'İslami finans olarak kat etmemiz gereken bir yol var'

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'İslami finans olarak hala gideceğimiz ciddi bir yol var, kat etmemiz gereken bir yol var. Bu da birçok ülke için önemli fırsatlar teşkil ediyor, Türkiye de bunlardan bir tanesi. İslami finans varlıklarına baktığımızda İran'ın bu anlamda önde geldiğini görüyoruz, Türkiye'nin ise 9. sırada geldiğini görüyoruz. İlk 5'te, bu sıralamada ilk 5'te olmayı çok isteriz' dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün başlayan 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nin bugün ki oturumuna katıldı. İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) gerçekleştirilen zirvenin bugün ki oturumunda ‘sermayenin küresel vizyonu’, ‘kapsayıcı refah’ ve ‘sürdürülebilir kalkınma’ modelleri masaya yatırıldı. Oturum Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.

"Ülkelerin kendine yakın bölgelerden temin etme yaklaşımlarını görüyoruz"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zirvede yaptığı konuşmada, "Gelişmekte olan ekonomilere, gelişmekte olan piyasalara baktığımızda bunların dış doğrudan yatırımlardan aldığı payın azaldığını görüyoruz. Son 3 yılda bu oranın yüzde 67’den yüzde 54’e düştüğünü görüyoruz; gelişmekte olan piyasaların dış doğrudan yatırımlardan aldığı pay. Bu aslında geçici bir trend olarak değil, yapısal bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Sermayenin büyük bir kısmı tabii ki Batı’da konumlanmakta ve çeşitli jeoekonomik parçalanma etkilerini görüyoruz. Ülkelerin kendine yakın bölgelerden temin etme yaklaşımlarını görüyoruz, ’friend-shoring’ dediğimiz, ’near-shoring’ dediğimiz. Bunlar sermaye akışlarına da etki etmekte. Bu meyanda korumacılığın da arttığını görüyoruz. Geleneksel olarak ticaretin ötesinde korumacılık yaklaşımlarının arttığını görüyoruz ve yine aynı şekilde tedarik zincirinde de ’near-shoring’ dediğimiz yakından temin etme yaklaşımlarının arttığını görüyoruz. Bu anlamda baktığımızda Müslüman ülkelerin de ekseriya içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, bu sermaye akışlarının gelişmekte olan ülkelere yeteri kadar akmayacağını söyleyebiliriz, bu ülkelerin kalkınmasını sağlamak için böyle bir ortam içinde" dedi.

"İslami finans reel sektörle, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili"

"Elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmak ve kalkınma önceliklerimiz kapsamında sermayemizi yeniden bağlantılı hale getirmek buradaki vizyonumuz olmalı" diyen Şimşek, "Portföy sermaye akışlarına baktığımızda bunların çok döngüsel olduğunu ve kısa vadeli kazançlar peşinde koştuklarını görüyoruz. Bu portföy sermaye akışları kalkınma odaklı değil. Ve yine aynı şekilde finans, gittikçe daha fazla reel sektörden ayrışmış, kopmuş halde karşımıza çıkıyor. Şu anda yatırım anlamında gördüğümüz büyüme birkaç sektör ve birkaç ülke içinde özellikle yoğunlaşmış durumda. Sektörlerden bahsederken bu sektörler öncelikle veri merkezleri ve yapay zeka sektörü. Ve yine ülkelere baktığımızda da bu akışların, yatırım akışlarının oluştuğu ülkelere baktığımızda da genelde bunların gelişmiş ülkeler ve bunların arasındaki akışlar olduğunu görüyoruz. Bu da bizler gibi gelişmekte olan ülkeler ve genel olarak Müslüman ülkeler için bir sıkıntı teşkil ediyor. Bildiğiniz üzere İslami finans reel sektörle, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili. İslami finansta her maddi finansal işlem gerçek bir varlıkla güvence altına alınmış şekilde karşımıza çıkıyor. Bizim de ihtiyacımız olan şeylerden birisi bu. Aynı şekilde ilgili taraflar tarafından İslami finans yaklaşımında risk ve kazanç paylaşılıyor" ifadelerini kullandı.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!