Kokarcaya karşı biyolojik seferberlik
Karadeniz Bölgesi'nde özellikle fındık üreticilerinin son yıllarda en büyük sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarcayla mücadelede umut veren açıklamalar geldi. Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun, yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi halinde istilacı türün etkisinin 2030 yılından sonra belirgin şekilde azalacağını söyledi.
2017’den bu yana yayılıyor
Taşova ilçesine bağlı Tatlıpınar Köyü'nde düzenlenen “Kahverengi kokarca istilası: Çiftçiler ne yapmalı?” başlıklı konferansta konuşan Dursun, zararlının Türkiye’de ilk kez 2017 yılında görülmeye başlandığını hatırlattı. Karadeniz’de özellikle fındık bahçelerinde ciddi kayıplara yol açan böceğin, bitkilerin özsuyunu emerek verim ve kaliteyi düşürdüğünü vurguladı.
Dursun, istilanın henüz kontrol altına alınmış sayılamayacağını ancak doğal denge sürecinin zamanla devreye gireceğini belirterek şunları söyledi:
“Kahverengi kokarca 2030 yılına kadar pik yapacak. Ardından doğal denge oluşmaya başlayacak. 2030’dan itibaren gündemden yavaş yavaş çıkacak ve bugünkü kadar zarar veremeyecek.”
Günde 100 kilometreden fazla uçabiliyor
Uzmanlara göre kahverengi kokarca oldukça hareketli bir tür. Yapılan tespitlerde bir günde 100 kilometrenin üzerinde uçabildiği belirlendi. Bu nedenle “bizim bölgeye gelmez” düşüncesinin gerçekçi olmadığını ifade eden Dursun, yayılım hızının hafife alınmaması gerektiğini söyledi.
Bir dişi böceğin 200 ila 400 arasında yumurta bırakabildiğine dikkat çeken Dursun, mücadelenin planlı yürütülmesinin şart olduğunu kaydetti.
Kimyasal mücadelede zamanlama uyarısı
Uzmanlar, kimyasal mücadelenin eylül ile mart ayları arasında, zararlının kışlak döneminde yapılmasını öneriyor. Mart ayından sonra kimyasal ilaçlamaya devam edilmesinin ise faydalı böcekleri de yok edebileceği belirtiliyor.
Dursun, özellikle biyolojik mücadelede önemli rol oynayan samuray arısının korunması gerektiğini vurgulayarak, şu uyarıda bulundu:
“Mart ayından itibaren kimyasal mücadele sürerse samuray arısını ve diğer faydalı böcekleri de öldürmüş oluruz. Kokarcanın baskılanması için bu doğal düşmanların çoğalmasına fırsat vermeliyiz.”
Çözüm: Samuray Arısı ve Kızıl YoncaKahverengi kokarcanın yumurtalarına parazit olan samuray arılarının özellikle kızıl yonca tarlalarında beslendiği ve barındığı ifade ediliyor. Bu nedenle bölgede kızıl yonca ekiminin artırılması öneriliyor. Yonca alanlarının çoğalması, biyolojik mücadelenin güçlenmesine katkı sağlayacak.
Biyolojik mücadeleye destek amacıyla mekanik yöntemler de tavsiye ediliyor. Fare yapıştırıcısı sürülen tuzakların beş metre aralıklarla ağaç dallarına asılmasının etkili sonuç verebileceği belirtiliyor. Bu yöntemin özellikle yoğun popülasyon görülen alanlarda zararlı baskısını azaltabileceği kaydediliyor.
Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen etkinliğin sonunda köy sakinlerine üniversitede yetiştirilen sülünler hediye edildi. Yetkililer, hem farkındalık oluşturmayı hem de biyolojik çeşitliliğe katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.
Uzmanlar, mücadelede sabırlı ve koordineli hareket edilmesi gerektiğini vurgularken, 2030 sonrası için daha dengeli bir tablo öngörüyor. Ancak o tarihe kadar üreticilerin hem kimyasal hem biyolojik yöntemleri doğru zamanlamayla uygulaması büyük önem taşıyor.


