Sbs Modeli Milli Tecrübelerden Oluşturulacak

Sbs Modeli Milli Tecrübelerden Oluşturulacak
Milli Eğitim Bakanı Avcı, SBS'de yapılacak değişiklikle ilgili olarak, ''Tamamen Türkiye'nin kendi milli tecrübesini değerlendirerek oluşturacağımız bir model olacak'

 

TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin soru önergelerini yanıtlayan Avcı, yönetici atamaları için yeni bir yönetmelik çalışması yaptıklarını belirterek, merkezde yapılan çalışmaları bizzat sahada il ve ilçe milli eğitim müdürleri ile öğretmenlerin de görüşlerini alarak sonuçlandırmak istediklerini söyledi. ''Yönetici atamalarında bir miktar gecikme var. Telefi için çalışıyoruz'' diyen Avcı, sahada gerçek sorunları bilen kişilerin görüşlerinin hesaba katıldığı bir yönetmelik yapmak istediklerini vurguladı.

Seviye Belirleme Sınavları (SBS) konusundaki değişiklik olup olmayacağı sorusuna karşılık Avcı, şunları kaydetti:

''SBS konusunda genel ilkelerden söz ettiğiniz zaman bile sanki sıfırdan yeni model icat ediliyormuş gibi bir takım spekülasyonlara yol açıyor. Bugüne kadar uygulanmakta olan SBS, aslında kendi içinde tutarlı ve başarılı. Kimsenin en azından sonuçlarına itiraz etmediği bir sınav var. Bu sınavda eğer haksızlık, yanlışlık, zaaf varsa, bu sınava takılan tüm çocuklar için geçerli. Sınav, çocukların bir kısmını haksız olarak diğerlerinin önüne geçiren bir sınav değil. En azından formel olarak adaletli. Fakat hem sınavın test tekniği olması hem de sınavda kullanılan soruların dayandığı havuz; çocukların ortaokul boyunca aldığı eğitimi yok sayan, yeteri kadar değerlendirmeyen, daha çok son sınıflarda dershanelerdeki edinilen test becerisine dayalı, o becerileri edinmiş çocukların daha başarılı olduğu bir sınav. Dolayasıyla ortaokulda verdiğimiz eğitimin, öğrenciler ve veliler tarafından da çok fazla ciddiye alınmamasına yol açan sınav uygulamasıdır. O yüzden ben göreve başlamadan önce MEB'de başlatılan çalışmaların devamı olarak süren çalışmalarla, hem bu adaleti sağlamak hem de çocukların dört yıl boyunca ortaokulda alacakları eğitimi bir kenara itmeyen, o eğitimi değerlendiren, o eğitimdeki performans ve başarıyı da değerlendiren, hatta çocukların ders dışındaki etkinliklerini de hesaba katan, böylece onları ilgi, yetenek ve becerilerine göre uygun okullara yönlendirmemizi sağlayan düzenleme yapabilir miyiz, bunun üzerinde çalışıyoruz.

Ama bu, bugünde yarına gerçekleştirilebilecek bir çalışma değil. Zaten aceleye de getirilmemesi lazım. Geçmiş uygulamalarımızdaki doğruları, yanlışları, tecrübelerimizi masaya yatıran, orada iyi yaptıklarımızı yeni düzenlemeye katan, yanlış yaptıklarımızı sakınan bir çalışmanın içindeyiz. Önümüzdeki yıl zaten okul türlerine azaltılmasına yönelik ilke kararımız vardı. Bu çerçevede tüm liselerimiz, Anadolu Lisesi statüsüne getiriliyor. Her çocuğumuz kendisine en yakın yerleşimde Anadolu Lisesi bulma şansına sahip olacak. Adrese dayalı yerleştirme için önemli fırsat oluşturabileceğimizi düşünüyoruz. Buna rağmen bazı okulların, özelikli okulların kapısında yığılma olacaktır, bu kaçınılmazdır. Onlar için ayrı sınav ve seçme düzeni üzerinde çalışıyoruz. Son zamanlarda biraz magazinel, Kazak sistemi gibi değerlendirmeler var. Tamamen Türkiye'nin kendi milli tecrübesini değerlendirerek oluşturacağımız bir model olacak.''

Avcı, bu yıl yapılacak KPSS'ye alan sorularının ilave edileceğini, bunun öteden beri öğretmen adaylarının talebi olduğunu kaydetti. Öğretmen adaylarının alanları gözetilmeksizin genel değerlendirmeden aldıkları puanla atanmaktan şikayetçi olduklarını hatırlatan Avcı, ''Önümüzdeki KPSS'de öğretmen adaylarına mezun oldukları alana ilişkin sorular da sorulacaktır. Her alan öğretmeni, kendi alandaşlarıyla yarışacağı için daha adil düzenleme olacağını varsayıyoruz'' diye konuştu.

  ''Andın kaldırılmasına yönelik çalışma yok''

  Bir yerleşim biriminde lise açılabilmesi için okulun açılacağı yerin merkez nüfusunun 10 bin, ilçeye bağlı köylerle birlike ile en az 20 bin olması şartı arandığını anımsatan Avcı, bu nüfusun altındaki yerler için lise açılma tekliflerinin değerlendirilmediğini bildirdi.

Avcı, resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere imzalatılan taahhütname olmadığını, ayrıca okullarda her sabah okutulan andın kaldırılmasına yönelik bakanlıkta herhangi bir çalışma bulunmadığını vurguladı.

Ortaokulların şehir dışına çıkarılması konusunda bir çalışma olmadığını ifade eden Avcı, bir başka soruyu yanıtlarken, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Emin Zararsız ile eski Milli Eğitim Bakanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ömer Dinçer arasında herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığını söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Eğitim