• Haberler
  • Eğitim
  • Okullardaki akran zorbalığına karşı uzmanından yol haritası

Okullardaki akran zorbalığına karşı uzmanından yol haritası

Eğitim-İş Samsun Şube Eğitim Sekreteri ve ortaokul rehberlik öğretmeni Çiğdem Çöpoğlu, okullarda giderek artan akran zorbalığı hakkında özel açıklamalarda bulundu.

Eğitim-öğretim hayatında öğrencilerin psikolojik gelişimini derinden etkileyen ve okul iklimini bozan "akran zorbalığı" konusunda uzmanlardan kritik uyarılar geldi. Eğitim-İş Samsun Şube Eğitim Sekreteri ve ortaokul rehberlik öğretmeni Çiğdem Çöpoğlu, zorbalığın nasıl tespit edileceğinden mağdurların uygulaması gereken savunmalara kadar geniş kapsamlı anlatım sundu.

Zorbalığın temel tanımını yapan Çiğdem Çöpoğlu,"Akran zorbalığı bir ya da daha fazla güçlü öğrencinin kendisinden güçsüz öğrenciye zarar verme, rahatsız etme ya da küçük düşürmek için defalarca eziyet etmesi ya da eziyet etme çabası şeklinde tanımlanır" dedi.

"3 kural yoksa zorbalık sayılmaz"

Bir davranışın doğrudan "zorbalık" kabul edilebilmesi için belirli kriterleri taşıması gerektiğini vurgulayan Rehberlik Öğretmeni Çöpoğlu, "Bir davranışın zorbalık sayılabilmesi için üç özelliğe sahip olması gerekir, bunlar zorbalığı yapan ile zorbalığa maruz kalan kişi arasında güç dengesizliği vardır, tekrarlanan bir davranıştır ve zarar verme amacıyla kasıtlı yapılır. Davranış bu özellikleri barındırmıyorsa zorbalık olarak kabul edilmez" diye konuştu.

“Zorbalığın 4 farklı yüzü var”

Zorbalığın sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmadığını belirten Çöpoğlu,"Vurma, çelme takma, tekmeleme ya da eşyalara zarar vermeye fiziksel zorbalık diyebiliriz. Ad takma, küçük düşürme, tehdit ve hakaret etme bunlar sözel zorbalıktır. Dışlama, kasıtlı olarak grup dışında tutup yalnızlığa itme ve söylenti yayma eylemleri ilişkisel zorbalıktır. Sosyal medya üzerinden zarar verici yazılar ve resimler yayınlama ise siber zorbalıktır. Zorbalığa maruz kalanlar kızgın, öfkeli, üzgün, kaygılı ve incinmiş hissedebilmekte iken izleyiciler ise olaya tanık olduklarında şaşkın, çaresiz, gergin ve korkmuş hissedebilmektedirler" İfadelerini kullandı.

“Anlatmak ispiyonlamak değildir”

Öğrencilerin zorbalıkla karşılaştıklarında yapabilecekleri yöntemleri anlatan Çöpoğlu, "Kendinizi güvende hissetmiyorsanız uzaklaşın. Olabildiğince hızlı yürüyün. Zorbalığı güvendiğiniz bir yetişkine anlatın. Anlatmak, dedikodu yapmak ya da ispiyonlamak değildir, hak aramaktır. Zorbalık yapan insanlar yalnız çocukları daha fazla seçer, bu yüzden diğer çocuklarla birlikte kalın. Korktuğunuzu belli etmeyin, sağlam bir beden duruşuna sahip olun. Sözel zorbalığa maruz kaldığınızda ona karşılık vermeyip kafanızı çevirip oradan uzaklaşmaya çalışın" şeklinde konuştu.

"Bir yetişkinden yardım alın"

Mağdurların başvurduğu ancak durumu daha da kötüleştiren hatalı yöntemlere de değinen Çöpoğlu,"Saldırgan davranmak zorbalığı daha da kötüleştirebilir. Biri sizi fiziksel olarak tehdit ederse, kendinizi savunmaktan başka seçeneğiniz olmaması durumu hariç, kavga etmeyin. Tehdit etmeyin. Zorbalık yapan kişinin önünde ağlamayın çünkü onlar sizi ağlarken görmek isteyebilir. Kendi kendinize bununla baş edebilirim gibi olumlu mesajlar verin. Sürekli görmezden gelip durmasını beklemeyin, bir yetişkinden yardım almaya karar verin" dedi.

Sadece mağdurlara değil, olaylara tanıklık eden öğrencilere de büyük görev düştüğünü belirten Çöpoğlu, "Zorbalığa tanık olanlar zorbalık yapan kişiyi uyarabilir ve ona dur diyebilir. Zorbalığa maruz kalan arkadaşınıza da destek olabilirsiniz. Ne olursa olsun sessiz kalmayın, gülümseyerek de olsa zorbaya güç vermeyin" diyerek sözlerini tamamladı.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!