• Haberler
  • Ekonomi
  • Ev Alacaklara Kötü Haber: Konut Kredisi Faizleri Yeniden Yükseldi!

Ev Alacaklara Kötü Haber: Konut Kredisi Faizleri Yeniden Yükseldi!

Global ölçekte meydana gelen siyasi gerilimler ve Orta Doğu coğrafyasında patlak veren çatışmalar, uluslararası piyasalarda enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetiklerken enflasyonist baskıların yeniden tırmanmasına yol açtı.

Haberin Özeti

  • Global ölçekte meydana gelen siyasi gerilimler ve Orta Doğu coğrafyasında patlak veren çatışmalar, uluslararası piyasalarda enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetiklerken enflasyonist baskıların yeniden tırmanmasına yol açtı.

Global ölçekte meydana gelen siyasi gerilimler ve Orta Doğu coğrafyasında patlak veren çatışmalar, uluslararası piyasalarda enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetiklerken enflasyonist baskıların yeniden tırmanmasına yol açtı. Yaşanan bu küresel dalgalanmalar Türkiye'deki finans sektörünü de doğrudan etkileyerek bankacılık sistemindeki kredi maliyetlerinin ciddi oranda artmasına neden oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan son finansal veriler, özellikle gayrimenkul sektörüne erişimi kolaylaştıran finansman imkanlarının her geçen gün daha da zorlaştığını net biçimde ortaya koyuyor.

Kredi piyasalarındaki bu yukarı yönlü hareketlilik, uzun vadeli borçlanarak konut sahibi olmak isteyen vatandaşların bütçelerini doğrudan sarsıyor. Savaş öncesindeki dönemde gerileme trendi gösteren faiz oranları, jeopolitik krizlerin derinleşmesiyle birlikte hızla yönünü yukarı çevirdi. Ort ortaya çıkan bu tablo, gayrimenkul piyasasında talep daralmasını beraberinde getirirken, tüketicilerin finansman arayışlarında daha temkinli adımlar atmasına sebebiyet veriyor.

Tüketici Ve Taşıt Finansmanındaki Artış Trendi Piyasa Dengelerini Değiştiriyor

Merkez Bankası verilerine bakıldığında, faiz artış dalgasının sadece gayrimenkul sektörüyle sınırlı kalmadığı, genel tüketici kredilerinin tamamına yayıldığı görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde daha makul seviyelerde seyreden ihtiyaç kredisi maliyetleri, yaz aylarına girilmesiyle birlikte tırmanışa geçerek yüzde 64,98 seviyesine kadar dayandı. Bankaların bireysel müşterilerine sunduğu Kredili Mevduat Hesabı faiz oranlarında da paralel bir tırmanış yaşandı ve bu oran yüzde 63,41 sınırına ulaştı.

Otomotiv sektörünü doğrudan ilgilendiren taşıt kredilerinde ise benzer bir maliyet tırmanışı gözleniyor. Bahar aylarında gayrimenkul finansmanının dahi altında seyreden taşıt kredisi faizleri, son güncellemelerle birlikte yüzde 47,26 seviyesine yükseldi. Sektörler arasındaki maliyet makasının hızla açılması, tüketicilerin harcama alışkanlıklarını baştan aşağı değiştirirken piyasadaki nakit akışının da farklı alanlara kaymasına zemin hazırlıyor.

Bankacılık Sektöründeki Farklı Kredi Türleri Arasındaki Maliyet Makası Açılıyor

Finansal kurumların sunduğu paketler incelendiğinde, yıllık ağırlıklı ortalama bazda en düşük oran halen yüzde 41,23 ile konut finansmanında kalmaya devam ediyor. Ancak bu durum ev almayı planlayanlar için büyük bir avantaj yaratmıyor çünkü taşıt ve konut kredileri arasındaki fark son aylarda 6,03 puana kadar çıktı. Mayıs ayı sonlarında taşıt finansmanı maliyet açısından daha cazip durumdayken, gelinen noktada dengeler tamamen değişmiş durumda.

Piyasadaki en yüksek borçlanma maliyeti ise açık ara ihtiyaç kredilerinde kendisini gösteriyor. Bireysel ihtiyaç kredilerini hemen arkasından takip eden ticari kredi faizleri de yıllık ağırlıklı ortalamada yüzde 53,75 bandına ulaşarak reel sektörün finansmana erişimini oldukça kısıtlıyor. Yüksek faiz ortamı tüm sektörlerde borçlanma iştahını azaltırken finansal sistemdeki toplam nakit devir hızının da yavaşlamasına neden oluyor.

Aylık Ödeme Miktarlarındaki Keskin Tırmanış Vatandaşın Bütçesini Zorluyor

Saha uygulamalarına bakıldığında bankaların bireysel konut finansmanı için belirlediği aylık faiz oranları yüzde 2,88 ile yüzde 5,00 bandı arasında oldukça geniş bir yelpazede değişkenlik gösteriyor. Ekonomi yönetiminin geçmiş dönemlerde uyguladığı faiz indirim adımlarıyla politika faizinin yüzde 37,00 seviyelerine kadar çekilmesi, şubat ayında aylık borçlanma oranlarını yüzde 2,49 seviyesine kadar düşürmüştü. Ancak küresel gelişmeler bu olumlu havayı kısa sürede dağıttı.

Aylık oranlardaki bu değişimlerin vatandaşın cebine yansıması ise oldukça ağır oluyor. Örneğin 1000000 TL tutarında ve 120 ay vadeli bir finansman kullanan bir tüketicinin şubat ayındaki aylık taksit ödemesi 26273 TL seviyesinde gerçekleşip toplam geri ödemesi 3,18 milyon TL olurken, faizlerin yüzde 2,88 bandına çıkmasıyla aynı kredi için aylık ödeme miktarı 29787 TL seviyesine fırlıyor. Faiz oranının yüzde 5,00 sınırına dayanması durumunda ise toplam geri ödeme tutarı katlanarak orta gelir grubunun ev sahibi olmasını imkansız bir noktaya taşıyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!