<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Haber Expres - Samsun Haber - Gündem Haberleri</title>
      <link>https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Samsun ve Gündeme dair en güncel haberlere, son dakika gelişmelerine Haber Expres Gazetesi ile ulaşın.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 09:39:09 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.haberexpres.com.tr/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Çarşamba İlçe Sağlık Müdürü Muhammet Faruk Akyüz’e Yeni Görev]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-ilce-saglik-muduru-muhammet-faruk-akyuz-e-yeni-gorev/162760/</link>
            <description><![CDATA[Samsun’un Çarşamba ilçesinde İlçe Sağlık Müdürü olarak görev yapan Uzm. Dr. Muhammet Faruk Akyüz, Sağlık Bakanlığı tarafından Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine atandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-ilce-saglik-muduru-muhammet-faruk-akyuz-e-yeni-gorev/162760/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:40:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çarşamba İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Muhammet Faruk Akyüz, Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine atandı. Akyüz&#39;ün önümüzdeki günlerde yeni görevine başlaması bekleniyor.</p><p>Görev yaptığı süre boyunca Çarşamba&#39;da sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, koruyucu sağlık çalışmalarının yaygınlaştırılması ve vatandaş odaklı hizmet anlayışının güçlendirilmesi yönünde önemli çalışmalara imza atan Akyüz, yeni görev yeri olan Sinop&#39;ta sağlık yönetiminde önemli bir sorumluluk üstlenecek.</p><strong>Çarşamba&#39;da takdir topladı</strong><p>Çarşamba İlçe Sağlık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde vatandaşlarla kurduğu yakın iletişim ve sağlık alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Uzm. Dr. Muhammet Faruk Akyüz, ilçede sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik projeleriyle takdir topladı.<br>Sağlık camiasında deneyimi ve yönetim anlayışıyla bilinen Akyüz&#39;ün, Sinop Atatürk Devlet Hastanesi&#39;nde sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara öncülük etmesi bekleniyor.</p><strong>Yeni görevine günler içinde başlayacak</strong><p>Edinilen bilgilere göre Uzm. Dr. Muhammet Faruk Akyüz, önümüzdeki günlerde Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi olarak görevine başlayacak. Akyüz&#39;ün yeni görevi, hem Samsun hem de Sinop sağlık camiasında memnuniyetle karşılandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/carsamba-ilce-saglik-muduru-mu_1780940436_GfQ5ez.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çarşamba İlçe Sağlık Müdürü Muhammet Faruk Akyüz’e Yeni Görev ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/carsamba-ilce-saglik-muduru-mu_1780940436_GfQ5ez.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzm. Dr. Gül, ‘Cildinizdeki değişimleri hafife almayın']]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzm-dr-gul-cildinizdeki-degisimleri-hafife-almayin/162601/</link>
            <description><![CDATA[Cilt sağlığının korunması için önemli uyarılarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, deri kanserinde tedavi başarısının erken teşhis ile büyük ölçüde arttığını vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzm-dr-gul-cildinizdeki-degisimleri-hafife-almayin/162601/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:12:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Deri kanserinin her bireyde görülebileceğini ancak bazı kişilerin genetik ve çevresel faktörler nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, 'Özellikle açık tenli, renkli gözlü bireylerde, vücudunda 50&#39;den fazla beni bulunan kişilerde, uzun süre güneşe maruz kalanlarda, sık güneş yanığı öyküsü olanlarda ve ailesinde deri kanseri hikayesi bulunan bireylerde risk daha yüksektir.' dedi.</p><strong>Bu belirtilere dikkat</strong><p>Deri kanserinin erken evrede yakalanabilmesi için düzenli cilt kontrolünün hayati önem taşıdığının altını çizen Uzm. Dr. Gül, 'Cildimizde oluşan yeni benler, mevcut benlerde büyüme, şekil ve renk değişikliği, düzensiz kenar oluşumu, iyileşmeyen yaralar ve uzun süre geçmeyen kırmızı lekeler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması büyük önem taşımaktadır' şeklinde konuştu.</p><strong>Düzenli kontrol yaptırın</strong><p>Sağlık Bakanlığı&#39;nın toplum sağlığını korumak amacıyla güneşten korunma, erken tanı ve düzenli deri muayenesinin önemine dikkat çektiğini dile getiren Uzm. Dr. Gül, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile belirli dönemlerde ücretsiz deri taramaları, farkındalık çalışmaları düzenlenerek vatandaşların erken tanı imkanlarından faydalanmasının desteklendiğini ifade etti.</p><strong>Güneş koruyucu kullanın</strong><p>Deri kanseriyle mücadelenin bireysel önlemlerle ve doğru koruma yöntemleriyle başladığını hatırlatan Dr. Ceren Gül, vatandaşlara şu şekilde önerilerde bulundu:<br>'Deri kanseriyle mücadele etmek bizim elimizde. Yaz, kış güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmaktan kaçının. Solaryum kullanımından uzak durun. Ayda bir kez kendi kendinize deri muayenesi yapmayı, yılda en his bir kez dermatoloji uzmanına başvurarak cilt kontrolünden geçmeyi unutmayın. Unutmayalım, erken tanı hayat kurtarır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzm-dr-gul-cildinizdeki-degisi_1780751271_Qsuxdl.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzm. Dr. Gül, ‘Cildinizdeki değişimleri hafife almayın' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzm-dr-gul-cildinizdeki-degisi_1780751271_Qsuxdl.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bağışlanan organlarıyla 7 hastaya umut oldu]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/bagislanan-organlariyla-7-hastaya-umut-oldu/162600/</link>
            <description><![CDATA[Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi'nde beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki Metin Görgülü'nün bağışlanan organları, 7 hastaya umut oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/bagislanan-organlariyla-7-hastaya-umut-oldu/162600/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:56:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Manisa&#39;nın Salihli ilçesinde beyin kanaması nedeniyle Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi&#39;nde tedavi altına alınan 45 yaşındaki 2 çocuk babası Metin Görgülü&#39;nün tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Görgülü&#39;nün ailesiyle yapılan görüşmede, eşi Havva Görgülü&#39;nün onayıyla organ bağışına izin verildi.</p><p>Yaklaşık 8 saat süren operasyonun ardından alınan organlar farklı illerdeki hastalara ulaştırıldı. Böbrekler Pamukkale Üniversitesi ve Ege Üniversitesi&#39;ne, karaciğer Ege Üniversitesi&#39;ne, kalp kapağı ve kalp kası ile diz kıkırdağı Koç Üniversitesi&#39;ne, kornealar ise Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi&#39;ne gönderildi.</p><p>Havva Görgülü, Metin Görgülü&#39;nün çok yardımsever bir insan olduğunu belirterek, 'Gerçekten çok iyi bir insandı. Herkesin yardımına koşardı. Giderken de iyilikleriyle umut oldu. 7 kişiye umut verdi. Organ bağışı konusunda herkes duyarlı olmalı' dedi.<br>MCBÜ Organ ve Doku Nakil Koordinatörü ve Anestezi ve Reanimasyon Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş ise organ bağışının önemine dikkat çekerek, 'Beyin ölümü gerçekleşen hastalarda, ailelerin kararıyla başka hastalara yaşam şansı veriyoruz. Türkiye bu konuda her geçen gün daha bilinçli hale geliyor' ifadelerini kullandı.</p><p><br>Hastane Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da bağışın önemine vurgu yaparak, 'Bu yıl ikinci organ donörümüzü temin ettik. Bağışlanan organlar 7 ayrı hastaya umut olacak. Organ bekleyen hastalar için tek tedavi seçeneği nakildir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/bagislanan-organlariyla-7-hast_1780751101_CXewsJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bağışlanan organlarıyla 7 hastaya umut oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/bagislanan-organlariyla-7-hast_1780751101_CXewsJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: 'Nasıl olsa düşecek' denilen süt dişleri okul başarısını etkiliyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-uyari-nasil-olsa-dusecek-denilen-sut-disleri-okul-basarisini-etkiliyor/162599/</link>
            <description><![CDATA[Öğretim Üyesi Uzm. Dr. Hülya Çerçi Akçay, süt dişlerinin "nasıl olsa düşecek" düşüncesiyle ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, diş çürüklerinin çocukların yalnızca ağız sağlığını değil, beslenme ve okul başarısını da olumsuz etkilediğine de dikkati çekti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-uyari-nasil-olsa-dusecek-denilen-sut-disleri-okul-basarisini-etkiliyor/162599/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:48:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Pedodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hülya Çerçi Akçay, süt dişlerinin tedavisi, florür kullanımı ve diş fırçalama alışkanlıkları üzerine doğru bilinen yanlışları anlattı. Akçay, süt dişlerinin tedavi edilmesine gerek olmadığı, florürün zararlı olduğu ve diş fırçalamanın öneminin yeterince bilinmediği yönündeki yanlış inanışların oldukça yaygın olduğunu ifade etti.</p><strong>'Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, çocuğun okul başarısı bile süt dişlerindeki çürükler nedeniyle etkilenebiliyor'</strong><p>Süt dişlerinin 10-12 yıl boyunca ağızda kaldığını hatırlatan Akçay, 'Velilerimizden en sık duyduğumuz yanlış inanışlardan birisi, &#39;Hocam bu süt dişi değil mi? Altından daimi diş gelmiyor mu? Neden bu dişi tedavi etmek zorundayız?&#39; gibi sorular oluyor.<br>Süt azı dişi 10-12 sene boyunca ağızda varlığını sürdürüyor. Çocuk bu dişlerle yemek yiyor, bu dişlerle konuşuyor, bu dişlerle çiğneme fonksiyonunu gerçekleştiriyor. Eğer bu dişler sağlıksız olduğunda, çürük olduğunda çocuk yeme içme davranışlarını gerçekleştiremeyebiliyor. Hatta bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, çocuğun okul başarısı bile bu süt dişlerindeki çürükler nedeniyle etkilenebiliyor. O nedenle biz süt dişlerindeki çürükleri olabildiğince erken tedavi etmeye çalışıyoruz' dedi.</p><strong>'Çocukların daha dişleri ağrımadan diş hekimiyle tanışmasını öneriyoruz'</strong><p>Çocukların dişleri ağrımadan diş hekimiyle tanışması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Hülya Çerçi Akçay, ağrının, dişin tedavi edilme şansının kaybedilmiş olabileceği anlamına geldiğini vurguladı. Akçay, 'Örneğin bazı veliler tarafından &#39;Çocuğumun dişi ağrımıyor. Getirmeme gerek var mı?&#39; deniliyor. Bu kesinlikle yanlış çünkü ağrı, bizim için artık o dişin son aşamaya ulaştığını gösteriyor. Ağrısı demek, dişin belki de tedavi edilme şansının kaybedilmiş olması anlamına geliyor. Bu nedenle biz, çocukların daha dişleri ağrımadan diş hekimiyle tanışmasını öneriyoruz. Genelde biz ilk diş düşer düşmez veya bir yaş doğum gününde çocukların dişlerini görmek istiyoruz. Bazen velilerimiz, &#39;Hocam bu çok erken değil mi?&#39; diye sorabiliyor. Hayır değil. Diş koltuğuna otursun, bir diş hekimini görsün. Burada neler oluyor, neler yapılıyor görsün. Bu sadece çocuğun dişlerini muayene etmek veya tedavi etmek değil, aynı zamanda anne ve babalara gerekli diyet önerilerini vermek, çocuğun diyet alışkanlıklarını sorgulamak ve burada önemli önerilerde bulunmak için de faydalı bir muayene seansı oluyor. Sadece çocuk için değil, sizin için de bir muayene seansı planlamış oluyoruz bu 1 yaş doğum günüyle birlikte' diye konuştu.</p><strong>Florür uyarısı</strong><p>Florürün çürük önleme etkinliği kanıtlanmış tek mineral olduğunu aktaran Akçay, miktar ve dozun hastaya göre planlanması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:<br>'Florürün dozunu, miktarını ve hastaya göre tedavi planı uygulamamız gerekir. Her çocuk mutlaka kullanmak zorunda mı? Buna karar verirken vakaya yönelik olarak çocuğun &#39;Yeme içme alışkanlıkları nasıl, gece beslenmesi var mı, çok fazla şekerli gıda veya karbonhidrat tüketiyor mu?&#39; Bunları irdeledikten sonra çocuğun oral hijyen alışkanlıklarını düzenlememiz gerekiyor. Doğal olan her şey gerçekten sağlıklı mıdır? Doğal olan her şey gerçekten bir şeyleri tedavi eder veya önler mi? Hayır. Bizim için önemli olan bilimsel etkinliği kanıtlanmış ürünlerin kullanılmasıdır. Florür, diş hekimliği camiasında bilimsel etkinliği kanıtlanmış, çürük önleme etkinliği olan, var olan çürüklerin geri döndürülmesini sağlayan tek mineraldir. O nedenle mutlaka diş hekiminize danışarak nasıl kullanmanız gerektiğini öğrenmelisiniz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-uyari-nasil-olsa-du_1780750966_PA9CQd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından uyarı: 'Nasıl olsa düşecek' denilen süt dişleri okul başarısını etkiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-uyari-nasil-olsa-du_1780750966_PA9CQd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda kusma ve ishal vakaları arttı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/cocuklarda-kusma-ve-ishal-vakalari-artti/162598/</link>
            <description><![CDATA[Son günlerde çocuklarda görülen kusma ve ishal vakalarında artış yaşandığını belirten Uzman Dr. Mustafa Kılıç, aileleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/cocuklarda-kusma-ve-ishal-vakalari-artti/162598/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Son dönemlerde çocuklarda kusma ve ishal şikayetleriyle hastanelere başvurularda artış yaşanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kılıç, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte viral enfeksiyonların ve gıda kaynaklı rahatsızlıkların daha sık görülebildiğini ifade etti.</p><p><br>Kusma ve ishal nedeniyle çocuklarda sıvı kaybının kısa sürede ciddi boyutlara ulaşabileceğine dikkat çeken Kılıç, ailelerin çocuklarını yakından takip etmeleri gerektiğini belirtti. Yüksek ateş, ağız kuruluğu, halsizlik, gözlerde çökme ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin sıvı kaybına işaret edebileceğini söyleyen Kılıç, bu durumda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti.<br>Kılıç, çocukların temiz su tüketmesine dikkat edilmesi, el hijyeninin ihmal edilmemesi ve açıkta satılan gıdalardan uzak durulmasının hastalıklardan korunmada önemli rol oynadığını belirtti. Ailelere bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınmaları çağrısında bulunan Kılıç, erken müdahalenin muhtemel komplikasyonların önüne geçeceğini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-kusma-ve-ishal-vaka_1780750812_5yWC7v.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda kusma ve ishal vakaları arttı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-kusma-ve-ishal-vaka_1780750812_5yWC7v.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Vezirköprü'de fenalaşan hasta helikopterle Samsu'na sevk edildi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/vezirkopru-de-fenalasan-hasta-helikopterle-samsu-na-sevk-edildi/162595/</link>
            <description><![CDATA[Kalp krizi vakalarında hayati önem taşıyan "kapı-balon süresi"nin 120 dakikanın altında tutulabilmesi için sağlık ekipleri harekete geçti. Vezirköprü ilçesinde fenalaşan 58 yaşındaki hasta, ambulans helikopterle Samsun’a ulaştırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/vezirkopru-de-fenalasan-hasta-helikopterle-samsu-na-sevk-edildi/162595/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:51:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Edinilen bilgiye göre, göğüs ağrısı şikayetiyle Vezirköprü Devlet Hastanesi Acil Servisi&#39;ne başvuran 58 yaşındaki erkek B.K.&#39;ya ilk müdahale acil servis ekipleri tarafından yapıldı. Hastanın durumu kardiyoloji uzmanına danışılırken, değerlendirme sonrası zaman kaybının önüne geçebilmek amacıyla ambulans helikopter talep edildi. Kalp krizi vakalarında tıkalı koroner damarın anjiyo ve balon/stent yöntemiyle açılmasına kadar geçen ve 'kapı-balon süresi' olarak adlandırılan kritik sürenin 120 dakikanın altında tutulabilmesi için sağlık ekipleri zamanla yarıştı.</p><p><br>Bu kapsamda hasta, ambulans helikopterle Vezirköprü&#39;den alınarak Samsun&#39;un İlkadım ilçesindeki helikopter pistine getirildi. Burada hazır bekleyen kara ambulansına alınan 58 yaşındaki hasta, ileri tetkik ve tedavi için Samsun Şehir Hastanesi&#39;ne sevk edildi.<br>Sağlık ekiplerinin koordineli şekilde yürüttüğü hızlı sevkin, hastanın tedavi sürecine erken müdahale edilmesi açısından büyük önem taşıdığı öğrenildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/vezirkopru-de-fenalasan-hasta-_1780750278_rRgoxZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Vezirköprü'de fenalaşan hasta helikopterle Samsu'na sevk edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/vezirkopru-de-fenalasan-hasta-_1780750278_rRgoxZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarinin-yirtilmasina-neden-olabilir/162592/</link>
            <description><![CDATA[Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarinin-yirtilmasina-neden-olabilir/162592/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:12:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.</p><strong>'Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir'</strong><p>Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, 'Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır' dedi.</p><strong>'Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir'</strong><p>Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, 'Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zek size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir' diye konuştu.</p><strong>'Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir'</strong><p>Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:<br>'Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yuksekten-suya-atlamak-kulak-z_1780746688_PFoDB8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/yuksekten-suya-atlamak-kulak-z_1780746688_PFoDB8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun’da “Her Gebeye Bir Ebe” projesiyle 5 bin 690 anneye ulaşıldı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-her-gebeye-bir-ebe-projesiyle-5-bin-690-anneye-ulasildi/162584/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın “Her Gebeye Bir Ebe” projesi kapsamında Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan 40 koordinatör ebe, Haziran 2025–Mayıs 2026 döneminde 5 bin 690 anne adayına ulaştı. Süreçte 2 bin 94 yüksek riskli gebe düzenli olarak takip edilerek danışmanlık ve rehberlik desteği sağlandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-da-her-gebeye-bir-ebe-projesiyle-5-bin-690-anneye-ulasildi/162584/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:10:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen 'Her Gebeye Bir Ebe' projesi kapsamında, gebelik sürecindeki anne adaylarına yönelik destek çalışmaları devam ediyor. Proje kapsamında her anne adayına bir ebe rehberlik ederek gebelik sürecinin daha sağlıklı ve güvenli geçirilmesi hedefleniyor. Samsun&#39;da görev yapan 40 koordinatör ebe tarafından Haziran 2025–Mayıs 2026 tarihleri arasında gebeliğinin son üç ayında bulunan 5 bin 690 gebeye ulaşıldı. Anne adaylarına fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan destek sağlanırken, gebelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerde güvenilir bilgiye ulaşmaları, düzenli takip edilmeleri ve kaliteli sağlık hizmeti almaları amaçlandı.</p><p>Öte yandan Eylül 2025–Nisan 2026 tarihleri arasında 2 bin 94 yüksek riskli gebeye en az dört kez ulaşılarak danışmanlık ve rehberlik hizmeti verildi. Yapılan çalışmalarla anne adaylarının gebelik süreçlerini daha güvenli ve sağlıklı geçirmelerine katkı sağlandı. Canik Belediyesi tarafından gebelere verilen doğum öncesi çanta ise anne adaylarını memnun ediyor.</p><strong>Canik&#39;te ebeler yakın takipte</strong><p>Canik İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçede ikamet eden bir gebe ziyaret edildi. Bilgilendirmeler yapıldı. Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Canik İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Gözde Güleç Sarı, 'Sağlık Bakanlığı&#39;nın &#39;Her Gebeye Bir Ebe&#39; projesi kapsamında sağlık müdürlüğü olarak koordinatör ebelerimiz aracılığıyla tüm gebelerimizi yakından takip ediyoruz. Bu süreçte tüm gebelerimizi sistemlerimizden tarayarak telefonla arıyoruz. Onları Sağlıklı Hayat Merkezimizdeki gebe okullarımıza davet ediyoruz. Özellikle son 3 ayında olan, riskli gebeliği bulunan kişilere ev ziyaretlerinde bulunuyoruz. Bu süreçte anne adaylarımızın sağlık takiplerini yapıyor, doğum öncesi bilgilendirmeler gerçekleştiriyoruz. Doğum sonrası lohusalık dönemi ve gebelik sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bilgilendirmeler yapıyoruz. Amacımız burada sağlıklı bir gebelik geçirilmesi ve sağlıklı bir yenidoğanın dünyaya getirilmesi. Sağlıklı, bilinçli anneler ve nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Doğum öncesi ve sonrası dönemin daha sağlıklı yürütülmesini hedefliyoruz. Sağlık müdürlüğümüzdeki koordinatör ebelerimiz bu süreçte anne adaylarımızı her gün telefonla arıyor. Anne adayları istedikleri zaman bilgi sahibi olabiliyor. Bakanlığımızın &#39;Annelik Yolculuğu&#39; mobil uygulamasını anlatıyoruz. Canik ilçemizde yıllık 900 ile bin arasında canlı doğum gerçekleşmektedir. Aylık 500-600 gebe sistemlerimize aktif olarak düşmektedir. Biz bunları her gün sistemlerimizden takip ederek aramalarını gerçekleştiriyoruz' dedi.</p><strong>'Sürekli benimle iletişim hlindeler'</strong><p>Gebe Meltem Çelik, 'İş yerindeyken arandım. Sabit bir numara olduğu için &#39;acaba dolandırılıyor muyum?&#39; diye düşündüm. Araştırdım ve Canik Sağlıklı Hayat Merkezi olduğunu anlayınca da gününde ve saatinde oradaydım. Gebe okuluna davet ettiler. 3&#39;üncü hamileliğim olmasına rağmen gitmek istedim. Merak ettim. Çok deneyim kazandım. İlk hamileliği olan insanlar vardı. Birbirimize çok destek olduk. Sürekli benimle iletişim hlindeler. Ben de riskli bir hamilelik süreci geçiriyorum. Bir çanta verildi. 28 haftalık gebelere bu çantayı veriyorlar. Canik Belediyesi ve Canik İlçe Sağlık Müdürlüğü&#39;nün birlikte yapmış olduğu projeye dhil olduk. Bu sayede çok güzel bir çanta hazırlandı. Bir bebeğin ihtiyacı olan ne varsa içerisinde vardı' diye konuştu.</p><strong>'Sağlıklı anneler, sağlıklı nesiller demek'</strong><p>Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Duygu Suvacı ise 'Anne ve bebek sağlığının korunmasına önemli katkılar sağlayan proje sayesinde gebeler, kendilerine atanan ebeler aracılığıyla bireysel danışmanlık ve destek hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Ayrıca ilimizde faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Merkezlerinde hizmet veren Gebe Okullarında anne adaylarına gebelik, doğum, lohusalık, emzirme, yenidoğan bakımı, sağlıklı beslenme ve ebeveynlik konularında eğitimler verilmekte; anne adaylarının doğuma bilinçli ve güvenli bir şekilde hazırlanmaları desteklenmektedir. Gebe okulları, anne ve baba adaylarının gebelik sürecini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmelerine önemli katkı sağlamaktadır. Tüm anne adaylarını sağlıklı bir gebelik ve güvenli bir doğum süreci için sağlık kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde olmaya davet ediyoruz. Sağlıklı anneler, sağlıklı nesiller demektir' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-da-her-gebeye-bir-ebe-p_1780737042_dmihGz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun’da “Her Gebeye Bir Ebe” projesiyle 5 bin 690 anneye ulaşıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-da-her-gebeye-bir-ebe-p_1780737042_dmihGz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi'nde KBB kadrosu güçlendi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-devlet-hastanesi-nde-kbb-kadrosu-guclendi/162531/</link>
            <description><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi, uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Hastaneye atanan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Op. Dr. Ozan Çolak ve Op. Dr. Furkan Balaban hasta kabulüne başladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/carsamba-devlet-hastanesi-nde-kbb-kadrosu-guclendi/162531/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 17:41:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeni uzman hekimlerin göreve başlamasıyla birlikte Çarşamba Devlet Hastanesi&#39;nde Kulak Burun Boğaz alanında sunulan sağlık hizmetlerinin kapsamı genişlerken, burun estetiği (rinoplasti) ameliyatları da yapılmaya başlanacak. Böylece vatandaşlar hem estetik hem de fonksiyonel burun ameliyatları için farklı merkezlere gitmek zorunda kalmadan bu hizmetlerden ilçelerinde yararlanabilecek.</p><p>Çarşamba Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Emre Özgen, hastaneye kazandırılan yeni hekimlerin sağlık hizmetlerinin niteliğine önemli katkılar sağlayacağını belirterek şunları söyledi: 'Op. Dr. Ozan Çolak ve Op. Dr. Furkan Balaban&#39;ın hastanemizde göreve başlamasıyla birlikte Kulak Burun Boğaz branşındaki hizmet kapasitemiz önemli ölçüde artmıştır. Özellikle burun estetiği ameliyatlarının hastanemizde gerçekleştirilecek olması, vatandaşlarımızın bu hizmete daha kolay erişebilmesini sağlayacaktır. Hastanemizin uzman hekim kadrosunu güçlendirerek bölgemize daha kaliteli ve kapsamlı sağlık hizmeti sunmaya devam ediyoruz.'</p><p>Çarşamba Devlet Hastanesi yönetimi, göreve başlayan Op. Dr. Ozan Çolak ve Op. Dr. Furkan Balaban&#39;a yeni görevlerinde başarılar dilerken, vatandaşların randevularını Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden oluşturabileceklerini hatırlattı. Yeni hekimlerin göreve başlamasıyla birlikte Çarşamba Devlet Hastanesi, bölge halkına sunduğu sağlık hizmetlerinin çeşitliliğini ve kalitesini artırmayı sürdürüyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/carsamba-devlet-hastanesi-nde-_1780670467_UNJ1En.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çarşamba Devlet Hastanesi'nde KBB kadrosu güçlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/carsamba-devlet-hastanesi-nde-_1780670467_UNJ1En.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan yaz uyarısı!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanlardan-yaz-uyarisi/162507/</link>
            <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarında artan enfeksiyon riskine karşı el hijyeninin hayati önem taşıdığını belirterek, ellerin en az 20-30 saniye boyunca doğru teknikle yıkanması gerektiğini söyledi. Ersoy, “Ellerimizi gözle görünür şekilde kirlendiği her durumda sabunla yıkamalıyız” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanlardan-yaz-uyarisi/162507/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:43:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-yaz-uyarisi_1780656185_yb5Daf.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan yaz uyarısı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-yaz-uyarisi_1780656185_yb5Daf.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından Yaz Tatilinde Kulak Sağlığı Uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-yaz-tatilinde-kulak-sagligi-uyarisi/162348/</link>
            <description><![CDATA[Yaz aylarında havuz ve deniz sezonunun açılmasıyla birlikte "yüzücü kulağı" olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, erken müdahale edilmeyen enfeksiyonların şiddetli ağrıya, kulak kanalının kapanmasına ve işitme kaybına neden olabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-yaz-tatilinde-kulak-sagligi-uyarisi/162348/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:04:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, yaz döneminde kulağın suyla daha fazla temas ettiğini belirterek dış kulak yolu enfeksiyonlarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><strong>Ağrı ve Akıntıyla Başlıyor</strong><p>Prof. Dr. Tekat, yüzücü kulağı olarak adlandırılan enfeksiyonun kulak kepçesinden kulak zarına kadar uzanan dış kulak yolunda geliştiğini ifade ederek, ilk belirtilerin kulak hareketleriyle artan ağrı ve zamanla ortaya çıkan akıntı olduğunu belirtti. Kulak yolunda doğal olarak bulunan ve halk arasında kulak kiri olarak bilinen serümenin aslında koruyucu bir salgı olduğuna dikkat çeken Tekat, suyla aşırı temas veya kulağın sık temizlenmeye çalışılmasının bu koruyucu tabakayı bozarak enfeksiyona zemin hazırladığını kaydetti.</p><strong>Kulak Çubuğu da Risk Oluşturabiliyor</strong><p>Kulakların sivri cisimlerle veya kulak çubuklarıyla kurcalanmasının dış kulak yolundaki doğal yapıyı bozduğunu vurgulayan Tekat, bu durumun bakteri ve mantarların yerleşmesini kolaylaştırdığını söyledi. Tedavinin mutlaka bir KBB uzmanı tarafından planlanması gerektiğini belirten Tekat, bazı vakalarda kulak kanalındaki ödem nedeniyle özel uygulamalar gerekebildiğini ifade etti.</p><strong>En Etkili Korunma Yolu Kurulama</strong><p>Yüzücü kulağından korunmanın en önemli yolunun kulakları nemli bırakmamak olduğunu belirten Prof. Dr. Tekat, deniz, havuz veya banyo sonrasında kulakların dikkatlice kurulanmasını tavsiye etti. Kulak temizliği için sivri cisimler yerine yumuşak bir pamuğun kullanılabileceğini aktaran Tekat, kulak yolunun nemli kalmasının bakteri ve mantarlar için uygun bir ortam oluşturduğunu söyledi.</p><p>Uzmanlar, kulakta ağrı, dolgunluk hissi veya tıkanıklık gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-yaz-tatilinde-kulak_1780477440_cjQOiW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından Yaz Tatilinde Kulak Sağlığı Uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-yaz-tatilinde-kulak_1780477440_cjQOiW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras'tan Samsun'a dev sağlık yatırımı müjdeleri]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/il-saglik-muduru-mustafa-uras-tan-samsun-a-dev-saglik-yatirimi-mujdeleri/162343/</link>
            <description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, şehirde devam eden sağlık yatırımlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/il-saglik-muduru-mustafa-uras-tan-samsun-a-dev-saglik-yatirimi-mujdeleri/162343/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:10:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, şehirde yapımı devam eden dev sağlık yatırımları ve kamuoyunda uzun süredir tartışılan projelerin son durumu hakkında konuştu. Samsun Şehir Hastanesi&#39;nin bölgedeki rolüne değinen Uras, yapımı süren diğer hastanelerin açılış tarihlerini ve yeni yıkım projelerini paylaştı.</p>'Tekkeköy ve Alaçam hastanelerinin açılması planlanıyor'<p>Samsun&#39;un sağlık altyapısının büyük bir dönüşümden geçtiğini ve şehirdeki güncel hastane projelerindeki son durumu aktaran İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, 'Samsun Şehir Hastanesi, bölgenin sağlık üssü konumunda bulunuyor. Bu projenin arkasından Samsun, sağlık alanında bambaşka bir boyuta taşınır hale geldi. Yılsonunda Tekkeköy Devlet Hastanesi ile Alaçam Devlet Hastanelerini hizmete açmayı planlıyoruz. Hemen ardından Atakum Devlet Hastanesinin inşaatı da son hızla devam edecek. Son ziyaretimizde hastanenin fiziki anlamda şekillenmeye başladığını bizler de yerinde gördük' dedi.</p>'Bu yaz itibarıyla yıkıma başlayacağız'<p>Eski doğumevi yerleşkesindeki dönüşüm süreci ve yeni Kadın Doğum Hastanesi projesine dair detayları paylaşan Uras, 'Doğum evi yerleşkesindeki, Eğitim Araştırma Hastanesinin ek binalarının yıkımına bu yaz itibarıyla başlıyoruz. Yıkım tamamlandıktan sonra, daha önce ihalesi yapılmış olan projenin zemin etüt çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu teknik sürecin ardından hastanemiz yatırım programına alınacak ve yeni Kadın Doğum Hastanesi olarak yeni binamızın inşaatına başlanacaktır' ifadelerini kullandı.</p>'Birinci basamak sağlık hizmetlerinde de güçleniyoruz'<p>Sadece büyük hastane kompleksleri değil, ilçelerdeki aile sağlığı merkezleri ve idari binalarda da hareketlilik yaşandığını belirten Uras, 'İl Sağlık Müdürlüğü binası ile halk sağlığı laboratuar binasının inşaatları başladı ve hızla devam ediyor. Bunun haricinde birinci basamak ve aile hekimliği anlamında da birçok lokasyonda yatırımlarımız start aldı. Yakakent&#39;te Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) binası, 112 istasyonu ve aile hekimliği binasının yapımına başladık. Ayrıca Bafra, Vezirköprü, Havza, İlkadım, Atakum ve Çarşamba gibi farklı lokasyonlarda projesi çizilmiş olan yatırımlarla birinci basamak sağlık hizmetlerimizi daha da güçlendiriyoruz. Yeni açılacak istasyonlarımızla birlikte 112 istasyon sayımızı da sürekli artırıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>'Sıkıntılı, pürüzlü bir işimiz kalmadı'<p>Kamuoyunda yapımı uzun sürdüğü için eleştiri konusu olan yılan hikayesi deyimiyle dillendirilen projelerin geçmişine değinmek yerine geleceğe odaklandıklarını vurgulayan Uras, 'Görevi devraldığımız günden sonrasından sorumluyuz ancak çalışmalarımızın oldukça hızlı ilerlediğini söyleyebilirim. Gerek Samsun siyasetinin gerekse Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle Samsun&#39;da sağlık anlamında hakikaten çok ciddi bir yol aldık. Şu an için sıkıntılı veya pürüzlü hiçbir işimiz kalmadı. Projelerimiz aktif ve kararlı bir şekilde son hızla devam ediyor. Artık kabuğumuzu kırıyoruz. Samsun&#39;un sağlıkta bambaşka bir boyuta geçtiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim' şeklinde konuştu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/il-saglik-muduru-mustafa-uras-_1780474253_l0iPpm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras'tan Samsun'a dev sağlık yatırımı müjdeleri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/il-saglik-muduru-mustafa-uras-_1780474253_l0iPpm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzun süreli COVID yaklaşık 3 milyon kişiyi etkilemiş olabilir]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzun-sureli-covid-yaklasik-3-milyon-kisiyi-etkilemis-olabilir/162278/</link>
            <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, COVID-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen "uzun süreli COVID" tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzun-sureli-covid-yaklasik-3-milyon-kisiyi-etkilemis-olabilir/162278/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 13:00:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzun süreli COVID&#39;in mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, 'COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90&#39;ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi' dedi.</p><strong>'Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir'</strong><p>Türkiye&#39;de 17 milyondan fazla kişinin COVID-19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Özkaya, 'Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli COVID yükü de artıyor' diye konuştu.</p><p>Çalışmada, uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90&#39;ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum sistemi, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.</p><strong>Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor</strong><p>Araştırmanın, uzun süreli COVID belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi.</p><p>Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, 'Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak &#39;Long COVID&#39; için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta, farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor' şeklinde konuştu.</p><strong>'Doktorlar uzun süreli COVID ihtimalini göz önünde bulundurmalı'</strong><p>Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli COVID ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Özkaya, 'Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Uzun süreli COVID-19&#39;un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya, şunları söyledi: 'Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşayabileceği unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzun-sureli-covid-yaklasik-3-m_1780394457_sLNdbB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzun süreli COVID yaklaşık 3 milyon kişiyi etkilemiş olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzun-sureli-covid-yaklasik-3-m_1780394457_sLNdbB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Vezirköprü’de Acil Sağlık Hizmetlerine Güç Katacak Yatırım]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/vezirkopru-de-acil-saglik-hizmetlerine-guc-katacak-yatirim/162254/</link>
            <description><![CDATA[Vezirköprü'de hayırsever iş insanının yaptırdığı 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu açıldı]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/vezirkopru-de-acil-saglik-hizmetlerine-guc-katacak-yatirim/162254/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:48:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Samsun&#39;un Vezirköprü ilçesinde hayırsever iş insanı Ahmet Kavas tarafından yaptırılan Kamile Kavas 5 No&#39;lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Maliye Hazinesine ait 1039 metrekarelik alan üzerine inşa edilen istasyonun bahçesinde gerçekleştirilen açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı&#39;nın okunmasıyla başladı.</p><p>Törende konuşan Kaymakam Özgür Kaya, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan istasyonun ilçeye hayırlı olmasını dileyerek, 'İnsan hayatına dokunan her yatırım, geleceğe yapılan en büyük yatırımdır. Bu önemli hizmetin ilçemize kazandırılmasında emeği bulunan Ahmet Kavas ve ailesine teşekkür ediyorum.' dedi.</p><p>Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül ise ilçeye yeni bir sağlık tesisinin kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, katkılarından dolayı Ahmet Kavas ve emeği geçenlere teşekkür etti.</p><p>İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras da 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarının acil durumlarda umut, güven ve hayat kurtaran merkezler olduğunu belirterek, 'Bu istasyonun bağışçımız Ahmet Kavas tarafından memleketine kazandırılması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Yıllar sonra burada görev yapan kişiler değişse de Kamile Kavas 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam edecektir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Hayırsever iş insanı Ahmet Kavas da istasyonun Vezirköprü&#39;ye hayırlı olmasını temenni ederek programa katılanlara teşekkür etti.</p><p>Konuşmaların ardından İlçe Müftüsü Naci Yalçınkaya&#39;nın yaptığı dua sonrasında açılış kurdelesi kesildi.</p><p>Törene İlçe Jandarma Komutan Vekili Teğmen Seyfettin Turğut, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Çelik, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yasin Sağlam, Vezirköprü Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mevlüt Güven ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/vezirkopru-de-acil-saglik-hizm_1780382896_sEvlr3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Vezirköprü’de Acil Sağlık Hizmetlerine Güç Katacak Yatırım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/vezirkopru-de-acil-saglik-hizm_1780382896_sEvlr3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Salıpazarı diyaliz merkezine kavuştu!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/salipazari-diyaliz-merkezine-kavustu/162206/</link>
            <description><![CDATA[Samsun'un Salıpazarı ilçesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan ve yapımı tamamlanan diyaliz merkezi, Salıpazarı Devlet Hastanesi bünyesinde hasta kabulüne başladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/salipazari-diyaliz-merkezine-kavustu/162206/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:35:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Salıpazarı Devlet Hastanesi içerisinde faaliyete geçen diyaliz merkezi, ilçedeki böbrek hastalarının tedavi için çevre ilçelere ya da şehir merkezine gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Haftanın belirli günlerinde düzenli olarak hizmet sunacak olan merkezin açılışıyla birlikte, ilçede önemli bir sağlık yatırımı hayata geçirilmiş oldu. AK Parti Salıpazarı İlçe Başkanı Ömer Minuz ve yönetim kurulu üyeleri de merkezi ziyaret ederek, tedavi gören vatandaşlar ve sağlık personeliyle bir araya geldi.</p>Biri acil durumlara ayrılmış 5 üniteyle hizmet veriyor<p>Yeni açılan merkez bünyesinde, hastaların konforlu ve güvenli bir şekilde tedavi alabilmeleri için tüm teknik altyapı hazırlandı. Toplamda 5 diyaliz ünitesinin yer aldığı merkezde, ünitelerden biri olası acil müdahaleler ve ani gelişen durumlar için ayrıldı. Belirlenen takvim doğrultusunda haftanın belirli günlerinde düzenli mesai yapacak olan merkez, ilçedeki hasta yoğunluğunu önemli ölçüde azaltacak.</p>Kapasitenin artırılması için girişimler sürecek<p>Merkezi ziyaret ederek sağlık personeline çalışmalarında başarılar dileyen ve tedavi gören hastalara geçmiş olsun temennisinde bulunan AK Parti Salıpazarı İlçe Başkanı Ömer Minuz, merkezin uzun süredir beklenen bir yatırım olduğunu vurguladı. Emeği geçenlere teşekkür eden Minuz, 'Diyaliz merkezimiz ilçemize hayırlı olsun. Merkezimiz bugün itibarıyla vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Bu hizmetin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür ediyorum. İlçemizde diyaliz tedavisine ihtiyaç duyan hasta sayısının fazla olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda, mevcut kapasitenin daha da artırılması ve daha fazla vatandaşa hizmet sunulabilmesi için gerekli girişimleri sürdüreceğiz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/salipazari-diyaliz-merkezine-k_1780320922_Ol362y.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Salıpazarı diyaliz merkezine kavuştu! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/salipazari-diyaliz-merkezine-k_1780320922_Ol362y.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Samsun Tabip Odası'ndan şiddete karşı yeni sistem çağrısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-tabip-odasi-ndan-siddete-karsi-yeni-sistem-cagrisi/162199/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Tabip Odası, 2015 yılında görevi başında hayatını kaybeden Dr. Kamil Furtun’un ölüm yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, sağlıkta şiddet olaylarının temel nedenlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak yeni bir sağlık sistemi modelinin gerekliliğini vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/samsun-tabip-odasi-ndan-siddete-karsi-yeni-sistem-cagrisi/162199/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:45:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Samsun Tabip Odası, 29 Mayıs 2015 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Kamil Furtun&#39;u anmak için bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sadece bir güvenlik meselesi olmadığı, bu durumun arkasında sağlık sisteminin işleyişinden kaynaklanan temel sorunların da yattığı ifade edildi.</p>Hastanelerdeki şiddet olaylarına dikkat çekildi<p>Oda yönetimi tarafından yapılan açıklamada, uygulanan sağlık politikalarının hekimlerin toplumdaki yerini olumsuz etkilediği belirtildi. Hastanelerdeki aşırı yoğunluğun, randevu bulma zorluklarının ve sevk sistemindeki eksikliklerin hasta ile hekim arasındaki iletişimi bozduğu, bu durumun da şiddet olaylarına zemin hazırladığı vurgulandı. Ayrıca, şiddet olaylarına karşı verilen cezaların yetersiz kalmasının, hastaneleri çalışanlar için güvenli yerler olmaktan çıkardığı kaydedildi.</p>Yeni Bir Sistem Talep ediliyor<p>Açıklamada, sağlık alanındaki sorunların çözülebilmesi için sadece bakılan hasta sayısına odaklanan performans sisteminden vazgeçilmesi gerektiği aktarıldı. Bunun yerine hastalığı önlemeye yönelik koruyucu sağlığın ve hastaların sırasıyla doğru merkeze yönlendirilmesini sağlayan sevk sisteminin ön plana çıkarıldığı bir düzene geçilmesi istendi. Sağlık hizmetlerinin devlet kaynaklarıyla herkese eşit, kolay ulaşılabilir ve ücretsiz olarak sunulmasının önemine değinilen açıklamada, sağlık alanındaki özelleştirmeler ve mevcut hastane planlamaları da eleştirildi. <br>Açıklama, Dr. Kamil Furtun ve hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarının anısının, daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak için yürütülen çalışmalara dayanak olacağı belirtilerek tamamlandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/samsun-tabip-odasi-ndan-siddet_1780317956_nyq73J.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Samsun Tabip Odası'ndan şiddete karşı yeni sistem çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/samsun-tabip-odasi-ndan-siddet_1780317956_nyq73J.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Kistli organları çöpe atmayın, kedi ve köpeğe yedirmeyin' uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kistli-organlari-cope-atmayin-kedi-ve-kopege-yedirmeyin-uyarisi/161928/</link>
            <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlara ait hastalıklı organ ve sakatatların "kist hidatik" hastalığına yol açmaması için çöpe atılmaması, kedi ve köpeklere verilmemesi konusunda vatandaşları uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kistli-organlari-cope-atmayin-kedi-ve-kopege-yedirmeyin-uyarisi/161928/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 17:06:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü yetkililerinin, bayramda halk sağlığını tehdit edebilecek durumlara ve olumsuz görüntülere karşı vatandaşları uyardığı belirtildi.</p><p>Kurban Bayramı&#39;nda kesilen hayvanların organ ve sakatatlarının gelişigüzel çevreye atılmasının 'kist hidatik' olarak bilinen bulaşıcı hastalığın yayılmasına neden olabileceğine işaret edilen açıklamada, kurban kesimi sırasında fark edilen kistli akciğer ve karaciğer gibi organların kedi ve köpeklere kesinlikle verilmemesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, kistli organların hayvanlar tarafından tüketilmesiyle parazitin yayılacağına ve bu durumun insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturacağına dikkat çekildi.</p><p>Hastalıklı organların açıkta bırakılmaması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, bu tür organların poşetlenerek çöp bidonlarına atılmasının da doğru olmadığı, sakatatların mümkünse imha edilmesi ya da koku sızdırmayacak şekilde açılan derin bir çukura gömülerek üzerinin kireçle kapatılması gerektiği kaydedildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kistli-organlari-cope-atmayin-_1779802383_B4fQGu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Kistli organları çöpe atmayın, kedi ve köpeğe yedirmeyin' uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kistli-organlari-cope-atmayin-_1779802383_B4fQGu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan kurban kesimi uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi/161925/</link>
            <description><![CDATA[Acil Tıp Uzmanı Dr. Kutada Aldabbas, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşları kurban kesimi sırasında yaşanabilecek yaralanmalar ve alınması gereken sağlık önlemleri konusunda uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyarisi/161925/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:54:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bayram dönemlerinde acil servis başvurularında özellikle el, kol ve bacak kesileri ile tendon yaralanmalarında ciddi artış yaşandığını belirten Dr. Aldabbas, bilinçli ve kontrollü hareket edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Dr. Kutada Aldabbas, kurban kesiminin mutlaka deneyimli kişiler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak 'Bayram sürecinde en sık karşılaştığımız durumlar, bıçak kesileri, tendon yaralanmaları, kırıklar ve hayvan kontrolü sırasında oluşan travmalardır. Özellikle profesyonel olmayan kişiler tarafından yapılan kesim işlemleri ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın dikkatli olması ve gerekli güvenlik önlemlerini alması büyük önem taşıyor' dedi.</p><br><strong>'Koruyucu ekipman kullanımı ihmal edilmemeli'</strong><p>Kesim sırasında uygun ekipman kullanımının önemine değinen Dr. Aldabbas, kaymaz tabanlı ayakkabı, kalın eldiven ve kontrollü kesim alanlarının yaralanma riskini önemli ölçüde azalttığını söyledi. Kesim alanında çocukların bulunmaması gerektiğini de belirten Abbas, yoğun ve panik ortamlarının kazaları artırabileceğine dikkat çekti.</p><strong>İlk müdahale doğru yapılmalı</strong><p>Muhtemel kesilerde yanlış müdahalelerin enfeksiyon riskini artırabileceğini ifade eden Hayat Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Kutada Aldabbas, 'Kesilen bölge temiz bir bez ile baskı uygulanarak kontrol altına alınmalı, bölge temiz su ile yıkanmalı, erin kesilerde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve kopma, tendon hasarı veya yoğun kanama durumlarında profesyonel tıbbi destek ihmal edilmemeli' şeklinde konuştu.</p><p>Kurban Bayramı öncesinde tetanoz aşısının güncel olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Dr. Aldabbas, özellikle açık yara oluşan durumlarda enfeksiyon riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyar_1779802183_CFmuSa.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan kurban kesimi uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-kurban-kesimi-uyar_1779802183_CFmuSa.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmandan Kurban Bayramı sofraları için kritik uyarı: “Etin yanında bunu tüketin”]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmandan-kurban-bayrami-sofralari-icin-kritik-uyari-etin-yaninda-bunu-tuketin/161923/</link>
            <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, Kurban Bayramı’nda artan et ve tatlı tüketimine karşı vatandaşları uyardı. Bayram sofralarında ölçülü beslenmenin önemine dikkat çeken Akay, özellikle ağır yemeklerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmandan-kurban-bayrami-sofralari-icin-kritik-uyari-etin-yaninda-bunu-tuketin/161923/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:32:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kırmızı etin doğru miktarda tüketildiğinde sağlıklı bir besin kaynağı olduğunu belirten Akay, aşırı et tüketiminin ise kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabileceğini ifade etti. Et yemeklerinin yanında sebze, salata ve tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesinin sindirimi kolaylaştıracağını kaydeden uzman isim, yoğurt, ayran ve lifli gıdaların da mideyi rahatlattığını dile getirdi.</p><p>Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şerbetli tatlılara da dikkat çeken Akay, fazla tatlı tüketiminin kan şekerini hızla yükseltebileceğini söyledi. Özellikle diyabet hastaları için bunun risk oluşturduğunu vurgulayan Akay, sütlü tatlıların ve küçük porsiyonların daha doğru bir tercih olacağını belirtti.<br>Bol su tüketiminin önemine değinen Akay, kısa yürüyüşlerin de sindirimi desteklediğini ifade ederek, 'Su tüketimi ve hareketli olmak bayram boyunca enerjiyi korumanın en etkili yollarından biridir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmandan-kurban-bayrami-sofral_1779802338_uEohOn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmandan Kurban Bayramı sofraları için kritik uyarı: “Etin yanında bunu tüketin” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmandan-kurban-bayrami-sofral_1779802338_uEohOn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dermatoloji Uzmanından deri kanseri uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/dermatoloji-uzmanindan-deri-kanseri-uyarisi/161922/</link>
            <description><![CDATA[Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinde erken tanının hayati önem taşıdığını belirterek, benlerde meydana gelen değişimlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/dermatoloji-uzmanindan-deri-kanseri-uyarisi/161922/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:30:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dr. Bekir Kurt, 'Cilt Kanseri Farkındalık Ayı' dolayısıyla yaptığı açıklamada, deri kanserlerinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebildiğini ifade etti. En sık görülen deri kanseri türlerinin bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olduğunu kaydeden Kurt, bu hastalıkların dermatologlar tarafından erken dönemde tespit edilerek cerrahi ya da farklı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti. Melanomun ise daha ciddi seyredebildiğine dikkati çeken Kurt, açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü, güneşte kolay yanan kişiler ile ailesinde deri kanseri öyküsü bulunanların risk grubunda yer aldığını söyledi.</p><p>Benlerdeki değişimlerin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Kurt, 'Asimetrik, sınırlarının düzensiz, renginde değişim, ani boyut artışı ve iyice kabarması var olan benlerimizde bu değişiklikleri gözlemlediğimiz zaman bir dermatoloji muayenesi öneriyoruz. Bununla ilgili dikkat edeceğimiz husus özellikle bir kaos olması, var olan standart benlerimizin ani değişimi, renk çürümesi olması, sınırlarının düzensiz olması ve çap farklılığı. Asimetrik hale gelmesi özellikle bizi endişelendirebilir' dedi.</p><p>Bazal hücreli karsinomun genellikle parlak görünüm ve iyileşmeyen yaralarla ortaya çıktığını ifade eden Kurt, skuamöz hücreli karsinomun ise kalın kabuklu yaralar şeklinde görülebildiğini aktardı.</p><strong>'Güneş kremine bir kez sürmek yeterli olmaz'</strong><p>Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmanın önemine değinen Kurt, özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p><p>'Çıkmak durumunda isek şapka ve güneş koruyucu ile kendimizi korumalıyız. Güneş koruyucu kullanımında ise güneş kremine bir kez sürmek genellikle yeterli olmaz. 2 Saatte bir yenilenme önerilir ve ardından terlediğimiz zaman ya da suya girip çıktığımız zaman ya da deniz kenarındayken su ile etkisini kaybedebilmektedir. O yüzden 2 saatte bir güneş koruyucumuzu yeniliyoruz. Solaryum kesinlikle deri açısından önerilmeyen bir uygulamadır. Bronzlaşmanın popülaritesi önceye göre azalmakla birlikte deri için sağlıklı bir uygulama değildir. İyileşmeyen yaralar, bereler, bağışıklığı düşük özellikle organ nakili hastalarımız, çok ileri yaşlı hastalar ya da bağışıklığını düşürecek ilaç kullanımı olan hastalarımızın iyileşmeyen yaraları özellikle güneş gören bölgelerde mutlaka dermatoloji kontrolü öneriyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/dermatoloji-uzmanindan-deri-ka_1779802062_n5VcPp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dermatoloji Uzmanından deri kanseri uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/dermatoloji-uzmanindan-deri-ka_1779802062_n5VcPp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban bayramında eti yeşilliklerle birlikte tüketin]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-bayraminda-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin/161920/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-bayraminda-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin/161920/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:21:21 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kurban Bayramı&#39;nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Liv Samsun Sağlıklı Yaşam Merkezi&#39;nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Diyetisyen Yıldırım, Kurban Bayramı&#39;nda sağlıklı beslenme önerileri hakkında tavsiye vererek et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarılarda bulundu.</p><p>Bayramların iyi duyguların çoğaldığı, küçük büyük tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, geniş ve güzel sofraların kurulduğu güzel zamanlar olduğunu dile getiren Diyetisyen Tuba Yıldırım, 'Kalplerimizin temizlik ve arınma günüdür aslında bayramlar. Kıymetini bilmek lazım. Bu süreçte sağlığın da yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini de unutmamakta fayda vardır. Kurban Bayramı&#39;nda sofraların baş tacı kırmızı eti veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin etmek, uygun pişirme yöntemleri ile pişirip, yeterli porsiyonda tüketip; etin sindirimini kolaylaştıracak limonlu yeşilliklerle sofralarınızı süslemek sağlığınızı korumada size fayda sağlayacaktır' diye konuştu.</p><strong>'Et, sebzelerle birlikte pişirilmeli'</strong><p>Doğru et pişirme yönteminden bahseden Dyt. Yıldırım, 'Eti pişirme yöntemi olarak haşlama ve ızgara gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli, çok yüksek ısıl işlem ve kızartma yöntemi gibi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabilecek pişirme yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Etin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi, hem besin çeşitliliğinin sağlanması açısından hem de sindirimi diğer besinlere göre zor olan etin kolay sindirilebilmesi açısından sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesi, önemli sağlık sorunlarına yol açabilir' şeklinde konuştu.</p><strong>'Etler küçük parçalara ayrılmalı'</strong><p>Etin nasıl saklanması gerektiğine de değinen Dyt. Tuba Yıldırım, 'Etler büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında eksi 2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kurban-bayraminda-eti-yesillik_1779801680_32MTjp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban bayramında eti yeşilliklerle birlikte tüketin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kurban-bayraminda-eti-yesillik_1779801680_32MTjp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban Bayramı’nda ölçüsüz et tüketimine dikkat]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-bayrami-nda-olcusuz-et-tuketimine-dikkat/161823/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketiminin özellikle kalp hastaları için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Yunus Amasyalı, ölçüsüz ve ani beslenme değişikliklerine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-bayrami-nda-olcusuz-et-tuketimine-dikkat/161823/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:02:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bayram döneminde beslenme alışkanlıklarının kısa sürede değişmesinin kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Dr. Amasyalı, özellikle yağlı ve tuzlu et tüketiminin tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve kalp krizi riskini artırabileceğini söyledi.</p><p>Amasyalı, 'Uzun süre dengeli beslenen bireylerin bir anda yoğun şekilde et tüketimine yönelmesi kalp damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabiliyor. Özellikle sabah saatlerinde aç karna tüketilen kavurma ciddi risk oluşturabilir' dedi.</p><strong>'Porsiyon Kontrolü Şart'</strong><p>Kalp hastaları ile hipertansiyon ve kolesterol problemi bulunan bireylerin bayram sofralarında daha dikkatli davranması gerektiğini belirten Amasyalı, şu önerilerde bulundu:'Yağlı etler yerine daha az yağlı bölümler tercih edilmeli. Kızartma yerine haşlama veya ızgara gibi daha sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalı. Ayrıca porsiyon kontrolü ihmal edilmemeli.'</p><strong>'Su Tüketimi ve Hareket Önemli'</strong><p>Bayram boyunca yeterli su tüketiminin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Amasyalı, hafif tempolu yürüyüşlerin de dolaşım sistemi açısından faydalı olacağını ifade etti.</p><p>Uzman doktor, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani halsizlik ve çarpıntı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki vatandaşların ilaç kullanım düzenini aksatmaması gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kurban-bayrami-nda-olcusuz-et-_1779703473_EG4m5c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban Bayramı’nda ölçüsüz et tüketimine dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kurban-bayrami-nda-olcusuz-et-_1779703473_EG4m5c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından kurban bayramı uyarısı! 'Etleri dinlendirmeden tüketmek sağlığı tehdit ediyor']]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kurban-bayrami-uyarisi-etleri-dinlendirmeden-tuketmek-sagligi-tehdit-ediyor/161812/</link>
            <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, Kurban Bayramı öncesinde sağlıklı et tüketimi, saklama koşulları ve hijyen kurallarına dair hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-kurban-bayrami-uyarisi-etleri-dinlendirmeden-tuketmek-sagligi-tehdit-ediyor/161812/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:46:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin porsiyon kontrolüne ve pişirme yöntemlerine ekstra özen göstermesi gerektiğini belirten Kaya, kesim anından tüketime kadar dikkat edilmesi gereken zinciri anlattı.</p><strong>İlk 24 Saat Tüketmeyin: 'Ölüm Sertliği' Kalp Krizini Tetikleyebilir</strong><p>Kurban kesiminin hemen ardından etin tüketilmesinin toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sökülmez Kaya, bu durumun ciddi sağlık risklerini beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Kesim sonrasında kasların kasılmasıyla 'ölüm sertliği' (rigor mortis) oluştuğunu belirten Kaya, şu uyarılarda bulundu:</p><p>'Etin bu sertlikten arınması için en az 12 ile 24 saat arasında serin bir ortamda ya da buzdolabında dinlendirilmesi şarttır. Sert et tüketimi; hazımsızlık ve şişkinliğin yanı sıra tansiyon hastalarında kalp krizine kadar varan ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle eti mümkünse bir gün beklettikten sonra tüketmeliyiz.'</p><p>Eğer et hemen tüketilecekse, sindirimi kolaylaştırmak adına mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesini veya yanında salata, çorba, yoğurt ve kuru baklagiller gibi lifli/dengeli gıdalarla kombinlenmesini önerdi.</p><strong>Kavurmaya Ekstra Yağ Koymayın, Mangalda Mesafeye Dikkat Edin</strong><p>Bayramın vazgeçilmezi olan kavurma ve mangal yaparken pişirme tekniklerinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Kaya, sağlıklı pişirme yöntemlerini şöyle sıraladı:</p><p>Kendi Suyuyla Pişirin: Etin kendi dokusunda görünmeyen doymuş yağlar bulunur. Bu yüzden kavurma yaparken dışarıdan katı ya da sıvı yağ ilave edilmemelidir. Bu kural, özellikle kolesterol ve kalp damar hastaları için kritiktir.</p><p>Kanserojen Riske Karşı 15 Santim Kuralı: Mangal yapacakların et ile kömür ateşi arasına en az 10-15 santimetrelik bir mesafe koyması gerekir. Etin ateşe çok yakın olması durumunda, damlayan yağların kömürle teması sonucu çıkan duman ete siner ve kanserojen maddelerin oluşmasına yol açar.</p><strong>'Tek Pişirimlik Paketleyin'</strong><p>Kurban etinin doğru muhafaza edilmesinin de en az pişirilmesi kadar önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kaya, etlerin büyük bloklar halinde değil, 100 gram ile 1 kilogram arasında değişen tek pişirimlik porsiyonlara bölünerek saklanmasını tavsiye etti.</p><p>Buzlukta (-2°C): Yağlı kağıda sarılı veya buzdolabı poşetinde en fazla 1 hafta,</p><p>Derin Dondurucuda (-18°C): 3 ay ve daha uzun süre güvenle saklanabilir.</p><strong>Dondurulmuş Eti Oda Sıcaklığında Çözdürmeyin!</strong><p>Dondurucudan çıkarılan etlerin çözdürülme sürecinde yapılan hataların bakteri üretimine zemin hazırladığını hatırlatan Kaya, 'Etler kesinlikle oda sıcaklığında, kalorifer üzerinde veya açıkta çözdürülmemelidir. Çözdürme işlemi mutlaka buzdolabının normal bölmesinde gerçekleştirilmeli ya da et doğrudan yemeğe atılarak pişirilmeye başlanmalıdır' diyerek sözlerini tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-kurban-bayrami-uyar_1779698802_QB1REs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından kurban bayramı uyarısı! 'Etleri dinlendirmeden tüketmek sağlığı tehdit ediyor' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-kurban-bayrami-uyar_1779698802_QB1REs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gençlerdeki ani ölümlerin nedeni belli oldu!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/genclerdeki-ani-olumlerin-nedeni-belli-oldu/161695/</link>
            <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle gençlerde görülen beklenmedik ani ölümlerin nedeninin Kovid-19 virüsünün damar yapısında bıraktığı kalıcı hasarlar olduğunu belirterek, "Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı" uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/genclerdeki-ani-olumlerin-nedeni-belli-oldu/161695/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 13:56:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Pandemi döneminin geride kalmasına rağmen, dünya genelinde ve Türkiye&#39;de özellikle genç yaşta görülen ani ölüm vakalarındaki artış bilim dünyasını harekete geçirdi. </p><p>Konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, beklenmedik genç ölümlerinin artık bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Özellikle spor esnasında yaşanan kalp krizlerinin virüsün damar sisteminde bıraktığı hasarla ilişkili olduğunu saptadıklarını belirten Özkaya, bu durumun aşılarla bir ilgisi bulunmadığını vurguladı.</p>'Herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı'<p>Kovid-19&#39;un özellikle kılcal damarlar üzerinde ciddi hasar bıraktığını ifade eden Prof. Dr. Şevket Özkaya,<br>'Pandemi boyunca takip ettiğimiz binlerce hastada &#39;endotelit&#39; dediğimiz damar iç yüzeyi hasarının ani ölümleri tetiklediğini saptadık ve bunu uluslararası dergilerde yayınladık. Avrupa Kalp Dergisi&#39;nin son verilerinde de bu durum &#39;Kovid-19 sonrası damar yaşlanmasının hızlanması&#39; olarak tanımlandı. Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı. Ani ölümlerin nedeni Kovid-19 aşıları değil, virüsün damar yapısına verdiği hasardır. Aşılar ise hastalığın şiddetini ve damar içi hasarı azaltarak koruyucu rol üstlenmektedir' dedi.</p>'Bu durum ani ölüme kadar gidebiliyor'<p>Virüsü atlatan kişilerin özellikle spor yaparken çok daha temkinli olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özkaya, <br>'Pandemi öncesi yaptığı ağır sporları aynı şekilde sürdüren bazı kişilerde ciddi kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabiliyor. Kovid-19 sonrası kalp ve akciğer kılcal damarlarında oluşan hasar nedeniyle ağır egzersiz sırasında vücut yeterli oksijenlenmeyi sağlayamıyor. Bu durum ani ölüme kadar gidebiliyor' diye konuştu.</p>Sağlıklı yaşam tarzı hasarı yavaşlatabiliyor<p>Haberin arka planında ise uzun vadeli damar yaşlanmasına karşı alınabilecek hayati önlemler yer aldı. Kovid-19 geçirenlerin yalnızca kısa vadeli semptomlara odaklanmaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Özkaya, virüsün yol açtığı bazı damar bozukluklarının zaman içinde kısmen düzelebileceğine dikkat çekti. Süreci yavaşlatmanın reçetesini de sunan Özkaya, 'Yaşam tarzı düzenlemeleri, kan basıncının kontrol altında tutulması, kalbi aşırı zorlayan egzersizlerden kaçınılması ve uygun ilaç tedavileriyle bu süreç yavaşlatılabilir' diyerek vatandaşları kontrollü bir yaşam sürmeye davet etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/genclerdeki-ani-olumlerin-nede_1779533774_GWmSHx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gençlerdeki ani ölümlerin nedeni belli oldu! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/genclerdeki-ani-olumlerin-nede_1779533774_GWmSHx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İş Güvenliği İçin Farkındalık Zirvesi Düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/is-guvenligi-icin-farkindalik-zirvesi-duzenlendi/161641/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi kapsamında kurulan stantlarda katılımcılara güvenli çalışma konusunda bilgi verildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/is-guvenligi-icin-farkindalik-zirvesi-duzenlendi/161641/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:54:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Güvenli şehir, güvenli gelecek' temasıyla Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon&#39;da gerçekleştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi&#39;nde alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri sunum yaptı. Zirvede ayrıca birçok firma açtıkları stantlarda iş güvenliği uygulamalarını tanıtırken, ziyaretçilere uygulamalı simülasyon deneyimleri sundu. Katılımcılar, gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadığında yaşanabilecek olumsuzlukları simülasyonlarla deneyimleme fırsatı buldu.</p><p>Etkinlikte ziyaretçiler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltti. Zirvede, iş yerlerinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan herhangi bir çalışma yapılmaması gerektiğine dikkat çekilirken, iş güvenliği ekipmanları ile koruyucu kıyafetlerin kullanımının zorunlu olduğu vurgulandı. Güvenlik ekipmanlarının kullanımının yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda olası risklere karşı tedbirli çalışmanın önemli bir parçası olduğu ifade edildi.</p><p>Sabah saatlerinde başlayan zirve ve stant ziyaretleri, gün boyu süren etkinliklerin ardından sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/is-guvenligi-icin-farkindalik-_1779447262_oikTh2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İş Güvenliği İçin Farkındalık Zirvesi Düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/is-guvenligi-icin-farkindalik-_1779447262_oikTh2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[OMÜ’yü Yasa Boğan Veda: Dr. Yunus Emre Durmuş Son Yolculuğuna Uğurlandı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/omu-yu-yasa-bogan-veda-dr-yunus-emre-durmus-son-yolculuguna-ugurlandi/161625/</link>
            <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için hastanede düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/omu-yu-yasa-bogan-veda-dr-yunus-emre-durmus-son-yolculuguna-ugurlandi/161625/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:47:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/omu-yu-yasa-bogan-veda-dr-yunu_1779439645_Cf8yaz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ OMÜ’yü Yasa Boğan Veda: Dr. Yunus Emre Durmuş Son Yolculuğuna Uğurlandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/omu-yu-yasa-bogan-veda-dr-yunu_1779439645_Cf8yaz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Polen alerjisine dikkat!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/polen-alerjisine-dikkat/161604/</link>
            <description><![CDATA[Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, bahar aylarında birçok insanı etkileyen polenlere karşı uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/polen-alerjisine-dikkat/161604/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı,'Özellikle bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Polen alerjileri yaz döneminde de devam ediyor hatta bazı polenler var, ağustos gibi ortaya çıkıyor. Poliklinikte özellikle şu dönemde polen alerjileri çok daha fazla, 2 ay öncesinde ev tozu alerjileri daha fazlaydı ama bu dönemde polenler daha fazla şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı' dedi.</p><p>Polenler bitkilerin üreme döneminde havaya yayılan tanecikler olarak ifade edilirken çoğunlukla ilkbaharda insanları etkiliyor. Uzmanlar, yaz sonu ve sonbaharda ise genellikle yabani otların polen üretmeye başladığını söylerken polen alerjisine karşı önemli uyarılarda bulundu. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, polenlerin kaşıntı, peş peşe hapşırık, burun akıntısı, öksürük, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkardığını belirtirken tanı ve tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Aysun Aynacı, son dönemlerdeki başvurulara ilişkin de konuştu.</p><strong>'Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyreder'</strong><p>&#39;Polen bitkilerin üremek için oluşturduğu toz tanecikleri&#39; diyerek sözlerine başlayan Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, 'Özellikle çayır, çimen, yabani ot ve ağaçlardan kaynaklanır. Bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır. Rüzgarla havaya karışır, yatkınlığı olan kişilerde semptomlara sebep olur. Burun akıntısı, kaşıntısı, hapşırma, göz sulanması, gözlerde kaşıntı, kızarma, yanma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yanma ve bazı durumlarda alt solunum yollarını etkileyerek nefes darlığı, hırıltı, hışıltı, öksürük, astım krizine kadar yol açabilen ciddi semptomlara sebep olabilir. Astımlı hastaların polen zamanında alerjik şikayetleri daha fazla olur, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Ateş olmadığı sürece, mevsim boyunca devam ederse ve her yıl tekrarlarsa bu polen alerjisiyle uyumlu. Böyle bir durumda alerji uzmanına başvurmalarını öneriyoruz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/polen-alerjisine-dikkat_1779391585_ytHlTW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Polen alerjisine dikkat! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/polen-alerjisine-dikkat_1779391585_ytHlTW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban kesiminde bel ve kas yaralanmalarına dikkat!]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat/161603/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda yanlış kaldırma ve taşıma hareketlerinin ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açabileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metehan Saraçoğlu, "Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat/161603/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:16:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kurban kesimi ve taşıma sürecinde omurga sağlığının korunması gerektiğini belirterek, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' açıklamasında bulundu.</p><strong>'Omurga sağlığını olumsuz etkileyebilir'</strong><p>Uzun süre eğilerek çalışmanın da omurga sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Opr. Dr. Saraçoğlu, 'Kurban kesimi sırasında kontrolsüz güç uygulanması ve uygun olmayan pozisyonlarda çalışılması sırt, boyun ve diz ağrılarını artırabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca destek alınmalı ve ağır yükler tek kişi tarafından kaldırılmamalıdır' dedi.</p><p>Ani ağrı, hareket kısıtlılığı veya kaslarda şiddetli zorlanma hissi oluşması durumunda dinlenmeden çalışmaya devam edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Saraçoğlu, 'Basit görülen kas zorlanmaları ilerleyen süreçte daha ciddi ortopedik problemlere dönüşebilir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-ya_1779391352_mrfMtJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban kesiminde bel ve kas yaralanmalarına dikkat! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-ya_1779391352_mrfMtJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kalbinize zarar verebilir! Bunları sakın yapmayın]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kalbinize-zarar-verebilir-bunlari-sakin-yapmayin/161507/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda sofraların içeriği kadar ritmi de değişiyor. Öğün saatleri kayıyor, ziyaretlerle birlikte gün içine yayılmış daha sık ve yoğun tüketimler ortaya çıkıyor. Bu durum sağlıklı bireylerde bile geçici bir yük oluştururken, kalp-damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabeti olan kişilerde daha baskın şikayetler yaratabiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kalbinize-zarar-verebilir-bunlari-sakin-yapmayin/161507/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 16:56:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kalbinize-zarar-verebilir-bunl_1779285389_5dMz9b.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kalbinize zarar verebilir! Bunları sakın yapmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kalbinize-zarar-verebilir-bunl_1779285389_5dMz9b.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hipertansiyona karşı erken teşhis çağrısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/hipertansiyona-karsi-erken-teshis-cagrisi/161297/</link>
            <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Veysel Çınar, "Sessiz ilerleyen hipertansiyon ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" diyerek düzenli tansiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/hipertansiyona-karsi-erken-teshis-cagrisi/161297/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 00:32:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Manisa&#39;nın Alaşehir ilçesinde 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Veysel Çınar, hipertansiyon hastalığının erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini belirtti.</p><p>Hipertansiyonun halk arasında 'yüksek tansiyon' olarak bilindiğini ifade eden Dr. Çınar, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti. Çınar, hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</p><p>Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Çınar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalığın önlenmesinde büyük önem taşıdığını belirterek, 'Hipertansiyon erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilir. Tuz tüketiminin azaltılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durulması kalp sağlığını korumada büyük önem taşımaktadır. Özellikle ailesinde tansiyon hastalığı bulunan bireylerin düzenli olarak tansiyon ölçtürmeleri gerekmektedir' dedi.</p><p>Uzmanlar, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek vatandaşların herhangi bir şikyeti olmasa bile düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Yetkililer ise erken teşhis ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyona bağlı ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirterek vatandaşlara, 'Sağlıklı yaşam için tansiyonunuzu ihmal etmeyin' çağrısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/hipertansiyona-karsi-erken-tes_1779047500_O1wg5c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hipertansiyona karşı erken teşhis çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/hipertansiyona-karsi-erken-tes_1779047500_O1wg5c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Sessiz Katil'  hipertansiyon için kritik uyarı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sessiz-katil-hipertansiyon-icin-kritik-uyari/161296/</link>
            <description><![CDATA[Merkezefendi Devlet Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sessiz-katil-hipertansiyon-icin-kritik-uyari/161296/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 00:12:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Sessiz katil' olarak bilinen hipertansiyonun kontrol altına alınmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve ciddi damar hastalıklarına yol açabileceğini ifade eden Dr. Köroğlu, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi.</p><p>Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu 2025 verilerine dikkat çeken Köroğlu, güncel kan basıncı değerleri hakkında şu bilgileri paylaştı: '120/80 mmHg&#39;nın altındaki değerler normal kabul edilirken, büyük tansiyonun 120-139 mmHg veya küçük tansiyonun 80-89 mmHg arasında olması &#39;artmış kan basıncı&#39; olarak değerlendiriliyor. 140/90 mmHg ve üzerindeki değerler ise hipertansiyon olarak tanımlanıyor.'</p><p>Hipertansiyon riskinin özellikle ileri yaş grubunda, ailesinde tansiyon hastalığı bulunan kişilerde ve fazla kilolu bireylerde daha yüksek olduğuna dikkat çeken Köroğlu, diyabet ve böbrek hastalarının da risk grubunda yer aldığını ifade etti.</p><p>Stres, aşırı tuz tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve sigara kullanımının hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında bulunduğunu belirten Köroğlu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.</p><p>Hipertansiyonun korkulacak değil, ancak ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğunu kaydeden Köroğlu, 'Dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloyu korumak ve sigara ile alkolden uzak durmak tansiyon kontrolünde en etkili yöntemlerdir. Erken farkındalık hayat kurtarır.' dedi.</p><p>17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında vatandaşlara çağrıda bulunan Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, herkesin hem kendi tansiyonunu hem de sevdiklerinin tansiyonunu düzenli olarak ölçtürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sessiz-katil-hipertansiyon-ici_1779047656_Qtlzax.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Sessiz Katil'  hipertansiyon için kritik uyarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sessiz-katil-hipertansiyon-ici_1779047656_Qtlzax.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[25 yıldır hastalarına şefkatle yaklaşıyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/25-yildir-hastalarina-sefkatle-yaklasiyor/161295/</link>
            <description><![CDATA[Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli hemşire Sıdıka Karabıyık, 14 yaşında sağlık meslek lisesiyle başladığı meslek hayatında geride bıraktığı 25 yılda şefkatle hastaların hep yanında oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/25-yildir-hastalarina-sefkatle-yaklasiyor/161295/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 17 May 2026 23:52:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında konuşan Karabıyık, ailesinin isteğiyle sağlık meslek lisesine başladığını belirterek, '14 yaşında başladık, meslekle birlikte büyüdük aslında. Öğrendiğimiz her şey hayatımızın bir parçası oldu' dedi. İlk görev yerinin Kastamonu olduğunu belirten Karabıyık, aynı dönemde Süleyman Demirel Üniversitesi&#39;nde eğitimine devam ettiğini söyledi. Daha sonra Burdur, Kocaeli, Eskişehir ve İzmir&#39;de çalıştığını anlatan deneyimli hemşire, son 6 yıldır ise Yalova&#39;da görev yaptığını kaydetti.</p><p>Meslek hayatı boyunca özellikle doğum servislerinde çalıştığını ifade eden Karabıyık, 'Yenidoğan bebeklerin tanığı olduk. Şefkati, merhameti ve sabrı öğrendik. Kendimizin morali bozuk olsa da, çocuğumuz hasta olsa da görevimizin başında olmak zorundayız. Sevmeyen bu mesleği yapamaz' diye konuştu.</p><strong>'Bu bir şefkat göstergesi'</strong><p>Meslek hayatında unutamadığı bir anısını da paylaşan Karabıyık, öğrencilik döneminde tam felçli ve kimsesiz bir hastayla ilgilendiğini belirterek şöyle konuştu:</p><p>'Kimsesi yoktu. Kızı İstanbul&#39;daydı. Bakıcı tutmuş yanında. Bakıcısı tabii çok iyi bakamıyor. Konuşamıyor hasta zaten. Hocam demişti, ayakları nasırlanmış. Onu temizle. Tabii o zaman nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. Yatalak hasta çünkü. Hocamın sözü aklına geldi. Her zaman aktif olmalıdır sözü. Bir şekilde poşetin içine suları koydum falan, beklettim, temizledim. Sonra saçını okşadım, kıyamadım amcayı. Tek başına olduğu için. O da ben öyle yaptığımda gözünden böyle yaşlar aktı. Tabi hastalar bilinçsiz de olsa, konuşamıyor da olsa hep anlıyorlar, bilinçliler o konuda. O yüzden o benim hayatımda unutamadığım bir andır. Bu bir şefkat göstergesi bence.'</p><p>25 yıl önce görev yaptığı Kastamonu&#39;daki vatandaşlarla halen görüştüğünü ifade eden Karabıyık, 'Küçük çocuklar büyüdü, evlendi, torun sahibi oldu. Hl arayıp sorarlar' diye konuştu.</p><p>Hemşireliğin sürekli kendini yenilemeyi gerektiren bir meslek olduğuna dikkati çeken Karabıyık, yıllar boyunca hizmet içi eğitimler aldıklarını belirterek gençlere de tavsiyede bulundu.</p><p>Karabıyık, 'Bu meslek sadece iş sahibi olmak ya da para kazanmak için yapılacak bir meslek değil. Gerçekten seven insanların yapması gerekiyor. Bu mesleği hakkıyla yapan gençlere Türkiye&#39;nin ihtiyacı var' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/25-yildir-hastalarina-sefkatle_1779045939_zPT5ov.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 25 yıldır hastalarına şefkatle yaklaşıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/25-yildir-hastalarina-sefkatle_1779045939_zPT5ov.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Göz hastalıklarında doğru bilinen yanlışlar]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/goz-hastaliklarinda-dogru-bilinen-yanlislar/161290/</link>
            <description><![CDATA[Uzm. Dr. Kübra Erdoğan, çayın steril bir sıvı olmadığını ve kolonyadaki alkolün gözü tahriş ettiğini vurgulayarak, "Yanlış uygulamalar, mevcut hastalığı maskeleyebileceği gibi daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/goz-hastaliklarinda-dogru-bilinen-yanlislar/161290/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 17 May 2026 23:00:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Erdoğan, bahar aylarında artan polenlerin göz sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, bahar mevsimiyle birlikte göz kliniklerinde en sık karşılaşılan şikayetlerin başında alerjik reaksiyonların geldiğini söyledi. Polenlerin özellikle gözlerde kaşıntı ve sulanmaya yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, 'Polen sebebiyle her iki gözde kaşıntı ve sulu akıntı görebiliyoruz. Bunun dışında halk arasında bilinmeyen ve basit görülebilen alerjiler de oluyor. Bunlara zamanında müdahale edilmediğinde ciddi sorunlar oluşabilir' dedi.</p><strong>'Gözlük tercih edin'</strong><p>Erdoğan, rüzgarlı havalarda çevresel faktörlerin değişmesiyle farklı hastalıkların da ortaya çıkabildiğini dile getirerek, kirpik dibi iltihaplanması gibi rahatsızlıkların tabloyu daha ağır hale getirebildiğini aktardı. Polen alerjisi bulunanların özellikle sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaya özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, kontakt lens kullanıcılarına da şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>'Kontakt lenslerin üzerine polenler çok rahat yapışabiliyor. Bu nedenle bahar aylarında gözlük tercih edilmesi daha sağlıklı olabilir. Hafif alerjik vakalarda soğuk kompres ve suni gözyaşı damlaları yeterli olabilirken, ileri düzey şikayetlerde mutlaka bir göz hekimine başvurulmalıdır.'</p><p>Günümüzde cep telefonu ve bilgisayar kullanımının hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğuna değinen Erdoğan, uzun süre ekrana bakmanın göz kırpma sayısını yarı yarıya azalttığını, bunun da göz kuruluğunu artırdığını kaydetti. Erdoğan, ekran karşısında geçirilen süre boyunca göz kırpmaların bilinçli olarak sıklaştırılması ve gerektiğinde suni gözyaşı damlalarıyla destek verilmesi gerektiğini bildirdi.</p><strong>'Çay steril değil, kolonya göze zarar verir'</strong><p>Toplumda doğru bilinen yanlış uygulamalara karşı da vatandaşları uyaran Erdoğan, göz hastalıklarında kulaktan dolma yöntemlerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine işaret etti. Erdoğan, çay pansumanı ve kolonya kullanımının göz sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>'Çay steril bir sıvı değildir, içerisindeki tanecikler göz yüzeyi için oldukça tahriş edicidir. Kolonyadaki yüksek alkol oranı da göz yüzeyine doğrudan zarar verir. Ayrıca başkasına ait göz damlasının kullanımı da tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Yanlış uygulamalar, mevcut hastalığı maskeleyebileceği gibi daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Göz, zannedilenden çok daha hassas bir organdır. Bu nedenle evde yapılan bilinçsiz müdahaleler yerine mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/goz-hastaliklarinda-dogru-bili_1779045539_wDZ8gt.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Göz hastalıklarında doğru bilinen yanlışlar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/goz-hastaliklarinda-dogru-bili_1779045539_wDZ8gt.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Küresel panik yersiz, bireysel korunma şart']]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kuresel-panik-yersiz-bireysel-korunma-sart/161201/</link>
            <description><![CDATA[Dünya gündemine oturan MV Hondius keşif gemisindeki hantavirüs vakaları, pandemilerin gölgesindeki kamuoyunda yeni bir endişe dalgasına neden oldu. Konuyu akademik bir perspektifle değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel virüsün yayılım dinamiklerini ve bulaşma risklerini mercek altına alarak kritik değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kuresel-panik-yersiz-bireysel-korunma-sart/161201/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:56:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Pandemilerin ardından dünya, yeni bir virüs haberiyle bir kez daha tetikte. Arjantin&#39;den ayrılan MV Hondius adlı keşif gemisinde görülen hantavirüs vakaları, İsviçre&#39;den ABD&#39;ye uzanan geniş bir temaslı takibini beraberinde getirdi. İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, merak edilen tüm soruları yanıtladı.</p><strong>'Bu virüs yeni bir düşman değil'</strong><p>Süreci değerlendiren Dr. Aylin Dağ Güzel, öncelikle hantavirüsün tarihsel arka planına dikkat çekerek, 'Hantavirüsler aslında tıp dünyası için yeni değil. Biz bu grubu, Bunyaviridae ailesine mensup, zarflı RNA virüsleri olarak 1978 yılından beri yakından tanıyoruz. Temel olarak kemirgenler ve böcekçiller aracılığıyla yayılım gösteren bu virüslerin bugün tanımlanmış en az 40 türü bulunuyor. Her virüs tipi, kendine özgü bir kemirgen türüyle konakçılık ilişkisi kurar. Yani aslında doğada uzun yıllardır var olan zoonotik bir etkenden bahsediyoruz' dedi.</p><strong>'Andes virüsünü diğerlerinden ayıran kritik fark'</strong><p>MV Hondius gemisindeki vakaların neden bu kadar ses getirdiğine açıklık getiren Güzel, 'Andes' türünün altını çizerek, 'Şu an dünya gündemini meşgul eden asıl mesele, Arjantin&#39;e özgü olan Andes Hantavirüsü (ANDV). Bu türü diğerlerinden ayıran çok kritik, hatta benzersiz bir nokta var: Andes virüsü, dünyada insandan insana bulaşabildiği belgelenmiş tek Hantavirüs türüdür. Gemiyle bağlantılı 8 vakanın 6&#39;sının kesinleşmesi ve 3 kayıbın olması, virüsün vücut sıvılarında (kan, tükürük, idrar) tespit edilebilmesi endişeleri artırdı. Ancak literatürdeki veriler ve Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün güncel raporları, bu karşılaştığımız MV Hondius gemisindeki vakaların insandan insana bulaşma sonucu olmadığı, hastalığın geçişinin bu yolla son derece nadir gerçekleştiğini gösteriyor. Şu an için yaygın ve süregelen bir pandemi riskinden bahsetmek doğru olmaz; ancak temaslı takibi ve izolasyon hayati önemdedir' diye konuştu.</p><strong>'İki farklı coğrafya, iki farklı hastalık'</strong><p>Hastalığın seyrine ve coğrafi dağılımına dair detaylı bilgi veren Dr. Güzel, 'Hantavirüs dediğimizde tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Amerika kıtasında Sin Nombre ve Andes gibi virüsler, ağır akciğer tutulumu ve yüksek ölüm oranıyla seyreden Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu&#39;na (HCPS) yol açıyor. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa ve Asya coğrafyasında ise Puumala ve Dobrava gibi virüsler; ateş, kanama ve akut böbrek yetmezliği ile karakterize olan Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) tablosuna neden oluyor' dedi.</p><strong>Türkiye için risk analizi ve korunma yolları</strong><p>Türkiye&#39;deki durumu da değerlendiren Dr. Güzel, vatandaşlara yönelik şu uyarılarda bulundu:<br>'Türkiye&#39;de hantavirüslerin yaban hayatındaki kemiricilerdeki varlığı, ilk kez 2004 yılında yayınlanmış bir saha çalışmasında bildirilmiştir. Zonguldak-Bartın&#39;da 2009&#39;da da ilk vaka rapor edilmiştir. Ancak Türkiye&#39;deki vakalar genellikle Avrupa tipi (Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş -HFRS) olup, ölüm oranları Amerika kıtasına kıyasla oldukça düşüktür. Genellikle kırsal alanlarda, atıl bırakılmış depolarda veya kemirgenlerin yoğun olduğu bölgelerde, virüslü atıkların solunmasıyla ortaya çıkan sporadik vakalar görüyoruz. Vatandaşlarımıza en büyük uyarım; kapalı, uzun süre kullanılmayan depo ve bodrum gibi alanlara girmeden önce mutlaka ortamı havalandırmalarıdır. Temizlik yaparken kuru süpürmeden kaçınılmalı, virüsün havaya karışmasını önlemek için ortam dezenfektanla ıslatılmalıdır. Riskli alanlarda maske (mümkünse N-95), koruyucu gözlük ve eldiven kullanımı bir seçenek değil, zorunluluktur.'</p><strong>'Erken tanı hayat kurtarır'</strong><p>Hastalığın başlangıçta griple (influenza) çok kolay karıştırılabileceğini belirten Güzel, son olarak tedavi süreçlerine ilişkin şöyle dedi:<br>'İlk evrede yüksek ateş, halsizlik ve şiddetli kas ağrıları görülür. Eğer kişi son dönemde kemirgenlerin bulunduğu bir ortamda bulunduysa ve bu belirtilere nefes darlığı veya böbrek ağrısı ekleniyorsa, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Şu an için onaylanmış bir aşımız ya da virüse özgü spesifik bir ilacımız yok. Ancak erken tanı sonrası sağlanan yoğun bakım desteği ve sıvı dengesinin korunması, hayatta kalma şansını en üst seviyeye çıkarıyor. Özetle; 12 Mayıs 2026 itibarıyla küresel bir panik havasına gerek yok, ancak bireysel korunma ve profesyonel izlem bugün her zamankinden daha önemli.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kuresel-panik-yersiz-bireysel-_1778940383_WElO7t.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Küresel panik yersiz, bireysel korunma şart' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kuresel-panik-yersiz-bireysel-_1778940383_WElO7t.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hantavirüste gıda hijyeni]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/hantaviruste-gida-hijyeni/161200/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye'de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/hantaviruste-gida-hijyeni/161200/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:48:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, 'Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978&#39;de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin&#39;de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle' dedi.</p><p>Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, 'Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü&#39;nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/hantaviruste-gida-hijyeni_1778940286_H4k75Y.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hantavirüste gıda hijyeni ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/hantaviruste-gida-hijyeni_1778940286_H4k75Y.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Yemek yerken mavi tabak kullanın']]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/yemek-yerken-mavi-tabak-kullanin/161198/</link>
            <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirterek, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/yemek-yerken-mavi-tabak-kullanin/161198/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, 'Doğada mavi renkli gıdalar oldukça nadirdir. Evrimsel süreçte insanlar mavi, mor ya da siyah tonları genellikle zehirli veya yenilemez olarak algılamıştır. Bu durum beynimizde doğal bir &#39;dur&#39; sinyali oluşturur' dedi.<br>Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erden, beyaz tabakta açık renkli bir yemek porsiyonu olduğundan küçük algılanabileceğini ancak mavi tabak, çoğu yemekle yüksek kontrast oluşturarak porsiyonu daha net görmemizi sağlayacağından bahsetti.</p><strong>'Mavi renk yavaş yemenizi sağlar'</strong><p>Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, 'Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir. Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın &#39;yavaşla ve dikkat et&#39; mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yemek-yerken-mavi-tabak-kullan_1778940231_0hqApV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Yemek yerken mavi tabak kullanın' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/yemek-yerken-mavi-tabak-kullan_1778940231_0hqApV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/bashekim-sarikaya-dan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi/161194/</link>
            <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "sessiz katil" olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/bashekim-sarikaya-dan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi/161194/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:56:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde ve Türkiye&#39;de her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon, modern çağın en yaygın ancak en sinsi sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve tüm damar sisteminde ağır tahribatlara yol açan bu hastalık, kontrol altına alınmadığında kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor. Hipertansiyonun bu tehlikeli seyrine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 17 Mayıs, 'Dünya Hipertansiyon Günü' olarak kutlanıyor.Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının yüksek seyretmesi hali olduğunu belirtti. Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye&#39;de oldukça sık görüldüğünü ifade eden Başhekim Sarıkaya, 'Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 30&#39;unu etkilemektedir. Hipertansiyon sessiz bir seyir gösterdiği için uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve damar yapılarının olduğu her organı etkilemektedir. Kalp krizlerinin en sık nedeni olmasının yanı sıra; inmelerin, böbrek yetmezliklerinin ve atardamar hastalıklarının da en önemli nedenlerinin başında gelmektedir' dedi.</p><strong>'Diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım'</strong><p>Hastaların genellikle hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını dile getiren Sarıkaya, 'Hastalığın ilk belirtileri doğrudan beyin kanaması, kalp krizi veya aort diseksiyonu dediğimiz damar çatlaması gibi ciddi durumlar olabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşmamak için, özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ve 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka belli aralıklarla tansiyon takibi yapması gerekmektedir. İleride tansiyon hastası olmak istemiyorsak, hastalık henüz ortaya çıkmadan bazı diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım. Özellikle tuz kullanımı, ülkemiz ve bölgemiz için vurgulanması gereken önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tuzun azaltıldığı bir diyet, bizi hipertansiyona karşı korumaktadır' diye konuştu.</p><strong>'Hipertansiyonu &#39;sessiz katil&#39; olarak adlandırıyoruz'</strong><p>Hipertansiyonun erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:<br>'Erken dönemde teşhis koyup ilaçlarla kontrol altına aldığınızda, hayati riskleri neredeyse yok denecek düzeye düşürebiliyorsunuz. Bu nedenle tansiyonumuzu ölçelim, kurallara uyalım, diyetimize dikkat edelim ve tedavimizi aksatmayalım. Hipertansiyonu, bu sessiz ve sinsi ilerleyişinden dolayı &#39;sessiz katil&#39; olarak da adlandırıyoruz. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü, her yıl tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve erken tanıyı vurgulamak için kaydedilmektedir. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı günde tansiyonlarını ölçmeye davet ediyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/bashekim-sarikaya-dan-hipertan_1778939797_e0kVHC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/bashekim-sarikaya-dan-hipertan_1778939797_e0kVHC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri/161192/</link>
            <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri/161192/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:55:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><strong>'Sosyal hayatı esir alabiliyor'</strong><p>İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi.</p><strong>'Üç temel tipte görülüyor'</strong><p>İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, 'Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir. Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir' dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı.</p><strong>'Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği'</strong><p>Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, 'Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir. Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır' diye konuştu.</p><strong>'Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir'</strong><p>Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, 'Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır. Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir' ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kadinlarda-idrar-kacirmanin-te_1778939722_5BfZGz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kadinlarda-idrar-kacirmanin-te_1778939722_5BfZGz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni nesil tedaviler umut vaat ediyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/yeni-nesil-tedaviler-umut-vaat-ediyor/161191/</link>
            <description><![CDATA[Uzm. Dr. Burak Bilbay; Türkiye'nin Avrupa'da kadınlarda en yüksek obezite oranına sahip ülke konumuna geldiğini bildirerek, yeni nesil tedavilerin umut vaat ettiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/yeni-nesil-tedaviler-umut-vaat-ediyor/161191/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:53:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzm. Dr. Bilbay OECD raporları verilerini paylaştı. Bilbay, 2035 yılına kadar dünya genelinde 1,9 milyar insanın obezite ile mücadele edeceğini söyledi. Türkiye verilerini de paylaşan Uzm. Dr. Bilbay, '1975&#39;te yüzde 8,6 olan obezite oranımız 2016&#39;da yüzde 32,1&#39;e yükseldi; bu, kırk yılda 4 kattan fazla bir artış demek. Daha da ürkütücü olan şu ki Türkiye&#39;de her 100 bin ölümden 84&#39;ünün obeziteyle ilişkili olduğu bildiriliyor; bu oran küresel ortalamanın neredeyse iki katı. Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün projeksiyonlarına göre eğer önlem alınmazsa 2030 yılına kadar Türk kadınlarının yarısı, erkeklerin ise üçte biri obez olacak. Bu rakamlar bize bir uyarı değil, alarm zili çalıyor' ifadelerini kullandı.İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Bilbay, 'Obezite artık yalnızca bir kilo sorunu değil, kalp, böbrek, eklemler ve metabolizmayı etkileyen ciddi bir kronik hastalıktır. Türkiye, Avrupa&#39;da kadınlarda en yüksek obezite oranına sahip ülke konumuna gelmiştir. Bu tablo, yeni nesil tedavileri hem bir fırsat hem de büyük bir sorumluluk haline getiriyor' ifadelerine yer verdi.</p><strong>'Semaglutid kullananların 16 ay içinde beden ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15&#39;ini kaybettiği görüldü'</strong><p>Son yıllarda obezite tedavisinde önemli bir dönüm noktası yaşandığını vurgulayan Bilbay, 'Etken maddeleri semaglutid ve tirzepatid olan yeni nesil tedavilerin, vücudun kendi doyma hormonlarını taklit ederek iştahı düzenliyor ve kan şekeri kontrolü ile kalp-damar sağlığını destekliyor. Klinik çalışmalarda semaglutid kullananların 16 ay içinde beden ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15&#39;ini kaybettiği görüldü' diye konuştu.</p><p>Uzm. Dr. Bilbay, söz konusu ilaçların, herkese uygun olmadığının altını çizerek şunları söyledi:</p><p>'Bu tedaviler; vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan bireyler ya da 27&#39;nin üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalığı bulunan kişiler için değerlendirilir. Sosyal medya üzerinden ya da kaçak kanallardan temin edilen ürünler ise sahte olabilir ve hayati risk taşır.'</p><strong>'Uyku ve stres yönetimi olmadan kalıcı sonuç elde etmek mümkün değildir'</strong><p>Uzm. Dr. Bilbay, tedavinin yalnızca ilaçtan ibaret olmadığını özellikle vurguladı:<br>'Yeterli protein alımı, düzenli kuvvet antrenmanı, kaliteli uyku ve stres yönetimi olmadan kalıcı sonuç elde etmek mümkün değildir. Aksi halde verilen kilonun bir kısmı yağ yerine kas olarak kaybedilebilir; bu da uzun vadede metabolizmanın daha da yavaşlamasına zemin hazırlar.'</p><strong>Metabolik kontrol paketi: kişiye özel, bilimsel ve takipli bir yol haritası</strong><p>Uzm. Dr. Bilbay, obezite tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın önemine vurgu yaparak, 'Doğru tedavi; vücut kompozisyon analizi, laboratuvar değerlendirmesi, kişiye özel beslenme ve egzersiz planlaması ile tıbbi takibin bir arada yürütülmesini gerektirir. Hiçbir ilaç tek başına kalıcı çözüm sunmaz; asıl olan hastayı bir bütün olarak değerlendirmek ve süreci bilimsel bir disiplinle yönetmektir. Sağlıklı kilo verme yolculuğu sabır, bilim ve tutarlı takip gerektiriyor. Yavaş, istikrarlı ve sürdürülebilir olmak, uzun vadede hem en güvenli hem de en kalıcı yoldur. Obezite sessiz ilerler; ama bıraktığı izler sessiz olmaz' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yeni-nesil-tedaviler-umut-vaat_1778939606_JeTcu4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni nesil tedaviler umut vaat ediyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/yeni-nesil-tedaviler-umut-vaat_1778939606_JeTcu4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kronik ağrıya doğal çözüm: Nöral terapiye ilgi artıyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kronik-agriya-dogal-cozum-noral-terapiye-ilgi-artiyor/161190/</link>
            <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle baş ağrıları, migren, boyun ve bel fıtığına bağlı ağrılar, kas ağrıları, fibromiyalji ve kas-iskelet sistemi kaynaklı kronik ağrılarda nöral terapinin etkili sonuçlar verebildiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kronik-agriya-dogal-cozum-noral-terapiye-ilgi-artiyor/161190/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:50:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Prof. Dr. Koca, 'Kronik ağrı nedeniyle uzun süre ilaç kullanmak zorunda kalan hastaların alternatif ve tamamlayıcı tedavilere yönelimi sürerken, nöral terapi de son dönemde kronik ağrı tedavisinde daha fazla tercih edilen yöntemler arasında yer almaya başladı' dedi.</p><strong>'Kronik ağrı çoğu zaman sadece bir bölgedeki problem değil'</strong><p>Nöral terapinin yalnızca enjeksiyon uygulamasından ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Koca, 'Nöral terapi aslında bütüncül bir bakış açısıdır. Hastaya sadece ağrılı bölge üzerinden değil, tüm vücut sistemi üzerinden yaklaşılır. Çünkü kronik ağrı çoğu zaman sadece bir bölgedeki problem değil, sinir sistemi, stres, geçirilmiş travmalar ve vücudun genel regülasyonu ile ilişkili karmaşık bir süreçtir' dedi.</p><strong>'Bir anlamda bozulan sisteme yeniden &#39;reset&#39; atılması amaçlanır'</strong><p>Tedavide kullanılan lokal anestezik maddelerin amacının yalnızca ağrıyı uyuşturarak geçici rahatlama sağlamak olmadığını vurgulayan Koca, 'Burada amaç sadece ağrıyı kesmek değildir. Kullanılan düşük doz lokal anesteziklerle sinir sisteminin yeniden regülasyonunu sağlamak, vücudun iyileşme yanıtını ortaya çıkarmak hedeflenir. Bir anlamda bozulan sisteme yeniden &#39;reset&#39; atılması amaçlanır. Yani hastaların düşündüğü gibi sadece uyuşturucu etkisinden faydalanılan bir uygulama değildir' ifadelerini kullandı.</p><p>Tedavinin doğal bir yaklaşım olduğuna dikkat çeken Koca, kullanılan lokal anestezik maddelerin oldukça düşük dozlarda uygulandığını ifade etti. Prof. Dr. Koca, 'Uygun hasta grubunda gebelerde ve emziren annelerde bile kontrollü şekilde uygulanabilen bir yöntemdir. Amaç vücudun bozulan regülasyonunu yeniden dengelemektir' şeklinde konuştu.</p><strong>'Ağrının süresine ve altta yatan probleme göre farklılık gösterebilir'</strong><p>Tedavi süreci hakkında bilgi veren Koca, uygulamanın ortalama 5 dakika sürdüğünü ve hastaların işlem sonrası günlük yaşamlarına rahatlıkla devam edebildiğini söyledi. Tedavinin kişiye özel planlandığını belirten Koca, 'Genellikle haftada bir uygulama yapıyoruz. Ortalama 4 ila 8 seans arasında değişebiliyor ancak bu sayı hastanın şikayetine, ağrının süresine ve altta yatan probleme göre farklılık gösterebilir' ifadelerini kullandı.<br>Özellikle uzun süredir devam eden kronik ağrılarda bazı hastaların ilk seanslardan itibaren rahatlama hissettiğini belirten Prof. Dr. Koca, 'Her hastada aynı sonucu beklemek doğru olmaz ancak uygun hastalarda oldukça yüz güldürücü sonuçlarla karşılaşabiliyoruz' dedi.</p><p>Son yıllarda ağrı kesici kullanımının ciddi şekilde arttığına dikkat çeken Koca, hastaların artık daha bütüncül tedavi yaklaşımlarına ilgi gösterdiğini söyledi. 'İnsanlar sadece geçici rahatlama değil, sorunun kaynağını anlamak istiyor. Bu nedenle tamamlayıcı tıp uygulamalarına yönelim artıyor' diye konuştu.<br>Tedavinin bilimsel tıp yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Koca, nöral terapinin uygun hasta seçimi ve doğru teknikle uygulandığında etkili sonuçlar verebildiğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kronik-agriya-dogal-cozum-nora_1778939458_xkOamp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kronik ağrıya doğal çözüm: Nöral terapiye ilgi artıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kronik-agriya-dogal-cozum-nora_1778939458_xkOamp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kalp anjiyosundan korkmayın]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/kalp-anjiyosundan-korkmayin/161189/</link>
            <description><![CDATA[Dr. Oğuzhan Güven Gümüştaş, halk arasında ‘sanal anjiyografi’ olarak bilinen Koroner BT Anjiyografi yönteminin, kalp hastalıklarının teşhis ve tedavisinde önemli avantajlar sunduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Gümüştaş, sadece birkaç dakika süren bu yöntemle anjiyoya göre damar duvarı ve damarlardaki plakların yapısı hakkında daha detaylı bilgiler edinildiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/kalp-anjiyosundan-korkmayin/161189/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:49:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günümüzde kalp hastalıklarının erken teşhisinde en çok uygulanan yöntemlerden biri olan Koroner BT Anjiyografi (Kalp Tomografisi), klasik anjiyoya göre sunduğu avantajlarla dikkat çekiyor. Radyoloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Güven Gümüştaş, bu teknolojinin hastaya hiçbir ağrı vermeden, adeta bir 'kalp haritası' çıkardığını ifade etti.</p><strong>Damarın sadece içini değil, duvarını da görüyor</strong><p>Klasik anjiyografi yöntemlerinde sadece damar içi görüntülenebilirken, Koroner BT Anjiyografinin daha kapsamlı bilgi sunduğunu belirten Uzm. Dr. Gümüştaş, 'Koroner BT anjiyografi ile başarılı bir çekim gerçekleştirildiğinde neredeyse anjiyodaki gibi üst düzeyde bilgi veren bir görüntü elde edilebilir. Hatta anjiyoda hastanın sadece damarlarının içi görülürken, Koroner BT anjiyografide hastanın damar duvarı da görülebilmektedir. Ayrıca damarlardaki plakların yapısı da analiz edilebilir. Plak içeriği, plak yaygınlığı ve karakteri hastanın yüksek riskli gruba girip girmediği konusunda da bilgi verir' dedi.</p><strong>Birkaç dakikada ağrısız işlem</strong><p>Tetkikin hasta konforu açısından en büyük kolaylığının hızlı ve ağrısız olması olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Gümüştaş, işlemin avantajlarına dair şu bilgileri verdi:<br>'Görüntü kalitesi çok yüksektir. Koroner arter hastalığında yüksek çözünürlüklü görüntü verdiği için çok sık tercih edilmektedir. Komplike ve basit doğumsal kalp hastalıklarında, anatomi ve damarsal bağlantılar konusunda da ileri düzeyde bilgi vermektedir. Çekim için 5-7 dakika gibi kısa bir süre yeterli olduğu ve MR&#39;daki gibi gürültü sorunu söz konusu olmadığı için hastalara rahatsızlık vermemektedir. İşlem sırasında ve sonrasında ağrı olmaz. Stent işlemi ya da bypass ameliyatı geçirmiş kişilerde veya daha önce koroner arter hastalığı olduğu bilinmeyen hasta grubunda güvenle uygulanabilir. Koroner anatomi ve darlık düzeyleri ile ilgili detaylı bilgi alınabilmektedir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kalp-anjiyosundan-korkmayin_1778939344_gWiIfu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kalp anjiyosundan korkmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kalp-anjiyosundan-korkmayin_1778939344_gWiIfu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/8-yildir-devam-eden-dava-aileyi-magdur-etti/161188/</link>
            <description><![CDATA[Diyarbakır'da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/8-yildir-devam-eden-dava-aileyi-magdur-etti/161188/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:47:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi.</p><p>Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti.</p><p>Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, '3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür&#39;üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları &#39;oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz&#39; dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler &#39;Gelip bebeğinizi alabilirsiniz&#39;. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp &#39;gelin bebeğinizi alın&#39; diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler' ifadelerini kullandı.</p><p>10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, 'Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz &#39;senin kızın engelli&#39; dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür&#39;üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor &#39;bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.&#39; şeklinde konuştu.</p><p>Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: 'Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp &#39;mama saatlerine var&#39; deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür&#39;ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/8-yildir-devam-eden-dava-ailey_1778939248_9lLyQa.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/8-yildir-devam-eden-dava-ailey_1778939248_9lLyQa.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmandan dijital ekran uyarısı: 'Parlayan nesneler sendromu yayılıyor']]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmandan-dijital-ekran-uyarisi-parlayan-nesneler-sendromu-yayiliyor/161082/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefonlar, tabletler ve sosyal medya kullanımının insan beyninde dikkat dağınıklığına neden olduğunu belirterek, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan “Parlayan Nesneler Sendromu”na karşı uyarıda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmandan-dijital-ekran-uyarisi-parlayan-nesneler-sendromu-yayiliyor/161082/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:15:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte bireylerin sürekli yeni ve dikkat çekici olana yöneldiğini ifade eden Özkaya, bu durumun bilim dünyasında 'Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)' ya da İngilizce adıyla 'Shiny Object Syndrome (SOS)' olarak tanımlandığını söyledi.</p><strong>'Önce gözü, sonra dikkati, en sonunda beyni etkiliyor'</strong><p>Parlak ekranların insan zihni üzerinde güçlü bir etki oluşturduğunu vurgulayan Özkaya, 'İnsanlar artık bir şeyin ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor' dedi.</p><p>Ders çalışırken, kitap okurken ya da işe odaklanmışken gelen bildirimlerin dikkati anında böldüğünü belirten Özkaya, dikkatin yeniden toparlanmasının kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebildiğini ifade etti.<br></p><strong>Dijital dünya odaklanmayı zorluyor</strong><p>İnternette basit bir araştırma yapmak isteyen kişilerin kısa sürede kendilerini farklı platformlarda bulabildiğine dikkat çeken Özkaya, reklamlar ve sosyal medya içeriklerinin tüketim alışkanlıklarını da tetiklediğini söyledi. Sürekli yeni ürün alma isteği, sosyal medya paylaşımlarını sık sık kontrol etme ve düşüncelerde hızlı değişim yaşamanın bu sendromun önemli belirtileri arasında yer aldığını belirten Özkaya, dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek yaşamdan uzaklaştırdığını kaydetti.</p><strong>Ailelere ekran süresi çağrısı</strong><p>Sendromun yalnızca çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini ifade eden Özkaya, özellikle ebeveynlerin çocukların ekran kullanım sürelerini yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı. Özkaya, bilinçsiz teknoloji kullanımının dikkat eksikliği ve odaklanma sorunlarını artırabileceğini belirterek, ailelerin çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumak için kontrollü ekran alışkanlığı kazandırmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmandan-dijital-ekran-uyarisi_1778829336_v3CtSx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmandan dijital ekran uyarısı: 'Parlayan nesneler sendromu yayılıyor' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmandan-dijital-ekran-uyarisi_1778829336_v3CtSx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sessiz tehlike hipertansiyona karşı kritik uyarı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/sessiz-tehlike-hipertansiyona-karsi-kritik-uyari/161062/</link>
            <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp krizi ve felce kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/sessiz-tehlike-hipertansiyona-karsi-kritik-uyari/161062/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 00:12:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p dir='ltr'>Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Cem Ulucan, '17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü' kapsamında yaptığı açıklamada hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti.<br> </p><p dir='ltr'>Hipertansiyonun, halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen önemli bir hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrol altına alınmayan tansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan rahatsızlıklara neden olabileceğini söyledi. Baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka tansiyon kontrolü yaptırması gerektiğini vurgulayan Ulucan, erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.<br> </p><p dir='ltr'>Hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değinen Ulucan, 'Tuz tüketimini azaltmak, düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak ve rutin tansiyon takibini ihmal etmemek hipertansiyondan korunmada büyük önem taşır' dedi.<br> </p><p dir='ltr'>Erken fark edilen hipertansiyonun kontrol altına alınabileceğini kaydeden Ulucan, Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji hekimleri olarak vatandaşların kalp sağlığını korumak için her zaman görev başında olduklarını ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sessiz-tehlike-hipertansiyona-_1778789719_LVcRrz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sessiz tehlike hipertansiyona karşı kritik uyarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sessiz-tehlike-hipertansiyona-_1778789719_LVcRrz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Paketli gıdalarla vedalaşın]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/paketli-gidalarla-vedalasin/161057/</link>
            <description><![CDATA[Uzman Diyetisyen Betül Merd, havaların ısınmasıyla birlikte tezgahlarda yerini alan kırmızı meyvelerin en değerli besinlerden olduğunu söyleyerek, "Havaların ısınmasıyla paketli gıdaları kesip, kırmızı meyveleri tüketmeliyiz" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/paketli-gidalarla-vedalasin/161057/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 23:52:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz döneminde en önemli noktanın daha hafif ve dengeli beslenmek olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Betül Merd, 'Havalar ısınmaya başladı ve artık tezgahlarda kırmızı meyveleri daha sık görmeye başlıyoruz. Özellikle çilek, kiraz, vişne, ahududu gibi meyveler bu dönemin en değerli besinlerinden. Çünkü antioksidan kapasiteleri oldukça yüksek. Antioksidan ne demek? Vücudumuzda hücrelere zarar veren serbest radikaller var. Bu kırmızı meyveler, o zararlı etkileri azaltarak hem bağışıklığımızı destekliyor hem de cilt sağlığımıza katkı sağlıyor. Yani aslında sadece kilo kontrolü değil, genel sağlığımız için de çok önemli bir yere sahipler. Aynı zamanda lif içerikleri yüksek olduğu için sindirim sistemini düzenliyorlar, daha uzun süre tok kalmamıza yardımcı oluyorlar. Özellikle yaza yaklaşırken tatlı isteği artan kişiler için de çok güzel bir alternatif. Tatlı yerine bir kase çilek ya da yoğurtla birlikte kırmızı meyve tüketmek çok daha sağlıklı bir seçim olur. Yaza geçiş döneminde beslenmede en önemli nokta şu: Daha hafif ve daha dengeli beslenmek. Kışın daha ağır, yağlı yemekler tüketiyoruz ama artık sebze ağırlıklı, zeytinyağlı, ızgara ve haşlama yöntemlerine geçmemiz gerekiyor. Bol su tüketimi de burada çok kritik, çünkü havalar ısındıkça su ihtiyacımız da artıyor' diye konuştu.</p><strong>'Paketli gıdalar azaltılmalı'</strong><p>Merd, paketli gıdaların azaltılması gerektiğini söyleyerek, 'Paketli gıdalar konusu da çok önemli. Bunları tamamen hayatımızdan çıkarmak zor olabilir ama azaltmak kesinlikle mümkün. Bunun için en pratik yöntem şu: Alışverişe tok gitmek ve eve paketli ürün almamak. Çünkü evde varsa tüketiliyor. Onun yerine sağlıklı atıştırmalıklar bulundurabiliriz; meyve, yoğurt, kuruyemiş gibi. Bir de etiket okumayı alışkanlık haline getirmek lazım. İçeriği ne kadar uzunsa, katkı maddesi ne kadar fazlaysa o üründen o kadar uzak durmak gerekiyor. Yaza hazırlanırken en büyük hatalardan biri de çok hızlı kilo vermeye çalışmak. Şok diyetler yerine sürdürülebilir bir beslenme planı uygulamak çok daha doğru. Çünkü önemli olan sadece kilo vermek değil, o kiloyu koruyabilmek. Düzenli öğün, yeterli su, hareketli bir yaşam ve mevsimine uygun beslenme; bunları yaptığımızda zaten vücudumuz yaza kendiliğinden adapte oluyor. Kısacası kırmızı meyveleri soframıza ekleyelim, paketli gıdaları azaltalım ve daha doğal, dengeli bir beslenme düzenine geçelim. Bu hem sağlığımız hem de enerjimiz için en doğru adım olacaktır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/paketli-gidalarla-vedalasin_1778789566_0N1keH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Paketli gıdalarla vedalaşın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/paketli-gidalarla-vedalasin_1778789566_0N1keH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor/160792/</link>
            <description><![CDATA[Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan ’estetisyen’ ünvanını verdikleri insanlarla, ’seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz’ vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor/160792/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:02:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, 'Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı' şeklinde konuştu.</p><strong>'Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?'</strong><p>Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, 'Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, &#39;Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz&#39; diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/merdiven-alti-guzellik-merkezl_1778526218_xCj0FG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/merdiven-alti-guzellik-merkezl_1778526218_xCj0FG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından tuz uyarısı: Yüksek tansiyona davetiye çıkarır]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-tuz-uyarisi-yuksek-tansiyona-davetiye-cikarir/160791/</link>
            <description><![CDATA[Diyetisyen Efsun Özdemir Arık 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında açıklama yaptı.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/uzmanindan-tuz-uyarisi-yuksek-tansiyona-davetiye-cikarir/160791/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 23:46:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında; insanlara aşırı tuz tüketiminin zararlarını anlatarak daha bilinçli beslenme alışkanlıkları kazandırmayı amaçladıklarını söyleyen Efsun Özdemir Arık; 'Tuz yeterli tüketildiğinde yararlı, fazla tüketildiğinde ise zararlı bir besindir. Dünya sağlık örgütüne göre tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulması önerilmektedir. Bu da yaklaşık 1 çay kaşığı tuza denk gelmektedir. Tuzun içindeki sodyum, sinirlerimizin birbiriyle haberleşmesini sağlar. Kaslarımızın kasılıp gevşemesi, kalbin atması konusunda tuzun görevleri vardır. Tuz tüketimi elektrolit dengesini sağlar, enerji verir. Yeterince tuz tüketilmediğinde ise vücutta halsizlik, kas krampları gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca midedeki asit dengesini korur, yediğimizi hazmettirir' şeklinde konuştu.</p><p>Fazla tuz tüketildiğinde vücutta oluşabilecek zararlarından da ifade eden Arık; 'Fazla tuz demek, vücudun su toplaması ve ödem dediğimiz o şişkinliklerin oluşması demektir. En büyük zararı ise damarlaradır. Fazla tuz damarları gerer, bu da yüksek tansiyona davetiye çıkarır. Kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve kemik erimesi gibi dertlerin arkasında hep o fazla kaçırılan tuzluk yatmaktadır. Hipertansiyon yani yüksek tansiyon hastalığı ise kalp krizi, felç ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sorunlara yol açabilir' dedi.</p><p>Tuz tüketimine dikkat etmek için yapılması gereken beslenme önerilerinden de bahseden Diyetisyen Efsun Özdemir Arık; 'Yemeklerin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçilmelidir. Sofrada sürekli tuzluk bulundurmak da gereksiz tuz kullanımına yol açabilir. Yemeklere lezzet katmak için yalnızca tuz kullanmak yerine nane, kekik, pul biber, sarımsak, limon ve çeşitli baharatlardan da yararlanılabilir. Evde hazırlanan yemekler tercih edilmeli, hazır ve paketli gıdalardan uzak durulmalıdır. Sebze, meyve, yoğurt, baklagiller ve doğal besinlerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Ayrıca bol su içmek, düzenli uyumak ve spor yapmak da sağlıklı yaşamın önemli parçalarıdır. Hipertansiyon hastaları ise tüm bunların dışında salamura yiyecek, turşu, tuzlu salça, soda, tuzlu peynir, tuzlu zeytin ve tuzlu ekmek tüketmemeye de özen göstermelidir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-tuz-uyarisi-yuksek-_1778526076_PjYGSO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından tuz uyarısı: Yüksek tansiyona davetiye çıkarır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-tuz-uyarisi-yuksek-_1778526076_PjYGSO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Annelere en değerli hediye yüklerini paylaşmak]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/annelere-en-degerli-hediye-yuklerini-paylasmak/160669/</link>
            <description><![CDATA[Günlük yaşamda annelerin üstlendiği sorumlulukların çoğu fiziksel gibi görünse de zihinsel ağırlığı daha baskın bir yük oluşturuyor. Anneler günü yaklaşırken, uzmanlar bu özel günün, sadece çiçek ya da ev eşyası almakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/annelere-en-degerli-hediye-yuklerini-paylasmak/160669/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:11:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, annelerin çoğu zaman fark edilmeyen zihinsel yüküne dikkat çekerek, gerçek hediyenin bu yükü hafifletmek olduğunu vurguladı. Özcan, 'Annelik, yalnızca yapılan işlerden değil; planlama, hatırlama ve sürekli düşünme halinden oluşan görünmez bir sorumluluklar bütünüdür. Anneler sadece ev işi yapan veya sadece çalışan kişiler değil; aynı zamanda herkesin ihtiyaçlarını düşünen, planlayan ve organize eden görünmez bir sistemin merkezinde yer alıyor. Bu zihinsel yük çoğu zaman fark edilmiyor. Evin ve çocukların sorumluluğunu belirli bir süre tamamen devralmak, günlük planlamayı üstlenmek, annenin gerçekten boşluk yaşayabileceği zaman oluşturmak gerçek anlamda sevgiyi göstermenin en önemli adımları. Yoran çoğu zaman yapılan iş değil, o işi sürekli akılda tutma zorunluluğudur. Hediyenin maddi değerinden çok, taşıdığı anlam önemli. Bir çocuğun yaptığı resim, yazdığı bir not ya da emek verilmiş küçük bir sürpriz; görülme ve değerli hissetme duygusunu güçlendirir. Anneler gününü anlamlı kılan şey, sadece kutlama olmamalıdır, asıl meselenin emeği ve görünmeyen yükü fark etmek olduğunu unutmayalım. Çünkü çoğu zaman en değerli hediye; anlaşılmak, görülmek ve yükü tek başına taşımadığını hissetmektir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/annelere-en-degerli-hediye-yuk_1778418687_jKhaWs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Annelere en değerli hediye yüklerini paylaşmak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/annelere-en-degerli-hediye-yuk_1778418687_jKhaWs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Varis sadece estetik değil, yaşam kalitesini de etkileyen bir sorun]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/varis-sadece-estetik-degil-yasam-kalitesini-de-etkileyen-bir-sorun/160668/</link>
            <description><![CDATA[Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, bacaklarda cilt altında belirginleşen mavi, mor ve yeşil renkli damar görüntüleriyle ortaya çıkan varisin, yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/varis-sadece-estetik-degil-yasam-kalitesini-de-etkileyen-bir-sorun/160668/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:09:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, varisin bacaklardaki yüzeyel toplardamarların genişleyip belirgin hale gelmesiyle oluştuğunu belirterek, 'Varis, toplardamar kapakçıklarının bozulmasına bağlı gelişen venöz yetmezlik sonucunda ortaya çıkar. Cilt altında yeşil, mavi veya mor renkli damarlar şeklinde görülebilir' diye konuştu.</p><strong>'Her hastada farklı belirtiler gösterebiliyor'</strong><p>Varis hastalarının büyük bölümünde ağrı ve şişlik şikayetlerinin görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Gelişen, 'Hastalarda bacak ağrısı, ödem, geceleri huzursuzluk hissi ve kramp gibi yakınmalar olabilir. Ancak varis her hastada aynı şekilde seyretmez. Çok az görünür varisi olup şiddetli ağrı yaşayan hastalar olduğu gibi ileri düzey varisleri olmasına rağmen hiç ağrı hissetmeyen hastalar da vardır' ifadelerini kullandı.</p><strong>'İleri düzey varislerde cerrahi yöntem uygulanabiliyor'</strong><p>Tedavi yönteminin hastanın damar yapısına ve hastalığın derecesine göre belirlendiğini ifade eden Uzm. Dr. Gelişen, 'Cerrahi stripping ameliyatını genellikle çok ileri düzey varisi olan ve toplardamar çapı yaklaşık 8.5-9 milimetrenin üzerinde bulunan hastalarda tercih ediyoruz' dedi.<br>Gelişen, radyofrekans ablasyon ve damar yapıştırma yöntemlerinde belirli damar çaplarının üzerinde başarı oranının düşebildiğini belirterek, 'Bu nedenle ileri genişlemiş damar yapılarında klasik cerrahi yöntemler daha uygun olabilmektedir' açıklamasında bulundu.</p><strong>'Lazer yöntemi daha az tercih ediliyor'</strong><p>Lazerle yapılan varis tedavilerinin günümüzde daha sınırlı kullanıldığını belirten Uzm. Dr. Gelişen, 'Lazer yöntemlerinde uzun dönemde tekrarlama ihtimali daha yüksek olabildiği için artık daha az tercih edilmektedir' dedi.</p><strong>Cerrahi işlem nasıl uygulanıyor?</strong><p>Stripping ameliyatına ilişkin bilgi veren Gelişen, 'Kasık bölgesinden ve ayak bileği hizasından yapılan küçük kesilerle yetmezlik bulunan toplardamar bağlanır ve özel bir tel yardımıyla damar çıkarılır' diye konuştu.<br>Cerrahi yöntemin daha travmatik bir işlem olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Gelişen, iyileşme sürecinin diğer yöntemlere göre daha uzun sürebildiğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/varis-sadece-estetik-degil-yas_1778418598_rYupKo.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Varis sadece estetik değil, yaşam kalitesini de etkileyen bir sorun ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/varis-sadece-estetik-degil-yas_1778418598_rYupKo.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Profesörden 'Hantavirüs' uyarısı]]></title>
            <link>https://www.haberexpres.com.tr/profesorden-hantavirus-uyarisi/160667/</link>
            <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberexpres.com.tr/profesorden-hantavirus-uyarisi/160667/</guid>
            <category domain="https://www.haberexpres.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:56:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, 'Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir' dedi.</p><strong>Hantavirüs bulaş yolları</strong><p>Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, 'En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır' şeklinde konuştu.</p><strong>'1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir'</strong><p>Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, 'Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden 'böbrek sendromuna' rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür' ifadelerini kullandı.</p><strong>Korunma için hayati önlemler</strong><p>Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, 'Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır' açıklamasında bulundu.</p><strong>Risk altında olanlar ve risk durumu</strong><p>Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/profesorden-hantavirus-uyarisi_1778417793_yps6Y7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Profesörden 'Hantavirüs' uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberexpres.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/profesorden-hantavirus-uyarisi_1778417793_yps6Y7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Expres ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Expres</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>