Gökkuşağı nasıl oluşur? İşte gökyüzünün renkli sırrı
Yağmurun ardından gökyüzünde beliren gökkuşağı, doğanın en etkileyici görsel şölenlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Peki, bu yedi renkli doğa olayı nasıl meydana geliyor?
Gökkuşağı, Güneş’ten gelen ışığın atmosferdeki su damlacıklarıyla etkileşime girmesi sonucu oluşuyor. Aslında süreç, bir prizmanın ışığı renklere ayırmasıyla aynı prensibe dayanıyor. Atmosferde asılı duran milyonlarca su damlası, adeta küçük birer prizma gibi davranarak beyaz güneş ışığını renklerine ayırıyor.
Işık Su Damlacıklarında Nasıl Dağılıyor?
Güneş ışığı bir su damlasına çarptığında ilk olarak hava ile su arasındaki sınırda kırılarak damlanın içine giriyor. Bu esnada beyaz ışık, spektrumunu oluşturan renklere ayrılıyor. Ardından ışık, damlacığın iç yüzeyinde yansıyor ve tekrar dışarı çıkarken bir kez daha kırılıyor. İşte bu kırılma ve yansıma süreci, gökkuşağını oluşturuyor.
Işınlar damlacığın içinde bir kez yansıdığında, gökkuşağında renkler dıştan içe doğru kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor şeklinde sıralanıyor. Eğer ışık damla içinde iki kez yansırsa, bu kez renk sıralaması tersine dönüyor ve ikinci bir gökkuşağı oluşabiliyor. Ancak bu tür gökkuşakları genellikle daha soluk görünüyor. Işık iki ya da daha fazla kez yansıdığında da gökkuşağı oluşabiliyor, fakat her ek yansıma renklerin daha da silikleşmesine neden oluyor.
Gökkuşağı Neden Yarım Çember Gibi Görünür?
Çoğu kişi gökkuşağını yarım çember şeklinde görmeye alışkın. Oysa gökkuşakları aslında tam bir çember biçiminde oluşur. Ancak gökkuşağının görülebilmesi için Güneş’in ufkun üzerinde yaklaşık 40 dereceden fazla yükselmemiş olması gerekir. Yeryüzünden bakıldığında ufuk çizgisi alt kısmı kapattığı için gökkuşağı yarım çember gibi görünür.
Buna karşılık yüksek bir dağın zirvesinden ya da uçaktan bakıldığında gökkuşağının tam bir çember oluşturduğu net şekilde gözlemlenebilir.
Yağmur sonrası gökyüzünde beliren bu renkli kemer, aslında ışığın su damlacıkları içindeki karmaşık ama büyüleyici yolculuğunun bir sonucudur. Doğa, basit fizik kurallarıyla her defasında görsel bir şölen sunmaya devam ediyor.
Bakmadan Geçme