Erol ŞEKER

Erol ŞEKER

Kamalak, "Adil düzenden nasıl bahsedecek?"

Kamalak, "Adil düzenden nasıl bahsedecek?"

"Mankurt'luğu bırakın, BOZKURT OLUN  YERSE..." yazısını gündeme getirmiştim.

Bazıları tebrik ederken her zaman olduğu gibi işi tehdit boyutuna götürenler de oldu.  Her neyse Gazeteciyiz ve asla kimseye yaranmak gibi durumumuz yok. MHP'yi gündeme getirdik ve gelişmeleri takip ediyoruz. Yakında diğer partileri de gündeme getireceğiz.

Mesela Saadet Partililer de ayağa kalktı...

Çarşamba Halk Eğitim Merkezinde 100 e yakın partililerle tepkilerini dile getirdiler ve Genel Başkan Mustafa Kamalak ve bazı yöneticileri istifaya çağırdılar.  

İşin aslı Çarşamba Saadet Partisi denildiği vakit en dikkat çeken teşkilatlarından ilk sıralarda yer alan bir teşkilat. Önemi çok anlayacağınız.

Sever ya da sevmezsiniz ama bu ilçe teşkilatının Merhum Erbakan Hoca'ya bağlılığı inkar edilemez şekilde sonsuz...

Elbette ki o bağlılık şimdi de Fatih Erbakan'a...

Saadet Partisi Çarşamba ilçe teşkilatı hatırlanacağı gibi Numan Kurtuluş'un Genel Başkanlığına ilk tepkiyi gösteren teşkilatların da başında yer almıştı. Ve sonuçta Numan Kurtuluş Saadet'ten ayrılarak yeni bir parti kurmuş ama ilerletemeyince AK Parti kadrolarına girerek bu gün hem Milletvekili hem de Genel Başkan Yardımcılarından oldu. Kim gelmiş, kim gitmişten çok kim daha iyi dava adamı onların göstergesi bu!?

Kısacası,

Çarşamba ilçe teşkilatı her nedense Erbakan Hoca'nın mirasına onun kadar sahiplenilmediği duygusuna girdiği kimseyi Genel Başkanlıkta görmek istemiyorlar. Bakın teşkilat açıklamasının ana nokta açıklamalarında gizli saklı dillendirilen tepkilerden bazı kesimler şöyle:

1 Kasım seçimlerinden alınan sonucun Milli Görüş’e yakışmadığını belirterek, bu sonucun sorumlularının istifa etmesi gerektir.

Basın açıklamasını yapan Saadet Partisi Çarşamba İlçe Başkanı Zekai Sapancı, “Biz milletimizi ve devletimizi seviyoruz. Hayra motor şerre fren olmak bizim temel prensibimizdir."

Milli Görüş Davamızın Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın vefatından sonra Saadet Partimiz, politika üretemeyen, içine kapanık, halkımıza ve zamanın şartlarına ayak uyduramayan, gündem oluşturamayan aksine basit gündemler içinde boğulan, küresel güçler tarafından kurgulanan gayri milli muhalefetin lokomotifine vagon olan, bunlara ilaveten; tarihi boyunca Milli Görüş’ün aleyhinde bulunmuş bir cemaatin uydusu gibi hareket eden bir parti haline gelmiştir” dedi.

Yetmedi durun hele;

Milli Görüş davamıza daha fazla zarar verilmemesi için; YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü, Genel Başkan Mustafa Kamalak’ı, Başkanlık Divanını ve Genel Merkez yönetimini istifaya davet ediyoruz"

Ve soruyoruz: "Camiamızda birlik ve bütünlüğü temin edemeyenler, en büyük projemiz olan D8 İSLAM Birliği’ni nasıl kuracaktır? Partimizi her geçen gün daha da küçültenler, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya hedefini nasıl gerçekleştirecektir? "

“Kendisini hareketin sahibi zannedenler, bu tavırdan vazgeçip, yeniden derlenip toparlanıp, yeni bir sinerji ile davamızın ilk günlerindeki heyecanlı, gündemi belirleyici atmosferini yakalamak amacıyla tabanımızın ve teşkilatlarımızın taleplerini göz önünde bulundurmalıdır. Artık değişim aşağıdan yukarıya değil, yukarıdan aşağıya olmalıdır”

Bu saatten sonra Saadette ki bu Çarşamba depremi küçük değil bence artçı büyük sarsıntılarla büyük depreme dönecek gibi.

Çünkü açıklamanın sonunda şu söz çok şeyi ifade ediyor:

"Artık değişim aşağıdan yukarıya değil, yukarıdan aşağıya olmalıdır”

Hadi bakalım bu satırları da dile getirdik diye yine hedef yapılacağız biliyorum.

Zaten böylesi olayları gündeme getirdiğimizden çok sevilmeyiz. Alıştık biz.

Ne İsa'ya, ne Musa'ya yaranamayız yani...

Ama Muhalefet partilerinde değişim sesleri bazılarında "TISSSS" diye bitecek gibi, bazılarında DEPREM etkisi yaratarak değişimi tetikleyecek görünüyor.

Siyaset bu...

Kim kimle, kim kimin kolunda olduğu, kimin doğru, kimin yalan söylediği bilinmez.

Ama bilinen bir gerçek var ki oda;

Türkiye Cumhuriyetini Devletini sevseniz de sevmeseniz de bizim bu siyasetçilerimiz yönetiyor.

İşin aslı TABAN ne istiyor, neyi arzuluyorsa, TAVAN da onu onlara sunuyor. Özgürlük, değişim, Huzur hangisini isterseniz anlayacağınız. O şekilde yönetileceksiniz. Bunu asla kafanızın, beyninizin bir köşesinden çıkartmayın. Mutlu olmak mı? Geçin o işi. Önemli olan bir makam, bir koltuk ve gelsin güç. Gerisi teferruattır ki, Teferruatta halkın işine hiiiiiç gelmez. Yanlış mı diyorum...

Ama bir gerçek var ki; Çarşamba Saadet İlçe teşkilatı Saadetin ilk deprem fayını çatlattı. Artçı depremler nerelerden kaç şiddetinde devam edecek, istenen olur mu, Fatih Erbakan mirası devralabilir mi bekleyim göreceğiz.

Ama bir gerçek var ki Saadet ilçe teşkialtı kısaca der ki; Eyyy Genel Başkan Kamalak "Yüzdelik dilimde bile ifade edilemeyen partimizde kalan, bir avuç samimi ve hayret ehli teşkilat mensuplarımızı, şunun bunun adamısın diyerek görevden almak suretiyle adaletsizlik yapanlar,

Adil Düzen’den nasıl bahsedeceksin görelim"...

Haydi hayırlısı bakalım...

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol ŞEKER Arşivi
SON YAZILAR