<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Haber Expres - Samsun Haber - Gündem Haberleri</title>
      <link>https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Samsun ve Gündeme dair en güncel haberlere, son dakika gelişmelerine Haber Expres Gazetesi ile ulaşın.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Mon, 05 Oct 2026 08:18:10 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.haberexpres.com.tr/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından kış ayları için bağışıklığı güçlendirme önerileri]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kis-aylari-icin-bagisikligi-guclendirme-onerileri/172377/</link>
            <description><![CDATA[Havaların soğumasıyla artan hastalıklara dikkati çeken Diyetisyen Gizem Güneş, su tüketiminin azaltılmaması ve beslenmede fermente gıdalar ile C vitaminine ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kis-aylari-icin-bagisikligi-guclendirme-onerileri/172377/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 22:38:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mevsim geçişleri ve havaların hızlıca soğumasıyla birlikte grip ile soğuk algınlığı vakalarında artış yaşanmaya başladı. Diyetisyen Gizem Güneş, hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmenin yolunun sofralardan geçtiğini ifade etti.</p><p>Havaların soğumasıyla birlikte su tüketiminin azaldığını hatırlatan Güneş, 'Bunu tekrar arttırarak yani her zaman olduğu gibi 2.5 - 3 litre bandında tutarak bağışıklığımızı olabildiğince arttırabiliriz' dedi.</p><p>Bağışıklığın temel unsurunun bağırsaklar olduğunu aktaran Güneş, menülerde yoğurt, süt ve ayran gibi ürünlerin eksik edilmemesi gerektiğini kaydetti. Güneş, pancar ve turşu gibi fermente ürünlerle bağırsaktaki prebiyotik ile probiyotik miktarının artırılarak bağışıklığın güçlü kılınabileceğini söyledi.</p><p>Beslenmede C vitamininin önemine de değinen Güneş, 'C vitamini deyince aklımıza turunçgiller geliyor ama turunçgillerden daha fazla C vitamini içeren brokoli, kırmızı biber, kivi, yine olabildiğince maydanoz gibi sebzeleri de sofralarımıza ekleyerek bağışıklığımızı güçlendirmeye yardımcı olabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Güneş, güçlü bir bağışıklık için sağlam bir beslenme düzenine ihtiyaç duyulduğunu belirterek besinlerin gün içindeki öğünlere dengeli şekilde eklenmesi gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-kis-aylari-icin-bag_1791141913_mji5Kt.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından kış ayları için bağışıklığı güçlendirme önerileri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-kis-aylari-icin-bag_1791141913_mji5Kt.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kış öncesi aktarların yolu tutuluyor: Bitkisel ürünlere ilgi arttı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kis-oncesi-aktarlarin-yolu-tutuluyor-bitkisel-urunlere-ilgi-artti/172008/</link>
            <description><![CDATA[Havaların soğumasıyla birlikte kış aylarında tüketilen bitkisel ürünlere ve doğal ürünlere olan ilgi de artmaya başladı. Ihlamurdan adaçayına, zencefilden kuşburnuna kadar pek çok ürün, soğuk havalarda vücudu desteklemek isteyen vatandaşların tercihi oluyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kis-oncesi-aktarlarin-yolu-tutuluyor-bitkisel-urunlere-ilgi-artti/172008/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 09:25:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kis-oncesi-aktarlarin-yolu-tut_1790749524_6NUZwp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kış öncesi aktarların yolu tutuluyor: Bitkisel ürünlere ilgi arttı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kis-oncesi-aktarlarin-yolu-tut_1790749524_6NUZwp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Soğuk havalara bağlı kalp krizi riski artıyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/soguk-havalara-bagli-kalp-krizi-riski-artiyor/171985/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Kalp Sağlığı Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Kayseri Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Çetin; soğuk havalarda kalp krizi riskinin arttığını ifade ederek vatandaşlara kalp sağlığını ihmal etmemeleri uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/soguk-havalara-bagli-kalp-krizi-riski-artiyor/171985/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 19:25:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Çetin özellikle ailesinde kalp hastalığı bulunan, şeker, tansiyon, kolesterol ve sigara gibi risk faktörleri taşıyan vatandaşların kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti. Kalp sağlığı açısından düzenli kontrollerin önemine dikkat çeken Çetin, '29 Eylül her yıl Dünya Kalp Sağlığı Günü olarak kutlanıyor. Bizler de kalp sağlığı açısından farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Aile öyküsü olan, çeşitli risk faktörleri olan hastalarımızın muayenelerini aksatmamaları gerektiğini, şikayet ve semptomu olan hastaların hastaneye gecikmeden başvurmaları gerektiği konusunda bir takım uyarılarda bulunuyoruz' dedi.</p><strong>'Erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaş sonrası kontroller ihmal edilmemeli'</strong><p>Aile öyküsünün yanı sıra diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve sigaranın önemli risk faktörleri olduğunu ifade eden Çetin, 'Aile öyküsü, şeker, tansiyon, kolesterol, sigara gibi risk faktörü olan hastalarımızın özellikle belli bir yaşa ulaştıktan sonra; erkeklerde 40 yaş, kadınlarda 50 yaş sonrası ihmal etmemesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın rutin kalp kontrollerini yaptırmalarını istiyoruz' diye konuştu.</p><strong>'Kışın soğuk havalara bağlı kalp krizi riski artıyor'</strong><p>Mevsim geçişlerinin de kalp hastaları açısından dikkat edilmesi gereken dönemler olduğunun altını çizen Dr. Çetin, yaz aylarında sıvı kaybına bağlı tansiyon düşüklüğü ve kalp yetmezliği hastalarında bazı şikayetlerin ortaya çıkabildiğini söyledi. Kış mevsiminde ise soğuk havaların kalp krizi riskini artırabildiğini belirten Çetin, 'Mevsim geçişlerinde bir takım kalp hastalıklarını sık görüyoruz. Yaz mevsimine girerken özellikle sıvı kaybına bağlı tansiyon düşüklüğü, kalp yetmezliği hastalarında bir takım şikayetler ortaya çıkıyor. Önümüz kış; kış mevsiminde de soğuk havalara bağlı kalp krizlerinin arttığını biliyoruz. Bu da yine soğuk havadan kaynaklı kalp damarlarında bir takım büzüşmelere bağlı olarak kalp krizi riski artıyor' ifadelerini kullandı.</p><p>Kalp rahatsızlığı bulunan vatandaşların mevsim geçişlerinde daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Murat Çetin, 'Mevsim geçişlerinde özellikle dikkat etmemiz gereken şeyler var. Yine şikayeti olan hastalarımızın, altta yatan kalp rahatsızlığı olan hastalarımızın kontrollerini ihmal etmemelerini, şikayetleri varsa hastaneye başvurmaları konusunda özellikle uyarıda bulunmak istiyoruz' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/soguk-havalara-bagli-kalp-kriz_1790699126_cBJt5q.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Soğuk havalara bağlı kalp krizi riski artıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/soguk-havalara-bagli-kalp-kriz_1790699126_cBJt5q.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda geçmeyen karın ağrısı, apandisit belirtisi olabilir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/cocuklarda-gecmeyen-karin-agrisi-apandisit-belirtisi-olabilir/171834/</link>
            <description><![CDATA[Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, geçmeyen ve giderek şiddetlenen karın ağrısının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken hekim değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/cocuklarda-gecmeyen-karin-agrisi-apandisit-belirtisi-olabilir/171834/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 23:45:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Apandisitin, kalın bağırsağın başlangıç bölümünde bulunan apendiksin iltihaplanmasıyla ortaya çıktığını belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, çocuklarda karın ağrısının yanı sıra iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateşin sık görülen belirtiler arasında yer aldığını söyledi. Bazı çocuklarda ise bu tabloya ishal ve karında hassasiyetin de eşlik edebildiğini ifade eden Mehdi, belirtilerin çocuğun yaşına ve hastalığın seyrine göre farklılık gösterebileceğini vurguladı.</p><p>Apandisitte ağrının genellikle göbek çevresinde başlayarak zaman içerisinde karnın sağ alt bölümüne doğru yerleşebildiğini anlatan Mehdi, 'Özellikle küçük çocuklarda apandisit her zaman klasik belirtilerle seyretmeyebilir. Bu nedenle geçmeyen, giderek şiddetlenen veya çocuğun günlük aktivitelerini etkileyen karın ağrılarının mutlaka dikkate alınması gerekir' dedi.</p><p>Karın ağrısına ateş, kusma ve belirgin iştahsızlık gibi şikyetlerin eşlik etmesi durumunda tıbbi değerlendirmeye başvurulmasının önemine işaret eden Mehdi, çocuklarda belirtilerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-gecmeyen-karin-agri_1790541923_twdyrZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda geçmeyen karın ağrısı, apandisit belirtisi olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-gecmeyen-karin-agri_1790541923_twdyrZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Veteriner hekimden evcil hayvan sahiplerine yabancı cisim uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/veteriner-hekimden-evcil-hayvan-sahiplerine-yabanci-cisim-uyarisi/171833/</link>
            <description><![CDATA[Eskişehir’deki kliniğinde hizmet veren Veteriner Hekim Mustafa Sayın, evcil hayvanların evde buldukları küçük objeleri yutmaları konusunda uyarıda bulunarak, ip, toka ve küçük oyuncakların ciddi tıkanıklıklara ve hatta ölümlere yol açabileceğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/veteriner-hekimden-evcil-hayvan-sahiplerine-yabanci-cisim-uyarisi/171833/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 23:29:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tepebaşı ilçesi Bahçelievler Mahallesi Seylap Caddesi üzerinde bulunan kliniğinde çalışmalarını sürdüren Veteriner Hekim Mustafa Sayın, kedilerin ve köpeklerin evde buldukları yabancı cisimleri yutmaları tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Seylap Caddesi&#39;ndeki kliniğe kusma şikayetiyle getirilen ve tedavisi sonucunda midesindeki tokaları ve oyuncakları çıkaran bir kedinin durumunu aktaran Sayın, bu tür vakalarla sıkça karşılaştıklarını vurguladı.</p><br><strong>'Bugüne kadar 400&#39;ü aşkın yabancı cisim çıkardık'</strong><p><br>Evcil hayvanların içgüdüsel olarak ortalıkta bırakılan eşyalarla oynarken bunları yuttuklarını ifade eden Veteriner Hekim Mustafa Sayın, 'Bu hastamız evdeki tokaları ve oyuncakları yutmuş bir hastamız. Kedilerde en fazla rastladığımız problemlerden biri maalesef bu yabancı cisim yeme mevzusudur. Bunlar bağırsaklarında tıkanıklıklara sebep oluyor. Ailelerin çoğu bunlarla oynuyor; bunun ne kadar riskli olduğunun farkında değiller. Toka olur, zil olur Bugüne kadar herhalde 400&#39;ü aşkın yabancı cisim çıkardık. Yabancı cisim yutma vakalarına çok fazla rastlıyoruz. Yutan hastaların genelinde sadece bunlar değil; ip, lastik veya çeşitli oyuncaklar da olabiliyor. Bu hastamız da kusma şikyetiyle geldi, tedaviye aldık ve bir iki gün süren süreçte bu yabancı cismi çıkardı' dedi.</p><strong>'Teşhis ve tedavi süreçleri oldukça zorlu'</strong><p><br>Tedavi süreçlerinin her zaman kolay ilerlemediğini belirten Sayın, tanı yöntemlerini ve belirtileri şu sözlerle aktardı:</p><p>'Bazen işler bu kadar kolay olmayabiliyor. Önce endoskopiyle girip midesine bakıyoruz, yabancı cisim varsa oradan uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Bulamadıysak indirekt radyografi seçenekleri dediğimiz yöntemlerle, radyoopak maddeler verilerek takip yapılıyor. Bunlar kolay işlemler değildir, hastalar sürekli takip edilir. Bu durumlarda çok şiddetli ve arka arkaya kusma olur. En büyük problemlerden biri de büyük tuvaletini yapamamasıdır. &#39;Büyük tuvaletini yapamıyor, sürekli kusuyor&#39; şikyetiyle geldiklerinde genellikle mekanik ileustan, yani yabancı cisimden şüpheleniriz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/veteriner-hekimden-evcil-hayva_1790540942_e0RCZ1.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Veteriner hekimden evcil hayvan sahiplerine yabancı cisim uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/veteriner-hekimden-evcil-hayva_1790540942_e0RCZ1.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun'da tüm organlarının ters yerde olduğunu 54 yaşında öğrendi: Doktorlar bile şaşırdı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-tum-organlarinin-ters-yerde-oldugunu-54-yasinda-ogrendi-doktorlar-bile-sasirdi/171742/</link>
            <description><![CDATA[Samsun’da bağırsak kanseri tedavisi için özel bir hastaneye başvuran 54 yaşındaki Muzaffer Uzunbacak’ın, yapılan tetkiklerde iç organlarının ters yerleşimli olduğu ortaya çıktı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-tum-organlarinin-ters-yerde-oldugunu-54-yasinda-ogrendi-doktorlar-bile-sasirdi/171742/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:52:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p data-path-to-node='3'>İnşaat işçisi olarak çalışan 54 yaşındaki Muzaffer Uzunbacak, 26 yaşındayken iş yerinin istediği sağlık raporu sırasında kalbinin sağ tarafta olduğunu öğrendi. Yıllar sonra bağırsak şikayetleri nedeniyle Samsun&#39;da özel bir hastaneye başvuran Uzunbacak&#39;ın yapılan detaylı tetkiklerinde, böbrekleri ve akciğerleri dışındaki tüm iç organlarının normalin tam tersi yönde yerleşimli olduğu tespit edildi.</p><p data-path-to-node='4'>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel tarafından değerlendirilen Uzunbacak, organlarının farklı konumuna göre özel olarak planlanan kapalı (laparoskopik) yöntemle ameliyata alındı. Başarılı geçen operasyonla bağırsaklarındaki kitleden kurtulan Uzunbacak, ameliyatın 4&#39;üncü gününde sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p><strong>'Doktor, &#39;Senin kalbin mi yok&#39; dedi'</strong><p data-path-to-node='6'>Kalbinin sağda olduğunu 26 yaşında, diğer iç organlarının ters tarafta olduğunu ise 54 yaşında öğrendiğini belirten Muzaffer Uzunbacak, 'Bağırsakta kitle tanısı ile Samsun&#39;a geldim. Gençliğimde Eskişehir&#39;de inşaatta çalışırken bizden sağlık raporu ve kalp grafisi istemişlerdi. Öncesinde birkaç kez EKG çektirdim, doktorlar bir türlü kabul etmedi. Hatta bir doktor bana, &#39;Senin kalbin mi yok?&#39; dedi. Muayenede sağ tarafa bakınca kalbimin sağda olduğunu fark ettiler. Diğer organlarımın da ters tarafta olduğunu ise 54 yaşında burada öğrendim. Şu anda kendimi iyi hissediyorum. Tüm organlarımın yerini tam olarak öğrendiğim için çok mutluyum. Bundan sonra gideceğim her hastanede bu durumumu doktorlara mutlaka bildireceğim' dedi.</p><strong> '10 binde bir görülen bir durum'</strong><p data-path-to-node='9'>Hastanın klinik özelliklerinden ve operasyonun zorluğundan bahseden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, tıp literatüründe &#39;situs inversus totalis&#39; olarak adlandırılan bu doğuştan anomalinin 10 binde bir görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Güzel, 'Hastamız bize dış merkezde konulan kalın bağırsak kanseri tanısıyla başvurdu. Yaptığımız incelemede çok nadir görülen bir tabloyla karşılaştık. Normalde solda olması gereken kalp ve dalak sağda; sağda olması gereken karaciğer, safra kesesi ve kalın bağırsağın başlangıcı ise sol tarafta yer alıyordu. Kalın bağırsağın başlangıcındaki kitleye müdahale edeceğimiz için tüm ameliyat hazırlığımızı ve pozisyonumuzu bu ters anatomiye göre planladık. Cerrahların alışık olmadığı, adaptasyonu zor bir süreçti ancak laparoskopik ameliyatı sorunsuz tamamladık. Bugün 4&#39;üncü günümüz ve hastamızı sağlıkla taburcu ediyoruz' diye konuştu.</p><strong>'Hekimlik hayatımda ilk defa karşılaştım'</strong><p data-path-to-node='12'>Hastaya bundan sonraki yaşamında herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurduğunda durumunu mutlaka hekimlere bildirmesini öğütlediklerini vurgulayan Doç. Dr. Güzel, 'Ani yapılacak tıbbi müdahalelerde karaciğerin solda, dalağın ve kalbin sağda olduğunu sağlık ekibinin bilmesi hayati önem taşıyor. Daha önce bağırsak yerleşimi farklı olan bir iki hastamız olmuştu ancak hekimlik hayatımda ilk defa bu kadar organın yer değiştirdiği tam bir &#39;situs inversus totalis&#39; vakası ile karşılaştım' şeklindee konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-da-tum-organlarinin-ter_1790419966_BiubUH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun'da tüm organlarının ters yerde olduğunu 54 yaşında öğrendi: Doktorlar bile şaşırdı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-da-tum-organlarinin-ter_1790419966_BiubUH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 8 aylık yoğunluk]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-devlet-hastanesi-nde-8-aylik-yogunluk/171281/</link>
            <description><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 2026 yılının ilk 8 ayında acil servis dahil toplam 992 bin 490 muayene gerçekleştirildi. Aynı dönemde 12 bin 194 ameliyat ve 3 bin 992 endoskopi işlemi yapıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-devlet-hastanesi-nde-8-aylik-yogunluk/171281/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:38:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Samsun&#39;un Çarşamba ilçesinde hizmet veren Çarşamba Devlet Hastanesi&#39;nde 2026 yılının ilk 8 ayına ait sağlık hizmeti verileri belli oldu. Hastanede Ocak-Ağustos döneminde acil servis dahil toplam 992 bin 490 muayene gerçekleştirilirken, polikliniklerde 660 bin 321, acil serviste ise 262 bin 169 muayene yapıldı.</p><strong>Yüz binlerce hasta muayene edildi</strong><p>İlçenin yanı sıra çevre illerden gelen vatandaşlara da sağlık hizmeti sunan Çarşamba Devlet Hastanesi&#39;nde 8 aylık dönemde poliklinik ve acil servislerde yoğun hasta trafiği yaşandı. Acil servis hariç polikliniklerde 660 bin 321 muayene gerçekleştirilirken, Acil serviste 262 bin 169 kişi sağlık hizmetinden yararlandı.</p><strong>12 binin üzerinde ameliyat</strong><p>Hastanede aynı dönemde 12 bin 194 ameliyat gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra 3 bin 992 endoskopi işlemi yapıldı. 2026 yılının ilk 8 ayına ilişkin veriler, Çarşamba Devlet Hastanesi&#39;nde yıl boyunca sürdürülen sağlık hizmetlerinin yoğunluğunu ortaya koydu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/carsamba-devlet-hastanesi-nde-_1789976337_hS8Yi7.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çarşamba Devlet Hastanesi’nde 8 aylık yoğunluk ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/carsamba-devlet-hastanesi-nde-_1789976337_hS8Yi7.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Göz kapağı iltihabına karşı hijyen uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/goz-kapagi-iltihabina-karsi-hijyen-uyarisi/171238/</link>
            <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serap Eroğlu, göz kapağı ve kirpik dibi iltihapları olarak bilinen blefarit ve meibomitin, göz hastalıkları polikliniklerinde sık karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/goz-kapagi-iltihabina-karsi-hijyen-uyarisi/171238/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 19:46:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Blefarit ve meibomitin; gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kuruluk hissi ve kirpik diplerinde kabuklanma gibi şikyetlere yol açabildiğini ifade eden Eroğlu, hastaların muayenesinde şikyetlerin kaynağının belirlenerek tedavinin buna göre planlandığını söyledi. Tedavinin en önemli basamaklarından birinin göz kapağı ve kirpik dibi hijyeni olduğuna dikkat çeken Eroğlu, bu amaçla özel olarak üretilmiş göz kapağı temizleme mendilleri ve hekimin önerdiği uygun ürünlerin kullanılabileceğini belirtti.</p><p>Göz kapağı temizliğinin nazik ve kontrollü şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, göz damlası kullanımı sırasında damlalık ucunun göze, kirpiklere veya göz kapağına temas ettirilmemesinin önemli olduğunu kaydetti. Eroğlu, göz pomadı ya da kremi kullanılması gereken durumlarda ise hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve ilaçların hekimin önerdiği şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.</p><p>Blefarit ve meibomitin tekrarlama eğilimi gösterebildiğini belirten Eroğlu, şikayetler azalsa dahi hekimin önerdiği şekilde düzenli göz kapağı ve kirpik dibi temizliğine devam edilmesinin önem taşıdığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/goz-kapagi-iltihabina-karsi-hi_1789922793_UVEyQ9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Göz kapağı iltihabına karşı hijyen uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/goz-kapagi-iltihabina-karsi-hi_1789922793_UVEyQ9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından kritik uyarı:Kanser taramalarını ihmal etmeyin]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kanser-taramalarini-ihmal-etmeyin/171208/</link>
            <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, kanserin erken teşhisinde düzenli taramaların önemine dikkat çekerek, kişilerin yaş ve risk gruplarına uygun taramalarını aksatmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kanser-taramalarini-ihmal-etmeyin/171208/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:05:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, kanser hastalıkları, tarama yöntemleri ve hastalık belirtileri hakkında açıklamalarda bulundu. Son dönemde popüler olan &#39;kanser salgını&#39; terimini doğru bulmadığını ifade eden Doç. Dr. Özen, 'Kanser salgını söylemi çok doğru değil. Kanserleri daha fazla teşhis ediyoruz, daha fazla tanı koyduğumuz bir durum söz konusu. Bu hem tarama yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla hem hastaların hekime daha kolay ulaşabilmesi ile ilgili bir şey. Ama evet, Türkiye&#39;de pek çok kanseri dünya standartlarındaki diğer oranlarla birlikte ortak olarak yüksek görüyoruz. Ancak bir salgından bahsetmek mümkün değil. Ama neden önemli? Hala kardiyovasküler hastalıklardan sonra önemli ölüm nedenleri arasında. Kanserle ilgili daha çok gündeme gelen haberler, aslında kanser tedavisinde çok fazla yenilik olmasından kaynaklanıyor. Önceden tedavi edemediğimiz birçok kanserde artık tedavi yöntemlerinin gelişmesi nedeniyle sağ kalım süreleri uzuyor. Bununla ilgili de bir farkındalık artıyor ve daha çok önümüze çıkıyor bu haberler. Bizim tüm hekimler olarak koruyucu hekimlikte öncelediğimiz şey, uygun kanser taramalarını yapabilmek. Tanı koyduktan sonra onkoloji hekimlerimiz tabii ki bunların tedavisini yapıyorlar' dedi.</p><strong>'En çok tarama yapılan kanser türleri meme, kolon ve rahim ağzı kanseri'</strong><p>Tarama yöntemlerinin çok geliştiğini ve bazı kanser türlerinin erkenden teşhis edildiğini dile getiren Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, 'Kanser taraması yapabilmemiz için aslında belki onlarca, yüzlerce daha fazla kanser türü var. Ama bizim bir kanseri tarayabilmemiz için belli kriterlerin olması lazım. O kanserin çok yaygın olması lazım. Taramanın ucuz ve güvenilir bir yöntemle yapılabiliyor olması lazım. Kar-zarar ilişkisini düşündüğümüzde tarama için yapacağımız girişimler veya görüntülemeler, testler sonucunda kişilerin hayatını kurtarabiliyor olmamız lazım. Yani kanserin erken teşhis edilebilir bir kanser türü olması lazım. Tüm dünyada yeni taramaya giren kanserler de var, artık taramadan çıkarılan kanserler de var. En çok taradığımız kanserlerin başında meme kanseri geliyor. Rahim ağzı kanseri taramasının, cinsel aktiflik başladığı andan itibaren 5 yılda bir HPV testi ile birlikte smear ve HPV testi ile yapılması çok önemli. Akciğer kanserinin belirgin bir tarama testi yok açıkçası. Sadece yüksek riskli gruplara düşük doz BT ile tarama öneriliyor. 50-74 yaş arası aktif sigara içen veya yeni bırakmış olan, uzun yıllar sigara içmiş kişiler gibi. Bunun nedeni de hızlı gelişebiliyor ve siz peş peşe seri tomografi çekimiyle kanseri tanıyayım derken hastaya bir taraftan da fazla radyasyon vermiş oluyorsunuz. Aslında esas olarak taranan üç tane temel kanser var. Meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanseri' diye konuştu.</p><strong>'Kanser taramaları düzenli yaptırılmalı'</strong><p>Kolon kanseri taramalarına da ayrı bir parantez açan Özen, 'Ülkeler arasında kılavuzlarda değişiklikler olmakla birlikte kabaca cinsel aktivite olduktan sonra rahim ağzı kanseri taraması yapılmalı. 40 yaşından sonra meme kanseri taraması başlamalı tercihen mamografiyle ve kendi kendine elle muayenenin de yapılması öneriliyor. Kolon kanseri taraması da 45 yaş sonrası başlamalı. Şimdi Amerika 45 yaşında başlıyor. Türkiye 50 yaşında başlıyor. Avrupa farklı bölgelerde 45 veya 50 yaşında başlıyor ama kolorektal kanserle ilgili şunu biliyoruz. Daha erken yaşta görülen kolorektal kanser biraz daha agresif seyredebiliyor ve bunun sıklığının da arttığını biliyoruz. O yüzden ben de hastalarıma 45 yaş itibariyle kanser taraması öneriyorum. Burada yöntem gaytada gizli kan testi olabilir. 10 yılda bir kolonoskopi olabilir. 5 yılda bir sigmoidoskopi olabilir. Mutlaka bir erişkin doktorunuzla birlikte konuşarak, aile hekiminizle konuşarak kanser taramalarınızı düzenli yaptırmanızı öneriyorum' şeklinde konuştu.</p><strong>'El ayası ve ayak tabanında ben olanlar mutlaka muayene olmalı'</strong><p>Vücuttaki benlerin çoğalmasının veya değişmesinin de kanser habercisi olabileceğine değinen Doç. Dr. Özen, şöyle devam etti: 'Nadir görülen, belli risk faktörlerine sahip kişilerde nadir görülen tümörlerle ilgili de tarama yapılabiliyor. Mesela çok yaygın beni olan kişilerde belli aralıklarla cildiye muayenesi yapılmasını ve malign melanom açısından taranmasını da öneriyoruz. Özellikle vücudundaki benlerin sayısında artış gören, vücudundaki benlerin boyutunda artış gören, renginde koyulaşma gören, ailesinde cilt kanseri öyküsü olan kişilerde özellikle tarama öneriyoruz. Zaten bir yerinizde bir ben varsa yıllık cildiye muayenesi ile bunun takibini yaptırmakta fayda var. Özellikle de çok sayıda beni olan kişilerde. Ama burada bir dağılım söz konusu değil. Yani sırtında daha fazlaysa, kolunda daha fazlaysa gibi değil. Şunu biliyoruz. Baskıya maruz kalan bölgelerdeki benlerin maligniteye dönme ihtimali yüksek. O yüzden el ayasında ve ayak tabanında beni olanların mutlaka muayene olmasını öneriyoruz.'</p><p>Prostat taramalarına da değinen Özen, ayrıca şunları söyledi:</p><p>'Prostat kanseri taraması ile ilgili ufak bir şey söyleyerek toparlayayım. Prostat kanserini biz yakın zamana kadar belli yaş üstünde PSA taramasıyla yapıyorduk. Ancak artık PSA taramasıyla çok erken prostat kanseri tanısı konulan hastalarda çok erken ve fazla müdahalelerle yaşam kalitesi değişebildiği için burada artık üroloji muayenesi öneriyoruz. PSA dışında, yani PSA yapmak yerine üroloji muayenesi yapılmasını ve üroloji hekimi ile hastanın karşılıklı oturarak PSA testinin yapılıp yapılmayacağına karar vermesini öneriyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-kritik-uyari-kanser_1789887924_kuOqsj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından kritik uyarı:Kanser taramalarını ihmal etmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-kritik-uyari-kanser_1789887924_kuOqsj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Menopoz sadece hormonları değil, duyguları da değiştirebiliyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/menopoz-sadece-hormonlari-degil-duygulari-da-degistirebiliyor/171207/</link>
            <description><![CDATA[Psikolog Dilara Çiltepe, menopoz döneminin sadece hormonları değil duyguları da değiştirebileceğini ifade etti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/menopoz-sadece-hormonlari-degil-duygulari-da-degistirebiliyor/171207/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:03:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Psikolog Dilara Çiltepe, kadınlarda menopoz dönemine ilişkin bilgi verdi. Çiltepe, menopoz döneminin yalnızca fiziksel ve hormonal değişikliklerden oluşan bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bu dönemde kadınların psikolojik ve sosyal açıdan da çeşitli değişimler yaşayabileceğini ifade etti.</p><p>Çiltepe, 'Menopoz döneminde bedensel ve hormonal değişikliklerin yanı sıra zihinsel ve duygusal değişimler de görülebiliyor. Kişi, yaşadığı halsizlik ve enerjisizliğe eşlik eden duygusal hassasiyet hissedebilir. Günlük yaşamındaki sorumluluklarına veya işlerine karşı isteksizlik yaşayabilir, sosyal ortamlarda kendini geri çekme ihtiyacı hissedebilir. Benlik algısında ve beden imajında da değişiklikler söz konusu olabilir' dedi.</p><strong>'Yaşanan değişimler zaman içerisinde kişinin kendisini umutsuz hissetmesine neden olabilir'</strong><p>Menopoz döneminde ortaya çıkabilen bu değişimlerin kişinin günlük yaşamını ve kendilik algısını etkileyebileceğini vurgulayan Çiltepe, 'Yaşanan değişimler zaman içerisinde kişinin kendisini yorgun, bunalmış veya umutsuz hissetmesine neden olabilir. Kişi, yaşadığı durumu kalıcı bir değişim olarak değerlendirebilir. Oysa bu belirtiler süreç içerisinde görülebilen ve zamanla azalabilen deneyimler olabilir. Bu noktada kişinin yaşadıklarının menopoz sürecinin bir parçası olabileceğini fark etmesi ve kendisine karşı daha anlayışlı bir tutum geliştirmesi önem taşıyor' ifadelerini kullandı.<br>Menopoz döneminde kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesinin psikolojik iyilik hali açısından önemli olduğunu söyleyen Çiltepe, öz bakım alışkanlıklarının da destekleyici bir rol üstlendiğini belirterek, 'Enerjisiz ve yorgun hissedilen bir günün ardından kişinin kendisine &#39;Şu an neye ihtiyacım var?&#39; diye sorabilmesi önemli. Gerektiğinde bedensel ve zihinsel molalar vermek, keyif alınan aktivitelere zaman ayırmak ve kişinin kendi sınırlarını gözetmesi bu süreçte yardımcı olabilir. Uyku ve beslenme düzenine dikkat etmek, öz bakım alışkanlıklarını sürdürmek de zihinsel ve bedensel iyilik halini destekleyebilir' açıklamasında bulundu.</p><strong>Benzer deneyimler yaşayan kişiler bir araya gelmeli</strong><p>Sosyal ilişkilerin menopoz döneminde psikolojik açıdan önemli bir destek kaynağı olduğunu belirten Çiltepe, aile ve arkadaşlarla kurulan iletişimin yanı sıra benzer deneyimler yaşayan kişilerle paylaşımda bulunmanın da yararlı olabileceğine dikkati çekerek 'Menopoz döneminde kişi zaman zaman kendisini yalnız veya anlaşılmamış hissedebilir. Bu nedenle sosyal ilişkileri sürdürmek, aile ve arkadaşlarla duygusal paylaşımda bulunmak veya benzer deneyimler yaşayan kişilerle iletişim kurmak destekleyici olabilir. Kişinin yaşadığı duyguları paylaşabilmesi, yalnızlık hissinin azalmasına katkı sağlayabilir. Baş etmekte zorlanılan durumlarda profesyonel psikolojik desteğe başvurulması önemlidir' şeklinde konuştu.</p><strong>Yaşam döngüsünün doğal bir parçası</strong><p>Menopozun kadın yaşamının doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Psikolog Dilara Çiltepe, bu süreçte doğru destek kaynaklarına ulaşmanın ve kişinin kendisi için uygun baş etme yöntemlerini geliştirmesinin önemine değinerek şunları kaydetti:<br>'Menopoz, her kadının yaşam döngüsünün doğal bir parçasıdır. Önemli olan, bu süreçte ihtiyaç duyulan destek kaynaklarına ulaşabilmek ve kişinin kendisi için etkili baş etme yöntemleri geliştirebilmesidir. Kendine karşı daha şefkatli bir yaklaşım benimsemek, sosyal destekten yararlanmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak, bu dönemin getirdiği değişimlerle daha sağlıklı şekilde baş etmeye yardımcı olabilir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/menopoz-sadece-hormonlari-degi_1789887782_hT13BR.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Menopoz sadece hormonları değil, duyguları da değiştirebiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/menopoz-sadece-hormonlari-degi_1789887782_hT13BR.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kızılay’ın bağışçı havuzu 1,2 milyonu aştı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kizilay-in-bagisci-havuzu-1-2-milyonu-asti/171206/</link>
            <description><![CDATA[Türk Kızılay, TÜRKÖK projesiyle kök hücre nakli bekleyen hastalara umut olurken, bugüne dek 1 milyon 251 bin 677 aktif kök hücre bağışçı adayına ulaştı.Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü vesilesiyle açıklama yaptı. Kılıç, "Bağışçı sayımız arttıkça nakil bekleyen hastalarımızın uyumlu bir bağışçı adayıyla eşleşme imkânı artıyor; bu da hastalarımızın ve ailelerinin umudunu büyütüyor" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kizilay-in-bagisci-havuzu-1-2-milyonu-asti/171206/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 09:55:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Kızılay, Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içinde yürüttüğü Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) projesi kapsamında bağışçı kazanımı, eşleşme ve nakil planlama, bağışçıların sağlık kontrolü, konaklama ve ulaşım ihtiyaçlarının yanı sıra toplanan hücresel ürünlerin nakil merkezlerine hızla ve güvenle ulaştırılması görevlerini üstleniyor. Bu yılın ilk 8 ayında 39 bin 631 yeni bağışçı adayının katılımıyla Kızılay, toplamda 1 milyon 251 bin 677 aktif kök hücre bağışçı adayına ulaştı. Bağışçı adaylarının yüzde 63&#39;ünü erkekler, yüzde 37&#39;sini kadınlar oluşturuyor.</p><p><br>Halk arasında kemik iliği nakli olarak da bilinen kök hücre nakli; lösemi, lenfoma, kemik iliği ve çeşitli organ kanserleri, kemik iliği yetmezliği, genetik anemiler, bağışıklık sistemi yetmezlikleri ve genetik metabolik hastalıklar gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Kök hücre nakline ihtiyaç duyan hastalara ve bağışın önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl eylül ayının üçüncü cumartesi günü Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü olarak anılıyor.</p><p><br><strong>'Bağışçı sayısı arttıkça eşleşme imkanı da artıyor'</strong></p><p>Yılmaz, Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:<br>'Bugün 1 milyon 251 bini aşkın gönüllü bağışçı adayımız, kök hücre nakli bekleyen hastalarımız için büyük bir umut. TÜRKÖK projesiyle bağışçı kazanımından eşleşme ve nakil planlamaya kadar sürecin her aşamasında önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Bağışçı sayımız arttıkça nakil bekleyen hastalarımızın uyumlu bir bağışçı adayıyla eşleşme imknı artıyor; bu da hastalarımızın ve ailelerinin umudunu büyütüyor. Bu büyük umudun ve dayanışmanın parçası olan tüm bağışçı adaylarımıza duyarlılıkları için teşekkür ediyorum.'</p><strong>Nasıl bağışçı adayı olunur?</strong><p>Kök hücre bağışçısı olmak isteyen 18-35 yaş aralığındaki her sağlıklı vatandaş, Kızılay kan bağış noktalarına başvurarak TÜRKÖK Bilgilendirme ve Onay Formu&#39;nu dolduruyor. Bağışçı adaylarından alınan üç tüp kan gerekli testlerden geçirildikten sonra sonuçlar TÜRKÖK Kemik İliği Bankası veri tabanına aktarılıyor ve kişi bağışçı adayı olarak sisteme dahil ediliyor. Sağlık Bakanlığı veri tabanında bulunan bir hasta ile eşleşme tespit edilmesi halinde Kızılay, bağışçı adayına ulaşarak detaylı testlerin yapılmasını sağlıyor ve bağışçının kabulü ve uygun bulunması halinde tedavi süreci başlıyor. Kök hücre bağışıyla ilgili daha fazla bilgiye kanver.org adresinden ulaşılabiliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kizilay-in-bagisci-havuzu-1-2-_1789887336_iMADng.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kızılay’ın bağışçı havuzu 1,2 milyonu aştı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kizilay-in-bagisci-havuzu-1-2-_1789887336_iMADng.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karadeniz’de bir ilk: OMÜ’de robotik akciğer ameliyatı gerçekleştirildi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/karadeniz-de-bir-ilk-omu-de-robotik-akciger-ameliyati-gerceklestirildi/171138/</link>
            <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, göğüs cerrahisi alanında Karadeniz Bölgesi’nde ilk robotik akciğer ameliyatı gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/karadeniz-de-bir-ilk-omu-de-robotik-akciger-ameliyati-gerceklestirildi/171138/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:00:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/karadeniz-de-bir-ilk-omu-de-ro_1789801255_KAdv01.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karadeniz’de bir ilk: OMÜ’de robotik akciğer ameliyatı gerçekleştirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/karadeniz-de-bir-ilk-omu-de-ro_1789801255_KAdv01.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[20 yaşındaki gencin organları iki hastaya umut oldu]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/20-yasindaki-gencin-organlari-iki-hastaya-umut-oldu/171102/</link>
            <description><![CDATA[Çanakkale’de trafik kazasında hayatını kaybeden 20 yaşındaki gencin ailesi, yaşadıkları büyük acıya rağmen organlarını bağışlama kararı aldı. Gencin böbrekleri, yıllardır diyaliz tedavisi gören iki hastaya nakledilerek yeniden yaşam umudu oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/20-yasindaki-gencin-organlari-iki-hastaya-umut-oldu/171102/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:27:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çanakkale&#39;de meydana gelen trafik kazasında 20 yaşındaki genç hayatını kaybetti. Gencin beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesi organlarını bağışlama kararı aldı. Yapılan incelemelerde böbreklerin, 12 yıldır diyalize giren 46 yaşındaki Osman Çalışkan ile 5 yıldır diyaliz tedavisi gören 68 yaşındaki Meryem Avcı ile uyumlu olduğu belirlendi.</p><p>Bunun üzerine Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Organ Nakil Merkezi&#39;nde iki hastaya eş zamanlı böbrek nakli gerçekleştirildi. Nakiller, Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt tarafından yapıldı.</p><strong>İki hastaya yeni yaşam umudu</strong><p>Nakillerin ardından tedavileri tamamlanan Osman Çalışkan ve Meryem Avcı sağlıklarına kavuştu. Yıllardır diyaliz tedavisi gören iki hasta, organlarını bağışlayan gencin ailesine teşekkür ederek minnettarlıklarını dile getirdi.</p><p>ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, yaşadıkları acıya rağmen organ bağışı kararı alan ailenin iki hastaya yeni bir yaşam şansı verdiğini belirtti.</p><p>Alan, 'Beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşımızın ailesi yaşadıkları büyük üzüntüye rağmen organları bağışlama kararı aldı. Bağışlanan organlardan iki böbrek merkezimizde nakil için bekleyen hastalarımıza nakledildi' dedi.</p><strong>Kadavradan bağış çağrısı</strong><p>Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt ise Türkiye&#39;de canlı vericiden böbrek nakillerinin önemli bir seviyede olduğunu ancak kadavradan yapılan nakillerde aynı oranın yakalanamadığını söyledi.</p><p>Kurt, Türkiye&#39;de milyon nüfus başına kadavra kaynaklı böbrek nakli sayısının yaklaşık 5 olduğunu, gelişmiş ülkelerde ise bu sayının 50 civarında bulunduğunu belirtti.</p><p>Türkiye&#39;de yaklaşık 33 bin kişinin doku ve organ nakli beklediğini, bunların yaklaşık 25 bininin böbrek nakli bekleyen hastalardan oluştuğunu aktaran Kurt, kadavra kaynaklı organ bağışının artırılması gerektiğini ifade etti.</p><p>Kurt, geçen yıl yaklaşık 2 bin 500 canlı vericili böbrek nakli yapılmasına karşın kadavra kaynaklı böbrek nakli sayısının yaklaşık 400 olduğunu belirterek, organ bağışının artırılması çağrısında bulundu.</p><p>Nakil sonrası sağlıklarına kavuşan Meryem Avcı ve Osman Çalışkan ise kendilerine yeni bir yaşam şansı veren gence Allah&#39;tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/20-yasindaki-gencin-organlari-_1789741669_Y71T30.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 20 yaşındaki gencin organları iki hastaya umut oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/20-yasindaki-gencin-organlari-_1789741669_Y71T30.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kış ayları öncesi uzman uyarısı: Grip, RSV ve COVID-19 tehlikesi kapıda!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kis-aylari-oncesi-uzman-uyarisi-grip-rsv-ve-covid-19-tehlikesi-kapida/170714/</link>
            <description><![CDATA[Kış virüslerine karşı uyaran Prof. Dr. Şevket Özkaya, okulların açılmasıyla vakaların artacağını belirterek yaşlı ve risk grubundakilere grip ile RSV aşılarını zamanında yaptırmaları çağrısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kis-aylari-oncesi-uzman-uyarisi-grip-rsv-ve-covid-19-tehlikesi-kapida/170714/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:04:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaklaşan solunum yolu virüsleri mevsimi öncesinde hayati değerlendirmelerde bulundu. Özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanların kış hastalıklarından korunmak için aşılama takvimine büyük özen göstermesi gerektiği vurgulandı.</p><strong>Grip aşısı için en doğru zamanlama</strong><p>Grip mevsiminin Türkiye&#39;de genellikle Aralık ve Şubat ayları arasında zirve yaptığını hatırlatan Özkaya, aşının zamanlamasına dikkat çekti:</p><p>Bu yılki aşı H1N1, H3N2 ve Victoria B türlerine karşı üç bileşenli koruma sağlıyor. Aşı hastalığa yakalanmayı tamamen engellemese de enfeksiyonun ağır geçirilmesini, hastaneye yatışları ve zatürreye bağlı ölümleri büyük oranda azaltıyor. Koruyuculuğu 6 ila 8 ay sürdüğü için aşıyı grip sezonu öncesinde çok erken yaptırmamak gerekiyor.</p><strong>RSV tehlikesi ve tek doz aşı</strong><p>Özellikle bebeklerde ve yaşlılarda bronşiolit ile zatürrenin en yaygın nedenlerinden biri olan RSV (Solunum Sinsityal Virüsü) için de uyarılar yapıldı. RSV aşısının grip aşısı gibi yıllık değil, tek doz uygulandığı belirtilirken; 75 yaş üzeri ile risk grubundaki 50-74 yaş arası kişilerin aşılarını yaz sonu veya sonbahar başında yaptırmalarının en uygun zaman olduğu ifade edildi.</p><strong>COVID-19 birden fazla geçirenlerde risk %76 artıyor</strong><p>Salgın bitmiş gibi algılansa da COVID-19 virüsünün toplumda dolaşmaya devam ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Özkaya, virüsün diğer kış hastalıklarıyla birleştiğinde yaşlı grupta hala ölümcül olabileceğini söyledi. Ayrıca çarpıcı bir araştırmanın sonuçları paylaşıldı:</p><strong>COVID-19 enfeksiyonu, vücuttaki bazı kronik virüsleri yeniden aktif hale getirebiliyor.</strong><p>Hastalığı iki veya daha fazla kez geçirenlerin, hiç geçirmeyenlere kıyasla (solunum, nörolojik, kalp-damar hastalıkları gibi) yeni bir rahatsızlık tanısı alma olasılığı yüzde 76 daha yüksek.</p><p>Bu kişilerde solunum yolu hastalığı teşhisi konma ihtimali ise 5 kat artıyor.</p><strong>'Okulların açılmasıyla vakalar artacak'</strong><p>Prof. Dr. Özkaya, okulların açılması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte solunum yolu virüslerine bağlı vakalarda kaçınılmaz bir artış yaşanacağını belirtti. Kış virüslerinin yıkıcı etkilerinden korunmanın en iyi ve kanıtlanmış yolunun ise aşılama olduğu bir kez daha hatırlatıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kis-aylari-oncesi-uzman-uyaris_1789452281_BwsypG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kış ayları öncesi uzman uyarısı: Grip, RSV ve COVID-19 tehlikesi kapıda! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kis-aylari-oncesi-uzman-uyaris_1789452281_BwsypG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof. Dr. İrfan Koca’dan 'Geçmeyen ağrı' uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/prof-dr-irfan-koca-dan-gecmeyen-agri-uyarisi/170585/</link>
            <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, vücudun farklı bölgelerindeki kas ve fasya dokularında gelişebilen miyofasiyal ağrı sendromunun birçok hastalıkla karıştırılabildiğini belirterek, ağrının gerçek kaynağının ayrıntılı muayene ile ortaya konulması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/prof-dr-irfan-koca-dan-gecmeyen-agri-uyarisi/170585/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 21:47:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Miyofasiyal ağrının vücuttaki hemen her kas grubunda görülebileceğini belirten Prof. Dr. Koca, boyun, sırt ve bel bölgesinin daha sık etkilendiğini, ancak omuz, kalça, uyluk, baldır, kol ve önkol gibi birçok bölgede de ortaya çıkabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Koca, 'Örneğin kalçada piriformis kasındaki bir tetik nokta siyatik benzeri ağrıya, baldır kaslarındaki tetik noktalar bacağa yayılan ağrıya neden olabilir. Dirsek çevresindeki kaslarda oluşan miyofasiyal ağrı ise tenisçi dirseği gibi tablolarla karışabilir. Burada önemli olan, yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye değil, ağrıyı oluşturan mekanizmaya bakmaktır' dedi.</p><strong>'MR&#39;da fıtık görülmesi ağrının nedeni olduğu anlamına gelmez'</strong><p>Boyun veya bel ağrısıyla başvuran hastaların MR&#39;larında fıtık ya da dejeneratif değişiklikler saptanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, 'MR&#39;da fıtık görülmüş olması, ağrının gerçek nedeninin mutlaka fıtık olduğu anlamına gelmez. Özellikle belirgin sinir basısı ve nörolojik bulgular yoksa miyofasiyal ağrı da mutlaka değerlendirilmelidir. Fıtık ve miyofasiyal ağrı aynı hastada birlikte bulunabilir' şeklinde konuştu.</p><strong>'Tedavide hastaya bir bütün olarak bakıyoruz'</strong><p>Miyofasiyal ağrı tedavisinde tek bir yönteme bağlı kalınmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Koca, 'Hastanın kas yapısı, postürü, hareket biçimi, eklem fonksiyonları, fasya dokuları ve günlük yaşamındaki yüklenmeler birlikte değerlendirilmelidir. Tedavi de buna göre kişiselleştirilmelidir' dedi.</p><p>Uygun hastalarda nöral terapi, kuru iğneleme, proloterapi, akupunktur, ESWT, lokal ozon, kuru kupa ve Graston uygulamaları, kinesio bantlama ve manuel terapi gibi yöntemlerden yararlanılabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, 'Bu yöntemlerin seçimi hastanın klinik durumuna göre yapılır. Germe, gevşeme ve uygun egzersizler de tedavinin önemli parçalarıdır' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/prof-dr-irfan-koca-dan-gecmeye_1789325235_iGFrCn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof. Dr. İrfan Koca’dan 'Geçmeyen ağrı' uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/prof-dr-irfan-koca-dan-gecmeye_1789325235_iGFrCn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sepsiste erken müdahale hayati önem taşıyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sepsiste-erken-mudahale-hayati-onem-tasiyor/170580/</link>
            <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesi’nde görevli Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Abdulvahap Aslan, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sepsiste-erken-mudahale-hayati-onem-tasiyor/170580/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 20:45:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kanda enfeksiyon olarak bilinen sepsisin, herhangi bir enfeksiyon etkenine karşı vücudun verdiği düzensiz ve aşırı yanıt sonucunda gelişen organ fonksiyon bozukluğu olduğunu belirten Dr. Aslan, 'Sepsis klinik açıdan acil bir durumdur. Tedavi edilmediği takdirde ciddi organ hasarlarına ve ölüme kadar ilerleyebilen sonuçlara yol açabilir. Her yıl dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen sepsis, küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu hline gelmiştir' dedi.</p><p>Farkındalık çalışmalarının önemine değinen Aslan, hem vatandaşlara hem de sağlık çalışanlarına yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin sepsisle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Sepsis açısından özellikle 1 yaş altındaki çocukların, 65 yaş üzerindeki bireylerin, kronik hastalığı bulunanların ve bakıma ihtiyaç duyan hastaların daha yüksek risk taşıdığını belirten Dr. Aslan, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.</p><p>Sepsisin bazı durumlarda önlenebilir olduğuna işaret eden Aslan, 'Sağlık Bakanlığımızın aşılama programlarının düzenli uygulanması, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik önlemlerin alınması sepsis riskini azaltabilir. Hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde ise enfeksiyon kontrol komiteleri tarafından yürütülen çalışmalar, uygun tedavilerin düzenlenmesi ve enfeksiyon kaynağının kontrol altına alınması büyük önem taşımaktadır' ifadelerini kullandı.</p><p>Sepsisin belirti ve bulgularının her zaman özgün olmadığını vurgulayan Dr. Aslan; yüksek ateş, idrar yaparken yanma, idrar miktarında azalma, tansiyon düşüklüğü, halsizlik, yorgunluk ve bilinç değişiklikleri gibi belirtilerin görülebileceğini belirtti. Özellikle ileri yaştaki ve kronik hastalığı bulunan kişilerin bu tür belirtiler yaşaması hlinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade eden Aslan, 'Sepsisten şüphelenildiği anda klinik değerlendirme ve gerekli tetkiklerle birlikte tedaviye mümkün olan en kısa sürede başlanmalıdır. Sepsisin tedavisinde en önemli basamaklardan biri uygun antibiyotik tedavisinin erken dönemde başlanmasıdır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sepsiste-erken-mudahale-hayati_1789321535_VzKMFQ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sepsiste erken müdahale hayati önem taşıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sepsiste-erken-mudahale-hayati_1789321535_VzKMFQ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[16 yıllık çocuk hasreti Samsun'da ikiz bebek müjdesiyle sona erdi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/16-yillik-cocuk-hasreti-samsun-da-ikiz-bebek-mujdesiyle-sona-erdi/170560/</link>
            <description><![CDATA[İrlanda'da yaşayan ve 16 yıldır çocuk hasreti çeken Esra Polatlı Yılmaz ile Salih Yılmaz çifti, Samsun Şehir Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi'nde gördükleri ilk denemedeki tüp bebek tedavisiyle ikiz bebek müjdesi aldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/16-yillik-cocuk-hasreti-samsun-da-ikiz-bebek-mujdesiyle-sona-erdi/170560/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:30:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Diyarbakır&#39;da 16 yıl önce dünyaevine girdikten sonra yaşamlarını İrlanda&#39;da sürdüren Esra Polatlı Yılmaz ve Salih Yılmaz çiftinin çocuk hasreti, Samsun Şehir Hastanesi&#39;nde son buldu. Evliliklerinin ilk yıllarından itibaren çocuk sahibi olabilmek için Türkiye&#39;deki farklı merkezlerde 3 kez aşılama ve 2 kez tüp bebek tedavisi deneyen ancak olumlu sonuç alamayan çift, İrlanda&#39;daki bir Türk tanıdıklarının tavsiyesi üzerine rotayı Karadeniz&#39;e çevirdi. Yaklaşık 5 ay önce Samsun Şehir Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi&#39;ne başvuran çift, ilk denemede ikiz bebek müjdesiyle büyük mutluluk yaşadı.</p><br><strong>'Hafta sonu olmasına rağmen hastaneye geldi'</strong><p>Tedavinin ardından İrlanda&#39;ya dönen ve şu anda 20 haftalık ikiz gebelik sürecinde olan Esra Polatlı Yılmaz, doktoru Opr. Dr. Esra Kaykı ile düzenli olarak görüntülü görüşerek kontrollerini sürdürüyor. Yaşadıkları zorlu ve umut dolu süreci anlatan anne adayı Yılmaz, duygularını şu sözlerle paylaştı: 'Ben Diyarbakırlıyım. Çocuğu çok bekledim, bunun için birçok kez tedavi gördüm. Üç aşılama ve iki tüp bebek denememiz başarısız olunca çok üzülmüştük. İrlanda&#39;daki bir arkadaşımızın tavsiyesiyle hayatımda ilk kez Samsun&#39;a geldim. Hastane çalışanlarından tüm Samsun halkına kadar herkes çok sıcak davrandı. Özellikle doktorumuz Esra Hanım hafta sonu olmasına rağmen hastaneye gelip yumurtalarımı topladı, her ihtimali titizlikle değerlendirdi. Şimdi İrlanda&#39;da ikiz bebeklerimize kavuşmak için gün sayıyoruz.'</p><br><strong>İrlanda&#39;ya uzanan tüp bebek başarısı</strong><p>Samsun Şehir Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi sorumlusu Opr. Dr. Esra Kaykı, merkezin başarı grafiğinin yurt dışına kadar ulaştığını belirterek, sürecin detaylarını aktardı: 'Çiftimiz bize başvurduğunda daha önce geçirdikleri başarısız tedaviler vardı. Merkezimizdeki ilk denememizde ikiz gebelik elde ettik. Gebelik haberini İrlanda&#39;da aldılar. Şu anda 20 haftalık gebe olan hastamızın durumunu görüntülü telefon görüşmeleriyle düzenli takip ediyoruz. Bebeklerimiz de annemiz de oldukça sağlıklı.'</p><p><br>Merkezin 2,5 yıl önce Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyete başladığını ve ardından Samsun Şehir Hastanesi&#39;ne taşındığını hatırlatan Dr. Kaykı, 'Türkiye&#39;nin her yerinden ve yurt dışından yoğun talep alıyoruz. Uygun şartları taşıyan hastalarımız SGK desteğinden yararlanıyor ve ilaçlarda sadece katkı payı ödüyor. Sonuçlarımızın yüz güldürmesi bizleri çok mutlu ediyor' dedi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/16-yillik-cocuk-hasreti-samsun_1789299038_nCc5Xz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 16 yıllık çocuk hasreti Samsun'da ikiz bebek müjdesiyle sona erdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/16-yillik-cocuk-hasreti-samsun_1789299038_nCc5Xz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşı karşıtlığına dikkat: Unutulan hastalıklar geri dönüyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/asi-karsitligina-dikkat-unutulan-hastaliklar-geri-donuyor/170495/</link>
            <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, aşı karşıtlığı nedeniyle çocukluk çağı aşılarının ihmal edilmesinin daha önce büyük ölçüde ortadan kaldırılan bazı hastalıkların yeniden görülmesine yol açabileceğini söyledi. Özen, özellikle risk grubundaki yetişkinlerin aşılarını ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/asi-karsitligina-dikkat-unutulan-hastaliklar-geri-donuyor/170495/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 13:02:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aşıların bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm ve hastalık yükünü önemli ölçüde azalttığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, hem çocukluk hem de erişkin dönemde aşılamanın önemine dikkat çekti.</p><p>Aşı karşıtlığının yalnızca çocukluk çağı hastalıkları açısından değil, toplum sağlığı bakımından da önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Özen, yanlış bilgilerin aşı konusunda tereddütleri artırabildiğini söyledi.</p><strong>Erişkinlerde aşı farkındalığı artıyor</strong><p>Son yıllarda erişkin aşılamasına yönelik farkındalığın arttığını belirten Özen, özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin risk grubunda olduğunu kaydetti.</p><p>Çocukluk döneminde yapılan aşıların gerektiğinde erişkinlikte de devam ettirilmesi gerektiğini belirten Özen, risk grubundaki kişilerin ise kendilerine önerilen aşıları yaptırmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><strong>50 yaş üstüne zona aşısı önerisi</strong><p>Erişkinlerde uygulanması önerilen aşıların kişilerin yaşına ve sağlık durumuna göre değişebildiğini belirten Özen, difteri, boğmaca ve tetanos aşılarının belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini söyledi.</p><p>Grip ve pnömokok aşılarının özellikle risk grubundaki kişiler açısından önem taşıdığını belirten Özen, 50 yaş üzerindeki kişilerin zona aşısını da değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Zona aşısının yalnızca hastalığa yakalanma riskini azaltmadığını belirten Özen, hastalık sonrasında ortaya çıkabilen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen postherpetik nevraljinin önlenmesine de katkı sağladığını söyledi.</p><strong>RSV ve HPV aşılarına dikkat</strong><p>Özen, HPV, hepatit B ve RSV aşılarının da belirli gruplar için önem taşıdığını belirtti.</p><p>Özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler ile kronik akciğer hastalığı bulunanların RSV açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özen, gebelik döneminde uygulanan bazı aşıların ise hem anne hem de bebeğin korunmasına katkı sağladığını kaydetti.</p><p>Gebeliğin son döneminde uygulanan RSV aşısının anneden bebeğe geçen antikorlar aracılığıyla yenidoğanı da koruyabildiğini belirten Özen, gebelik döneminde mevsim uygunsa grip aşısının ve gerekli tetanos aşılarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><strong>'Silinen hastalıklar yeniden görülebilir'</strong><p>Aşı karşıtlığının hem Türkiye&#39;de hem de dünyada halen önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Özen, özellikle sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin toplumda aşı tereddüdünü artırabildiğine dikkat çekti.</p><p>Özen, çocukluk çağı aşılarının reddedilmesiyle daha önce neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış bazı hastalıkların yeniden görülme sıklığının artabildiğini belirterek, ailelere ve yetişkinlere sağlık kuruluşlarından doğru bilgi almaları çağrısında bulundu.</p><p>Doç. Dr. Özen, çocukların ve erişkinlerin yaşlarına ve sağlık durumlarına uygun aşıların belirlenmesi için aile hekimleri ve uzman hekimlerin önerilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/asi-karsitligina-dikkat-unutul_1789207325_1A2K3S.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşı karşıtlığına dikkat: Unutulan hastalıklar geri dönüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/asi-karsitligina-dikkat-unutul_1789207325_1A2K3S.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çarşamba Tarihi Köprü'de Halk Sağlığı Haftası farkındalığı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-tarihi-koprude-halk-sagligi-haftasi-farkindaligi/170186/</link>
            <description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında Çarşamba İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından Çarşamba Tarihi Köprü ve Emirgan Parkı çevresinde sağlık standı kuruldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-tarihi-koprude-halk-sagligi-haftasi-farkindaligi/170186/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:46:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/carsamba-tarihi-koprude-halk-s_1788864375_3FTlDy.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çarşamba Tarihi Köprü'de Halk Sağlığı Haftası farkındalığı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/carsamba-tarihi-koprude-halk-s_1788864375_3FTlDy.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fındık toplarken fıtık olmayın]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/findik-toplarken-fitik-olmayin/169982/</link>
            <description><![CDATA[Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mahmud Türk, fıtığın nedenlerinden tedavi yöntemlerine kadar merak edilenleri anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/findik-toplarken-fitik-olmayin/169982/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:19:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Düzce&#39;de yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte özellikle fındık, tarla ve bahçe işlerinde çalışan vatandaşlarda bel ve boyun fıtığı ile omuz ağrısı şikayetlerinde artış yaşanıyor. Uzmanlar, yılın büyük bölümünde egzersiz yapmayan ve hareketsiz kalan kasların bir anda ağır iş yüküyle karşı karşıya kalmasının ağrı, yaralanma ve sakatlanmalara neden olabileceğine dikkat çekiyor. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mahmud Türk, bel ve boyun fıtığının oluşum nedenleri, fizik tedavinin rolü ve ameliyat gerektiren durumlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p><strong>'Fıtığın tek bir sebebi yok'</strong><p>Fıtığın oluşumunda birden fazla faktörün etkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Mahmud Türk, omurlar arasında bulunan disklerin yer değiştirmesiyle ortaya çıkan rahatsızlığın halk arasında fıtık olarak bilindiğini söyledi.<br>Dr. Türk, 'Omurlarımız arasında disk denen yapılar var. Bu yapılar omur hareketlerine destek veriyor. Bu yapıların kendi konumlarından taşmasına halk arasında fıtık deniyor. Biz ise disk hernitasyonu diyoruz. Fıtığın neden kaynaklandığını kesin olarak bilemeyebiliyoruz. Daha çok yaşın ilerlemesi, ters hareketler, ağır işler ve sigara kullanımı negatif etki yapabiliyor. Ancak her zaman net bir sonuca ulaşamayabiliyoruz' dedi.</p><strong>'Asıl sorun 11 ay egzersiz yapmamak'</strong><p>Yaz aylarında tarım işlerinin başlamasıyla birlikte bel ve boyun ağrılarında artış görüldüğünü ifade eden Türk, bunun temel nedenlerinden birinin uzun süre hareketsiz kalan kasların ağır işlere hazırlıksız yakalanması olduğunu belirtti. Türk, 'Tarım işlerinin başladığı dönemde vakalarda bir artış oluyor. Bunun asıl nedeni, halkımızın genel olarak 11 ay egzersiz yapmaması. Hareketsizlik nedeniyle kaslar güçsüz oluyor ve hareketli tempoya hazır olmuyor. Bir anda yapılan ters hareketler ya da ağır yükler fıtıklara veya bel ağrılarına neden olabiliyor' diye konuştu.</p><p><br>Düzenli egzersizin önemine dikkat çeken Türk, bel ve karın kaslarının güçlü tutulmasının fıtık oluşum riskini azaltabileceğini belirterek, 'Asıl sorun fıtıkta değil, 11 ay yapmadığımız egzersizlerde. Düzenli egzersiz fıtık oluşumunu yüzde 100 engellemeyebilir ancak fıtık oluştuğunda sürecin daha az ağrılı geçirilmesini sağlayabilir' ifadelerini kullandı.</p><strong>Fıtıkta ameliyat her zaman gerekli değil</strong><p>Fıtık tedavisinde ameliyatın her hasta için gerekli olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Mahmud Türk, cerrahi yöntemin belirli durumlarda gündeme geldiğini söyledi. Türk, 'Ameliyat fıtık hastalarının çok az bir grubunda gerekiyor. Daha çok el, kol ve bacaklarda güç kaybı gelişirse gerekebiliyor. Bunun yanında başka yöntemlerle ağrısını uzun süre geçiremediğimiz hastalarda da tercih edebiliyoruz. Yani ameliyat son başvurduğumuz yöntem olabilir' dedi.</p><strong>Fizik tedavi ağrılı süreci kolaylaştırıyor</strong><p>Fizik tedavinin fıtık hastalarının yaşam konforunu artırmada önemli bir rol oynadığını belirten Türk, tedavinin hastanın durumuna göre planlandığını ifade etti. Dr. Türk, 'Erken dönemde bel ağrısı ile gelen hastalarda öncelikle ağrı kesiciler ve bir miktar istirahatle ağrıları geçirmeye çalışıyoruz. Ağrı devam ederse fizik tedavi devreye giriyor. Fizik tedavi ile çoğu hastamızda olumlu sonuç alıyoruz' şeklinde konuştu. Fıtık kaynaklı ağrıların önemli bir bölümünün zaman içerisinde kendiliğinden gerileyebildiğini belirten Türk, fizik tedavideki temel amaçlardan birinin hastanın ağrılı süreci daha rahat geçirmesini sağlamak olduğunu söyledi.</p><strong>Düzce&#39;de yaz aylarında en çok omuz ve fıtık şikayetleri artıyor</strong><p>Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında fındık ve bahçe işlerinin yoğunlaşmasıyla birlikte hastaneye başvuran vatandaşlarda özellikle omuz ağrısı, bel ve boyun fıtığı şikayetlerinin öne çıktığını belirten Uzm. Dr. Mahmud Türk, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Türk, 'Temmuz-Ağustos aylarında artan fındık ve bahçe işleriyle birlikte bize en yoğun gelen şikyetler omuz ağrısı, bel ve boyun fıtıkları. Hastalar 11 ay egzersiz yapmadığı için güçsüz ve hazırlıksız kaslarla tarla ve bahçe işlerine girişiyor. Kaslar ve tendonlar bu yüke alışık olmadığı için yaralanma ve sakatlanmalarla bizlere başvuruyorlar' dedi.<br>Uzmanlar, özellikle uzun süre hareketsiz kalan vatandaşların tarla, bahçe ve fındık işlerine başlamadan önce vücutlarını hazırlamalarının, ağır yükleri kontrollü şekilde kaldırmalarının ve çalışma sırasında doğru hareket tekniklerine dikkat etmelerinin önemine dikkat çekiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/findik-toplarken-fitik-olmayin_1788689951_twTgFq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fındık toplarken fıtık olmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/findik-toplarken-fitik-olmayin_1788689951_twTgFq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tuz ruhunu su zanneden 14 yaşındaki çocuk ölümden döndü]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/tuz-ruhunu-su-zanneden-14-yasindaki-cocuk-olumden-dondu/169596/</link>
            <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde iş yerindeki buzdolabında su şişesine konulan tuz ruhunu su sanarak içen 14 yaşındaki Oğuzhan Çelik, yemek borusu ve midesinde oluşan ağır kimyasal yanıklara rağmen uygulanan tedaviyle sağlığına kavuştu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/tuz-ruhunu-su-zanneden-14-yasindaki-cocuk-olumden-dondu/169596/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:58:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kahramanmaraş&#39;ın Elbistan ilçesinde çalışan 14 yaşındaki Oğuzhan Çelik, iş yerinde müşteriye su götürmek için buzdolabını açtı. Su şişesindeki sıvının tuz ruhu olduğunu fark etmeyen Çelik, kimyasal maddeyi su zannederek bardağa doldurdu. Sıvıyı içmesinin ardından boğazında şiddetli yanma hisseden çocuk, kısa süre sonra rahatsızlandı.</p><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan Çelik, tedavisi için Kahramanmaraş&#39;ta özel bir hastaneye kaldırıldı.</p><strong>Mide ve yemek borusunda ağır hasar oluştu</strong><p>Hastanede yapılan endoskopik incelemede, içilen kimyasal maddenin yemek borusu ve midede ciddi hasara yol açtığı belirlendi. Çocuğun midesinde yaygın kanama odakları, ülserler ve derin doku hasarı tespit edilirken, yemek borusunda da kimyasal yanıklara rastlandı.</p><p>Uzman hekimler tarafından uygulanan tedavi kapsamında bir süre ağızdan beslenmesine ara verilen Oğuzhan, tedavinin ardından yeniden beslenmeye başladı.</p><strong>'Şu anda gayet iyi durumda'</strong><p>Çocuğu tedavi eden uzman, temizlik ürünlerinin kesinlikle farklı kaplara, özellikle de su ve içecek şişelerine aktarılmaması gerektiğini belirtti. Bu tür maddelerin kendi orijinal ambalajlarında ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmesinin önemine dikkat çekildi.</p><p>Uzman, benzer vakalarla sık karşılaştıklarını belirterek, özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda yakıcı ve aşındırıcı temizlik ürünlerine karşı daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p><strong>'Su sanmıştım'</strong><p>Yaşadığı olayı anlatan Oğuzhan Çelik, iş yerinde müşteriye su götürmek için buzdolabını açtığını ve şişedeki sıvıyı su zannettiğini söyledi.</p><p>Çelik, sıvıyı bardağa doldurduğunu belirterek, 'Su sanmıştım, kendi orijinal kabında değildi. İçtiğim gibi boğazımdan aşağı yakmaya başladı. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Hocamıza teşekkür ederim. Sağlık durumum çok iyi' dedi.</p><p>Uzmanlar, tuz ruhu gibi yakıcı temizlik ürünlerinin hiçbir şekilde içecek şişelerine konulmaması ve çocukların erişemeyeceği güvenli alanlarda saklanması konusunda uyarıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/tuz-ruhunu-su-zanneden-14-yasi_1788285534_GWbfXC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tuz ruhunu su zanneden 14 yaşındaki çocuk ölümden döndü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/tuz-ruhunu-su-zanneden-14-yasi_1788285534_GWbfXC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Trabzon'da acı veda umuda dönüştü: Bağışlanan organlar 3 kişiye hayat verecek]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/trabzon-da-aci-veda-umuda-donustu-bagislanan-organlar-3-kisiye-hayat-verecek/169563/</link>
            <description><![CDATA[Trabzon'da beyin kanamasından vefat eden 51 yaşındaki kadının bağışlanan organları üç hastaya can oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/trabzon-da-aci-veda-umuda-donustu-bagislanan-organlar-3-kisiye-hayat-verecek/169563/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:51:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Trabzon&#39;da baş ağrısı şikayetiyle başvurduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi&#39;nde beyin kanaması teşhisi konulan 51 yaşındaki E.M., Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi&#39;nde verdiği dört günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Vefatın ardından acılı ailenin onay vermesiyle bağışlanan organlar, nakil bekleyen hastalar için yeni bir başlangıç oldu.</p><strong>İki böbrek Trabzon&#39;da, karaciğer İstanbul&#39;da</strong><p>Ailenin onayı sonrasında gerçekleştirilen operasyonla E.M.&#39;nin iki böbreği Trabzon&#39;da, karaciğeri ise İstanbul&#39;da organ nakli sırası bekleyen hastalara gönderildi. Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan KTÜ Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Ulusoy, kararın hayati önemine dikkat çekerek, 'Tek bir ailenin kararı, yıllardır makineye bağlı olan veya her an ölüm sınırında olan üç insana yeni bir hayat imkanı sundu' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Ölümün ardından ne bırakacağımız bizim elimizde'</strong><p>Bölgedeki organ bağışı istatistiklerine de değinen Prof. Dr. Ulusoy, 2026 yılının ilk 8 ayında KTÜ&#39;de 6, Samsun Bölge Koordinatörlüğü&#39;ne bağlı 8 ilde ise toplam 29 ailenin bağışa onay verdiğini belirtti. Geçtiğimiz yıllara oranla bağışlarda artış yaşandığını söyleyen Ulusoy, vatandaşlara çağrıda bulunarak, 'Ölüm hiçbirimizin elinde değil ama ölümün ardından geriye ne bırakacağımız elimizde. Herkesi bu konuyu düşünmeye ve olumlu kararlarını yaşarken ailelerine beyan etmeye davet ediyorum' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/trabzon-da-aci-veda-umuda-donu_1788259891_vWrgeS.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Trabzon'da acı veda umuda dönüştü: Bağışlanan organlar 3 kişiye hayat verecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/trabzon-da-aci-veda-umuda-donu_1788259891_vWrgeS.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Genç yaşta kalp krizlerine dikkat çeken açıklama]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/genc-yasta-kalp-krizlerine-dikkat-ceken-aciklama/169554/</link>
            <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, genç yaşta görülen kalp krizi, felç ve bazı kanser türlerinde kronik inflamasyonun önemli bir etken olabileceğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/genc-yasta-kalp-krizlerine-dikkat-ceken-aciklama/169554/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:40:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda genç yaşlarda görülen kalp krizi, pulmoner emboli, felç ve bazı kanser türlerinin nedenleri arasında kronik inflamasyonun da bulunduğuna dikkat çekti.</p><strong>Kronik inflamasyon birçok hastalıkla ilişkilendiriliyor</strong><p>Özkaya, hastalıkların yalnızca organlardaki mekanik bozukluklarla açıklanamayacağını belirterek, vücuttaki sistemik süreçlerin de önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Kronik inflamasyonun özellikle genç yaşta ortaya çıkan kardiyovasküler hastalıklar, kanser, tip 2 diyabet ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi çeşitli sağlık sorunlarının gelişimine katkıda bulunabileceğini ifade eden Özkaya, inflamasyonun uzun süre devam etmesi halinde kronik doku hasarına yol açabileceğini kaydetti.</p><strong>Belirtiler farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</strong><p>Kronik inflamasyonun belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Özkaya, tükenmişlik, uykusuzluk, ateş, ağrı, eklem sertliği, cilt döküntüleri ve sindirim sistemi sorunlarının görülebileceğini söyledi.</p><p>Kilo değişiklikleri, duygu durum bozuklukları ve sık enfeksiyonların da belirtiler arasında yer alabileceğini aktardı.</p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli</strong><p>Özkaya, kronik inflamasyonu azaltmak için kronik stresin kontrol altına alınması, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve işlenmiş gıdalar ile fast food tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirtti.</p><p>Sebze, meyve, yağsız protein ve sağlıklı yağların tüketilmesini öneren Özkaya, geceleri en az 7 saat uyumanın yanı sıra sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin azaltılmasının da vücuttaki inflamatuvar süreçlerin kontrolüne yardımcı olabileceğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/genc-yasta-kalp-krizlerine-dik_1788252031_IASLXc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Genç yaşta kalp krizlerine dikkat çeken açıklama ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/genc-yasta-kalp-krizlerine-dik_1788252031_IASLXc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gıda işletmelerine denetimler sürüyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/gida-isletmelerine-denetimler-suruyor/169309/</link>
            <description><![CDATA[Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri tarafından, gıda satış, toplu tüketim ve üretim işletmelerinde gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla denetimler aralıksız sürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/gida-isletmelerine-denetimler-suruyor/169309/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:57:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerde gıda güvenilirliği ve mevzuata uygunluk konuları kontrol edildi. Yetkililer, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/gida-isletmelerine-denetimler-_1787993821_9edR5L.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gıda işletmelerine denetimler sürüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/gida-isletmelerine-denetimler-_1787993821_9edR5L.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kadinlarda-kalp-krizinin-8-isareti/169308/</link>
            <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, kadınlarda kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekerek; aşırı yorgunluk, hazımsızlık, çene ve sırt ağrısı, göğüste yanma, nefes darlığı, kol ağrısı ve bulantı gibi belirtilerin de önemsenmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kadinlarda-kalp-krizinin-8-isareti/169308/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:55:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kalp krizinin belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, özellikle kadınlarda bazı şikyetlerin günlük yaşamda sık karşılaşılan sağlık sorunlarıyla karıştırılabildiğini söyledi. Koçaş, 'Kalp krizi denildiğinde ilk akla gelen belirti göğüs ağrısı olsa da kadınlarda tablo her zaman bu kadar belirgin olmayabilir. Bazen aşırı yorgunluk, nefes darlığı, hazımsızlık veya sırt ağrısı gibi daha farklı yakınmalar ön plana çıkabilir. Bu nedenle ani başlayan ve kişinin alışık olmadığı belirtileri göz ardı etmemek önemlidir' dedi.</p><p>Prof. Dr. Koçaş, kadınlarda kalp krizinin 8 belirtisini de sıraladı:</p><p>1. Aşırı yorgunluk: Günlük yoğunluğun ardından ortaya çıkan normal yorgunluk ile açıklanamayan ve kişinin günlük işlerini yapmakta zorlanmasına neden olan yoğun halsizliğin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Koçaş, özellikle kas güçsüzlüğü, nefes darlığı veya diğer belirtilerle birlikte görülen aşırı yorgunluğun dikkate alınması gerektiğini ifade etti.<br>2. Hazımsızlık: Kalp krizinin bazı kadınlarda mide rahatsızlığı veya hazımsızlık hissiyle ortaya çıkabileceğini belirten Koçaş, göğüs bölgesindeki yanma ve rahatsızlığın mide kaynaklı bir sorunla karıştırılabileceğini söyledi. Normalden daha şiddetli, uzun süren veya kişinin alışık olmadığı hazımsızlık benzeri şikyetlerin önemsenmesi gerektiğini vurguladı.<br>3. Çene ve sırt ağrısı: Kalp kaynaklı ağrının yalnızca göğüs bölgesinde hissedilmediğine dikkat çeken Koçaş, ağrının çeneye, sırta, omuzlara ve bazen dişlere kadar yayılabileceğini belirtti. Özellikle ani başlayan ve belirgin bir nedeni bulunmayan çene veya sırt ağrısına başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.<br>4. Göğüste yanma hissi: Kalp krizi sırasında oluşan rahatsızlığın bazı kişilerde reflüveya mide yanmasıyla karıştırılabileceğini ifade eden Koçaş, daha önce yaşanmamış şekilde aniden ortaya çıkan, dinlenmekle geçmeyen veya devam eden göğüste yanma ve baskı hissinin kalp kaynaklı olabileceğine dikkat çekti.<br>5. Nefes darlığı: Dinlenme sırasında ortaya çıkan nefes darlığının önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirten Koçaş, 'Bir kişi daha önce rahatlıkla yaptığı günlük aktivitelerde aniden nefes nefese kalmaya başladıysa veya otururken bile nefes almakta zorlanıyorsa bu durumu önemsemelidir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı olmadan da kalp krizinde görülebilir' dedi.<br>6. Kol ağrısı: Kalp krizinde ağrının göğüsten kola doğru yayılabileceğini ifade eden Koçaş, sol kolda daha sık görülmekle birlikte her iki kolun da etkilenebileceğini söyledi. Ani başlayan, nedeni açıklanamayan kol ağrısının özellikle göğüste baskı, nefes darlığı veya bulantı gibi şikyetlerle birlikte ortaya çıkması durumunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.<br>7. Bulantı: Bulantının da kadınlarda kalp krizine eşlik edebilen belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Koçaş, soğuk terleme, baş dönmesi ve sersemlik hissinin de tabloya eşlik edebileceğini ifade etti. Bu yakınmaların mide-bağırsak sorunlarıyla karıştırılabildiğini ancak diğer belirtilerle birlikte ve ani şekilde ortaya çıktığında dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.<br>8. Göğüs ağrısı ve sıkışma: Göğüs ağrısının kalp krizinin en bilinen belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Koçaş, bu şikyetin her zaman keskin bir ağrı şeklinde hissedilmediğinin altını çizdi. Göğüste baskı, sıkışma, ağırlık veya gerginlik hissinin de kalp krizinin habercisi olabileceğini söyledi.<br>Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, 'Özellikle ani başlayan göğüs ağrısı veya baskı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ya da kola, çeneye ve sırta yayılan ağrı gibi belirtilerin birkaçının bir arada görülmesi durumunda zaman kaybedilmemeli. Kalp krizinde erken müdahale, kalp kasında oluşabilecek hasarın sınırlandırılması açısından büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kadinlarda-kalp-krizinin-8-isa_1787993726_SFVpsj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kadinlarda-kalp-krizinin-8-isa_1787993726_SFVpsj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ritim bozuklukları inme ve kalp yetersizliği riskini artırabilir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/ritim-bozukluklari-inme-ve-kalp-yetersizligi-riskini-artirabilir/169307/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Enis Oğuz, tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi şikâyetlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Kalbin düzensiz atması her zaman masum bir durum değildir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/ritim-bozukluklari-inme-ve-kalp-yetersizligi-riskini-artirabilir/169307/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:53:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kalbin normalden hızlı, yavaş veya düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan ritim bozuklukları, toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman basit bir çarpıntı olarak değerlendirilebiliyor. Oysa özellikle atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları, tedavi edilmediğinde kalp yetersizliği ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini artırabiliyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Enis Oğuz, tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi şikyetlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><strong>'Çarpıntının nedenini ortaya koymak önemli'</strong><p>Ritim bozukluklarının her hastada aynı şekilde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Enis Oğuz, 'Bazı hastalar kalbin düzensiz attığını veya göğüste çırpınma hissini fark ederken, bazı hastalarda ritim bozukluğu herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Özellikle çarpıntının tekrarlaması, beraberinde nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtilerin bulunması durumunda kardiyolojik değerlendirme yapılması gerekir. Elektrokardiyografi, ritim takibi ve gerekli görülen ileri incelemelerle ritim bozukluğunun tipi ve tedavi gereksinimi belirlenebilir' dedi.</p><strong>'Atriyal fibrilasyonda tedavi kişiye özel planlanıyor'</strong><p>En sık görülen ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyonun, kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oğuz, bu durumun yalnızca çarpıntıya yol açmadığını, bazı hastalarda pıhtı ve inme riskini de artırabildiğini belirtti.<br>Prof. Dr. Enis Oğuz, 'Atriyal fibrilasyon tedavisinde hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, ritim bozukluğunun süresi ve kalp fonksiyonları birlikte değerlendirilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra uygun hastalarda elektrofizyolojik inceleme ve kateter ablasyon gibi girişimsel tedaviler de gündeme gelebilir. Atriyal fibrilasyon ablasyonunda amaç, ritim bozukluğuna yol açan elektriksel odakların kontrol altına alınması ve kalbin normal ritminin korunmasına yardımcı olmaktır' diye konuştu.</p><strong>'Kalp pili yalnızca kalbi yavaş atan hastalar için kullanılmıyor'</strong><p>Kalp pili uygulamalarının da ritim bozukluklarının tedavisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz, 'Kalp pili denildiğinde yalnızca kalp hızının yavaşlaması akla gelmemeli. Bazı hastalarda kalbin elektriksel sistemindeki bozukluklar nedeniyle kalp pili tedavisi gerekebilir. Bunun yanında kalp yetersizliği bulunan ve kalbin odacıkları arasındaki kasılma uyumunun bozulduğu uygun hastalarda kardiyak resenkronizasyon tedavisi uygulanarak kalbin daha koordineli çalışması hedeflenebilir' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Kalp sağlığında erken değerlendirme hayat kurtarabilir'</strong><p>Kalp çarpıntısı veya ritim düzensizliği yaşayan kişilerin şikyetlerini ertelememesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz, 'Kalp ritmindeki değişikliklerin nedeni basit bir tetikleyici olabileceği gibi daha ciddi bir kalp hastalığının belirtisi de olabilir. Özellikle yeni başlayan, uzun süren veya tekrarlayan çarpıntılarda altta yatan nedenin ortaya çıkarılması önemlidir. Erken tanı ve hastaya uygun tedavi yaklaşımı, hem yaşam kalitesinin korunmasına hem de olası komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/ritim-bozukluklari-inme-ve-kal_1787993605_zk4Taq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ritim bozuklukları inme ve kalp yetersizliği riskini artırabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/ritim-bozukluklari-inme-ve-kal_1787993605_zk4Taq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[El ayak ağız hastalığında çocuklarda bu belirtilere dikkat]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat/169238/</link>
            <description><![CDATA[Çocuklarda son dönemde artış gösteren el ayak ağız hastalığının özellikle kreş, anaokulu, park ve oyun alanlarında kolayca bulaşabildiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erdal Irmak, hastalığın ateş, döküntü ve ağız yaralarıyla kendini gösterdiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat/169238/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:31:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hastalığın özellikle çocuklarda görüldüğünü ve bazı vakalarda daha ağır seyredebildiğini anlatan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdal Irmak uyarılarda bulundu. Irmak,' Çocuklarda görülen bu vakalar hafif belirtilerle atlatılırken, özellikle ateş ve ağız içindeki lezyonlara bağlı olarak yeterli sıvı alamayan çocuklarda hastalık daha ağır seyredebilir. El ayak ağız hastalığında belirtiler genellikle enfeksiyondan birkaç gün sonra ortaya çıkıyor. El içleri ve ayak tabanlarında kızarıklık ve içi sıvı dolu kabarcıklar görülürken, bazı çocuklarda kalça ve perianal bölgede de döküntüler oluşabiliyor' dedi.</p>'<strong>Ağızdaki yaralar sıvı kaybına neden olabilir'</strong><p>Ağız, bademcik ve yutak bölgesinde oluşan ağrılı lezyonların çocukların yemek yemesini ve su içmesini zorlaştırabildiğini söyleyen Irmak, 'Ateş, halsizlik ve huzursuzluğun da eşlik edebildiği hastalıkta özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Hastalık; yakın temas, solunum yolu salgıları, döküntü sıvıları ve virüsle kirlenmiş yüzeyler aracılığıyla bulaşabiliyor. El hijyenine dikkat edilmesi, ortak kullanılan oyuncak ve yüzeylerin temiz tutulması önem taşıyor' diye konuştu.</p><strong>'Çoğu vaka destekleyici tedavilerle iyileşebiliyor'</strong><p>Hastalığın çoğunlukla destekleyici tedaviyle iyileştiğini belirten Irmak, 'El ayak ağız hastalığında tedavi çoğunlukla ateş ve ağrının kontrolü ile yeterli sıvı alımının sağlanmasına yönelik uygulanıyor. Ancak yüksek ateşin sürmesi, çocuğun sıvı alamaması veya genel durumunun bozulması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Ağır seyreden bazı vakalarda hastanede takip ve sıvı desteği gerekebiliyor' şeklinde konuştu.</p><strong>'Tırnak dökülmesi görülebilir'</strong><p>Hastalık sonrasında bazı çocuklarda tırnak dökülmesinin görülebileceğini söyleyen Irmak, 'Uzun vadede el ayak ağız hastalığı geçiren hastalarda tırnak dökülmesi görülebilir. Dökülen tırnak yerine tekrardan çıkar. Ailede bir korku oluştursa da zamanla düzeldiğini bilmekte fayda var. Hastalığı geçiren çocuklar tekrar geçirirse ilkine göre daha hafif geçirebilir. Bağışıklığı zayıf çocuklarda hastalığın ilk enfeksiyonda veya tekrar bulaşma durumunda daha ağır ve agresif seyretmesi söz konusu olabilir' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Yüksek ateş ve sıvı alamama durumunda doktora başvurulmalı'</strong><p>Hastalık süresince çocukların yeterli sıvı tüketmesinin ve yakın temasın sınırlandırılmasının önemli olduğunu söyleyen Irmak şunları söyledi: 'Çocukta döküntüyle birlikte sıvı alamama, idrar miktarında azalma, yüksek veya uzun süren ateş, aşırı halsizlik ve genel durumda bozulma görülmesi halinde gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalı. Hastalık süresince çocuğun yeterli sıvı tüketmesi, el hijyenine dikkat edilmesi ve diğer çocuklarla yakın temasının sınırlandırılması bulaşın azaltılması açısından önem taşıyor'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocu_1787913060_7YBLfD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ El ayak ağız hastalığında çocuklarda bu belirtilere dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocu_1787913060_7YBLfD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü 9 ilde hayvan sağlığının güvencesi oldu]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-veteriner-kontrol-enstitusu-9-ilde-hayvan-sagliginin-guvencesi-oldu/169232/</link>
            <description><![CDATA[Samsun merkezli olarak Karadeniz ve İç Anadolu’daki 9 ili kapsayan alanda hayvan sağlığını koruyan Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü, yılda 50 binin üzerinde analiz yaparak salgın risklerini önceden engelliyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-veteriner-kontrol-enstitusu-9-ilde-hayvan-sagliginin-guvencesi-oldu/169232/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:51:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanlığı&#39;na bağlı olarak görev yapan Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü; Samsun başta olmak üzere Giresun, Ordu, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Yozgat illerinde hayvan hastalıklarının teşhis, takip ve kontrolü için aralıksız mesai yürütüyor.</p><p>TÜRKAK tarafından akredite edilen ve uluslararası geçerliliğe sahip laboratuvarlarında yılda 50 binden fazla numuneyi incelediklerini belirten Enstitü Müdürü Hamza Kadı, viral, bakteriyel ve paraziter hastalıkların yanı sıra kuduz, şarbon, bruselloz, tüberküloz ve kuş gribi gibi insanlara da bulaşabilen zoonotik tehditleri titizlikle izlediklerini söyledi.</p><br><strong>Yeni spiroket laboratuvarı devrede</strong><p>Bakanlığın desteğiyle enstitüye kazandırılan Spiroket Laboratuvarı sayesinde tanı süreçlerinin güçlendirildiğini vurgulayan Hamza Kadı, hayvanlarda ciddi döl ve süt verimi kayıplarına yol açan ve insan sağlığını da tehdit eden leptospirozis gibi riskli hastalıkların artık çok daha ileri ve güvenilir yöntemlerle teşhis edildiğini kaydetti.</p><strong>Atıksu analizi ile salgınlara karşı erken uyarı</strong><p>Enstitünün öncülük ettiği atıksu epidemiyolojisi çalışmalarına da dikkat çeken Kadı, klinik belirtiler sahada henüz görülmeden önce atıksular taranarak hastalık etkenlerinin erkenden saptandığını ve olası salgınların yayılmadan önlendiğini belirtti. Enstitüde ayrıca yeni nesil teşhis kitlerinin geliştirilmesi ve yerli aşı çalışmalarına yönelik Ar-Ge projeleri de eş zamanlı olarak sürdürülüyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-veteriner-kontrol-ensti_1787910659_xN4sXq.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü 9 ilde hayvan sağlığının güvencesi oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-veteriner-kontrol-ensti_1787910659_xN4sXq.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun Gazi Devlet Hastanesinde otomatik CPR dönemi başladı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-gazi-devlet-hastanesinde-otomatik-cpr-donemi-basladi/169226/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Gazi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde, kalbi duran hastalara uygulanan kalp masajını kesintisiz ve standart bası gücüyle gerçekleştiren "otomatik CPR cihazı" kullanılmaya başlandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-gazi-devlet-hastanesinde-otomatik-cpr-donemi-basladi/169226/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:24:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><br>Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Gazi Devlet Hastanesi Acil Servisi bünyesinde, kalbi duran hastalarda hayati öneme sahip olan kalp masajını otomatik olarak uygulayan yeni nesil CPR cihazı faaliyete geçti. İnsan gücüyle yapılan masajlarda zamanla oluşabilen yorgunluk ve bası ritmi dalgalanmalarının önüne geçen cihaz, göğüs kompresyonlarını ideal derinlik ve ritimde sürdürüyor.<br> </p><strong>Sağlık ekiplerine kritik müdahalelerde zaman kazandırıyor</strong><p>Cihazın sağlık personeline sunduğu desteği anlatan Samsun Gazi Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Yılmaz, teknolojinin ekiplerin yerini almadığını, aksine kritik anlarda hekimlerin elini güçlendirdiğini vurguladı. Dr. Yılmaz, saniyelerin belirleyici olduğu vakalarda cihazın masajı devralmasıyla sağlık personelinin hava yolu kontrolü, defibrilasyon ve ilaç uygulamaları gibi diğer hayati adımlara tam odaklanabildiğini ifade etti.</p><strong>Transfer esnasında kesintisiz kalp masajı</strong><p>Hafif ve ergonomik yapısıyla yetişkin hastaların anatomik yapısına hızla uyum sağlayan cihaz, sedye hareketi ve ambulans nakli gibi transfer süreçlerinde de kesintisiz çalışabiliyor. Gazi Devlet Hastanesi&#39;nin yeni binasına taşınarak kalp merkezi olarak hizmet vermeye hazırlandığını hatırlatan Dr. Yılmaz, özellikle diğer birimlere veya merkezlere kritik vaka transferleri gerçekleştirilirken cihazın hayati bir güvence sağlayacağını kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-gazi-devlet-hastanesind_1787909090_jfR9KF.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun Gazi Devlet Hastanesinde otomatik CPR dönemi başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-gazi-devlet-hastanesind_1787909090_jfR9KF.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun’da robotik cerrahiyle hassas ameliyat dönemi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-robotik-cerrahiyle-hassas-ameliyat-donemi/169147/</link>
            <description><![CDATA[Samsun’da özel bir hastanede gerçekleştirilen ürolojik ameliyatta robotik cerrahi kullanılırken, sistemin cerrahlara üç boyutlu görüntü ve daha hassas müdahale imkanı sunduğu belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-robotik-cerrahiyle-hassas-ameliyat-donemi/169147/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:01:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-da-robotik-cerrahiyle-h_1787817662_aJU7N1.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun’da robotik cerrahiyle hassas ameliyat dönemi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-da-robotik-cerrahiyle-h_1787817662_aJU7N1.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesinde ağrısız ablasyon dönemi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-sehir-hastanesinde-agrisiz-ablasyon-donemi/169145/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesinde ritim bozukluğu bulunan hastaya genel anestezi altında ikinci kez ablasyon uygulandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-sehir-hastanesinde-agrisiz-ablasyon-donemi/169145/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:40:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-sehir-hastanesinde-agri_1787816453_uaNIho.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun Şehir Hastanesinde ağrısız ablasyon dönemi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-sehir-hastanesinde-agri_1787816453_uaNIho.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sıcak havalarda bu ilaçları kullananlar dikkat]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sicak-havalarda-bu-ilaclari-kullananlar-dikkat/169098/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Şevket Özkaya, artan hava sıcaklıklarıyla birlikte tansiyon, kalp ve antidepresan gibi bazı ilaçları kullananların ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirterek uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sicak-havalarda-bu-ilaclari-kullananlar-dikkat/169098/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:27:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Avrupa&#39;da yüksek sıcaklıklara bağlı ölümlerin gündeme gelmesinin ardından, Türkiye&#39;de de sıcak hava dalgasının önümüzdeki iki hafta boyunca etkisini sürdürmesi bekleniyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya; oyun çağındaki çocuklar, yaşlılar ve düzenli ilaç kullanan hastalar için sıcak havalarda dehidrasyon (sıvı kaybı) riskinin arttığını vurguladı.</p><strong>Tansiyon ve kalp ilaçları ısı atımını zorlaştırıyor</strong><p>Özellikle depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların vücudun ısı düzenleme mekanizmasını bozabileceğini belirten Özkaya, 'Tansiyon tedavisinde kullanılan diüretikler, ACE inhibitörleri ve ARB grubu ilaçlar elektrolit dengesizliği riskini artırabilir ve susuzluğu tetikleyen hormonun işlevini etkileyebilir. Kalp ilaçlarından beta blokerler ise cilde kan akışını sınırlayarak vücudun ısıyı etkili bir şekilde atmasını zorlaştırır.' dedi.</p><strong>Terleme mekanizmasını bozan ilaçlara dikkat</strong><p>Parkinson, aşırı aktif mesane, alerji ve bazı solunum yolları hastalıklarının tedavisinde kullanılan antikolinerjik özellikli ilaçlar ile trisiklik antidepresanların da risk oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, bu tür ilaçların vücudun kendini soğutma ve terleme fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.</p><strong>'Kişi kendisi gibi davranmıyorsa acile gidin'</strong><p>Risk grubundaki hastaların ve çocukların yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Özkaya, kafa karışıklığı, zihinsel durum değişikliği veya kişinin normalin dışında davranışlar sergilemesi durumunda vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulması gerektiğini belirtti. Uzmanlar ayrıca, sıcak havalarda bol sıvı tüketilmesi, günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması ve hastaların kendi kararlarıyla ilaç dozlarında kesinlikle değişikliğe gitmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sicak-havalarda-bu-ilaclari-ku_1787754427_FXZaHj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sıcak havalarda bu ilaçları kullananlar dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sicak-havalarda-bu-ilaclari-ku_1787754427_FXZaHj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Diyalizde su israfına karşı yeni model: İlk ayda 46 bin litre tasarruf]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/diyalizde-su-israfina-karsi-yeni-model-ilk-ayda-46-bin-litre-tasarruf/169031/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye’de yaklaşık 72 bin hasta diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürüyor. Bir diyaliz hastasının her seansında yaklaşık 200 litre su kullanılırken, yılda yaklaşık 10 milyon diyaliz seansının gerçekleştirildiği Türkiye’de toplam su kullanımı 2 milyar litreye ulaşıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/diyalizde-su-israfina-karsi-yeni-model-ilk-ayda-46-bin-litre-tasarruf/169031/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:37:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Böbrek Vakfı tarafından hayata geçirilen Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli ile hemodiyaliz öncesi ters ozmoz sisteminden drenaja gönderilen su yeniden kullanılmaya başlandı. Uygulamanın ilk ayında 46 bin litre su tasarrufu sağlandı.</p><strong>Arıtma sırasında ayrılan su yeniden değerlendiriliyor</strong><p>Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun bir bölümü, hemodiyaliz öncesindeki arıtma sürecinde mineral ve iletkenlik dengesi nedeniyle ayrıştırılarak kanalizasyona gönderiliyor.</p><p>Hasta ile temas etmeyen ve klinik tedavi alanına girmeyen bu su, geliştirilen sistem sayesinde yeniden değerlendirmeye alınıyor. Uygun nitelikteki su, temizlik ve çamaşırhane gibi alanlarda kullanılarak su tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor.</p><p>Türk Böbrek Vakfı&#39;nın uygulamasıyla yalnızca ilk ayda 46 bin litre suyun yeniden kullanılması sağlandı.</p><strong>Türkiye genelinde 500 milyon litreye kadar tasarruf potansiyeli</strong><p>Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün değil. Ancak uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20&#39;sinin yeniden kullanılabileceği belirtiliyor.</p><p>Bu oran dikkate alındığında, Türkiye genelinde yılda yaklaşık 400-500 milyon litre suyun geri kazanılarak yeniden kullanılma potansiyeli bulunuyor.</p><strong>Sağlık hizmetlerinde sürdürülebilirlik vurgusu</strong><p>Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, suyun hem insan sağlığı hem de doğal yaşam açısından önemine dikkat çekerek, hemodiyaliz tedavisinin doğası gereği yüksek miktarda saf su kullanımını gerektirdiğini söyledi.</p><p>Erk, arıtma sırasında dışarı atılan suyun yeniden kullanılmasını sağlayan sistemle ilk ayda 46 bin litre su tasarrufu gerçekleştirdiklerini belirterek, sağlık hizmeti sunarken doğal kaynakların korunmasının da temel sorumluluklardan biri olduğunu ifade etti.</p><p>Bu yıl COP31&#39;in Türkiye&#39;de gerçekleştirilecek olmasının iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularını daha fazla gündeme taşıdığına işaret eden Erk, sağlık sektörüne örnek olabilecek uygulamaların yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/diyalizde-su-israfina-karsi-ye_1787668644_DVIwY6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Diyalizde su israfına karşı yeni model: İlk ayda 46 bin litre tasarruf ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/diyalizde-su-israfina-karsi-ye_1787668644_DVIwY6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadın sağlığında kişiye özel takip önemli]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kadin-sagliginda-kisiye-ozel-takip-onemli/168764/</link>
            <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, kadın sağlığında yalnızca mevcut şikâyete odaklanmak yerine, kişinin hayat biçimi, beslenme düzeni, uyku kalitesi, stres düzeyi ve metabolik durumunun birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kadin-sagliginda-kisiye-ozel-takip-onemli/168764/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:54:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fonksiyonel tıp yaklaşımının kadın sağlığına daha geniş bir perspektiften bakılmasına katkı sunduğunu belirten Op. Dr. Gökhan Gölcük, bu yaklaşımın modern tıbbın yerine değil, yanında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kadınların yaşam boyunca farklı hormonal ve metabolik süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Op. Dr. Gökhan Gölcük, adet düzensizlikleri, menopoz, kilo kontrolünde yaşanan güçlükler ve bazı hormonal yakınmalarda hastanın genel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p><strong>'Tek bir belirtiye bakmak yeterli olmayabilir'</strong><p>Kadın sağlığında birçok faktörün birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Op. Dr. Gölcük, özellikle beslenme, uyku, stres ve fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, 'Kadın sağlığında tek bir belirtiye bakarak bütün tabloyu değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Beslenme, uyku, stres, fiziksel aktivite ve metabolik durum gibi unsurların sağlık üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak, kişiye özgü bir takip planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir' dedi.<br>Kadınların üreme çağından menopoz dönemine kadar farklı ihtiyaçlarla karşılaşabildiğini belirten Op. Dr. Gökhan Gölcük, bu süreçlerde hastanın sağlık öyküsü ve yaşam şartlarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.</p><strong>'Amaç uzun vadeli sağlığı desteklemek'</strong><p>Fonksiyonel tıp yaklaşımında mevcut yakınmaların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da değerlendirilmesinin koruyucu sağlık anlayışını desteklediğini ifade eden Op. Dr. Gökhan Gölcük, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Gölcük, 'Kadın sağlığında hedefimiz yalnızca mevcut bir sorunu tedavi etmek değil, düzenli kontroller, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye uygun takip ile uzun vadeli sağlığı desteklemektir. Fonksiyonel tıp perspektifi de hastayı daha geniş bir çerçevede değerlendirmemize katkı sağlayan yaklaşımlardan biridir' diye konuştu.</p><strong>Modern tıbbın alternatifi değil</strong><p>Fonksiyonel tıp yaklaşımının standart tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Gölcük, düzenli jinekolojik muayene, gerekli taramalar, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bilimsel temelli tanı ve tedavi süreçlerinin kadın sağlığındaki temel yaklaşım olduğunu söyledi.</p><p>Fonksiyonel yaklaşımın ise bu süreçlere yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres yönetimi ve bireysel risk faktörlerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi açısından katkı sağlayabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük açıklamasını 'Fonksiyonel yaklaşımı modern tıbbın yerine konumlandırmak doğru değil. Esas olan, bilimsel tanı ve tedavi süreçlerini koruyarak hastanın yaşam tarzını ve bireysel özelliklerini de değerlendirebilmek. Böylece kadın sağlığına daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşabiliriz' diyerek tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kadin-sagliginda-kisiye-ozel-t_1787406843_lFJMj8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadın sağlığında kişiye özel takip önemli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kadin-sagliginda-kisiye-ozel-t_1787406843_lFJMj8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından yüksek proteinli ürün uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-yuksek-proteinli-urun-uyarisi/168763/</link>
            <description><![CDATA[Zonguldaklı Diyetisyen Gizem Güneş, son dönemde market raflarında ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan yüksek proteinli paketli gıdaların tüketimi konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-yuksek-proteinli-urun-uyarisi/168763/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:52:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Proteini artırılmış ürünlerin her şartta sağlıklı anlamına gelmediğini vurgulayan Güneş, 'Özellikle market raflarında ve sosyal medya trendlerinde çok gördüğümüz proteinli yoğurt, süt, kuark ve peynir gibi bir besin grubu var. Peki proteini artırılmış ürünler her zaman sağlıklı mıdır? Aslında değildir. Kilo verme sürecinde, sağlıklı beslenmede önemli olan şey her zaman dengedir. Yani proteini artırılmış demek, sağlıklı beslenmek anlamına gelmez' dedi.</p><strong>'Asıl hedef hücrelere zarar vermeden yağ kaybetmek'</strong><p>Kilo verirken tartıdaki rakamlara odaklanılmaması gerektiğini belirten Güneş, asıl hedefin hücrelere zarar vermeden yağ kaybetmek olduğuna dikkat çekti. Güneş, 'Özellikle kilo verme sürecinde tartıdaki rakama takılmaktan ziyade; asıl hedefin kas kaybı olmaması, olabildiğince yağ kaybetmemiz ve hücrelerimize zarar vermeden sağlıklı bir şekilde bu kiloyu kaybetmek olması gerekir. Protein burada işe yarayabilir ama içerik okurken bu proteinli ürünlerdeki şeker ve karbonhidrat miktarına mutlaka dikkat etmek gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Doğal besinlere yönelin, böbrekleri yormayın'</strong><p>Gereğinden fazla protein tüketiminin böbrekler üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Diyetisyen Güneş, günlük protein ihtiyacının öncelikle doğal yollardan karşılanması gerektiğini vurguladı. Güneş, 'Fazla protein böbreklerimizdeki solüt yükünü artırabilir. Günlük proteinimizi almaya olabildiğince dikkat etmeliyiz ama bunu marketteki yüksek proteinli ürünlerden ziyade yine bildiğimiz yumurta, peynir, süt, yoğurt, tavuk, balık gibi doğal gruplardan destekleyebiliriz. Bunları tüketemediğimiz zamanlarda yine raflarda gördüğümüz yüksek proteinli ürünlerden destek alabiliriz. Ancak burada da içerik okumak çok önemli, şeker miktarlarına olabildiğince dikkat etmemiz gerekiyor' şeklinde konuştu.</p><strong>'Sosyal medya trendlerinden önce bedeninizi dinleyin'</strong><p>Sadece dış görünüşe ve kiloya odaklanmanın genel sağlığı gölgelememesi gerektiğini aktaran Güneş, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: 'Önemli olan sadece kaç kilo olduğumuz ve bedenimizin nasıl göründüğü değil; aslında hücrelerimizin nasıl beslendiği, sağlığımızın nasıl olduğudur. Sosyal medya trendleri tabii ki önemli, trendleri takip edelim ama olabildiğince kendi bedenimizin sesini dinleyerek ve ihtiyaçlarımız dahilinde mutlaka uzmanlardan yardım alarak beslenmemizi şekillendirebiliriz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-yuksek-proteinli-ur_1787406722_dwZtCx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından yüksek proteinli ürün uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-yuksek-proteinli-ur_1787406722_dwZtCx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sık hastalanan her çocuğun bağışıklığı zayıf değildir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sik-hastalanan-her-cocugun-bagisikligi-zayif-degildir/168762/</link>
            <description><![CDATA[Çocukların sık hastalanmasının pek çok ebeveyni 'düşük bağışıklık' korkusu ile endişelendirdiğini, ancak sık hastalanmanın her zaman bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmediğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, "Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklar yılda 6 ila 10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Her enfeksiyon aslında bağışıklık sisteminin yeni mikropları tanıdığı bir öğrenme sürecidir. Bu nedenle sık hastalanan her çocuk bağışıklığı düşük bir çocuk değildir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sik-hastalanan-her-cocugun-bagisikligi-zayif-degildir/168762/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:50:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bağışıklık sisteminin çocukluk döneminde gelişimini sürdürdüğünü belirten Dr. Cansu Yılmaz, 'Özellikle kreş ve okul döneminde çocuklar birçok yeni virüsle ilk kez karşılaşıyor. Bu nedenle yılda 6-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmeleri çoğu zaman normal kabul edilir. Her hastalık bağışıklık sisteminin yeni bir mikropla tanışması ve kendini geliştirmesi anlamına gelir' diye konuştu.</p><strong>'Bazı belirtiler varsa mutlaka değerlendirilmeli'</strong><p>Ancak her sık hastalanmanın da normal kabul edilmemesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, 'Enfeksiyonların çok ağır seyretmesi, sürekli antibiyotik gerektirmesi, uzun sürmesi ya da çocuğun büyüme ve gelişmesinin etkilenmesi gibi durumlarda mutlaka bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Bağışıklığı tek bir vitamin ya da şurup güçlendirmez'</strong><p>Toplumda bağışıklığın takviyelerle güçlendirilebileceğine yönelik yanlış bir inanış bulunduğunu söyleyen Yılmaz, 'Sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocukta rutin vitamin veya takviye kullanımı her zaman gerekli değildir. Ayrıca her enfeksiyonda antibiyotik kullanılması da doğru değildir. Antibiyotikler virüslere karşı etkili değildir ve gereksiz kullanımları faydadan çok zarar verebilir' dedi.</p><strong>'Bağışıklığın en güçlü destekçisi sağlıklı yaşamdır'</strong><p>Bağışıklık sistemini destekleyen en önemli etkenlerin günlük yaşam alışkanlıkları olduğunu belirten Yılmaz, 'Yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku, açık havada fiziksel aktivite ve aşıların eksiksiz yapılması çocukların bağışıklık sisteminin sağlıklı gelişmesinde temel rol oynar' diye konuştu.<br>Bağışıklık sisteminin zamanla olgunlaştığına dikkat çeken Yılmaz, 'Sabırlı olmak ve doğru alışkanlıklar kazandırmak, çocukların sağlıklı büyümesi için en önemli adımdır. Gereksiz ilaç ve takviyeler yerine çocukların uyku düzenine dikkat etmek, doğal ve dengeli beslenmeyi teşvik etmek, ulusal aşı takvimini aksatmamak yeterlidir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sik-hastalanan-her-cocugun-bag_1787406649_63Febx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sık hastalanan her çocuğun bağışıklığı zayıf değildir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sik-hastalanan-her-cocugun-bag_1787406649_63Febx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karadeniz’de alerjik hava yolu hastalıklarına dikkat]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/karadeniz-de-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat/168761/</link>
            <description><![CDATA[Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimlerinin birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Aziz Uluışık, "Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınabilir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/karadeniz-de-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat/168761/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:49:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz&#39;in özellikle Samsun, Trabzon gibi kıyı şehirlerinde görülen alerjik hastalıklardaki artışa dikkat çekti. Uzm. Dr. Uluışık, 'Karadeniz&#39;in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri Samsun&#39;da yaşayan birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Uzmanlara göre bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda belirgin bir artış söz konusudur' diye konuştu.</p><strong>'Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşüyor'</strong><p>Alerji tedavisinin ihmal edilmemesini öneren Uzm. Dr. Uluışık, 'Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikyetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır. Bu belirtiler uzun sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Çünkü erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor' şeklinde konuştu.</p><strong>'Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkün'</strong><p>Uzm. Dr. Uluışık, 'Kıyı bölgelerde nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmalarını, sigara dumanından uzak durmalarını ve ev içi havalandırmaya özen göstermelerini öneriyor. Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/karadeniz-de-alerjik-hava-yolu_1787406553_2QUHGN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karadeniz’de alerjik hava yolu hastalıklarına dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/karadeniz-de-alerjik-hava-yolu_1787406553_2QUHGN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çarşamba’da 350 mevsimlik tarım işçisine sağlık taraması]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-da-350-mevsimlik-tarim-iscisine-saglik-taramasi/168749/</link>
            <description><![CDATA[Samsun’un Çarşamba ilçesinde mevsimlik tarım işçilerine yönelik düzenlenen sağlık taramasında yaklaşık 350 kişi kontrolden geçirildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-da-350-mevsimlik-tarim-iscisine-saglik-taramasi/168749/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:43:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/carsamba-da-350-mevsimlik-tari_1787399021_oGir9v.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çarşamba’da 350 mevsimlik tarım işçisine sağlık taraması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/carsamba-da-350-mevsimlik-tari_1787399021_oGir9v.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaldırım çizgilerine basmamak masum bir oyun mu, OKB belirtisi mi?]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kaldirim-cizgilerine-basmamak-masum-bir-oyun-mu-okb-belirtisi-mi/168674/</link>
            <description><![CDATA[Günlük yaşamda birçok kişinin çocukluk döneminden kalma bir oyun ya da alışkanlık olarak gördüğü kaldırım çizgilerine basmama davranışı, bazı durumlarda obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) belirtilerinden biri olabiliyor. Uzmanlar, davranışın hastalık olarak değerlendirilmesinde kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kaldirim-cizgilerine-basmamak-masum-bir-oyun-mu-okb-belirtisi-mi/168674/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:58:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, kaldırım çizgilerine basmamanın tek başına bir hastalık anlamına gelmediğini belirterek, davranışın kişinin yaşamını kısıtlamaya başlaması durumunda dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Yaşar, 'Yolda yürürken çizgilere basmamak masum ve sıradan bir oyun gibi görünebilir. Ancak bu durum, kişinin gününün önemli bir kısmını almaya başladığında, çizgiye bastığı an yoğun bir huzursuzluk hissettiğinde, işine, okuluna veya sosyal hayatına gecikmesine yol açtığında klinik bir tabloya dönüşebilir' dedi.</p><strong>Basit bir alışkanlık kaygı döngüsüne dönüşebilir</strong><p>Kişinin kaldırım çizgilerine basmamak için sürekli dikkat göstermesinin altında yoğun bir kaygı ve kontrol ihtiyacının bulunabileceğini belirten Yaşar, bu davranışın zamanla günlük yaşamı zorlaştırabileceğini ifade etti.</p><p>Psikiyatride bir durumun hastalık olarak değerlendirilmesinde kişinin işlevselliğinin bozulması ve belirgin ruhsal sıkıntı yaşamasının önemli kriterler olduğunu aktaran Yaşar, başlangıçta basit bir yürüyüş gibi görünen davranışın zamanla kişinin her adımını kontrol ettiği bir sürece dönüşebileceğini söyledi.</p><strong>'Zihin sahte bir kontrol hissi oluşturabilir'</strong><p>Bazı kişilerde davranışın temelinde belirsizlikle baş etme çabasının bulunabileceğini anlatan Yaşar, kişinin 'Bunu kurallara uygun yaparsam kötü bir şey olmayacak' şeklinde bir düşünce geliştirebildiğini belirtti.</p><p>Bu durumun 'büyüsel düşünce' olarak adlandırılabileceğini ifade eden Yaşar, kaldırım taşına basmakla kişinin sağlığı ya da başına gelebilecek bir olay arasında gerçek bir nedensellik bulunmadığını, ancak yoğun kaygının kişiye böyle bir bağlantı varmış hissi verebildiğini kaydetti.</p><strong>Beyin gerçek bir tehdit varmış gibi tepki verebiliyor</strong><p>OKB&#39;de kişinin yaptığı ritüelin mantıksız olduğunu bilmesine rağmen davranışı gerçekleştirme ihtiyacı hissedebildiğini belirten Yaşar, sorunun kişinin mantık yürütme becerisinden çok yoğun kaygıyla ilişkili olduğunu söyledi.</p><p>Yaşar, çizgiye basılması durumunda kişinin gerçek bir tehlikeyle karşı karşıyaymış gibi yoğun korku ve huzursuzluk yaşayabildiğini, bu duygudan kurtulmanın en kısa yolu olarak da ritüeli gerçekleştirmeyi seçebildiğini ifade etti.</p><strong>Ritüeller arttıkça sosyal hayat da etkilenebiliyor</strong><p>Takıntılı düşünceler ve bunları azaltmak amacıyla yapılan ritüellerin zaman içinde kişinin hayatını daraltabileceği uyarısında bulunan Yaşar, bazı kişilerin çevresindekilerin tepkilerinden kaçınmak için sosyal ortamlardan uzaklaşabildiğini söyledi.</p><p>Ritüellerin uygulanabildiği alanların dışına çıkmaktan kaçınmanın, kişinin yaşamını giderek daha fazla kısıtlayabileceğine dikkat çekti.</p><strong>Tedavide amaç kaygıyla baş edebilmeyi öğrenmek</strong><p>OKB tedavisinde kullanılan 'maruz bırakma ve tepki önleme' yönteminin, kişinin korktuğu durumla kontrollü şekilde karşılaşmasını ve ritüeli gerçekleştirmeden kaygının zaman içinde azalabildiğini deneyimlemesini amaçladığını belirten Yaşar, bu süreçte kişinin beynindeki hatalı alarm sisteminin yeniden düzenlenmesinin hedeflendiğini ifade etti.</p><p>Yaşar, hastalığın ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak ailelere de önemli bir uyarıda bulundu. Hastanın ritüellerine eşlik edilmemesi ve günlük hayatın bu ritüellere göre düzenlenmemesi gerektiğini belirten Yaşar, bunun kısa vadede destek gibi görünse de uzun vadede sorunu pekiştirebileceğini söyledi.</p><p>Uzman, davranışların kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemesi, yoğun kaygıya neden olması veya sosyal hayatını kısıtlaması halinde bir ruh sağlığı uzmanından destek alınmasının önem taşıdığını kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kaldirim-cizgilerine-basmamak-_1787302696_x8DeKh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaldırım çizgilerine basmamak masum bir oyun mu, OKB belirtisi mi? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kaldirim-cizgilerine-basmamak-_1787302696_x8DeKh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Organları dışarıda doğan Mahmut Talha bebek, Samsun'da hayata tutundu]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/organlari-disarida-dogan-mahmut-talha-bebek-samsun-da-hayata-tutundu/168514/</link>
            <description><![CDATA[Tokat'ta nadir görülen bir durumla, iç organlarının bir kısmı vücudunun dışında dünyaya gelen Mahmut Talha bebek, Samsun'da 1,5 ay süren zorlu yaşam mücadelesini kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/organlari-disarida-dogan-mahmut-talha-bebek-samsun-da-hayata-tutundu/168514/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:17:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tokat&#39;ta yaşayan Nurgül (23) ve Mehmet Oruç (25) çiftinin ilk çocukları Mahmut Talha, karın duvarı gelişmeden dünyaya gözlerini açtı. İç organlarının bir kısmı, özellikle bağırsakları, karaciğeri ve dalağı dışarıda doğan minik bebek, acil olarak Samsun&#39;a sevk edildi. Özel bir hastanede ameliyata alınan Mahmut Talha bebek, yaklaşık 1,5 ay süren yoğun tedavi sürecinin ve kritik operasyonların ardından sağlığına kavuşarak anne kucağına verildi.</p><strong>'Binde bir görülen bir durum'</strong><p>Operasyon sürecini yöneten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ayşe Bahar Önaksoy, bebeğin durumuyla ilgili,'Bebek hastanemizde doğduktan hemen sonra acil olarak ameliyata aldık. Önce silo yöntemiyle bağırsakları koruma altına aldık. Yenidoğan yoğun bakımında uygulanan tedaviyle karın duvarı zaman içerisinde genişledi. Yaklaşık 40 gün sonra gerekli ameliyatı yaparak bütün organları karın içerisine yerleştirdik. Binde bir karşımıza çıkabilecek bu nadir vakada, bebeğimiz şu an sağlıklı, idrar ve gaita çıkışı gerçekleşiyor ve annesinin kucağında beslenebiliyor' dedi.</p><strong>7 ay boyunca doktorlar fark edemedi</strong><p>Hamilelik sürecinde düzenli kontrollere gitmelerine rağmen böylesi ciddi bir durumun erken fark edilmediğini belirten baba Mehmet Oruç ise yaşadıkları sürece sitem etti. Oruç, 'Bebek 7 aylık olana kadar her hafta kontrole gitmemize rağmen bu sorunu göremediler. Bunu anlamış değiliz. Tokat&#39;tan buraya sevk edildik, ancak şu anda bebeğimiz sağlıklı olduğu için mutluyuz'diye konuştu. Tedavi süreci başarıyla tamamlanan bebek, sağlık ekiplerinin gözetiminde taburcu edilerek ailesine teslim edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/organlari-disarida-dogan-mahmu_1787127475_F6S7Aa.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Organları dışarıda doğan Mahmut Talha bebek, Samsun'da hayata tutundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/organlari-disarida-dogan-mahmu_1787127475_F6S7Aa.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şevket Özkaya, ‘Sigara tüketiminde Türkiye birinci çıktı’]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sevket-ozkaya-sigara-tuketiminde-turkiye-birinci-cikti/168512/</link>
            <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye'nin kişi başına düşen günlük ortalama sigara tüketiminde 17,1 adetle dünya birincisi olduğunu belirterek, ülkede her iki erkekten birinin ve 18 yaş üstü her dört kadından birinin sigara kullandığını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sevket-ozkaya-sigara-tuketiminde-turkiye-birinci-cikti/168512/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:11:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sigara kullanımının dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye&#39;deki tüketim oranlarının da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Özkaya, 'Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün &#39;dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını&#39; olarak ifade ettiği sigara, son yıllarda gelişmiş ülkelerde azalmakta iken bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde tüketimi her geçen yıl artış göstermektedir. </p><p>Toplumsal, ekonomik ve sosyokültürel etmenler nedeniyle nikotin bağımlılığı sık gelişebilmekle birlikte bugün biliyoruz ki Türkiye dünyada sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye&#39;nin kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi. Bu rakam Yunanistan&#39;da 15,7, İsrail&#39;de 15,5, Japonya ve Avusturya&#39;da ise 15,4 adet' olduğunu belirtti.</p><strong>'Türkiye&#39;de 80 milyon kişi 100&#39;er paket sigara içmiş gibi'</strong><p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya 'Sağlık Bakanımız geçen günlerde sigara ile ilgili bir istatistik verdi. Türkiye dünyada sigara tüketiminde ikinci sırada yer almakla birlikte geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satılmış. Bu şu demek; Türkiye&#39;de 80 milyon insan yaşıyorsa herkes en az 100 paket sigara içmiş demek. Yeni doğan bebekler dahil, son 1 yılda şu an Türkiye&#39;de yaşayan herkes 100 paket sigara içmişe denk geliyor' dedi. </p><strong>'20. yüzyılda yaklaşık 100 milyon erken ölüme yol açtı'</strong><p>Sigaranın yalnızca bireysel değil, küresel ölçekte de ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, sigara kullanımının 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 100 milyon kişinin erken ölümüne neden olduğunu belirtti. Özkaya, 'Sigara içmek, on yıllardır dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olmuştur. 20. yüzyıl boyunca, çoğu günümüzün zengin ülkelerinde olmak üzere yaklaşık 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Sigara içmenin sağlık üzerindeki yükü artık yüksek gelirli ülkelerden düşük ve orta gelirli ülkelere doğru kaymaktadır. Bazı tahminler, 21. yüzyılda bir milyar insanın tütünden ölebileceğini öne sürmektedir. Türkiye&#39;de ortalama her iki erkekten biri sigara kullanıyor. 18 yaş üstü her dört kadından da biri sigara içiyor. Bunlar oldukça yüksek rakamlar' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sevket-ozkaya-sigara-tuketimin_1787127097_xiXbhB.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şevket Özkaya, ‘Sigara tüketiminde Türkiye birinci çıktı’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sevket-ozkaya-sigara-tuketimin_1787127097_xiXbhB.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fatma Aydın yeni hastaneyle ilgili açıklamalarda bulundu]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/fatma-aydin-yeni-hastaneyle-ilgili-aciklamalarda-bulundu/168476/</link>
            <description><![CDATA[OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 800 yataklı yeni hastanenin rektörlük önündeki alana yapılacağını açıklayarak, mimari proje çalışmalarının ekim ayında başlayacağını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/fatma-aydin-yeni-hastaneyle-ilgili-aciklamalarda-bulundu/168476/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 18:48:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Haber Expres Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Erol Şeker&#39;in yeni hastanenin konumu ve ihale sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, projenin mimari ve inşaat olmak üzere iki aşamada yürütüleceğini belirtti. Aydın, mimari proje ihalesinin eylül başında sonuçlanmasının, çalışmaların ise eylül sonu veya ekim başında başlamasının planlandığını ifade etti.</p><strong>800 yatak kapasiteli yeni hastane</strong><p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi (Tıp Fakültesi Hastanesi) için planlanan yeni hastane projesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilerek 2026 Yılı Yatırım Programı&#39;na alındı. Yaklaşık 120 bin metrekarelik alanda inşa edilmesi planlanan ve 800 yatak kapasitesine sahip olacak yeni hastane, çağdaş sağlık hizmeti anlayışı doğrultusunda hastalara daha konforlu ve nitelikli hizmet sunmak amacıyla projelendirildi.</p><strong>'Yaklaşık 1 yıl, 18 ay devam edecek'</strong><p>Projenin hazırlık sürecinde Dünya Bankası ile görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade eden OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın,  'Geçen hafta Dünya Bankası&#39;ndan gelen arkadaşlar oldu. Onlarla istişarelerimizi yaptık. Çevreye olan etkisinden, işçilerin kamp alanına kadar çok ayrıntılı bir şekilde araştırmalar yapıldı. Onların zaten temelde bazı kuralları var. Bu kuralları tekrardan gözden geçirdik. Ekim ayının ilk günlerinde başlıyoruz. Yaklaşık 1 yıl veya 18 ay devam edecek. Ondan sonra gelecek yılda inşaat projesine başlanacak. Ayrıca İnşaat alanı ise rektörlüğün önündeki alan olacak' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fatma-aydin-yeni-hastaneyle-il_1787068089_6mNDUH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fatma Aydın yeni hastaneyle ilgili açıklamalarda bulundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/fatma-aydin-yeni-hastaneyle-il_1787068089_6mNDUH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fatma Aydın, ‘Bölge’nin sağlık altyapısına önemli katkı sunacağız’]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/fatma-aydin-bolge-nin-saglik-altyapisina-onemli-katki-sunacagiz/168470/</link>
            <description><![CDATA[OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, robotik cerrahi sisteminin hizmete girmesiyle Samsun ve Karadeniz’de hastaların ileri teknoloji cerrahi hizmetlerine kolayca ulaşabileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/fatma-aydin-bolge-nin-saglik-altyapisina-onemli-katki-sunacagiz/168470/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 17:06:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, üniversite bünyesinde hizmete giren da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi ile Samsun ve Karadeniz Bölgesi&#39;ndeki hastaların ileri teknoloji cerrahi hizmetlerine kolayca ulaşabileceğini söyledi. Aydın, robotik cerrahinin yalnızca sağlık hizmetleri açısından değil, eğitim ve bilimsel çalışmalar açısından da OMÜ&#39;ye önemli katkılar sağlayacağını belirtti.</p><strong>'Bölgenin sağlık altyapısına önemli katkı sağlayacak'</strong><p>Robotik cerrahi sisteminin yalnızca Samsun&#39;a değil, çevre illere de hizmet vereceğine dikkat çeken OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 'Robotik cerrahinin hizmete alınmasıyla birlikte, Samsun ve çevre illerde yaşayan hastalar, ileri teknoloji cerrahiye ulaşabilmek için farklı şehirlerdeki merkezlere gitmek zorunda kalmadan kendi bölgelerinde bu hizmetten yararlanabilecektir. Robotik cerrahinin kliniklerimizde uygulanmaya başlamasıyla birlikte uzmanlık öğrencileri, yan dal araştırmacıları ve genç akademisyenler dünya standartlarında robotik cerrahi eğitimi alma fırsatı bulacaktır' dedi.</p><strong>'Robot kendi başına ameliyat yapmıyor'</strong><p>Robotik cerrahiye ilişkin yanlış anlaşılmaların da bulunduğuna değinen Rektör Fatma Aydın, 'Robotik cerrahi, doğru hastaya, doğru zamanda, en uygun cerrahi yöntemi sunarak en yüksek hasta güvenliğini sağlamayı hedeflemektedir. Robotik cerrahi her çocuk için uygun değildir. Hastanın yaşı, kilosu, anatomik özellikleri ve hastalığın niteliği birlikte değerlendirilerek yöntemin uygunluğuna cerrahi ekip tarafından karar verilir. Hangi hastanın robotik yönteme uygun olduğuna, muayene ve tetkikler sonrasında hastanın cerrahı karar verir. Her hasta için en doğru yöntem, ilgili anabilim dalı tarafından bireysel olarak değerlendirilir' şeklinde konuştu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fatma-aydin-bolge-nin-saglik-a_1787062008_HLVSur.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fatma Aydın, ‘Bölge’nin sağlık altyapısına önemli katkı sunacağız’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/fatma-aydin-bolge-nin-saglik-a_1787062008_HLVSur.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sıcak havalar böbrekleri vuruyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sicak-havalar-bobrekleri-vuruyor/168335/</link>
            <description><![CDATA[Yaz sıcaklıklarının nemle birlikte artması, özellikle kronik böbrek hastaları ve diyaliz hastaları için ciddi riskler oluşturabiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sicak-havalar-bobrekleri-vuruyor/168335/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 20:32:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p dir='ltr'>Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Türkiye&#39;de her 6-7 kişiden birinin kronik böbrek hastalığı riski taşıdığına dikkat çekerek sıcak havalarda yeterli sıvı alımının önemini vurguladı. Erk, sıcak havaların böbrek hastalarını sağlıklı bireylere kıyasla daha fazla etkileyebildiğine dikkat çekerek, 'Aşırı sıcaklar ve susuzluk böbrekler üzerindeki yükü daha da artıracaktır' dedi.<br> </p><p dir='ltr'>Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay da, özellikle kronik böbrek hastalarında ve diyaliz hastalarında yaz aylarında aşırı terleme, yüksek sıcaklık ve susuzluğun kan değerlerinde hızlı ve belirgin değişikliklere neden olabileceğini belirterek, 'Böbreklerin sıvı ve elektrolit dengesini düzenleme kapasitesi azaldığında, sıcak hava gibi çevresel şartlar vücudun hassas dengesini daha kolay bozabiliyor. Sıcak havalarda terleme yoluyla yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi elektrolitler de kaybediliyor. Yeterli sıvı alınmadığında damar içindeki kan hacmi azalıyor Bu durum böbreklere ulaşan kan akımının düşmesine neden olabiliyor. Böbrekler ise bu tabloya karşılık süzme hızını azaltarak ve idrarı yoğunlaştırarak vücuttaki sıvıyı korumaya çalışıyor. Bu nedenle sıcak havalarda idrarın normalden daha koyu renkli olması, vücudun sıvı kaybettiğinin işaretlerinden biri olabiliyor. Yüksek sıcaklık, aşırı terleme veya hamam ve sauna gibi yoğun ısıya maruz kalınan ortamlarda meydana gelen sıvı kaybı, böbreklere giden kan akımını azaltabiliyor' dedi.<br> </p><p dir='ltr'>Dr. Alpay, 'Kreatinin böbrekler aracılığıyla vücuttan atıldığı için böbrek perfüzyonunun azalması, kanda kreatinin düzeyinin yükselmesine neden olabiliyor. Bu yükselme her zaman kalıcı bir böbrek hasarı anlamına gelmeyebilir; sıvı kaybına bağlı geçici bir değişiklik de söz konusu olabilir. Ancak sıvı kaybı zamanında fark edilmez ve düzeltilmezse, özellikle kronik böbrek hastalarında akut böbrek hasarı gelişme veya mevcut böbrek hastalığının ilerleme riski ortaya çıkabiliyor. Kronik böbrek hastalarında özellikle potasyum dengesindeki bozulmalar önem taşıyor. Potasyumun kanda yükselmesi, kalp ritmi açısından ciddi sorunlara yol açabilecek bir durum olduğundan, bu hastaların sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor. Sodyum düzeyleri ise kaybedilen su ve elektrolitin miktarına ve kişinin mevcut hastalıklarına göre farklı yönde değişebiliyor. Bu nedenle kronik böbrek hastalarının sıcak havalarda gelişigüzel şekilde aşırı su veya elektrolit tüketmesi yerine, kendi hekimlerinin önerdiği sıvı ve beslenme planını uygulaması gerekiyor' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sicak-havalar-bobrekleri-vuruy_1786901524_Z7AN12.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sıcak havalar böbrekleri vuruyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sicak-havalar-bobrekleri-vuruy_1786901524_Z7AN12.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlıkta bağımsızlık için büyük adım! Kanser ve SMA ilaçları Türkiye’de üretilecek]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/saglikta-bagimsizlik-icin-buyuk-adim-kanser-ve-sma-ilaclari-turkiye-de-uretilecek/168309/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getirmek için çalışmaların sürdüğünü belirterek, kanser, SMA ve immünoterapi gibi alanlarda kullanılan ilaçların Türkiye'de üretilmesi için adım attıklarını açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/saglikta-bagimsizlik-icin-buyuk-adim-kanser-ve-sma-ilaclari-turkiye-de-uretilecek/168309/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:04:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye&#39;nin sağlık sisteminde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, bundan sonraki hedefin sağlık hizmetlerinin yanı sıra sağlık ürünlerinde de yerli üretimi artırmak olduğunu söyledi.</p><p>Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ&#39;nin (USHAŞ) İstanbul Şubesi&#39;nde sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Memişoğlu, Türkiye&#39;nin sağlık alanında hem hizmet sunumu hem de teknoloji açısından önemli bir noktaya geldiğini ifade etti. Türkiye&#39;nin bugün dünyanın birçok ülkesinden sağlık hizmeti almak için tercih edildiğini belirten Memişoğlu, yılda 3 milyonun üzerinde kişinin sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye&#39;ye geldiğini söyledi.</p><strong>Sağlıkta yerli üretim için yeni dönem</strong><p>Türkiye&#39;nin sağlık alanında dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmaların hız kazandığını aktaran Memişoğlu, özellikle stratejik ilaç ve tıbbi cihazların yerli imkanlarla üretilmesi için planlamalar yaptıklarını belirtti. Bakan Memişoğlu, 'Türkiye&#39;nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz şimdi' dedi.</p><p>Türkiye&#39;nin hangi ilaçları ve tıbbi cihazları yurt dışından ithal ettiğinin belirlendiğini anlatan Memişoğlu, ihtiyaç duyulan ürünlerin ülke içerisinde üretilmesi için ilaç firmalarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><strong>8 yerli aşı için hazırlık</strong><p>Yerli aşı üretimine ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, 8 aşı için üretim planlaması yapıldığını açıkladı. Bu aşılardan en az 6&#39;sı için birkaç hafta içerisinde sözleşme yapılmasının planlandığını belirten Memişoğlu, üretimde yalnızca dolum aşamasında kalmayıp 'master cell' adı verilen esas hücrenin de Türkiye&#39;de oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.</p><p>Türkiye&#39;de halihazırda 13 yerli aşının bulunduğunu ifade eden Memişoğlu, yeni üretimlerin de kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.</p><strong>Yerli tıbbi cihaz hamlesi</strong><p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, tıbbi cihaz alanında da yerli üretim kapasitesinin artırılacağını söyledi. Türkiye&#39;nin ihtiyaç duyduğu 45 stratejik tıbbi cihazın belirlendiğini açıklayan Memişoğlu, bu ürünlerin ülke içerisinde üretilmesi için TÜSEB aracılığıyla çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.</p><p>Kalp-akciğer pompasının ASELSAN iş birliğiyle geliştirildiğini ve hastalarda kullanılmaya başlandığını belirten Memişoğlu, cihazın yıl sonuna kadar seri üretime geçirilmesinin planlandığını aktardı.</p><p>Mobil röntgen ve solunum cihazlarının yanı sıra kapsül endoskopi üzerinde de çalışmalar yapıldığını ifade eden Memişoğlu, kapsül endoskopinin prototipinin geliştirildiğini ve kısa süre içerisinde insan çalışmalarına başlanacağını söyledi.</p><strong>Palyatif bakım için yeni sistem</strong><p>Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde yeni bir koordinasyon modelinin de hayata geçirileceğini belirtti. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin bir araya getirileceğini anlatan Memişoğlu, Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi (ESKOM) adıyla yeni bir komuta merkezi oluşturulduğunu söyledi.</p><p>Türkiye&#39;de 271 bin hastane yatağının bulunduğunu belirten Memişoğlu, bunların 7 bin 822&#39;sinin palyatif bakım için ayrıldığını ifade etti. İstanbul&#39;da ise 910 palyatif bakım yatağı bulunduğunu kaydetti.</p><strong>Sigara ve obezite uyarısı</strong><p>Türkiye&#39;deki ölüm nedenlerine de değinen Memişoğlu, ölümlerin yüzde 34,7&#39;sinin dolaşım sistemi hastalıklarından, yüzde 16&#39;sının ise iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklandığını belirtti. Sigara kullanımının önemli sağlık risklerinden biri olduğuna dikkat çeken Memişoğlu, Türkiye&#39;de erkeklerin yüzde 46&#39;sının sigara kullandığını ve geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığını söyledi.</p><p>Hareketsizlik ve yanlış beslenmenin de önemli riskler arasında bulunduğunu belirten Memişoğlu, toplumdaki obezite oranının ciddi seviyelere ulaştığını ifade ederek sağlıklı yaşam alışkanlıklarının artırılması gerektiğini vurguladı.</p><strong>Organ bağışında yeni uygulama</strong><p>Organ bağışına ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışının yapılabildiğini söyledi. Yeni uygulamayla organ bağışının kişinin vasiyeti haline getirilebildiğini belirten Memişoğlu, Türkiye&#39;de organ nakli bekleyen 30 binden fazla kişinin bulunduğunu ve şimdiye kadar organ bağışı sayısının 250 bine ulaştığını kaydetti.</p><p>Memişoğlu ayrıca İstanbul ve Türkiye genelindeki sağlık yatırımlarına ilişkin bilgi vererek, yeni hastanelerin yanı sıra sağlık hizmetlerinde teknolojik altyapının da güçlendirilmeye devam edeceğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/saglikta-bagimsizlik-icin-buyu_1786867472_naSNYP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlıkta bağımsızlık için büyük adım! Kanser ve SMA ilaçları Türkiye’de üretilecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/saglikta-bagimsizlik-icin-buyu_1786867472_naSNYP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından anne babalara uyarı: çocuklarda yetersiz uyku ilişkileri bozuyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-anne-babalara-uyari-cocuklarda-yetersiz-uyku-iliskileri-bozuyor/168247/</link>
            <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Pelin Aytaç Uras,  yetersiz uykunun çocukların sağlığı, davranışları ile aile, akran ve öğretmen ilişkileri üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açtığını belirterek kritik tavsiyelerde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-anne-babalara-uyari-cocuklarda-yetersiz-uyku-iliskileri-bozuyor/168247/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:40:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Pelin Aytaç Uras, erken çocukluk döneminde beynin en temel faaliyetinin uyku olduğunu belirterek, yetersiz uykunun çocuğun genel sağlığı ile birlikte aile, akran ve öğretmen ilişkilerini, günlük davranışlarını ve aktivitelerini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.</p><p>Çocuklarda uyku sürecinin büyük bir kısmını REM evresinin oluşturduğunu aktaran Uzm. Dr. Uras; gece boyunca döngüsel olarak tekrarlanan REM ve Non-REM sürelerinin bebeklik döneminde 50-60 dakika, çocukluk ve yetişkinlikte ise 90 dakikaya kadar çıktığını ifade etti.</p><strong>Uyku Saatinde Çatışma Değil, Sevgi Dolu Rutinler Olmalı</strong><p>Sağlıklı bir uyku düzeni için belirli rutinlerin oluşturulması gerektiğini söyleyen Dr. Uras, uyku saatlerinin ebeveyn ile çocuk arasında bir çatışma anına dönüştürülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Gün içinde yapılan açık hava sporlarının uyku kalitesini artırdığını ancak yatmadan önceki 2-3 saat içinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiğini belirten Uras; odalarda televizyon bulundurulmaması, hafif ışıklı gece lambalarının tercih edilmesi, oda sıcaklığının dengelenmesi ve pamuklu kıyafetlerin giydirilmesi tavsiyesinde bulundu. Bebeğin ilk uyku belirtileri görüldüğünde yatağına yatırılması ve sevdiği bir eşya ya da oyuncağı yanına almasına izin verilmesinin süreci kolaylaştıracağını dile getirdi.</p><br><strong>Uyku Bozukluklarında Çocuk Hekimine Başvurulmalı</strong><p>Kendi kendine uykuya dalmanın zamanla öğrenilen bir davranış olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Uras, uyumak için sürekli anne desteğine veya özel ritüellere alışan çocukların gece döngüsel uyanmalarda da aynı şartları arayacağını bildirdi. Uras, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından kritik öneme sahip olan uyku sürecinde yaşanan aksaklıklarda bir uzmandan destek alınması gerektiğini belirtti.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-anne-babalara-uyari_1786779612_nYwKA8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından anne babalara uyarı: çocuklarda yetersiz uyku ilişkileri bozuyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-anne-babalara-uyari_1786779612_nYwKA8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Burun spreyi bağımlılığına dikkat: fazla kullanım ameliyata götürebilir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/burun-spreyi-bagimliligina-dikkat-fazla-kullanim-ameliyata-goturebilir/168240/</link>
            <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfü Şeneldir, burun açıcı spreylerin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımının bağımlılığa yol açarak kronik tıkanıklığa, kalp ritim bozukluğuna ve cerrahi operasyonlara neden olabileceği konusunda uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/burun-spreyi-bagimliligina-dikkat-fazla-kullanim-ameliyata-goturebilir/168240/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:19:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Nezle, grip veya sinüzit kaynaklı burun tıkanıklığını gidermek amacıyla başvurulan burun açıcı spreyler, sağladığı anlık rahatlama hissi nedeniyle farkında olmadan bağımlılığa dönüşebiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfü Şeneldir, en fazla birkaç gün kullanılması gereken bu ilaçların aylarca hatta yıllarca tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladığını belirtti.</p><p>Önerilen kullanım süresi en fazla 3 ila 5 gün olan bu uygulamanın olası yan etkileri arasında mukozada tahriş, burun kanaması, çarpıntı ve tansiyon yükselmesi yer alırken burun etlerinde kalıcı büyüme ve cerrahi operasyon zorunluluğu gibi ciddi riskleri de bulunmaktadır.</p><br><strong>'Spreysiz Nefes Alamaz Hale Geliyorlar'</strong><p>Burun açıcı spreylerin geçici tedavi amacıyla ve hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Lütfü Şeneldir, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu spreyleri genellikle sinüzit veya üst solunum yolu enfeksiyonlarında 3 ila 5 gün kullanmalarını öneriyoruz. Ancak bazı hastalar spreysiz uyuyamadığını, nefes alamadığını ifade ediyor. Zamanla sprey, geçici bir tedavi olmaktan çıkıp bağımlılık haline gelebiliyor. Bir süre sonra hastalar sprey olmadan nefes alamaz hale geliyor. Bu durum yalnızca burunda değil, tansiyon ve kalp ritmi üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor.'</p><br><strong>Kalp Çarpıntısı ve Tansiyona Neden Oluyor</strong><p>Spreylerin uzun süreli kullanımının burun mukozasında kuruluk, tahriş, kabuklanma ve kanamalara yol açtığını aktaran Şeneldir; çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve huzursuzluk gibi sistemik yan etkilerin de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Zamanla ilacın etkisinin azaldığını ve hastaların dozu artırdığını belirten Doç. Dr. Şeneldir, bu sürecin burun etlerini büyüterek kronik tıkanıklığı tetiklediğini belirtti.</p><br><strong>İlaç Tedavisi Yanıt Vermezse Cerrahi Müdahale Gerekebiliyor</strong><p>Bağımlılık geliştiren hastalarda ilk etapta okyanus suyu ve doktor kontrolünde uygulanan nazal kortizon spreyleriyle tedavi planlandığını söyleyen Doç. Dr. Lütfü Şeneldir, 'Burun etleri kalıcı olarak büyümüş ve ilaç tedavisinden fayda görülmüyorsa cerrahi müdahale gerekebiliyor. Bu nedenle burun açıcı spreyler gelişigüzel ve uzun süre kullanılmamalı, mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır' diyerek uyarılarda bulundu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/burun-spreyi-bagimliligina-dik_1786774784_Ooes4T.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Burun spreyi bağımlılığına dikkat: fazla kullanım ameliyata götürebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/burun-spreyi-bagimliligina-dik_1786774784_Ooes4T.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[21 yaşındaki gencin organları 7 hastaya umut olacak]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/21-yasindaki-gencin-organlari-7-hastaya-umut-olacak/168187/</link>
            <description><![CDATA[Antalya’da motosiklet kazası sonrası kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen 21 yaşındaki Baran Duman’ın ailesi, genç yaşta kaybettikleri evlatlarının organlarını bağışlama kararı aldı. Duman’ın kalbi, karaciğeri, iki böbreği, pankreası ve iki korneası, organ nakli bekleyen 7 hastaya umut olacak.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/21-yasindaki-gencin-organlari-7-hastaya-umut-olacak/168187/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:39:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Baran Duman, 3 Ağustos&#39;ta geçirdiği motosiklet kazasının ardından Antalya Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Duman&#39;ın 12 Ağustos&#39;ta beyin ölümünün gerçekleştiği belirlendi. Hastanenin Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü tarafından aileyle yapılan görüşmelerin ardından yakınları, 13 Ağustos&#39;ta organ bağışına onay verdi.</p><strong>'Başka insanlara umut olmak istediler'</strong><p>Antalya Şehir Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Hakkı Ergüden, ailenin yaşadığı büyük acıya rağmen organ bağışı kararı almasının önemli bir insanlık örneği olduğunu söyledi.</p><p>Ergüden, ailenin en zor anlarında aldıkları kararla başka insanların hayatına umut olduğunu belirterek, Duman&#39;ın bağışlanan organlarının 7 hastaya nakledileceğini ifade etti.</p><strong>Organları 7 hastaya nakledilecek</strong><p>Organ bağışının önemine dikkat çeken Ergüden, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının nakil bekleyen hastalar için hayati önem taşıdığını belirtti. Duman&#39;ın organlarının nakledileceği 7 hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının umut edildiğini kaydetti.</p><p>Ergüden, toplumda organ bağışı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, herkesin bir gün kendisinin veya bir yakınının organ nakline ihtiyaç duyabileceğini hatırlattı.</p><p>Ailenin yaptığı bağışın diğer ailelere de örnek olmasını temenni eden Ergüden, organ nakli bekleyen hastaların bir an önce sağlığına kavuşması dileğinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/21-yasindaki-gencin-organlari-_1786696768_UBDIJ3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 21 yaşındaki gencin organları 7 hastaya umut olacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/21-yasindaki-gencin-organlari-_1786696768_UBDIJ3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kastamonu’da inme geçiren hasta helikopterle Ankara’ya nakledildi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kastamonu-da-inme-geciren-hasta-helikopterle-ankara-ya-nakledildi/168017/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu’da 51 yaşındaki inme geçiren hasta, ambulans helikopterle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kastamonu-da-inme-geciren-hasta-helikopterle-ankara-ya-nakledildi/168017/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:18:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kastamonu&#39;da evinde düşen 51 yaşındaki şahıs, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne başvurdu. Hastanede yapılan muayene sonucunda kişi, inme tanısı aldı.</p><p>Hastanede durumu stabil hale getirilen hasta, ileri tetkik ve tedavi için önce ambulansla hastaneden Kastamonu Havalimanına getirildi, ardından ambulans helikopterle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi&#39;ne nakledildi. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kastamonu-da-inme-geciren-hast_1786533481_HBfLoq.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kastamonu’da inme geçiren hasta helikopterle Ankara’ya nakledildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kastamonu-da-inme-geciren-hast_1786533481_HBfLoq.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne iki önemli sağlık unvanı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-ne-iki-onemli-saglik-unvani/168010/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında “Sağlığı Geliştiren Belediye” belgesini almaya hak kazandı. Belediye ayrıca “Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş” unvanına layık görülerek Türkiye’de bu unvana sahip 4. büyükşehir belediyesi oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-ne-iki-onemli-saglik-unvani/168010/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:39:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yerel yönetimlerin sağlıklı yaşamı destekleyen çalışmalarını güçlendirmek amacıyla yürütülen Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB) Programı kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi&#39;nin değerlendirme ve belgelendirme süreci tamamlandı.</p><p>Süreç sonunda verilen 'Sağlığı Geliştiren Belediye Belgesi', Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras tarafından Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan&#39;a takdim edildi.</p><p>Belgeyle birlikte belediyenin sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaları şehircilik anlayışına dahil ettiği ve toplum sağlığını geliştirmeye yönelik çalışmalarını kurumsal bir çerçevede sürdürdüğü tescillenmiş oldu.</p><strong>Samsun, Türkiye&#39;de 4 büyükşehirden biri oldu</strong><p>Törende Samsun Büyükşehir Belediyesi&#39;ne Sağlık Bakanlığı çalışmaları kapsamında 'Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş' unvanı da verildi. Bu unvanla Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde 'Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş' unvanına sahip 4. büyükşehir belediyesi oldu.</p><p>Belge takdim törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras&#39;ın yanı sıra Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Şahin, belediye başkan yardımcıları, ilgili daire başkanları ve birim sorumluları katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-buyuksehir-belediyesi-n_1786531140_sE6oAb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne iki önemli sağlık unvanı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-buyuksehir-belediyesi-n_1786531140_sE6oAb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>