tarihtir.
Bu millet 28Şubat’ı unutmamıştır .
Bende o dönemlerin mağdurlarından, sıkıntı çekenlerinden birisiyim…

Refah Partisi’nin zaferini hazmedemeyen dış güçler ve iş birlikçi yerli ortakları;
Ülkeyi karıştırmak pahasına her türlü olaylara başvurdular.
Rahmetli Erbakan hocam 11 aylık süreçte gereken dik duruşu mücadelesini, Rahmetli Muhsin Başkanla beraber gerçekleştirmişti…

Ama Askeriye, HSYK’sı, Kartal Medyası, iş adamları ve bazı sendikalar 28 Şubat’ta büyük rol oynadılar. İmam hatipler ve baş örtüsü mağdurları bu tarihte çok çile çektiler.
28 Şubat ‘ta Müslümanlar baskı maruz kaldı ve mağdur edildiler.
Sahte şeyhler çıkartılarak İslam’a kin kusturdular .
Üniversitelerde islamcı gençleri,başörtülü bacılarımıza işkence ettiler.
O zamanın sol fraksiyonu bu olaylarda büyük rol almıştır.
Zamanın Cumhurbaşkanı, Muhalefet Lideri olanların ikisi de hesap yerindeler!
***
Cumhuriyet  tarihinde ilk denk bütçeyi Erbakan 11aylık iktidarında gerçekleştirmiştir.
O günleri hatırlarken başrol oyuncularını tabi ki kötü roldekileri hep anlarsınız, çok iyi anlıyorum. Onlara olan kinimi ve nefretimi bilemezsiniz.
Şimdi bu güruhun elemanları ve soydaşları şu an yine sahnedeler,ama borazanları sökmediği için havlayıp durmaktadırlar.

Şimdiki gençliğimiz 28 Şubatta baskıcı rejimi iyi anlamayabilir.
‘Baş örtülüler Arabistan’a gitsin. Bu bayana haddini bildirin’ diyen odun kafalılar şimdi hesaplarını öbür tarafta verirler.

Çok zahmet altında kaldık, çok horlandık ama hiç gocunmadık ve hep o günlerde gurur duydum ve halen onurluyum biz fazla sıkıntı çekmedik.
Diyor ya Mevla, “Siz onların çektiğini çekmeden  cennete gireceğinizi mi sandınız?’’ ayeti bize düstur olmuştur…

Değerli okurlarım;
O dönemde bütün Türkiye mağdur olmuştur.
‘Vural Savaşı’ unutamam.
Sincan’da tankları yürütenleri unutamam…
Bacılarımı ikna  odalarına sokanları unutamam!...
‘Başörtülüler Arabistan’a, İran’a , bu kadına haddini  bildirin’ diyenleri unutamam!...
Okul önünde eziyet çektirenleri unutamam…
Polis ve jandarma baskılarını unutmam!
Bunlar aklıma gelenlerdir.
Her doğumun sancılı olduğu gibi bu doğumda sancılı olmuş.
Sonunda ülkem bu sıkıntıları aşmış, ülke kot kafalı idarecilerden kurtulmuştu.

‘Olayı nereye getireceksin’ derseniz?

Siz  28 şubatta  bu milletin anasını ağlatacaksınız!
Cumhuriyet tarihinde İstiklal Mahkemeleri adı altında bu milleti horlayacak, asacaksın, İslam adına rencide edeceksiniz, İnkılap adına halkına zulüm yapacaksın ve ben sana uyacağım!
OLAMAZ!
Olsa kendi tabiatıma aykırılık olur.
İnsanlığıma aykırılık olur, karakterime aykırılık olur diyorum.
Hani spor müsabakalarında bir slogan vardır ya;
“Başkan şampiyon yap bizi cehennemde yak bizi” gibi…
Bu millet uysal koyun değil artık. Bu insanları  ötekileştiremeyeceksiniz…

15 Temmuz bu necip milletin uyanışı olmuştur.
Şu an ülkemde bu ayak oyunlarının oynandığını görmekteyiz.
16 Nisan bu ülkenin dönüm noktasıdır.
Çünkü 28 Şubat kalıntılarının  ve diğerlerinin sonları olacaktır.
Sizlerden bir ricam, 28 şubatın başrol oyuncularını ve hayatlarını araştırın 
Hepsi helak olmuş, Allah’ın gazabına uğramışlarıdır.
Allah’ım bu millete bir daha 28 şubatlar yaşatmasın…
Bu vesileyle Erbakan hocam ve Muhsin başkanı rahmetle anıyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.