Mehmet Özdağ'dan Havza çıkışı 'Bu bir doğa olayı değil, siyasi sorumsuzluktur!'
CHP Samsun il Başkanı Mehmet Özdağ, Havza'daki sel felaketinin yalnızca doğal afet olmadığını belirterek, yanlış arazi politikaları ve altyapı eksikliklerinin felaketin etkisini artırdığını söyledi.
Haberin Özeti
- • CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Havza'daki sel felaketini siyasi sorumsuzluk ve yanlış arazi politikalarının sonucu olarak değerlendirip, can ve mal kayıplarını kaygıyla takip ettiklerini belirtti.
- • Özdağ, meraların GES şantiyelerine dönüştürülmesi, dere yataklarının daraltılması ve altyapı eksikliklerinin selin tahribatını artırdığını vurguladı.
- • Özdağ, yetkililere, üst havzadaki mera ve sulak alan tahsislerinin durdurulması ile Bekdiğin'deki 12 bin dönüm OSB için altyapı çağrısı yaptı.
CHP Samsun il Başkanı Mehmet Özdağ, Havza’da meydana gelen sel felaketine ilişkin yaptığı açıklamada yaşananların yalnızca doğal afet olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yanlış arazi politikaları ve altyapı eksikliklerinin felaketin boyutunu büyüttüğünü söyledi.
“Can ve mal kayıplarını kaygıyla takip ediyoruz”
Selin yalnızca doğa olayı olarak gösterilemeyeceğini ifade eden CHP Samsun il Başkanı Mehmet Özdağ “Dün akşam Havza’da yaşanan ve evleri, iş yerlerini, caddeleri balçığa gömen sel felaketi nedeniyle tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Can ve mal kayıplarına ilişkin bilgilerin henüz tam olarak netleşmediğini kaygıyla takip ediyoruz.Bu felaketi yalnızca bir doğa olayı olarak sunmak, siyasi sorumluluğu örtbas etmek anlamına gelir. Hacıosman Deresi’ni taşıran bu sel; meraları GES şantiyelerine, sulak alanları yollara, ormanları tıraşlanmış arazilere dönüştüren plansız ve bilim dışı arazi politikasının doğrudan sonucudur” dedi.
“Meralar doğal taşkın kalkanıydı”
Hacıdede, Şeyhkoyun ve Ağdırhasan bölgelerindeki mera alanlarına dikkat çeken Başkan Mehmet Özdağ, “Hacıdede, Şeyhkoyun ve Ağdırhasan köylerimizin ortak varlığı olan meralar, Havza’nın doğal taşkın kalkanıydı. Toprağın suyu tutan bu canlı örtüsü kaldırıldığında, üst havzada tutulamayan su vadi tabanına hışımla iner. Bu fiziksel bir zorunluluktur; ve bugün yaşanan da tam olarak budur. Köprü ayaklarının selin getirdiği taş ve toprakla tıkanması, dere yataklarının zamanla daraltılmış olması ve bazı bölgelerde dere üzerinin betonla kapatılması, taşan suyun kentsel alana yayılmasını hızlandırmış ve tahribatı derinleştirmiştir. Bu sorunlar uzun süredir bilinmektedir ve önlem alınmamıştır” diye konuştu.
Üç maddelik çağrı yaptı
Yetkililere çağrıda bulunan Özdağ, bölgenin üst havzasındaki mera ve sulak alanlara yönelik tüm tahsis ve dönüşüm işlemlerinin durdurulması, Bekdiğin’de kamulaştırılan 12 bin dönümlük OSB alanı için drenaj, taşkın tamponu ve dere ıslah altyapısının inşaat başlamadan önce tamamlanması. Planlamayı sermaye takvimine bırakan, altyapıyı ‘sonra hallederiz’ anlayışına teslim eden yönetim zihniyeti bugün Havza sokaklarını balçığa gömdüğü gibi yarın Bekdiğin Ovası’nı da sulara gömebilir. Bu felaketin bedelini sorumlulardan sormak siyasi ve vicdani yükümlülüğümüzdür” ifadelerini kullandı.