Kulaklıkla son ses müzik sağlığı tehdit ediyor
Uzmanlar, kulaklıkla ya da yüksek sesli ortamlarda uzun süre müzik dinlemenin kalıcı işitme kaybına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri müzik. Toplu taşımada, yürüyüşte, ders çalışırken ya da spor yaparken kulaklıklar çoğu zaman kulaklardan çıkmıyor. Ancak uzmanlara göre yüksek ses düzeyine uzun süre maruz kalmak, fark edilmeden ilerleyen ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Kulak Burun Boğaz uzmanları, özellikle kulak içi kulaklıkların sesi doğrudan kulak zarına ilettiğini ve bu durumun riski artırdığını belirtiyor.
Tıbbi verilere göre 85 desibelin üzerindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme hücrelerinde kalıcı hasara yol açabiliyor. Konserler, yüksek sesli eğlence mekânları ve son ses kullanılan kulaklıklar bu sınırı rahatlıkla aşabiliyor.
İşitme kaybı çoğu zaman ani değil, yavaş ilerliyor. Önce kulakta çınlama başlıyor. Ardından bazı sesleri ayırt etmek zorlaşıyor. Özellikle kalabalık ortamlarda konuşmaları anlamakta güçlük çekiliyor. Uzmanlar, bir kez zarar gören işitme hücrelerinin kendini yenilemediğine dikkat çekiyor.
Ayrıca yüksek ses yalnızca kulakları etkilemiyor. Uzun süreli maruziyet; baş ağrısı, uyku bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve stres artışı gibi sorunlara da yol açabiliyor. Çocuklar ve gençler ise gelişim çağında oldukları için daha büyük risk altında bulunuyor.
Dünya genelinde yapılan araştırmalar, kişisel müzik çalar kullanımının artmasıyla birlikte genç yaşta işitme kaybı vakalarının da yükseldiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, güvenli dinleme için “60-60 kuralını” öneriyor: Ses seviyesi maksimumun yüzde 60’ını geçmemeli ve kesintisiz dinleme süresi 60 dakikayı aşmamalı. Gürültülü ortamlarda koruyucu kulaklık kullanılması da alınabilecek önlemler arasında.
Müzik hayatın ritmi olabilir. Ancak sağlıklı bir işitme için sesin dozunu iyi ayarlamak gerekiyor. Çünkü kaybedilen işitme, geri gelmiyor.