Saadet Partisi'nde kongre iptali krizi
Saadet Partisi içinde bir süredir devam eden kongre tartışmaları yargıya taşındı. Partinin 2024 yılı sonunda gerçekleştirdiği büyük kongrenin iptali ve yönetime kayyum atanması talebiyle açılan kritik dava için geri sayım başladı.
Saadet Partisi’nde sular durulmuyor. 24 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilen ve Mahmut Arıkan’ın Genel Başkan seçildiği 9. Olağan Kongre, hukuki bir sınavla karşı karşıya. Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada, kongrenin usulsüz olduğu iddia edilerek iptali isteniyor.
İl ve İlçe Kongrelerinde "Süre" İtirazı
Eski Van İl Başkanı Mehmet Necip Yavuzer ve beraberindeki heyet tarafından açılan davanın temel dayanağı, teşkilat kongrelerinin zamanında yapılmamış olması. Dava dilekçesinde; İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Gaziantep gibi kritik iller de dahil olmak üzere birçok noktada il ve ilçe kongrelerinin yasal süreler içerisinde tamamlanmadığı öne sürülüyor.
"789 Delegenin Vasıf Sorunu" İddiası
Davacılar, yerel kongrelerin usulüne uygun yapılmamasının büyük kongredeki delege yapısını da sakatladığını savunuyor. Dilekçede yer alan iddiaya göre; kongrede oy kullanan 1026 delegeden 789'u, yasal olarak delege vasfına sahip değil. Bu durumun seçimin meşruiyetini ortadan kaldırdığı belirtilerek, sonuçların geçersiz sayılması talep ediliyor.
Yönetime Kayyım Talebi
Dava dosyasındaki en dikkat çekici maddelerden biri de partinin kayyum heyeti tarafından yönetilmesi isteği oldu. Davacılar; eski Keçiören İlçe Başkanı Davut Açıkgöz, parti üyesi Sedat Tarhan ve akademisyen Kenan Karagöz’den oluşacak bir heyetin partiyi olağanüstü kongreye hazırlamasını talep etti.
Seçimlere Katılım Riski mi Doğuyor?
Eğer mahkeme 11 Mayıs’taki duruşmada kongrenin iptali yönünde bir karar verirse, Saadet Partisi’ni zorlu bir süreç bekliyor. Hukukçular ve siyasi analistler, olası bir iptal ve kayyum atamasının partinin teşkilat yapısını sarsabileceğini, hatta seçimlere katılım sürecini yasal olarak riske sokabileceğini ifade ediyor.