Hasan Bozal, 'Doğalgazda kademeli tarife gizli zamdır'
Makina Mühendisleri Odası (MMO) Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Bozal, 4 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren doğalgazda kademeli tarife uygulamasını eleştirerek, bu düzenlemenin sosyal bir politikadan ziyade 'gizli zam' niteliği taşıdığını savundu.
Makina Mühendisleri Odası (MMO) Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Bozal, kamuoyuna "adil destekleme" ve "tasarrufun teşviki" gerekçeleriyle duyurulan doğalgazda kademeli tarife uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Isınmanın temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken Bozal, uygulamanın faturaları artıracağını ve enerji yoksulluğunu derinleştireceğini belirtti.
"Bir gizli zam mekanizması olduğu görülmektedir"
Konunun hane halkı bütçesine getireceği yüklere dikkat çeken Bozal, yeni tarifeye yönelik eleştirilerini, "04 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren doğalgazda kademeli tarife uygulaması, kamuoyuna 'adil destekleme' ve 'tasarrufun teşviki' gerekçeleriyle sunulmaktadır. Ancak uygulamanın içeriği incelendiğinde, bu düzenlemenin yurttaşların temel ısınma ihtiyacını koruyan sosyal bir politika olmaktan çok, faturaları artıran ve hane halkı bütçesine yeni yükler getiren bir gizli zam mekanizması olduğu görülmektedir. Uygulama kapsamında konut aboneleri için il ve ay bazlı tüketim limitleri belirlenmiş, bu limitlerin aşılması durumunda tüketimin daha yüksek kademe fiyatı üzerinden faturalandırılması öngörülmüştür. Yurttaşın temel ihtiyacı olan ısınma, yalnızca metreküp hesabı üzerinden cezalandırıcı bir fiyatlandırmaya tabi tutulmamalıdır. Barınma ve ısınma bir insan hakkıdır. Enerjiye erişim, yalnızca piyasa koşullarına ve tüketim miktarına göre şekillendirilemez. Düşük ve sabit gelirli yurttaşların, emeklilerin, asgari ücretlilerin, çocuklu ailelerin, yaşlıların, hastaların ve bakıma muhtaç bireylerin yaşadığı hanelerin ısınma ihtiyacı 'fazla tüketim' olarak değerlendirilemez" ifadeleri ile aktardı.
"Enerji verimliliğinin bedeli vatandaşa yüklenemez"
Samsun gibi illerin iklimsel şartlarına ve binalardaki yalıtım sorunlarına değinen Bozal, doğalgaz tüketiminin sadece bireysel tercihlere bağlı olmadığını vurgulayarak, "Doğalgaz tüketimi yalnızca vatandaşın tercihine bağlı değildir. Binanın yalıtım durumu, konutun cephesi, dairenin ara kat ya da zemin/çatı katta bulunması, hane halkı sayısı, evde yaşlı, çocuk veya hasta bireylerin bulunması ve bölgesel iklim koşulları tüketimi doğrudan etkilemektedir. Samsun gibi nemli, rüzgârlı ve kış koşullarının hissedildiği illerde, eski ve yalıtımsız binalarda yaşayan yurttaşlar aynı ısınma düzeyine ulaşmak için daha fazla enerji tüketmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle enerji verimliliği sorununun bedeli vatandaşa yüklenmemelidir. Kademeli tarife uygulaması, faturaların öngörülemez hale gelmesine, sınırı az farkla aşan abonelerin yüksek bedellerle karşılaşmasına ve enerji yoksulluğunun derinleşmesine neden olabilir. Daha düşük fatura ödemek için yeterince ısınamayan hanelerde sağlık sorunları artabilir, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar açısından riskler büyüyebilir. Ayrıca bazı yurttaşların daha ucuz ancak sağlıksız, verimsiz veya güvenlik riski taşıyan alternatif ısınma yöntemlerine yönelmesi de mümkündür" diye konuştu.
"Isınma hakkı piyasa mantığına terk edilemez"
Uygulanması gereken kalıcı çözüm önerilerini sıralayan ve dar gelirli vatandaşların vergiler konusunda rahatlatılması gerektiğini belirten MMO Samsun Şube Başkanı Bozal, "Eğer gerçekten düşük gelirli vatandaşlar için bir fayda sağlanmak isteniyorsa, doğalgaz fiyatları üzerindeki vergi yükleri kaldırılmalı veya en azından temel ısınma ihtiyacına karşılık gelen tüketim miktarlarında KDV ve ÖTV gibi kalemler sıfırlanmalıdır. Sosyal destek, yalnızca tüketim miktarına göre değil; gelir düzeyi, hane yapısı, bina koşulları ve iklimsel farklılıklar dikkate alınarak oluşturulmalıdır. Bugün yapılması gereken yurttaşa 'daha az ısın' demek değildir. Yapılması gereken; binalarda enerji verimliliğini artırmak, yalıtım seferberliği başlatmak, düşük gelirli haneleri doğrudan desteklemek ve fosil yakıta bağımlılığı azaltacak uzun vadeli politikaları hayata geçirmektir. Avrupa’da olduğu gibi yenilenebilir enerji kaynakları, ısı pompaları, güneş enerjisi destekli sistemler ve verimli ısıtma teknolojileri için kamu destekleri sağlanmalıdır. Doğalgazda kademeli tarife uygulamasının yeniden değerlendirilmesini, temel ısınma hakkını güvence altına alan sosyal tarife modelinin oluşturulmasını ve düşük gelirli haneler üzerindeki enerji maliyetlerinin azaltılmasını talep ediyoruz. Isınma hakkı, fatura kalemleri arasında kaybolacak bir piyasa unsuru değildir. Yurttaşların sağlıklı ve güvenli yaşam hakkı, maliyet hesabından daha değerlidir" şeklinde konuştu.