İnsanlar neden ağlar? bilimsel ve anlamsal boyutuyla gözyaşı
Gözümüze soğandan yayılan koku molekülleri temas ettiğinde gözlerimizin yaşardığını hepimiz biliriz. Sizce bu durumun sebebi nedir?
Bu durumda dışsal bir kimyasal uyaran gözyaşı bezlerini harekete geçirir ve refleks olarak gözyaşı akar. Ancak bir de herhangi bir fiziksel temas olmadan, yalnızca bir duygu, bir düşünce ya da bir anlam tetiklemesiyle ağladığımız anlar vardır. İşte bu durum, ağlamayı biyolojik olduğu kadar psikolojik ve bilişsel açıdan da ilginç kılar.
Beyinden Gözyaşı Bezlerine Uzanan Süreç
Duygusal ağlama, beyinde başlayan bir süreçtir. Kişinin yaşadığı olayın anlamı, belleği ve duygusal yükü beyinde değerlendirilir. Özellikle duygusal işlemlemede rol oynayan bölgeler aktif hale gelir ve otonom sinir sistemi aracılığıyla gözyaşı bezlerine sinyal gönderilir. Bunun sonucunda gözyaşı üretimi artar ve kişi ağlar.
Bu noktada önemli bir ayrım ortaya çıkar: Soğan doğrarken oluşan gözyaşı ile duygusal nedenlerle dökülen gözyaşı aynı değildir. Yapılan araştırmalar, duygusal gözyaşlarında stresle ilişkili bazı maddelerin daha yüksek oranda bulunduğunu göstermektedir. Özellikle prolaktin hormonu ve manganez elementi duygusal gözyaşlarında daha fazla tespit edilmiştir. Bu maddelerin vücuttan atılmasının, stresin azalmasına ve rahatlama hissine katkı sağladığı düşünülmektedir.
Dolayısıyla gözyaşı göze faydalı olabilir; ancak duygusal ağlamada göz sağlığı birincil neden değil, daha çok ikincil bir sonuç olarak değerlendirilmelidir.
Bakmadan Geçme