Erken menopoz riskini azaltmak elinizde

Kadınlarda genellikle 45-55 yaşları arasında görülen menopoz sürecinde yaşam tarzının önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, sigara, obezite ve hareketsiz yaşamın erken menopoz riskini artırabileceği uyarısında bulunurken, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetimiyle menopoz şikayetlerinin hafifletilebileceğini vurguladı.

Menopoz, kadınların üreme döneminin sona erdiği doğal bir süreçtir. Ancak bu dönemdeki şikayetler yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Doğal menopoz, genellikle 45-55 yaş arasında gerçekleşmektedir. Dünya genelinde ortalama yaş yaklaşık 51 civarındayken, Türkiye’de ise bu ortalama 46-48 yaş bandında seyretmektedir. Uzmanlar; sigara, obezite, hareketsizlik gibi Türkiye’deki yaşam tarzı faktörleri nedeniyle erken menopoz riskinin arttığına dair uyarılarda bulunmaktadır. Menopoz bir hastalık değil, geçiş dönemidir. Erken farkındalık, kişiselleştirilmiş güncel yaklaşımlar ve sağlıklı alışkanlıklarla şikayetler büyük ölçüde yönetilebilmektedir. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, "18 Ekim Dünya Menopoz Günü" nedeniyle, menopoz sürecinde güncel yaklaşımlar hakkında bilgi verdi.

“Güvenli bir ’geciktirme’ yöntemi mevcut değildir”

 

Menopozu tamamen geciktirmenin ya da önlemenin mümkün olmadığını ifade eden Prof. Dr. Onur Erol, "En önemli belirleyici etken genetiktir. Ancak yaşam tarzı erken menopoza girişi geciktirebilmektedir. Hormon tedavisi şikayetleri hafifletir ama menopozu geciktirmez. Rapamycin, over dokusu dondurma/yeniden yerleştirme gibi deneysel yaklaşımlar araştırılmaktadır; ancak henüz klinik olarak kanıtlanmış ve güvenli bir "geciktirme" yöntemi mevcut değildir. Etkenler erken menopoz riskini azaltabilir; Sigara ve aşırı alkol tüketmemek, antioksidan ve omega-3 zengini beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi, doğum sonrası düzenli emzirmek" dedi.

 

Güncel tıbbi yaklaşımlar konfor sağlıyor

 

Menopoz şikayetlerini hafifletmede en etkili yöntemin, menopozal hormon tedavisinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Onur Erol, "Özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi şikayetlerde güçlü etki gösterir. 60 yaşından önce veya menopoz başladıktan sonraki ilk 10 yıl içinde başlandığında fayda genellikle risklerden daha ağır basar. Günümüzde ciltten emilen formlar ve düşük dozlar tercih edilir. Bu tedavi kemik kaybını yavaşlatmaya, vajinal kuruluğu azaltmaya ve genel yaşam kalitesini yükseltmeye de yardımcı olabilir" şeklinde konuştu.

Hormon tedavisi dışında da seçenekler var

 

Hormon tedavisi kullanamayan veya istemeyen kadınlar için yeni seçeneklerin de olduğunu belirten Prof. Dr. Onur Erol, "Fezolinetant ve elinzanetant gibi ilaçlar, beyindeki sıcaklık kontrol merkezini hedef alarak sıcak basmalarını azaltır. Bunların yanında bazı antidepresanlar, gabapentin grubu ilaçlar ve bilişsel davranışçı terapi de semptomları hafifletebilmektedir. Vajinal kuruluk ve idrar yolu şikayetleri için ise lokal östrojen kremleri veya hormon içermeyen nemlendiriciler önerilir. Her tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalı; meme kanseri öyküsü, damar tıkanıklığı riski gibi durumlar doktor tarafından dikkatle değerlendirilmelidir" diye konuştu.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!