Erol ŞEKER

Erol ŞEKER

İddianame hazır ama…

İddianame hazır ama…

 

Hatırlarsanız 2012 yılının Kasım ayı içinde gerçekleştirilen bir şafak operasyonunda 38-39 kişi gözaltına alınmıştı. Bu operasyon dosyası üzerinde gizlilik kararı konulması nedeni ile günlerce zor şartlarda bilgiler alınmıştı. Bu operasyonlar neticesinde gözaltına alınan şahıslardan bazıları Jandarma’da, bazıları çıkarıldıkları savcılık ve son kısmı ise çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı.

Bu Operasyon sonrasında İlçede çoğu kesim bu operasyonun gereksiz ve “dağ fare doğurdu” gibi enteresan söylemlerle karşılamışlardı. Ancak işi başlatan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı görünen o ki bu işi çok sıkı takip ediyor.

Edindiğimiz bilgilere göre de bu dosyanın daha çok su götüreceği izlenimi verilirken,

Özellikle bazı çevreler ise operasyonun abartıldığı kadar değil birkaç kişinin üzerinden gerçekleştirildiği ve iddianamenin de bu isimlere göre hazırlandığını iddia ediyorlar. Bizi iddialar ve olanlar değil. Bizleri ilgilendiren yönü, bu Operasyonun başladığı ilk günlerden itibaren biliyorsunuz neden bu kadar dar çerçevede ve belli kesimler dışında ve herkesçe bilinen diğer isimlerin içine alınmadığı idi.

Evet, bazı kesimler biliyorsunuz her nedense bu Kum- Çakıl operasyonu dışında tutulmuş diyemeyeceğim. Çünkü onların adı sanı dosyada yok.  Merak ediyorum. Israrla da bu noktaya takıldım kaldım. Mesela size bir örnek vereyim.

Medyayı iyi izleyen, okurlar hatırlayacaktırlar. Tek tarih vereceğim sanırım bu yeterli olacaktır. Akabinde farklı bir yönden kısa anektod düşeceğim.

12.12.2005 tarihli Samsun’ da yayımlanan bir Gazete de “Bağrımıza mı basalım?” manşeti ile gazetenin birinci sayfasından verilen Kum Çakıl olayı ile ilgili sorun gazetenin iç sayfasından ise; “Buna Kim Dur diyecek!?”şeklinde verilmiştir. Aynı gazete iç sayfada ki haberin devamı olarak ise yaptığı ayrı bir haberde “Ç.B. Vazgeçmiyor” başlığı ile haberi devam ettirmiştir. O günlerde aynı gazeteyi sıkı takip edip incelenirse bu olayın o dönemde son bulmadığı ve bu dava dosyasında ki gibi hemen hemen aynı tarihlerde sadece bu iddianamede ki kişiler değil, başkalarının da kum ve çakıl alımını yasal olmayan şekilde almaya devam ettiği görülecektir.

Yine incelenecek olursa aynı konu bir dönem daha önce ki yazılarımda da dile getirdiğim gibi MHP Samsun eski Milletvekillerinden Prof. Dr. Osman Çakır’la TBMM gündemine taşınmıştı. Aynı konu ve aynı görüntü ve resimlerin Samsun’ da MHP Çarşamba İl Genel Meclis Üyelerinden İbrahim Fırıncı’nın aracılığı ile basın yoluyla da gündeme taşınmış ancak her hangi bir yaptırım yapılmadığı gibi hiçbir açıklamada yapılmamıştır. Onların dile getirdiği görüntüler de bu dosyadan günler veya birkaç ay önce ele geçmiştir.

Şimdi yukarıda bahsettiğim Kasım 2012 ayında yapılan operasyon her ne şekilde yapılmış ve dosyası bu gün mahkemeye iletilmiş ise;

Aynı şekilde diğer yasal olmayan yollardan kum- çakıl alan kamu kurum, kuruluş ve kişilerin de bu olayı gerçekleştirmesi neden ortada yok!?.

Dosya da adı anılan isimlerden A.T. 2009 yerel seçimleri öncesinde ve akabinde ki süreçte defalarca bu konu da kendilerinin cezanın kendisine verdirildiğinin ve siyasi gücünün olduğunu iddia ederken, başkalarına ceza verilmediğini feryat ediyordu. O isim(lerin) olmaması şaşırtıcıdır. Gerçi şikayet sadece bu şahıslar adına yapılmış olabilir ama medya da yayınlanmış haberler de basın savcılığınca suç duyurusu olarak alınmaması imkansızdır. Bu dosya da kimlerin bu konuyla ilişkili olduğu iddia ediliyor ise de bu konudan bahse konunun ayrı tutulması şaşırtıcı olmuştur. Bu konunun boyutunun genişletileceği beklentisi ile bu gün bu dosya ve köşe yazıma şimdilik son veriyorum.

Çünkü gelecek günlerde mahkemede görülecek dava ve gelişim de mahkemenin adil yargı ile gereken uygulamayı yapacağından kuşkum yoktur. Ancak bizler de bahsettiğimiz konunun gündeme gelip gelmeyeceğini merakla bekliyoruz.

Biz de iddia ediyoruz bu yazı sonrasında bizlere de baya baya yine geçmişte olduğu gibi tehditler gelecektir. Bunu da biliyorum ama devlet yasal olmayan bir olayın üzerine gidiyor ve vatandaşın hakkını ve doğanın değiştirilmesini savunuyorsa, doğayı katleden dava dosyasında eksik gördüğümüz noktalarını da bizlerin açıklaması zorunluluğu hissiyatını taşıyoruz. Bu nedenle de halka olan doğru haberciliğimizi sergilemeden duramıyoruz.

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol ŞEKER Arşivi
SON YAZILAR