Samsun'da 40 yıllık kemençe tutkusunu sokaklara taşıyor
Samsun'un İlkadım ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Nizam Yıldırım, çocukluk yıllarında başladığı kemençe serüvenini yaklaşık 40 yıldır aralıksız sürdürüyor.
Karadeniz müziğinin en önemli enstrümanlarından biri olan kemençeyi hayatının merkezine koyan Nizam Yıldırım, Samsun’da sokak aralarında, çarşı ve kalabalık alanlarda vatandaşlara mini konserler vererek hem geleneği yaşatıyor hem de müziği halkla buluşturuyor.
Aslen Bafralı olan ancak uzun yıllardır Samsun’un İlkadım ilçesinde yaşayan Yıldırım, müzikle ilk tanışmasının tamamen merakla başladığını anlattı. Çocuk yaşlarda kemençeyi ilk kez gördüğünü belirten Yıldırım, “10 yaşındaydım, kemençeyi ilk gördüğümde çok merak ettim. Bunun adı ne, nasıl çalınıyor diye sordum. Kemençe dediler. Nasıl alınır, nasıl yapılır diye araştırdım. O zaman profesyonel değildim. Sonra tesadüfen bir yerden elime geçti. Aldım ve başladım” dedi.
Zurnadan kemençeye uzanan değişim
Kemençeye başlamadan önce farklı bir enstrümanla uğraştığını söyleyen Yıldırım, müzik yolculuğunun zorlu ama öğretici bir süreç olduğunu dile getirerek, “Ben aslında zurna çalıyordum, zurnacıydım. Sonra yavaş yavaş kemençeye yöneldim. Kendi kendime çalıştım, geliştirdim. Kolay olmadı ama pes etmedim. Zamanla klipler yaptım. Allah’a şükürler olsun, bugünlere kadar geldim” diye konuştu.
Sokaklarda mini konserlerle halkla buluşma
Yıldırım, yıllar içinde hem çevresinden hem de dinleyenlerden büyük destek gördüğünü belirterek, müzikte geldiği noktayı “emek ve sabır” ile açıkladı. Yıldırım, “Halk bana ilgi gösterdi. İnsanlar dinledi, sevdi. Allah da ‘yürü kulum’ dedi. Ben de çalıştım, uğraştım. Şükürler olsun, sanatımın en üst noktasına kadar çıktığımı düşünüyorum” diye belirtti.
“Kemençeyi herkes çalar ama türkü söylemek başka”
Kemençe çalmanın kendisi için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Yıldırım, kendisini diğer kemençe icracılarından ayıran özelliğini ise şu sözlerle anlattı:
“Kemençeyi herkes çalar ama herkes benim gibi türkü söyleyemez. Ben çalarken aynı zamanda türkü de söylüyorum. Bu bana has bir şey. Bana bir isim söylesinler ben o isimlere türkü yakarım. Bu kolay bir iş değil.”
Repertuvarında Karadeniz’in sevilen türküleri olduğunu belirten Yıldırım, özellikle bazı eserlerin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Yeşilördek türküsünü çalıyorum, Zahide’m var. Bunları çalarken hem kemençeyi konuşturuyorum hem de söylüyorum. Her kemençe çalan bunu yapamaz. Bu iş biraz gönül işi” diye kaydetti. Sokak performanslarının en büyük amacının kemençeyi tanıtmak olduğunu belirten Yıldırım, “Benim derdim sadece çalmak değil, insanlara kemençeyi sevdirmek” dedi.



