Samsun'da kanser ve hastalıklar onu yıldırmadı: 55 yaşında üniversiteli oldu
Samsun'da kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadele eden 56 yaşındaki Gönül Kahvecioğlu, yaşadığı zorluklara rağmen eğitim azmiyle örnek oluyor.
Samsun'da yaşayan, yakın zamanda kanser teşhisi konulan ve her iki bacağındaki toplardamar tıkanıklığı nedeniyle yürümekte güçlük çeken 56 yaşındaki Gönül Kahvecioğlu, hastalıklara teslim olmak yerine eğitimle hayata tutundu. Kızının tavsiyesi üzerine 55 yaşında üniversite sınavına giren Kahvecioğlu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Arka-Yüz Yazılım Geliştirme Bölümü'nü kazandı.
Zorunlu stajını Atakum Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde tamamlayarak belediyenin "en yaşlı stajyeri" unvanını alan Kahvecioğlu, staj süresi bitmesine rağmen öğrendiklerini pekiştirmek amacıyla gönüllü stajyer olarak çalışmaya devam ediyor.
"Gençlere ve benim gibi hastalara örnek olmak istiyorum"
Sağlık sorunlarına rağmen hem okuyarak hem de çalışarak hastalara umut olmak istediğini belirten Gönül Kahvecioğlu, sürece nasıl başlaması hakkında, "Kanserden şekere, astımdan tansiyon ve migrene kadar birçok hastalık beni yakaladı. Şu anda da bacaklarımda toplardamar tıkanıklığı var. Tamamen hayattan ümidimi kesmiştim. Kızım beni tekrar hayata döndürmek için teşvik etti ve birlikte üniversite sınavlarına girdik. Daha önce mimari restorasyon bölümünü kazanmıştım ancak şehir dışında olduğu için gidememiştim. Bu kez Samsun'da Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ni kazandım ve kayıt oldum. Hayata tekrar tutunmak, gençlere örnek olmak ve benim gibi hastaların mücadele etmesini sağlamak için şu anda üniversitedeyim" dedi.
"Bilgisayarın B'sini bilmiyordum, stajda 10 parmak kullanmayı öğrendim"
Daha önce açık öğretimden ilahiyat fakültesini de bitirdiğini ancak bilgisayarla hiç tanışmadığını ifade eden Kahvecioğlu, Atakum Belediyesi'ndeki staj sürecinin kendisine kattıkları hakkında "Bilgi işlem bölümünde okuduğum için zorunlu stajımı Atakum Belediyesi'nde yaptım. 56 yaşında biri ilk kez burada staj yapıyor. Stajımın birinci haftasında kablo çakmayı öğrendik, ikinci haftamızda ise 10 parmak klavye çalışması yaptık ve proje geliştirdik. Eskiden daktilo kullanırdım, staj öncesinde bilgisayarın B'sini bile bilmiyordum. Belediyedeki çalışma arkadaşlarımın hepsi bana bir kardeş, bir hoca gibi yardım etti. Hepsine minnettarım" diye konuştu.
"Savaşmayı bırakırsanız kazanamazsınız, okumanın yaşı yok"
Vücudunun birçok noktasında lezyonlar ve belinde 18 sinir sıkışması bulunmasına rağmen mücadeleyi elden bırakmadığını vurgulayan Kahvecioğlu, üniversite ortamının kendisine büyük bir moral kaynağı olduğunu dile getirdi.
Amfiye girmenin ve gençlerle bir arada olmanın sağlığına da olumlu yansıdığını belirten Kahvecioğlu, "Hastalık sonrasında kendinizi bırakırsanız süreç çok hızlı ilerliyor. Hayatla mücadelede önce Allah'a inanmak, savaşmak ve pozitif enerjiyi bırakmamak gerekiyor. Amfiye gitmek bana çok iyi geldi. Metabolizmam çalışmadığı için 20 yıldır hiçbir hekim bana kilo verdirememişti ancak öğrencilerle bir arada olmanın verdiği mutlulukla 15 kilo verdim. Bu durumdaki insanların çok mücadele etmesi gerekiyor, ayrıca okumanın yaşı yok" şeklinde kouştu.