- Haberler
- Samsun Haber
- Muammer Aydemir, 'Fındıkta Fiyat Düşüşünün Faturasını Üretici Ödüyor'
Muammer Aydemir, 'Fındıkta Fiyat Düşüşünün Faturasını Üretici Ödüyor'
Fındıkta yeni sezon öncesi değerlendirmelerde bulunan İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, üreticinin yüksek maliyetler altında ezildiğini belirterek TMO'nun güçlü bir alım politikası uygulaması ve fiyatın 280-300 lira bandında açıklanması gerektiğini söyledi.
İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, yeni fındık sezonu öncesinde piyasadaki gelişmeleri, rekolte beklentilerini, kahverengi kokarca ile mücadeleyi ve üreticilerin yaşadığı sorunları değerlendirdi. Fındık fiyatlarında son aylarda yaşanan sert düşüşün üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Aydemir, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nun yeni sezonda etkin bir alım politikası izlemesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Fındık 370 liraya kadar çıktı, ardından ciddi düşüş yaşandı”
Fındık piyasasında yaşanan dalgalanmalara dikkat çeken Aydemir, “Fındık 370 liraya kadar çıkmıştı. Geçtiğimiz yıl Ekim ayının 20'sinden sonra çok ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun sebepleri üzerine farklı değerlendirmeler yapılıyor. Belki ziraat odalarının ve çiftçilerin, fındığın ilerleyen dönemde daha da değer kazanacağı yönündeki açıklamalarının yanlış anlaşılması gibi bir algı oluştu. Ancak bizim amacımız hiçbir zaman üreticinin ürününü satmamasını söylemek olmadı. Fındık ne kadar para ederse çiftçimiz de biz de o kadar mutlu oluruz” dedi.
“Rekolte açıklamaları ve piyasadaki gelişmeler fiyatları etkiledi”
Türkiye'nin açıkladığı rekolte rakamlarının ve piyasa dinamiklerinin fiyatlar üzerinde etkili olduğunu belirten Aydemir, “Türkiye'de 402 bin tonluk bir rekolte açıklandı. Daha sonra sel ve yoğun yağışlar yaşandı. Aslında yaklaşık 350 bin ton civarında bir rekolte söz konusuydu. Türkiye'nin yıllık iç fındık ihracatı geçmiş yıllarda 250 bin ile 300 bin ton arasında değişiyordu. Ancak bu sezon piyasada farklı gelişmeler yaşandı. Ferrero gibi büyük firmaların piyasadaki hareketleri ya da TMO'nun 120-125 bin ton fındığı erken satışa çıkarmasının da etkileri olmuş olabilir. Bunun yanında geçmiş yıllarda 20-30 bin ton seviyesinde olduğu söylenen Şili fındığının 120-130 bin tonlara çıktığı ifade edildi. Bunların ne kadar doğru olduğunu bilemeyiz ancak piyasalarda bu tür söylentilerin de etkisi oluyor” İfadesini kullandı.
“TMO güçlü alım yaparsa üretici rahatlar”
Üreticinin beklentilerini dile getiren Aydemir, “Geçen yıl TMO, bizim fındığımızı 195 liradan alırken Giresun fındığını 200 liradan aldı. Geçen sezon talep az olduğu için TMO'ya ciddi bir satış olmadı. Ancak şu an üreticinin elinde fındık bulunan kesimlerimiz var. Pazartesi günü TMO Bölge Müdürü ile görüşme gerçekleştirdik. Alım yerlerinin açılacağını ve alımların yapılacağını ifade ettiler. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızdan çiftçimizi memnun edecek bir fiyat bekliyoruz. Fındığın 280 ila 300 lira arasında açıklanacak bir fiyatla üreticiyi memnun edeceğini düşünüyoruz” dedi.
“Don bazı bölgeleri etkiledi, asıl mücadele kokarcaya karşı”
Bu yıl don olaylarının bazı bölgelerde etkili olduğunu ancak asıl tehdidin kahverengi kokarca olduğunu belirten Aydemir, “Don belirli bölgeleri etkiledi ancak şu anda arazide kokarca var. Çarşambalı çiftçilerimiz sağ olsun ilaçlamalarını büyük ölçüde yapıyorlar. Özellikle aşağı kesimlerde kokarcaya rastlandı. Bu sezonu kokarcasız geçirmek istiyoruz ancak mücadeleyi bırakmamamız gerekiyor. Kokarca ile ilgili çalışmalar yapıldı ama yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü bazı çiftçilerimiz komşusu ilaç attı diye kendi bahçesini ilaçlamıyor. Oysa tüm alanlarda eş zamanlı mücadele yapılması gerekiyor” dedi.
“Kurumlar seferber oldu ancak mücadele sürmeli”
Kokarca ile mücadelede kamu kurumlarının önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Aydemir, “Samsun Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilçe tarım müdürlükleri, kaymakamlıklar, muhtarlıklar, ziraat odaları ve belediyeler önemli çalışmalar yürüttü. İlaçlamalar yapıldı. Bu yıl kokarca çok az görüldü ama bu sorunun tamamen bittiği anlamına gelmiyor. Kış şartlarının ve yoğun yağışların etkisiyle önemli bir kısmı öldü. Ancak tamamen ortadan kalktığını düşünemeyiz. Arazi sahiplerinin tamamı ilaçlama yaparsa kokarca sorununu büyük ölçüde aşabiliriz” ifadelerini kullandı.
“Yağışlar sebze üretimini olumsuz etkiledi”
Son dönemde yaşanan yoğun yağışların sadece fındığı değil sebze üretimini de etkilediğini belirten Aydemir, “Türkiye genelinde son yılların en yoğun yağışlarından biri yaşandı. Özellikle aşağı köylerde bulunan fasulye, biber, patlıcan gibi sebze alanları bundan olumsuz etkilendi. Denize yakın köylerde ve doğu-batı hattındaki bazı bölgelerde ciddi sıkıntılar yaşandı. Bununla ilgili kalıcı çözümler üretilmesini istiyoruz” dedi.
“Erken fiyat açıklanmalı”
Üreticilerin ekonomik ihtiyaçlar nedeniyle ürünlerini erken satmak zorunda kaldıklarını belirten Aydemir, “Çiftçilerimizin düğünü, okul masrafları ve borçları oluyor. Bu nedenle ürününü erken dönemde piyasaya indiriyor ve düşük fiyattan satmak zorunda kalıyor. Eğer fiyat erken açıklanırsa üretici önünü görür ve daha sağlıklı hareket eder. Bu nedenle TMO'nun alım fiyatını erkenden açıklaması üreticimiz açısından son derece önemli olacaktır” diye konuştu.

