• Haberler
  • Güncel
  • Koruma altındaki Kırkgöz'de 'olmaz bu kadar' dedirten kirlilik

Koruma altındaki Kırkgöz'de 'olmaz bu kadar' dedirten kirlilik

Antalya'nın içme suyu kaynaklarından ve doğal sit alanlarından Kırkgöz'de gerçekleştirilen su altı temizliğinde onlarca çuval plastik atık, alkol şişesi ve çeşitli çöpler çıkarıldı. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, 'Bütün su kaynaklarımızı, bütün tatlı su kaynaklarımızı kaybettik, halen kaybediyoruz' diyerek kirliliğe tepki gösterdi.

Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bulunan Kırkgöz su kaynaklarında gerçekleştirilen su altı ve su üstü temizliği sırasında ortaya çıkan görüntüler görenleri şaşkına çevirdi. İçme suyu havzası ve doğal sit alanı olması nedeniyle koruma altında bulunan bölgede, yasak olmasına rağmen suya atılan çok sayıda plastik atık, cam ve alkol şişesi ile çeşitli çöpler temizlendi.

Antalya’nın önemli içme suyu kaynakları arasında yer alan Kırkgöz, şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Toros Dağları’nın karstik yapısından ve Kestel Düdenleri’nden beslenen kaynak, aynı zamanda Düden Şelalesi’ni besleyen ana kollardan biri olma özelliği taşıyor.

Mavi Akdeniz Projesi kapsamında bölgede gerçekleştirilen temizlik çalışmasına dalgıçlar da katıldı. Su altında yapılan çalışmalarda onlarca çuval plastik atık, pet bardak, alkol şişesi, kutu ve çeşitli atık malzemeler çıkarıldı.

Koruma altındaki Kırkgöz'de 'olmaz bu kadar' dedirten kirlilik

“Kırkgöz tamamen çöplük olmuş”

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, temizlik çalışması sırasında karşılaştıkları manzaranın kendisini üzdüğünü söyledi.

1976’dan bu yana dalış yaptığını belirten Gökoğlu, “Dünkü dalışımızda Kırkgözler’i çok berbat bir vaziyette bulduk, tamamen çöplük olmuş. İnsanlar gelmiş, içmiş, yemiş, alkol şişelerini atmışlar, camları kırıp atmışlar, poşetleri atmışlar. Yanlarında ne getirdilerse suyun içinde var” dedi.

“Su kaynaklarımızı kaybediyoruz”

Plastik ve mikroplastik kirliliğinin tatlı su kaynakları açısından ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Gökoğlu, suya bırakılan atıkların zamanla daha geniş bir çevreye yayıldığını ifade etti.

Gökoğlu, “Özellikle insanlarımızın duyarsızlığı, bu tatlı sulara atılan plastikler nereye gidiyor? Nihayetinde en son ulaştığı yer deniz. Denizde de kıyılarımızda mikroplastikler gözükmeye başladı. Bu işe bir dur dememiz lazım. Bütün su kaynaklarımızı, bütün tatlı su kaynaklarımızı kaybettik, halen kaybediyoruz. Zararın neresinden dönersek kardır” diye konuştu.

Koruma altındaki Kırkgöz'de 'olmaz bu kadar' dedirten kirlilik

“Aklınıza ne gelirse suyun altında”

Su altında plastiklerin yanı sıra çok sayıda cam ve içecek kutusuyla karşılaştıklarını anlatan Gökoğlu, nilüfer çiçeklerinin ve su yüzeyinin de atıklarla kaplandığını söyledi.

Gökoğlu, “Altta da batan şişeler, kutular, bira kutuları, meyve suyu kutuları. Aklınıza ne gelirse aşağıda, yukarısı da aynı şekilde, yüzen objeler de suyun üstündeydi” ifadelerini kullandı.

“Kırkgöz Antalya’nın değeri”

Kırkgöz’ün Antalya açısından hem doğal hem de tarihi öneme sahip olduğunu vurgulayan Gökoğlu, bölgenin korunması gerektiğini belirtti.

Kırkgöz kaynaklarının Antalya’nın yeşil dokusu ve Düden Şelalesi açısından önemli olduğunu ifade eden Gökoğlu, “İnsan yaşadığı ortamı güzelleştirir, çirkinleştirmez, kirletmez, batırmaz” dedi.

Denetim ve yaptırım çağrısı

Bölgede zaman zaman güvenlik güçlerinin denetim yaptığını ancak alanın sürekli kontrol edilmesinin mümkün olmadığını belirten Gökoğlu, çevreyi kirletenlere yönelik daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.

Gökoğlu, “Değerlerimizi bilmemiz lazım, değerlerimize sahip çıkmamız lazım. En iyi sahip çıkma da kestiğiniz an cezasını, yaptığı şeyin bedelini, kirlettiğinin bedelini ödediği zaman bu millet aklı başına gelir. Yani bunu yapmamız lazım artık” diye konuştu.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!