Macron'dan İran'a 'İslamabad' çağrısı: 'Kalıcı ve ciddi bir anlaşma şart'
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek bölgedeki tansiyonu düşürecek diplomatik hamlelerin sinyalini verdi.
Haberin Özeti
- • Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşerek, İslamabad'daki ABD-İran müzakerelerinin kalıcı ve kapsamlı bir anlaşmaya dönüşmesi çağrısı yaptı.
- • Macron, Hürmüz Boğazı'nda deniz seyrüseferinin güvenliğini hızla tesis etme gerekliliğini vurguladı ve Fransa'nın bu konuda her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu belirtti.
- • Fransız lider, İsrail-Lübnan hattındaki gerilime değinerek tam ateşkes ve Lübnan'ın egemenlik haklarına saygı gösterilmesinin önemini ifade etti.
Macron, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen ABD-İran müzakerelerinin tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayarak Pezeşkiyan’ı daha somut ve kapsamlı bir anlaşmaya davet etti.
Diplomasi masasında "İslamabad" fırsatı
Sosyal medya hesabı üzerinden görüşmeye dair detayları paylaşan Macron, İran’ın önündeki diplomatik pencereyi iyi değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Fransız lider, bölgedeki tüm aktörleri içine alan ve güvenlik garantileriyle desteklenmiş "talepkar bir anlaşma" için çağrıda bulundu. Macron’a göre bu adım, Ortadoğu’da kalıcı barışın anahtarı niteliğinde.
Hürmüz Boğazı’nda "Güvenli Seyir" mesajı
Küresel enerji trafiğinin kalbi olan Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik de masadaydı. Macron, deniz taşımacılığının yeniden güvenli hale getirilmesi için İran’ın üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade ederek şu mesajı verdi:
"İran, seyrüsefer özgürlüğünü hızla tesis etmelidir. Fransa, bu güvenliğin yeniden sağlanması noktasında her türlü katkıyı vermeye hazırdır."
Lübnan’ın egemenliği kırmızı çizgi
Görüşmenin bir diğer önemli ayağı ise İsrail-Lübnan hattındaki çatışmalardı. Macron, İran’ın ABD ile masaya oturmadan önce şart koştuğu Lübnan’daki saldırıların durması konusuna değinerek, tam ateşkes vurgusu yaptı. Fransa'nın, Lübnan makamlarının egemenlik haklarını ve kendi geleceklerini belirleme yetkilerini sonuna kadar desteklediğini bir kez daha yineledi.