• Haberler
  • Güncel
  • Fatma Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

Fatma Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

Samsun'un Çarşamba ilçesinde yaşayan Fatma Altuntaş, 17 Ağustos 1999 depreminin ardından geçen 27 yıla rağmen o geceyi ve enkaz altında yaşadığı korkuyu hafızasında taşımaya devam ediyor.

Haber Expres kaynağını Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin!
Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Fatma Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hamileyken hastanede bulunan Fatma Altuntaş, yaşanan yıkımın ardından enkazdan çıkarıldı. Deprem sonrası engelli kalan Altuntaş, aradan geçen 27 yılda yaşadığı zorluklara rağmen hayatını sürdürdü. Bugün Çarşamba’da yaşayan Altuntaş, o gece başlayan hikâyesini ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.

Fatma Zehra Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

“O an insan sadece bir ses duymak istiyor”

Ardan 27 yıl geçmesine rağmen depremin izlerini halen hayatında taşıdığını belirten Fatma Altuntaş, “17 Ağustos’a kadar deprem gerçeğini bilmiyordum. Deprem benim için sadece bir kelimeydi. O gece ise o kelimenin altında ne büyük acılar olduğunu öğrendim. Bir anda yer sallandı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken hayatımızın elimizden kayıp gittiğini hissettik. İnsan o an ne evini düşünüyor ne malını, sadece sevdiklerine ulaşmak istiyor. Bir ses duymak, bir nefes almak, ‘iyiyim’ diyebilmek istiyor. O gece sabaha kadar geçen her dakika ömrümden bir parça aldı sanki. Sabah olduğunda güneş doğmuştu ama bizim dünyamızın üzerine karanlık çökmüştü. Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Aradan yıllar geçti. İnsan zamanla acısıyla yaşamayı öğreniyor ama unutmuyor. Bazı geceler vardır, takvimden silinmez. 17 Ağustos da benim hayatımda hiç silinmeyecek bir gece. Ben deprem gerçeğini o gece öğrendim… ve o gece öğrendiğim acıyı hâlâ kalbimde taşıyorum” dedi.

Fatma Zehra Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

“Deprem ülkesi olduğumuzu öğrendik”

Depremden sonra Altuntaş’ın hayatında yeni bir dönem başladı. Yaşadığı felaketin ardından engelli kalan Altuntaş, bir yandan yaşadığı fiziksel değişimle mücadele ederken diğer yandan hayatına devam etmeye çalıştı. Deprem gecesinin izleri yalnızca bedeninde değil, hafızasında ve günlük yaşamında da kaldı. Deprem esnasında yaşanan ihmallere de değinen Altuntaş “O an orada telefon çekmemişti. O arada depremin farkında olmayan da çok fazla insan vardı. Mesela iş makineleri bile nereye kazma vuracağını bilemedi. Aile salondaysa yatak odasında denildi. Bu sefer yatak odasından girildi. Canlı canlı bu tarz şeyleri de gördük. O zamanki bilinçle şimdiki bilinç aynı değil. Her şeyden önce deprem ülkesi olduğumuzu öğrendik” diye konuştu.

Fatma Zehra Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

“Sesimi duyan var mı?”

Bugün Çarşamba’da yaşamını sürdüren Altuntaş, 27 yıl önce yaşadığı gecenin ardından hayatına devam ederken geçmişini de geride bırakmadı. Yaşadıklarını anlatmanın bir yolu olarak yıllar sonra “Sesimi Duyan Var mı?” adlı kitabı kaleme aldı. Aradan geçen yıllarda ailesi de Altuntaş’ın yanında oldu. Depremin ardından başlayan süreç, yalnızca onun değil, ailesinin de hayatını değiştirdi. Birlikte yeni bir yaşam düzeni kurmaya çalışan aile, yıllar boyunca yaşanan zorlukları aşmaya çalıştı.

Fatma Zehra Altuntaş, enkazdan çıktı ama 27 yıldır o geceyle yaşıyor

“Bana gözlerin kalsa yeter”

Eşinin ve ailesinin her zaman yanında olmaktan gurur duyduğunu vurgulayan öğretmen Halil Altuntaş, “Aslında o günü hiçbir zaman hatırlamak istemiyorum. Ama maalesef Türkiye bir deprem bölgesi olduğu için bizde orda depremi öğrendik. O günle bugün arasında, benim bir sınav içerisinde olmam gerekiyordu. Rabbim bana bir sınav verdi. Kiminin sınavı hafif olur. Kiminin sınavı ağır olur. Ama ben yine ağır olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bazen sevginin bedeli çok farklı olabilir. O zaman 2 yıllık evliydik. Şuan da 30 yıldır evliyiz. Sevgimde bir gram değişiklik olmadı. Aksine daha çok sevmeye başladım. Hiçbir şikayetim de olmadı. Zaten eşimi ilk gördüğüm zaman yıldırım aşkı yaşadım. Depremde de bana gözlerin kalsa yeter dedim. Rabbim onu bize bağışladı” şeklinde konuştu.

“Birbirimize destek olarak her şeyi atlattık”

Annesinin depremden kalan yaralarının kendisine olgunluk kattığını belirten Zehra Ecrin Altuntaş, “Annemin engelli olması benim hayatımda bazı şeyleri değiştirmedi. Sadece daha çok sorumluluk sahibi olmamı sağladı ve daha olgun bir şekilde büyümemi sağladı. Bu da benim için bir eksi değil tam tersi benim için bir artı oldu. Babam zaten eğitimci biz babamla arkadaş gibiyizdir aynı okulda da beraberdik. Ailecek çok iyi anlaşırız. Hepimiz elinizden gelen her şeyi her şekilde yapmaya çalışırız. Birbirimize her zaman destek olmuşuzdur. Bu olayları biz böyle atlattık” ifadelerini kullandı.

17 Ağustos gecesi başlayan hayat mücadelesi, aradan geçen yıllara rağmen Altuntaş’ın yaşamının önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Enkazdan çıkarıldığı gece geride kalırken, o gecenin izleriyle geçen yıllar Altuntaş’ın hikâyesine dönüştü.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!